İzmir 12°
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur

Türkiye'nin harekatıyla ilgili ABD yazışmaları sızdırıldı: 'Etnik temizlik' iddiası

Türkiye'nin harekatıyla ilgili ABD yazışmaları sızdırıldı: 'Etnik temizlik' iddiası

duruş gazetesi
duruş gazetesi
08 Kasım 2019 Cuma 14:57
Türkiye'nin harekatıyla ilgili ABD yazışmaları sızdırıldı: 'Etnik temizlik' iddiası

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi James Jeffrey'nin yardımcısı William V. Roebuck'ın Pentagon'la ve başka yetkililerle Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusuna yaptığı harekata ilişkin yaptığı yazışmalar medyaya yansıdı. New York Times'ta (NYT) yer alan habere göre, yazışmalarda 'ABD'nin yeterli çabayı göstermediği' ifadesi ile 'etnik temizlik ve savaş suçu' iddiaları yer alıyor. Haber Jeffrey'nin bugün başlayacak Türkiye ziyaretinden hemen önce yayınlandı.

NYT gazetesinin ulaştığı iç yazışmalarda, Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi James Jeffrey’nin yardımcısı William V. Roebuck’ın, ‘ABD’nin daha sert bir diplomasi uygulaması’, ‘ekonomik yaptırım tehdidinde bulunması’ ve ‘askeri devriyelerini artırmasının’, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik operasyonunu engelleyip engelleyemeyeceği sorgulanıyor.

BBC Türkçe'nin aktardığı habere göre, Roebuck 3 bin 200 kelimelik iç yazışmada, “Bu zor bir karar ve yanıt muhtemelen ‘Hayır’. Ancak (cevabı) bilmiyoruz, çünkü denemedik” dedi. ’27 yıldır diplomatlık yapan saygıdeğer bir isim’ olarak tanımlanan Roebuck’ın notuna ilişkin haber, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’in bugün ve yarın Türkiye’ye gerçekleştireceği resmi ziyaretin hemen öncesinde yayımlandı.

NYT, Roebuck’ın kısa notunda, Türkiye’nin harekatına sert eleştiriler yönelttiğini ve insan hakları örgütlerinin “Türkiye’nin desteklediği Suriyeli muhaliflerin Kürt esirleri öldürdüğü iddialarına arka çıktığını” yazdı.

‘ETNİK TEMİZLİK’ İDDİASI

Roebuck notunda, “Türkiye’nin maaş ödediği silahlı İslamcı grupların öncülük ettiği Suriye’nin kuzeyindeki askeri operasyonu, etnik temizlik konusunda kasıtlı bir çabaya tekabül ediyor” ifadelerini kullanırken, iddia edilen insan hakları ihlâllerinin ‘yalnızca savaş suçu ve etnik temizlik olarak tanımlanabileceğini’ yazıyor.

Notun devamında ise, “Bir gün diplomasi tarihi yazıldığında, insanlar burada ne olduğunu ve yetkililerin neden bunu durdurmak için daha fazlasını yapmadığını ya da en azından Türkiye’yi davranışından sorumlu tutmak için neden daha yüksek sesle konuşmadığını merak edecek, ki bu provoke edilmemiş askeri operasyonda 200 sivil hayatını kaybetti, 100 binden fazla kişi (ve bu devam ediyor) yerlerinden oldu ya da evsiz kaldı” ifadeleri yer alıyor. 

‘SAĞLAM VE GÜVENİLİR BİR ORTAK’

NYT, Roebuck’ın, Suriye’nin kuzeyinde yaklaşık iki yıldır Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile birlikte çalıştığını yazıyor. Arapça da konuşan Roebuck’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD’den iadesini istediği QSD komutanı Mazlum Kobani ile iki yıl boyunca sıklıkla muhatap olduğu da haberde yer verilen bir diğer bilgi. Haberde, Roebuck’ın QSD'yi ‘sağlam ve güvenilir bir ortak’ olarak tanımladığı belirtiliyor. Roebuck QSD'nin ayrıca IŞİD’i yenmeye ve eski lideri Ebubekir El Bağdadi’nin ölümüye sonuçlanan Amerikan operasyonuna yardım ettiğini kaydediyor.

‘ABD YETERİNCE ÇABA GÖSTERMEDİ’

Diplomat notunda, Washington’ın Türkiye’nin harekatını durdurmak için daha fazla çaba göstermemesini de eleştirdi, ancak daha fazla baskı uygulansa bile Ankara’nın muhtemelen yine de operasyonu gerçekleştireceğini kaydetti. Bunun nedenlerini ise ‘Sınırdaki iki karakolda Amerikan askeri varlığının az olması, Türkiye’nin onlarca yılı bulan NATO üyeliği ve Suriye sınırında ordunun yoğun bir şekilde konuşlanması’ olarak tanımladı.

ABD DIŞİŞLERİ SÖZCÜSÜ: YORUM YAPMAYACAĞIM

Haberde Roebuck’ın, 31 Ekim’de kısa notu yöneticisi James Jeffrey’ye ve Suriye üzerine çalışan yaklaşık 50 Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon yetkilisine yolladığı bilgisi yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, ABD’nin Bahreyn Büyükelçisi olarak da çalışmış olan Roebuck’ın notu hakkında yorum yapmayacağını söyledi. Ortagus, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’ye girme kararına kesin bir şekilde karşı olduğumuzu açıkça belli ettik ve askeri olarak karşı karşıya gelme dışında bunu engellemek için ne gerekiyorsa yaptık. Suriye’de durumun çok karmaşık olduğunu ve kolay çözüm ya da kolay seçimlerin olmadığını kimse inkar edemez” dedi.

NYT: İLK KEZ OLDU

New York Times gazetesi, Trump yönetiminden bir yetkilinin Suriye politikasına resmi olarak karşı çıkmasının bu yazışmayla ilk kez kamuoyu önüne serildiğini yazıyor. Gazetede, “Pentagon (Savunma Bakanlığı) Suriye politikasındaki ani değişimle ilgili endişelerini dile getirdiler ama üst düzey yetkililer hiçbir zaman görüşlerini kamuya açıklamadılar” ifadeleri yer alıyor.

SAVAŞ SUÇU İDDİALARI NELERİ KAPSIYOR?

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Temsilciler Meclisi’nde, Suriye’de Türkiye ile birlikte hareket eden grupların harekat sırasında savaş suçu işlemiş olabileceğini söylemişti. Jeffrey, operasyon sırasında beyaz fosfor kullanıldığı iddialarının ABD’li yetkililerce incelendiğini belirtmiş, ‘etnik temizlik’ iddiaları için ise “Etnik temizlik yapıldığına dair bir kanıt göremedik” demişti. Türkiye ise insan hakları ihlâllerine ilişkin iddiaları reddediyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 21 Ekim günü yaptığı bir konuşmada, Türkiye’nin beyaz fosfor kullandığına yönelik iddiaları “Tarihimizde asla kimyasal silah kullanmadık” diyerek yalanlamıştı.

Dışişleri Bakanlığı 20 Ekim’de yaptığı açıklamada ise, “Uluslararası Af Örgütü’nün Barış Pınarı Harekatı’na ilişkin raporundaki mesnetsiz iddiaları bütünüyle reddediyoruz. Söz konusu asılsız iddiaları, Suriye’den kaynaklanan ve ulusal güvenliğimize kasteden terör tehdidine karşı mücadelemize karşı başlatılan karalama kampanyasının parçası olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullanmıştı. 

Uluslararası Af Örgütü, 18 Ekim’de yayımladığı bir raporda, Türkiye’nin düzenlediği harekatta savaş suçu işlendiğini iddia etmişti. 12-16 Ekim arasında operasyon bölgesinden 17 kişiyle konuşarak hazırlanan raporda, QSD’li savaşçıların öldürülmesi dışında “yargısız infaz” ve bir okul, bir fırın ve bir ev olmak üzere sivillerin yaşadığı bölgelere yönelik bombardıman yapıldığı iddia edilmişti.

Af Örgütü’nün konuştuğu kişiler arasında yer alan bir Kürt Kızılay görevlisi, Türkiye’nin savaş uçaklarından birinin 13 Ekim’de de Rasulayn-Kamışlı arasındaki yolda ilerleyen sivillerin olduğu bir konvoyu vurduğunu söylemişti.

Aralarında gazetecilerin de bulunduğu bu konvoya ait olduğu iddia edilen görüntüler de sosyal medyada paylaşılmıştı. Konvoyda bulunan Fransız gazeteci Stephanie Perez, saldırının ardından Twitter’dan olaya ilişkin paylaşım yaparak bazı gazetecilerin yaralandığını duyurmuştu. Görüntülerde, sivil konvoyu korumak üzere orada bulunduğu iddia edilen silahlı kişiler olduğu da görülüyor. ANHA haber ajansı da, muhabiri Seed Ehmed’in bu saldırıda öldüğü bilgisini paylaştı.

Suriye’nin Geleceği Partisi üyesi Hevrin Halef’in ölümü de Af Örgütü raporunda yer aldı. Rakka’dan Kamışlı’ya giden yolda Ahrar el Şarkiya grubu tarafından hem Halef’in hem de korumalarının ‘yargısız infaz yapılarak öldürüldüğü’ kaydedildi.

Raporda, yine 12 Ekim günü Suriyeli muhalif militanların iki sivili yakaladığı ve iki QSD’li savaşçıyı yine ‘yargısız infazla’ öldürdüğünü gösteren videoların Uluslararası Af Örgütü tarafından doğrulandığı bilgisi yer aldı. Yakalanan sivillerin nerede olduğunun bilinmediği belirtildi. Amerikan basınında çıkan haberlerde de doğrudan Türkiye suçlanmasa da, muhaliflerin “savaş suçu işlediği” ifadeleri, isimsiz ABD’li yetkililere dayandırılarak verildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.