Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri: Kentte özel savaş politikaları uygulanıyor

Dersim’de özel savaş politikalarının uygulandığını belirten Emek ve Demokrasi Güçleri, “Dersim 38’de yaşadığımız; kadın ve çocuklara yönelik taciz, tecavüz, şiddet ve insansızlaştırma politikası uygulanıyor” dedi

18 Ocak 2020 Cumartesi 14:27
Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri: Kentte özel savaş politikaları uygulanıyor

Dersim’de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak’tan bu yana bulunamaması, kent merkezi ve Pertek’te kadın ve çocuklara yönelik cinsel saldırı vakaları tepkilere neden oldu. Gülistan Doku’nun bulunması için eylemler yapan Munzur Üniversitesi öğrencileri tehdit edilerek kaçırılmaya çalışılırken, valilik, kentte gelişen tepkilere karşı “huzur ve güven ortamından bozulmaması” gerekçesini öne sürüp açık ve kapalı alandaki eylem ve etkinlikleri 15 gün süreyle yasakladı.

Mezopotamya Ajansı’ndan Ayşe Sürme ve Semra Turan’ın haberine göre, kentte yaşananları değerlendiren Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, kentin dokusunu bozmaya yönelik özel politikalar geliştirildiğini söyledi.

“Özel savaştır”

HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, kentte sadece Gülistan Doku ve Pertek’te başlayan olaylar olmadığını belirterek, 6 aydır il ve ilçeler dahil olmak üzere kentte bazı vakaların ortaya çıktığını söyledi. Kadın ve çocuğa yönelik cinsel istismarın son dönemlerde arttığını dile getiren Yeşil, “Gençleri madde bağımlılığı, kadınları ise cinsel istismar vakalarıyla düşürmeye çalışıyorlar. Savaşın bir yanı silahlı çatışmadır, bir yanı da özel savaştır. Faillerin bir kısmının kamu görevlileri ve kolluk kuvvetlerinin olması tesadüf değil. Pertek’te cinsel istismar, Gülistan’ın kaybolmasıyla birlikte kentte ciddi bir tepki oluştu” dedi.

Valinin “huzur” dediği…

Devletin Dersim’e özel bir yönelimi olduğunu dile getiren Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) üyesi Hıdır Yağmaz, özellikle cinsel istismar vakalarındaki faillerin kamu kurumlarında çalışan kişilerin olduğunu ifade etti. Bu kişilerin devletle işbirliği içinde olduğunu söyleyen Yağmaz, bu kişilerin kolluk ve adli makamlar tarafından korunduğunu kaydetti.

Dersim’in, sosyalist, devrimci ve yurtsever bir kent olduğunu ifade eden Yağmaz, “Daha fazla sindirme, baskılama ve mücadeleyi bir alana kıstırmak istiyorlar. Yozla��tırmayı artırıyorlar. İnsanlar demokratik hak mücadelesi veriyor. Tunceli Valisi veya görev yapan kolluk, bu mücadeleyi direk ‘terör’ diye damgalayıp marjinalleştirmeye çalışıyor. ‘Huzur’ olarak ne geldi sorusunu sorduğumuzda, gerçekten huzur olarak hiçbir şey gelmedi. ‘Huzur’ diye tabir edilen nokta Dersim’de cinsel istismar, cinsel saldırı vakaları, insanların kaybettirilmesi, gözaltı, tutuklamalardır. Bunlar valinin bahsettikleri huzurdur. Buna alternatif olarak şunu düşünüyoruz. Huzuru ancak kitlelerin örgütlü mücadelesi, karşı durmakla sağlayacağız. Bu vakaların açığa kavuşmasının bir ayağını da kadın mücadelesi oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

“Kadınlar dışarı çıkmalı”

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyesi Dilar Aras, Dersim’in daha önce hiç karşılaşmadığı durumlarla karşılaştığını ifade ederek, devletin Dersim halkını kendi kalıbına koymak istediğini dile getirdi. Dersim’in ideolojik, inanç ve yapı olarak çok farklı bir yere sahip olduğunu hatırlatan Aras, özellikle bu coğrafyada kadının özgün yaşadığını belirtti. Aras, “Emekçi kadınların kendi emeklerinin herhangi bir baskı altında olmadan üretebildiği, ekonomik bağımsızlıklarını elde edebildiği bir kenttir. Şu anda sistemin baskısı altında sindirilmeye çalışılan bir kent haline gelmektedir. Bunlara karşı özellikle kadınları eve kapatan zihniyete karşı kadınların kesinlikle dışarı çıkması, birlik olması gerekiyor” diye konuştu.

“İnsansızlaştırma” politikaları

Çözüm sürecinde cinsel istismar olaylarının, insanların kaybolmaları neredeyse hiç karşılaşılmayan bir durum olduğunu belirten Emek Partisi Dersim İl Eş Başkanı Ergin Tekin ise, darbe girişiminden sonra OHAL’in uzatılmasından dolayı bölgede savaşın giderek tırmandığını söyledi. Dersim Katliamı’nda yaşanan olayları hatırlatan Tekin, şunları söyledi:

Katliamı yaşayan birçok insan sürgün ve tehdit edildiği bir dönem yaşadı. Türkleştirme dayatmaları bir yanda, İslam’ı yayma anlayışı var. Öz kimliğinden asimile edilmeye çalışılan bir anlayış söz konusu. Dersim katliamı açısından bakarsak buradaki insansızlaştırma politikası son beş yıl içerisinde zaten aşırı bir şekilde devam etmektedir. Ekonomik, siyasi olarak, çoğu insanın mahkemelerde davası var. Bu tür durumlar birçok insanın göç etmesine sebep olmuştur.

“Dersim halkı tepkili”

1937-1938’deki katliam sırasında kadın ve çocuklara yönelik yaşanan taciz ve tecavüz olaylarını hatırlatan Tekin, “Dersim 38’de yaşadığımızla benzerlik var. Kadın ve çocuklara olan şiddet ve insansızlaştırma politikası uygulanmaya çalışılıyor. Öğrenciler yaşanan istismar olaylarına tepki gösterince tehdit eden bir anlayış var. İstismarcıları koruyan bir anlayış söz konusu. Dersim halkının kendi kabuğuna çekilmiş bir durum söz konusu değil. Dersim halkı tepki ortaya koyuyor. Yaşananların önüne geçmek için bir araya gelmekten bahsediliyor. Böyle bir bilinç ve anlayış halkımızda var. Bunu büyütmek lazım” dedi.

“Başaramayacaklar”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Şube Başkanı Gürbüz Solmaz ise, Pertek ve Ovacık’ta ortaya çıkan cinsel istismar olayları ve Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla devam eden bir süreç yaşadıklarını ifade etti. Bir toplumu yok etmenin sebeplerinden birisinin yozlaştırmak olduğunu dile getiren Gürbüz, “Bunları başaramayacaklar. 38’den ve bunca darbe süreçlerinden sonra her dönem Dersim ayakta kalmıştır. Dersim onuruyla, inancıyla, yaşam kültürü ve doğasıyla bir bütündür. Bu yaşananlara tepkisini ortaya koydu. Yine Dersim halkına büyük bir görev ve sorumluluk düşüyor” diye konuştu.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.