İzmir 14°
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur

Diyanet, devletin temel kurumu oldu

Erdoğan rejiminin belirgin özelliklerinden birisi otoriterlik ise ikinci özelliği de Sünni İslam’ın belli bir yorumunun 'devletin resmi dini' görüntüsü veriyor olması. Diyanet İşleri, bu 'ala Turka Baas rejiminin' önemli icra makamlarından biri

Diyanet, devletin temel kurumu oldu

Erdoğan rejiminin belirgin özelliklerinden birisi otoriterlik ise ikinci özelliği de Sünni İslam’ın belli bir yorumunun 'devletin resmi dini' görüntüsü veriyor olması. Diyanet İşleri, bu 'ala Turka Baas rejiminin' önemli icra makamlarından biri

HÜSEYİN ÇETİN
HÜSEYİN ÇETİN
07 Ocak 2020 Salı 08:22
Diyanet, devletin temel kurumu oldu

mehmet y yılmaz

Mehmet Y. Yılmaz

mehmetyyilmaz@t24.com.tr


MİT’in yeni binası Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın duasıyla açıldı. Önce Erbaş dua etti, ardından kırmızı kurdele kesildi.

Erbaş’ın duasını, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hangi kısmının inancına göre yaptığını bilemiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi bir dini yok.

Vatandaşları da neye isterlerse ona inanmakta serbestler.

İktidar partisinin zaten en önem verdiği konu da buydu hatırlarsınız: Tüm insan hakları içinde, birincilik 'inanç özgürlüğünün' idi.

Onun için haliyle merak ediyor insan, Diyanet İşleri Başkanı hangi inanç adına dua etti, diye.

Bilinen demagojiyi tekrarlamak isteyenler olacaktır kuşkusuz: Halkımızın yüzde 99’u Müslüman.

Evet bazen öyle diyorlar ama bazen de öyle değilmiş gibi davranabiliyorlar.

Kendileri gibi inanırsan Müslüman olabiliyorsun da aynı kitaba ve peygambere inancını onlardan farklı biçimde dile getirirsen Müslüman sayılmayabiliyorsun.

Belli olmuyor yani, duruma göre bazen ülkenin yüzde 99’u Müslüman, bazen değil.

Kaldı ki geri kalan yüzde 1’i ne yapacağız?

MİT onlara da hizmet vermeyecek mi? Onların vergileri de MİT gibi kamu kurumları için harcanmıyor mu? Onlar da askere gidip, vergi vermiyorlar mı?

Eğer ille de dua etmek gerekiyorduysa bir haham ile birlikte Katolik, Protestan, Ortodoks papazları da bulundurulmalıydı.

Böylece MİT’in dua koruması altına alınması meselesi vatandaşlar arasında ayrımcılık görüntüsü vermeden halledilebilirdi.

Ateistler zaten dua etmiyorlar, onlar için bir çaba göstermek gerekmezdi ama deistleri de ihmal etmek doğru olmadı.

Erdoğan rejiminin belirgin özelliklerinden birisi otoriterlik ise ikinci özelliği de Sünni İslam’ın belli bir yorumunun rejimin eylemlerine hakim olmasıdır.

Hatta bunun 'resmi bir din' görüntüsü de veriyor olduğunun altını çizelim.

Bunu da devlet içinde Diyanet İşleri Başkanlığı temsil ediyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevi, kuruluş kanununa göre şu:

"İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek."

Ancak son zamanlarda hangi taşı kaldırsanız altından Diyanet İşleri Başkanlığı çıkıyor.

Mesela Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri arasında bir protokol yapıldı ve buna göre okul öncesi ve ilkokul sınıflarında değerler eğitimi derslerini verecek olanları il müftülükleri belirleyecek.

Bu 'öğretmenlerden' biri Bolu’da çocuklara şunu anlatmış: "Çalışan kadının aldığı ekmek haramdır."

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı’na taraflardan biri de Diyanet İşleri Başkanlığı.

Gazze’ye yardım kampanyası mı düzenleniyor? Sorumlu yine Diyanet.

Türkiye’de hiçbir kamu kurumuna nasip olmayacak boyutlarda bütçesiyle Diyanet her yere yetişiyor!

Sadece Türkiye de değil...

Bişkek’e cami yaptırmışlar, 35 milyon dolara! 20 bin kişilik.

O parayla Bişkek’in yarısını alırsınız ama şimdilik bunu geçelim.

Cibuti’ye bir cami yaptırmışlar, 12 milyon lira. Adı 2. Abdülhamit Camii ve Külliyesi.

Cambridge Üniversitesi kampüsüne yapıldı, 60 milyon lira!

ABD’nin başkentindeki 100 milyon dolarlık Diyanet Center of America’yı da unutmayalım.

Liste uzayıp gidiyor: Kazakistan, Belarus, Moskova, Tokyo, Köln, Haiti., Tiran, Üsküp, Göteborg, Çad, Fildişi Sahili, Venezüela, Georgtetown.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yerine getirmesi gereken birçok görev protokoller ile Diyanet’e devredildi.

Ve dışarıdaki yoğun faaliyete bakarsanız pek yakında Dışişleri Bakanlığı’nın yerini Diyanet İşleri yurtdışı teşkilatı alacak!

Bütün bunlar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuruluş kanununda verilen görevlerin neresine sığıyor?

Son Güncelleme: 07.01.2020 09:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.