İngiltere basını: 'Barış Pınarı Harekatı' Erdoğan'ın en büyük kumarı olabilir

İngiltere basını: 'Barış Pınarı Harekatı' Erdoğan'ın en büyük kumarı olabilir

duruş gazetesi
duruş gazetesi
10 Ekim 2019 Perşembe 08:22
İngiltere basını: 'Barış Pınarı Harekatı' Erdoğan'ın en büyük kumarı olabilir

İngiliz basınında yer alan analiz ve haberlerde, Türkiye'nin Suriye harekatının büyük boyutlu olması halinde, ciddi askeri ve ekonomik risklerle karşı karşıya kalabileceği yorumları yapılıyor. Guardian yazarı Simon Tisdall, harekâtı "Erdoğan'ın en büyük kumarı" olarak nitelerken, Times'in Ortadoğu muhabiri Richard Spencer, Türkiye ordusunun sonu görünmeyen bir çatışmaya çekilebileceği yorumunu yapıyor.

Guardian gazetesinin dış politika yazarı Simon Tisdall, "Suriye saldırısı Erdoğan'ın en büyük kumarı olabilir" başlıklı yazısında ABD Başkanı Donald Trump'tan "yeşil ışık" alarak Suriye opeasyonunu başlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, şimdi bazı zor kararlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.

Tisdall'ın yazısından öne çıkan bazı satırlar şöyle:

'ERDOĞAN BAZI ZOR KARARLARLA KARŞI KARŞIYA'

"Şu ana kadar istediğini alan Erdoğan, bazı zor kararlarla karşı karşıya. Ne kadar ileri gidecek? Düşmanı kim? Bu kadar büyük bir operasyon ne kadar sürdürülebilir? Bu, risk almasıyla bilinen siyasetçinin şu ana kadarki en büyük kumarı olabilir.

Yutamayacağı bir lokma ısırmış olmaktan endişe duyan Türk yetkililer, askeri müdahalenin amacını yeniden tanımlamakla meşgul. Erdoğan'ın aylardır Kürt terör tehdidini yok etmek üzere yapmak istediğini söylediği harekat, birdenbire IŞİD'i hedef alan bir 'barış operasyonuna' dönüştü. Erdoğan'ın sağ kolu İbrahim Kalın, CNN'e YPG ile ilgili yaptığı açıklamada 'Bu Kürtlere karşı bir hareket değil. Türkiye'nin Kürtlerle ilgili bir sorunu yok. Biz Kürt halkını da öldürüp, onlara zulmeden bir bir terör örgütüyle savaşıyoruz' dedi."

'TRUMP'IN AMACI TERS TEPTİ'

Tisdall, Türk yetkililerin ABD kamuoyuna yönelik söylemlerindeki bu "ani değişimin", Trump'ın asker çekme kararı ardından Washington'dan yükselen tepkiler nedeniyle oluştuğu görüşünde: "Trump'ın, ilgiyi hakkında süren azil soruşturmasından başka yere kaydırmak için Erdoğan'a yeşil ışık yakmış olması olası. Amacı buysa bile, çevirdiği oyun ters tepti."

Tisdall, Türkiye'nin ülkesindeki Suriyelileri, oluşturulacak güvenli bölgeye yerleştirme planlarının da bazı soru işaretleri doğurduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "İbrahim Kalın ayrıca Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesinin gönüllülük esasına göre yapılacağını iddia etti, ancak kimse bu insanlara bunu sormuş gibi görünmüyor ve yardım kuruluşları da bundan büyük şüphe duyuyor."

'ERDOĞAN YAPTIRIMLARA MARUZ KALACAK'

Orduyu Suriye'ye gönderen Erdoğan'ın bazı bilinmezliklerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Tisdall şunları kaydetti:
"Bunlardan biri, Türkiye'nin tek başına IŞİD'le mücadeleyi yürütme ve şu an Kürtler tarafından korunan IŞİDli kamplarının kontrolünü sağlama kapasitesinin olup olmadığı. Ankara halihazırda bazı bölgelerde IŞİD'le mücadeleyi tehlikeye atmakla suçlanıyor. Diğer herkes gibi Erdoğan da Trump'ın bundan sonraki adımının ne olacağını bilmiyor. Rusya için de aynı şüpheler geçerli.

Erdoğan hakkında hayal kırıklığına uğramış ve ekonomik sıkıntılardan bunalmış Türk halkının, bu masraflı ve ucu açık çatışmaya nasıl bakacağı da belirsiz. Ve eğer Birleşmiş Milletler'in tahminlerindeki gibi operasyonun insani sonuçları ağır olursa, Erdoğan biliyor ki uluslararası suçlamalara - ve muhtemel ABD ve Avrupa Birliği yaptırımlarına - maruz kalacak."

'BAŞTA İHTİYATLI DAVRANACAK'

Tisdall, tüm bu nedenlerden ötürü Erdoğan'ın başta "ihtiyatlı" davranacağı tahmininde bulunarak şöyle devam etti: "Erdoğan ilk olarak, Suriye Milli ordusu savaşçılarını sahada kullanıp, onlara havadan destek verebilir. ABD'li yetkililer çok büyük çaplı bir işgal olmasını beklemiyor ve harekatın ilk adımlarının Suriye içinde muharebe noktaları oluşturmakla sınırlı kalabileceğini tahmin ediyor."

TİMES: TAM ÖLÇEKLİ BİR TAARRUZ TÜRK GÜÇLERİNİ SONU OLMAYAN BİR SAVAŞA ÇEKEBİLİR

Times gazetesinin Ortadoğu muhabiri Richard Spencer ise, harekata ilişkin analizinde, sembolik bir operasyondan fazlasının hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ünü hem de Türk ordusu için somut riskler taşıdığını yazdı.
Spencer'ın analizinden bazı satırlar şöyle:

"İlk hedeflerin Ras el Ayn ve Tel Abyad olduğu görülüyor. Buralar tarihsel olarak Arapların yaşadığı bölgeler, yani YPG'nin doğal kontrol alanının dışında. ABD ordusu tüm sınır bölgesinden değil, bu iki kasabadan çekildi. Bu da ABD ordusunun, harekatın ilk etapta buralarda sınırlı kalmasını istediğini gösteriyor. Ancak Erdoğan amacının 30 km derinlik olduğunu söylüyor. Bu, iddialı bir hedef ve birçok cevapsız soruyu beraberinde getiriyor. Bu, daha çok sayıda Amerikan askerinin güneye inmesi anlamına gelebilir ve o bölgenin büyük kısmı Suriye rejiminin kontrolünde.
Türk ordusunun teçhizat ve hava kuvvetleri bakımından çok önemli bir avantajı olsa da, Kürtler gerilla savaşında yetenekli ve araziyi tanıyor. Türk güçler, YPG'nin sürekli saldırılarına maruz kalacakları bir bataklığa kolayca çekilebilir."

'TÜRK ORDUSU IŞİD'İN HEDEFİ HALİNE GELEBİLİR'

Trump'ın Suriye'nin doğusunu tamamen terk etme isteğinde olduğunu hatırlatan Spencer, Erdoğan'ın bu durumda Rakka ve Deyrezzor'a kadar ilerlemeyi deneyebileceğini belirterek şu yorumları yaptı: 

"Bu da Türk ordusunu bölgede hâlâ etkin olan IŞİD'in saldırının hedefi haline getirebilir. Bu ölçekte bir operasyon, Türkiye'nin 1974'teki Kıbrıs işgalinden bu yana yaptığı en büyük ve riskli operasyon olabilir. Kıbrıs işgali onyıllardır çözülemeyen bir çatışma doğurdu ve Türkiye'nin dış dünya ile ilişkilerini çürüttü. Suriye'nin doğusunda yapılacak tam ölçekli bir saldırı da aynı tehditleri içeriyor. Türkiye'yi onyıllarca sürecek - ve Kıbrıs gibi durağan olmayan - bir çatışmanın içine çekebilir."

FT: KISA VADELİ SİYASİ KAZANIM EKONOMİK SIKINTILARLA GÖLGELENEBİLİR

Financial Times (FT) ise Suriye harekatını başlatan Erdoğan'ın bir dizi çatışmalı çıkar ve taleplerle karşı karşıya olduğunu yazdı:

"Erdoğan bir taraftan Suriyeli Kürtlere yönelik bir operasyonu sabırsızlıkla bekleyen milyonlarca Türk'ü tatmin etmeyi umut ediyor. Diğer taraftan ise ABD Başkanı Trump'tan gelen karışık mesajlar arasında yolunu bulmak zorunda."
FT'ye konuşan Soli Özel, Erdoğan'ın "Çok ileriye gitmeden, Trump'ın tehditlerine karşı dik durabildiğini göstermesi gerekiyordu" diyor ve önceki yaz Trump'ın Pastör Brunson olayında tek tweetiyle doları 7,2 TL'ye çıkarttığını hatırlatıyor.
FT ayrıca, uzmanların, harekatın ilk evrelerinin sınırlı bir alanda olmasını beklediğini aktardı. Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Derneği'nden (Edam) Can Kasapoğlu "Bilgiye dayanan tahminlerime göre, kara operasyonu Tel Abyad ile Ras el Ayn'la sınırlı kalabilir" dediğini bildirdi.

Erdoğan'ın operasyonla birlikte halk desteğini artırabileceğini belirten yazan FT, uzun vadede ise ekonomik risklere dikkat çekiyor.

BBC Türkçe'nin aktardığı habere göre FT'nin yazısı "Operasyonun geçen yılki kur krizinden sonra hâlâ toparlanmaya çalışan ekonomi üzerinde etkili olması halinde, bu kısa vadeli siyasi kazanımlar gölgede kalabilir" cümlesiyle son buluyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.