Ahmet Hakan Ahmet Altan'a açtı ağzını yumdu gözünü!

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'la yazar Ahmet Altan arasındaki karşılıklı atışma devam ediyor. Ahmet Hakan bugünkü yazısında Altan'a karşı çok sert ifadeler kullandı.

Ahmet Hakan Ahmet Altan'a açtı ağzını yumdu gözünü!

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'la yazar Ahmet Altan arasındaki karşılıklı atışma devam ediyor. Ahmet Hakan bugünkü yazısında Altan'a karşı çok sert ifadeler kullandı.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
10 Mayıs 2016 Salı 13:54
Ahmet Hakan Ahmet Altan'a açtı ağzını yumdu gözünü!

 Ahmet Hakan’ın Ergenekon sürecindeki yazıları nedeniyle Altan'a karşı yazdığı 'Yargılanacaksın Ahmet Altan' adlı yazı üzerine başlayan tartışmada, Ahmet Altan son olarak 'Ben kendi kavgama kendim giderim… O yazıları ben yazdım, o yazıların sorumluluğunu da ben kendim taşırım. Sen niye kendi yazılarının sorumluluğunu tek başına taşıyamıyorsun? Niye başkalarını çağırmak istiyorsun?' demişti.

Ahmet Hakan ise bugünkü yazısında Ahmet Altan'a cevap yazısında çok sert ifadeler kullanarak 'alçak adam, kibirli hödük ve soytarı' nitelendirmelerinde bulundu. Hakan yazısının sonunda Altan'ın hakketiği dilin bu olduğunu söyleyerek okuyucularından kullandığı ifadeler için özür diledi. 

İşte Ahmet Hakan'ın "Ahmet Altan'a hak ettiği dilden bir cevap" başlıklı yazısından o bölüm:

- Kuddisi Okkır'ı tutuklattın... Adam bir deri bir kemik mezarlıkta tahliye edildi.
- Mehmet Ali Çelebi’ye iftira attın... Gencecik adamın istikbali karardı.
- Ali Tatar’ı iftiralarınla intihara sürükledin... Geride sadece hıçkırıklar ve gözyaşları
kaldı.
- Nedim ile Ahmet için “Gazetecilikten tutuklanmadılar” diye manşet attın... Hâlâ bir
kuru özür bile dilemiş değilsin.
- Dursun Çiçek’e atılmadık iftira bırakmadın... Adamın yıllarını elinden aldın.
Şimdi de tutmuş...
“Ben onlarla aynı programa çıkmam!” diye tepiniyorsun.
Ve bana diyorsun ki...
“Arkadaşlarını yanına almadan gel... Teke tek çıkalım.”
*
Onlar benim arkadaşlarım değil a be alçak adam!
Onlar senin öldürdüğün, süründürdüğün, hayatlarını kararttığın insanlar...

Hükümet, Cemaat ve başında olduğun Taraf gazetesinin kurduğu büyük ortaklığın
operasyon çektiği kişiler.
*
Onlar senin beni yenebileceğini düşündüğün bir ekran müsameresinin figüratif
unsurları ya da yancıları değil a be kibirli hödük!
Onlar senin kurbanların.
*
Benimle yüz yüze gelmekten çekinmiyorsun da...
Kurbanlarınla yüz yüze gelmekten mi tırsıyorsun a be gerekçesiz cengâver!
*
"İstesem ben de Cumartesi Anneleri’ni getiririm... Ama getirmiyorum” demişsin.
*
Soruyorum sana a be mugalatacı soytarı!
- Ergenekon’un hangi satırında Cumartesi Anneleri geçiyor?
- Balyoz’un hangi harfinde faili meçhuller var?
- Zekeriya Öz gibiler, Güneydoğu’da işlenmiş faili meçhul cinayetleri mi ortaya
çıkarmaya çalıştılar?
- KCK operasyonları adı altında onlarca seçilmiş Kürt’ün bileklerine plastik kelepçeyi
geçirenler, senin Fethullahçı tosunların değil miydi?
*
Çektiğin bunca operasyon, kurduğun bunca kumpas, yaptığın bunca dalavere
ortalıklara döküldüğü halde...
Sırf minicik bir pardon bile dememek için...
Hayatını kararttığın insanlara rezilce iftiralar atmaya devam ediyorsun.
- Kuddusi Okkır hangi faili meçhul cinayetten yargılandı a be müfteri!
- Ali Tatar hangi Cumartesi Annesi’nin evladını kaybettirmekten sorgulandı a be
yalancı!
- Mehmet Ali Çelebi hangi Kürt köyünün boşaltılması emrini vermekle suçlandı a be
haysiyetsiz!
- Dursun Çiçek hangi Kürt’ün ölümünden sorumlu tutuldu a be alçak!
- Nedim Şener ve Ahmet Şık 90’larda özel harekât polisi miydi a be rezil!

Bunların hepsini geçtim.
Veli Küçük bile...
Evet, Veli Küçük bile...
Bir tanecik faili meçhulden yargılanmadı a be kullanışsız aptal!
*
Taraf gazetesinde yaptığın operasyonların hesabını vereceksin Ahmet Altan!
Bu operasyonların bütün yükünü zavallı Mehmet Baransu’ya yükleyip kaçmak yok.
*
Kabul ediyorum, dün olduğu gibi bugün de adil ve tarafsız bir yargı söz konusu değil.
Bu nedenle senin bile böylesi bir yargıya teslim edilmene gönlüm razı değil.
*
İşte bu yüzden
“Çık programa! Orada hesap ver” diyorum.
Ama kurbanlarınla yüzleşerek vereceksin bu hesabı...
O program, senin Fethullahçı özel yetkili mahkemelerin gibi kurgulanmayacak.
Sadece senin adam gibi hesap vermen üzerine kurgulanacak.
*
Al bütün tanıklarını ve gel programa...
Beni nasıl ikna edeceksen Ergenekon davasının tepeden tırnağa hukuki olduğuna...
Aynı şekilde kurbanlarını da ikna et!
Kaçma!
*
Unutma!
Bu benim ile senin aranda kişisel bir mesele değil.
Bu senin ile kurbanların arasında bir mesele...
Yine unutma!
“Ben seni yendim, sen beni yendin” oyunu oynamıyoruz burada. Yaptığın operasyon
gazeteciliğiyle ilgili hesap verip vermeyeceğini konuşuyoruz.

Madem ödlek değilsin, madem haklısın, madem kendinde tek bir leke bile
bulamıyorsun.
O halde...
Gel ve hayatlarını kararttığın kurbanlarının gözlerine bakmak durumunda kal.
Ne yani?
Yaptığın onca kötülüğün bu kadarcık bir karşılığı da mı olmayacak?
Not: Yazıda geçen hakaretimiz ifadeler için okurlarımdan özür diliyorum. Ahmet
Altan’ın bana yönelik ifadelerine ancak bu üslupla cevap verebilirdim. Hadsiz ve
seviyesize hak ettiği şekilde seslenmek, yetime kaftan giydirmek gibidir."

Yazının tamamı için tıklayınız!

Son Güncelleme: 10.05.2016 14:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.