Barış akademisyenleri yargılanıyor!

Çatışmalı ortamın ve hak ihlallerinin durması talebiyle ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ bildirisine imza atan akademisyenlerin dava süreci bugün başlıyor.

Barış akademisyenleri yargılanıyor!

Çatışmalı ortamın ve hak ihlallerinin durması talebiyle ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ bildirisine imza atan akademisyenlerin dava süreci bugün başlıyor.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
05 Aralık 2017 Salı 08:57
Barış akademisyenleri yargılanıyor!

Meryem Yıldırım / Çağlayan Adliyesi

Bölgede düzenlenen operasyon ve sokağa çıkma yasağı uygulamalarının, çatışmalı ortamın ve hak ihlallerinin durması için ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ bildirisine imza atan Barış İçin Akademisyenler bugün İstanbul’da hakim karşısına çıkıyor. 11 Ocak 2016’da 1128 kişinin imzasıyla bir barış bildirisi yayınlayan akademisyenler hakkında ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla dava açılmış, 150’den fazla akademisyenin için hapis cezası talebinde bulunulmuştu. 

DAVA TAKVİMİ

Barış çağrısı yaptıkları için linç edilmeye çalışılan, AKP hükümeti ve yandaşlarınca hedef gösterilen, hakaret ve tehdit edilen akademisyenlerin bugün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde yargı süreci başlıyor. Bugünden itibaren her hafta Salı ve Perşembe günleri hakim karşısına çıkacak olan akademisyenlerin davaları, 5 Eylül’de kurulan İstanbul 32, 33, 34, 35, 36, 37. Ağır Ceza Mahkemeleri’nde görülecek. Ay boyunca sürecek olan duruşmalar 7, 14, 19, 21, 26 Aralık tarihlerinde görülmeye devam edecek. 
Barışı savundukları için Galatasaray Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Aren Üniversitesi, Kemerburgaz Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Işık Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi’nim de aralarında olduğu üniversitelerde görevli akademisyenlere dava açılmıştı. 

AKP’NİN YENİLGİ İNTİKAMI

7 Haziran 2015 genel seçimlerinde hezimete uğrayan AKP iktidarının, baskı ve savaş politikaları kapsamında bölge illerinde yarattığı çatışmalı ortamda çok sayıda kişi hayatını kaybetmiş, birçok insan hakkı ihlali yaşanmış, Sur, Silvan, Cizre, Yüksekova ve Mardin’de yaşanan insanlık dışı uygulamalar dünya gündemine yansımıştı.
Söz konusu çatışmalı ortamın durması çağrısı yapan Barış İçin Akademisyenler,  ilk başta AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere, hükümet ve yandaşlarının hedefi haline getirildi. Hedef gösterilen akademisyenlerin evleri basılmış, gözaltına alınmış, kamu üniversitelerinde çalışan eğitimcilere soruşturmalar açılmış, özel üniversitelerdeki imzacı eğitimcilerin ise sözleşmesi yenilenmeyerek işten atılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmalar kapsamında, geçtiğimiz yıl, bildiriyi imzalayan 733 akademisyenin ifadesi alınmış, akademisyenlere, “PKK’nin terör örgütü olup olmadığı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti katliam mı yapıyor? Bildiriyi imzalamak için baskı veya tehdit aldınız mı?” şeklinde sorular yöneltilmişti. Söz konusu 733 akademisyen haricinde bildiride imzası olan 395 kişi hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü öğrenilmişti. Mart 2016’da süreç başka bir evreye geçmiş, İstanbul’daki soruşturmalar kapsamında barış imzacısı akademisyenler Esra Mungan, Meral Camcı, Kıvanç Ersoy ve Muzaffer Kaya tutuklanmış, büyük tepki üzerine eğitimciler 38 gün sonra tahliye edilmişti.

BARIŞIN SESİ KISILMAK İSTENİYOR

AKP’nin savaş politikalarına karşı barışın sesi olan akademisyenlere yönelik siyasi lincin son halkası olan, 150’yi aşkın eğitimcinin yargılandığı dava süreci bugün Çağlayan Adliyesi’nde başlıyor. Dava öncesi adliye önünde Barış İçin Akademisyenler ve Eğitim Sen’in çağrısıyla bir basın açıklaması yapılıyor.

HAFIZA TAZELEMESİ: NELER YAŞANMIŞTI?

Savaş politikalarına son verilmesini isteyen akademisyenlerin barış çağrısı yapmasının ardından şu gelişmeler yaşanmıştı:

- Cumhurbaşkanından hükümete, YÖK’ten ulusal ve yerel medya organlarına kadar imzacı akademisyenlere karşı büyük bir linç ve nefret kampanyası başlatıldı.

- Tehditler, imzacı akademisyenlerin odalarının kapılarına asılan afişlerle, notlarla ya da yerel, ulusal medya aracılığıyla yapılan haberlerle can güvenliğini hedef alan boyutlara ulaştı.

- YÖK, üniversite rektörlerine zaman geçirmeden imzacı akademisyenler hakkında soruşturma başlatmaları talimatını vererek devlet üniversitelerindeki çok sayıda akademisyen hakkında jet hızıyla disiplin soruşturması açılmasını sağladı.

- Tehditler ve baskılar en üst seviyeye ulaşırken; YÖK, barış yanlısı, ilerici akademisyenleri tasfiye ederek üniversiteyi çölleştirmeye çalışırkenbildiriye imza atan akademisyenlerin sayısı hızla 2212 kişiye yükselmiş, sendikalar, sanatçılar, gazeteciler, avukatlar, öğrenciler gibi toplumun farklı kesimlerinden on binlerce destek imzası toplanmıştı.

- Erdoğan’a olan sevgisi ve seçimlerde iktidar partisine oy isteyecek kadar AKP’ye düşkünlüğüyle bilinen organize suç örgütü lideri bildiriye imza atan akademisyenleri kastederek “Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” ifadeleriyle tehdit etmiş, bu sözler nedeniyle yargılandığı davada kendisini, “düşünce ve ifade özgürlüğü” hakkını kullandığını söyleyerek savunmuştu!

- 14.01.2016 tarihinde Hakkari’de başlayan ve ertesi gün sabah saatlerinde Kocaeli, Bolu, Bursa, Erzurum ve Zonguldak’ta düğmeye basılan operasyonlarla bir gözaltı furyası başlatılmış, çok sayıda akademisyenin ev ve ofisleri polisler tarafından basılarak gözaltına alınmıştı.

- YÖK, 04.02.2016 tarihinde yaptığı hukuksuz bir düzenleme ile özellikle imzacı olan ve derslerini başarı ile tamamlayan ÖYP’li araştırma görevlilerini, daha öğrenimleri bitmeden kadrolarının bulunduğu üniversitelere dönmeye zorlamış, ‘mahalle baskısı’ altında araştırma görevlilerine eziyet çektirmek isteyen YÖK’ün bu uygulaması yargı kararıyla durdurulmuştu.

- OHAL’in ilanının ardından ise KHK'larla Barış İçin Akademisyenler Bildirisi'ne imza atmış 378 akademisyen ihraç edilmiş, imza listesinde yer alan 468 akademisyen de farklı gerekçe ve yöntemlerle işten çıkarılmıştı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.