Zarrab'ın 'itiraf'larında 2. gün başladı: "Talimatı Erdoğan verdi"

ABD'deki davada itirafçı olan Rıza Sarraf, tanık koltuğunda kabul ettiği suçlarını anlatmaya bugünkü duruşmada devam ediyor.

Zarrab'ın 'itiraf'larında 2. gün başladı: "Talimatı Erdoğan verdi"

ABD'deki davada itirafçı olan Rıza Sarraf, tanık koltuğunda kabul ettiği suçlarını anlatmaya bugünkü duruşmada devam ediyor.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
30 Kasım 2017 Perşembe 20:35
Zarrab'ın 'itiraf'larında 2. gün başladı: "Talimatı Erdoğan verdi"

CUMHURİYET - Sarraf'ın bugünkü duruşmada dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve 17-25 Aralık tapelerinde adı geçen dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile olan ilişkilerini anlatabileceği öne sürülüyor.

CANLI BLOG

20.31 - Sarraf, çok fazla rüşvet ödediğini, kimi zaman ödemeyi yanlış kişilere veya yanlış tutarlarda yaptıklarını söyledi.

20.28 - Açıklanan kayıtlarda başka bir ödemede, 2 milyon Euro'luk tutarın karşısında "nakit" ifadesi ve Süleyman Aslan'ın isminin baş harflerinin olduğu ifade ediliyor.

20.27 - Sarraf, iç muhasebe kalemlerini açıklıyor. Ödemelerden biri bir kol saati için yapılmış. Bağlamı verilmiyor. Sarraf birçok kol saati aldığını söylüyor.

20.19 - Mehmet Hakan Atilla'nın avukatı Cathy Fleming, sunulan yeni tapelere, e-postalara, vb. sürekli itiraz etti.  İtirazlara rağmen yargıç bunları kabul ediyor.

20.17 - Sarraf, Zafer Çağlayan'a İran ticareti konusunda yüzde 50 ödeme yaptığını iddia etti. Sarraf, "Bu kazançların toplamı hesaplanacaktı" dedi. 

20.13 - Sarraf, işlemlerde aradan çıkarılmaktan endişelendiğini anlatıyor. Sarraf, "İranlıların verdiği uluslararası para transferi talimatlarını ben yerine getiriyordum ve İranlılar bunu doğrudan Halkbank'ın yapmasını istiyordu. Halkbank buna razı gelirse, ben ekarte edilecektim." ifadelerini kullandı.

20.08 - Sarraf, "Süleyman Aslan'a rüşvet vermek, Zafer Çağlayan'a rüşvet vermekten daha önemliydi çünkü asıl kapı bekçisi Aslan'dı." dedi.

20.07 - Sarraf, sağ kolu Happani'ye "Yarın Levent'in patronuna iki göndereceğiz. Hazır et" dediğini iddia etti. Levent'in patronu derken Süleyman Aslan'ı kastettiğini söyledi. 

19:57 - Zarrab: "İranlıların, bazı bankaları, ödemeleri doğrudan yapma konusunda ikna ederek beni aradan çıkarmasından endişeleniyordum. Böyle bir şeyin olmaması için de Süleyman Aslan ile birlikte çalıştım."

19.56 - Sarraf, şemada gösterdiği Sermayeh Bank gibi birçok İran bankasının da Halkbank'ta hesapları olduğunu iddia etti.

19.53 - Davayı takip eden ABD'li gazeteci Pete Brush, Sarraf'ın Erdoğan'ın adını birkaç kez andığını ve sistemi onayladığını ima ettiğini aktardı.

19.48 - Sarraf, "İranlıların bankaları, ödemeleri doğrudan yapma konusunda ikna ederek kendisini aradan çıkarmasından endişeleniyordu. Böyle bir şeyin olmaması için de Süleyman Aslan ile birlikte çalışıyordu." dedi.

19.45 - Sarraf, Süleyman Aslan ve Halkbank ile olan ilişkilerinden ve İran'ın doğrudan ödeme yapma talebinden bahsediyor.

19.36 - Duruşma yeniden başladı. Reza Zarrab, savcılığın dökümleri üzerinden soru sorduğu tapelerin ‘kendi konuşmalarını doğru yansıttığını’ söyledi.

19.22 - Duruşmaya 5 dakika ara verildi.

19.21 - Dönemin başbakanı Erdoğan (ve Babacan) Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın bu işe başlaması için talimat vermişti.

19.19 - Sarraf, "Demek istediğim, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine Bakanı bu ticareti yapmaya karar vermişti" dedi.

19.16 - Sarraf, "Sayın Başbakan bu ticaretin başlatılması için onay ve talimat verdi" dedi.

19.13 - Sarraf, Süleyman Aslan'ın söylediği iddia edilen "El eli yıkar, iki el de yüzü" sözünü açıkladı.

Süleyman Aslan, Halkbank'tan Arap Türk Bankası'na para göndererek onlara yardım ettiğimizi, buna karşılık, o bankanın da bize yardım etmesi gerektiğini kastediyor.

19.12 - Sistemin bir de ters versiyonu olduğunu söyleyen Sarraf,"Paralar Arap Türk Bankası'na Euro cinsinden yatırılıyor, ardından TL cinsinden Halkbank'a yatırılıyor" dedi.

19:00 - Zarrab, Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın da bu işlere dahil olmak istediğini iddia etti.

18.59 - Savcı, "O zamanlar Başbakan kimdi?" sorusuna "Recep Tayyip Erdoğan" yanıtını verdi.

18.57 - Sarraf, Çağlayan'ın zaman zaman, şirketine ait hesap ekstrelerini bizzat kontrol ettiğini iddia etti. Sarraf, "Çağlayan'ın bilgisi olmadan hiçbir şey yapmayacaktım. Zaten biz de Çağlayan'dan hiçbir şeyi gizlemedik. Onun bilgisi dışında hiçbir şey yapmadık" dedi.

18.56 - Sarraf, sağ kolu olan Abdullah Happani ile ilişkili olan Zafer Çağlayan'ın Süleyman Aslan'a para ödenmesi konusunda endişeli olduğunu iddia etti.

18.48 - Zarrab, Aslan'ın "içim rahat değil" demesini "para istiyor" şeklinde yorumladığını ve bankadan çıkıp "sağ kolu" Abdullah Happani'yi aradığını ifade etti.

18.47 - Zarrab, "Aslan'a sürekli uyarı geliyordu. Amerika'dan, ABD'nin İran'la ilgili işlemlerden duyduğu kaygılarla ilgili uyarılardı." dedi.

Sarraf, "Aslan, para istiyordu." dedi. Aslan'a rüşvet verebilmek için Zafer Çağlayan'dan onay alması gerektiğini iddia etti.

18:41 - Süleyman Aslan, Reza Zarrab'a aldığı büyük riskten rahatsız olduğunu söyledi. "Geleceğini garanti altına almak istiyordu."

18.38 - Zarrab, Arap Türk Bankası'ndan bu sistem için onay aldıktan sonra, Süleyman Aslan'a gidip bankanın sistemi kabul ettiğini aktardığını söyledi.

18.36 - Zarrab, parayı dolar olarak göndermeleri durumunda paranın ABD bankacılık sistemlerinden geçmek zorunda kalacağını anlatıyor. Avro kullandıkları zaman da Avrupa bankacılık sistemine takılacaktı. Ama TL olduğu için Türkiye'de kalıyordu ve dikkat çekmiyordu.

18.35 - Zarrab, "Para Türk lirası cinsinden olduğu için EFT olarak gönderiliyordu. Böylece Halkbank, "Bizi ilgilendirmez, istediğiniz kişiye parayı göndeririz" diyebiliyordu. Çünkü uluslararası bankacılık düzenlemeleri konusunda bir kaygıları yoktu" ifadelerini kullandı.

18.33 - Zarrab, "Para Hindistan'dan Halkbank'taki hesaba geçince, Halkbank bunu Türk lirasına çeviriyor. Çünkü Arap Türk Bankası'na Türk lirası cinsinden yatırılıyor ve uluslararası bir muhabir banka üzerinden gönderilmiyor. Bu yüzden uluslararası filtreler takılmazdı, dikkat çekmezdi" dedi. 

18.31 - Zarrab, paranın geldiği ülkeler arasında İtalya ve Hindistan'ı saydı ve "Karmaşık" dedi.

18.30 - Savcı'nın 'Peki neden farklı bankaya transfer yapılıyor?' sorusuna Zarrab, "Araya başka bir banka sokarak, paranın kaynağını gizlemek için" yanıtını verdi.

18.29 - Zarrab: "Para bu bankaya gidecek, oradan sana gelecek, senden de bana gelecek."

Zarrab şu ifadeyi tekrarlıyor: "Hindistan'dan paralar Halkbank'a; Halkbank'tan da Arap Türk Bankası'na gönderiliyor. Buradan da Sarraf'ın hesabına aktarılıyor, altına çevriliyor ve ticarette kullanılıyor."

18.28 - Zarrab, Eker ile Hindistan'dan Türkiye'ye para aktarma meselesini konuştuklarını söylüyor.

 Paranın Halkbank'tan Arab Türk Bankası'na (A&T Bank) aktarılmasına karar veriyorlar.

18.26 - Ekim 2012'de Zarrab ile Arab Türk yetkilisi Özgür Eker arasında geçen bir telefon görüşmesinden söz ediliyor.

18.24 - Swiss Otel'de düzenlenen toplantıya katılan kişilere ait kartvizitler gösteriliyor. İsimler arasında Kadri Kaleli geçiyor. Ayrıca Aslan ve Atilla da katılmış.

18:23 - Zarrab, Bijan Alipour'dan gelen bu talebin, Süleyman Aslan tarafından reddedildiği bunun mümkün olmadığını söyledi.

Zarrab: Aslan, İran adına uluslararası ödemelerde aracılık yapamayacaklarını, ancak mevcut sistem üzerinden ödemeleri yapmaya devam edebileceklerini söyledi. "Mevcut sistem" dediği bendim.

18:22 - Savcı: "Peki para Hindistan'dan Halkbank'a nasıl getirilecekti?" Hindistanlı şirket, Halkbank'ta hesap açacaktı. Hindistan'da ham petrolü alan şirket, parayı doğrudan Halkbank'taki hesaba yatıracaktı. Paralar başka bir Türk bankasına geçirilecekti. Zarrab da parayı bu bankadan alacaktı.

Zarrab bu ikinci bankadan parayı, altın karşılığında alacağını, sonra bunları nakde çevirip uluslararası ödemeleri yapacağını söyledi.

Zarrab, Süleyman Aslan'ın bu anlaşmayı kabul ettiğini ancak bir koşulu olduğunu belirtiyor. Buna göre, "Halkbank'ta Hint şirket adına açılan hesap medya tarafından öğrenilirse, anlaşma çöpe gidecekti."

18:21 - Zarrab, sadece Türkiye'nin İran'dan aldığı doğalgaz ve petrolün değil, Hindistan'ın aldığı petrol ve gaz ödemelerinin de Halkbank üzerinden geçirildiğini anlattı.

Zarrab, Halkbank yetkilileriyle İranlılar arasında gerçekleşen bir toplantıyı anlatıyor. Sanık Hakan Atilla'nın ismi bu noktada tekrar geçmeye başlıyor. Zarrab, Hindistan'a yapılan ham petrol satışlarından biriken paranın nasıl aktarılacağını görüştüklerini söylüyor. "İranlılar baskı yaptı ve Halkbank'tan uluslararası ödemeleri yapmalarına olanak verilmesini istedi" diyor.

Zarrab yine şema çiziyor. "İlk olarak NIOC'a ait paranın Hindistan'dan, Halkbank'taki NIOC hesabına getirilmesi gerekiyordu." Ardından İran'ın talebi geldi. "NIOC, Halkbank'ın uluslararası ödemelere doğrudan aracılık etmesini istiyordu."

18:16 - Zarrab, Halkbank ve İranlı yetkililer arasındaki görüşmelerden birinde, "toplantıya katılanların bu planların medyaya sızmasından endişe edildiğini" dile getirdiklerini ifade etti.

18:07 - Zarrab: "İstanbul Trafik Şube Müdürü'nden toplantıya yetişebilmek için trafik şeridini kullanma izni istedim." 

18.00 - Zarrab: Zafer Çağlayan ve İranlılar arasında birçok toplantı yapıldı. Bu toplantılara ben de katıldım.

Savcı: Bu toplantılarda Halkbank’tan kim vardı?

Zarrab: Aslan ve aynı zamanda Mehmet Atilla

17:58 - Zarrab, geçmişteki yolsuzluk tapelerine de yansıyan Zafer Çağlayan'ın özel kalemi Onur Kaya ile görüşmesini anlattı. Görüşmede Zafer Çağlayan hakkında konuştuklarını aktaran Sarraf, "İran delegeleri ile bakan arasında bir toplantı düzenleyecektik" dedi.

17:55 - Zarrab yapılan işlemleri yine şema çizerek anlatmaya başlıyor.

17:45 - Zarrab, NIOC'a dair ifadesinde Hindistanlı iş insanlarıyla da çalıştığını belirtti. Yapılan görüşmeler Hindistan'dan Türkiye'ye yapılacak para transferleriyle ilgiliydi. 

17:40 - Zarrab: "Toplantıya Hindistan'dan işadamları da katıldı. Toplantıda, Hindistan'da toplanan paraların Türkiye'ye nasıl aktarılacağı konuşuldu."

17:39 - Zarrab, İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) ve Naftiran şirketi yetkilileriyle ve Bijan Alipour, Recai adlı İranlı şahıslarla yaptığı bir toplantıyı anlatıyor.

17:38 Sarraf, Manhattan'da gözaltında olduğu sırada tehdit edildiğini doğruladı. "Neden FBI gözetimine alındın?" diye sorulduğunda, "Güvenlik sebebiyle. Gözaltındayken aldığım tehditler yüzünden." diye yanıtladı.

17:35 - Sarraf savcının "Neden farklı kıyafetler giyiyorsun?" sorusuna "Avukatlarım yargıcın izniyle sivil giyinebileceğimi söylediler" yanıtını verdi. Sarraf ayrıca hapishanedeki tehditler nedeniyle FBI korumasında tutuluyor.

Rıza Sarraf salona hapishane kıyafetleriyle değil, koyu bir ceket ve açık renk gömlekle geldi. 

Savcılar, avukatlar, gazeteciler ve izleyiciler mahkeme salonundaki yerini aldı. Sarraf henüz tanık bölümüne getirilmedi.

İLK DURUŞMADA NE OLMUŞTU?

Sarraf, dün gerçekleştirilen duruşmada Aktif Bank ile Halkbank'ın ambargoyu delmede rol oynadığını söylemiş, dönemin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın Aktif Bank'ta hesap açabilmek için aracı olduğunu itiraf etmişti.

Sarraf, dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın ise Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'ı İran ticaretinde ikna etmekte rol oynadığını kaydetmiş, bunun için Çağlayan'a 45 ila 50 milyon avro rüşvet verdiğini söylemişti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.