DÜNYAYI AYAĞA KALDIRAN VİRÜSÜN ÇARESİZ BIRAKTIĞI EMEKÇİLER

Dünya varoluşundan beri Virüs denilen bulaşıcı hastalıkların pençesinden kurtulamıyor. Bazen bir Ülkenin Sınırları içinde yayılıyor, bazen de Ülkelerin sınırlarını aşarak pandomiye dönüşüyor.

DÜNYAYI AYAĞA KALDIRAN VİRÜSÜN ÇARESİZ BIRAKTIĞI EMEKÇİLER

Dünya varoluşundan beri Virüs denilen bulaşıcı hastalıkların pençesinden kurtulamıyor. Bazen bir Ülkenin Sınırları içinde yayılıyor, bazen de Ülkelerin sınırlarını aşarak pandomiye dönüşüyor.

M.GÜLTEKİN
M.GÜLTEKİN
05 Nisan 2020 Pazar 16:30
150 Okunma
DÜNYAYI AYAĞA KALDIRAN VİRÜSÜN ÇARESİZ BIRAKTIĞI EMEKÇİLER

Dünya da bilinen ilk salın M.S 165-180 Yılları arasında Roma İmparatorluğunda gerçekleşmiş
Günde 2 in kişinin ölmesine neden olan Veba nüfusun %30 unun yok olmasına neden olmuştur.
1346-1353 Yıllarında Avrupa da meydana gelen Kara Veba 75 ile 200 milyon kişinin ölümüne neden olmuştur. Avrupa nüfusu %50 azalmıştır.
15.Yüzyılda Amerika yı kasıp kavuran Su çiçeğinden milyonlarca insan ölmüştür.
Dünyada en çok rastlanan Salgın hastalık Kolera dır. Dünya 7 Büyük Kolera salgını yaşamıştır. En büyüğü 1852-1860 Yıllarında meydana gelmiş, Hindistan, Afganistan ve Rusya da Milyonlarca insanın ölmesine neden olmuştur. 1855-1859 Yılları arasında meydana gelen yeni veba hastalığından Çin ve Hindistan da milyonlarca insan yaşamını kaybetmiştir.
1918 de İspanyol Gribi 50 Milyon insanın kaybına, 1957 de Asya Gribi 4 Milyon insanı,  1.Dünya Savaşının yarattığı Tüfüz Avrupa ve Asya da 3 Milyon insanın yaşamına neden olmuştur.
Yakın Tarihimizin salgın hastalıklarından Kuş ve Domuz gribi binlerce insanın yaşamına mal olmuştur.
Bu gün Dünya Yeni bir Pandomi virüsü ile karşı karşıyadır. Covıd-19 adını taşıyan virüsün Ana vatanı Çin dir. Çinin Vuhan kentinde 1 Ocak 2020 tarihinde Virüse ilk yakalandığı tespit edilen kişinin ziyaret ettiği Deniz Ürünleri Toptancı Pazarında başlamış ve bugün yüzden fazla ülkeye yayılmıştır.
 Covid-19 salgını şu ana kadar ölüm sayısı anlamında diğer Tarihsel süreçteki virüsler kadar olmasa da bugüne kadar yaşanan tüm salgın hastalıklar içinde pandomik boyutu en yüksek olan virüstür. ikiyüzden fazla ülkeye yayılmış İspanyada şu ana kadar 15 bin, İtalya da 16 bin, Fransa da 6 bin, İngiltere de 3.500, İran da 3.400, ABD de ise 7 bin kişi yaşamını yitirmiştir.
TÜRKİYE DE DURUM
Türkiye Çin de ki ilk vakanın başlamasından 2 ay sonra tedbir almaya başlamış, tüm tedbirlere rağmen Dünya da virüsün en hızlı yayılan ülkeleri arasında yer aldı.
Çinin yakınında bulunan Ülkeler durumu daha çok ciddiye almış, Hem salgının ana Vatanı Çin, hem yanı başında bulunan Japonya bu tehlikeyi en afif atlatan ülkelerden biridir.
Elbette Türkiye Konumu ve stratejik durumu nedeniyle Dünyanın bir çok Ülkesinden farklı nedenlerle çok sayıda insanın geldiği dikkate alındığında virüsün hızlı yayılma ihtimali yüksek olan bir Ülke.
Ancak; Koşullar ne olursa olsun Ülkeler Pandomi özelliği Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen bir salgın Dünyaya yayılmaya başladığı ilan edildikten sonra tedbirler alınmakta gecikti.
Sınır kapılarının kapatılması bir yana sınır kapıları açılarak Suriyeli göçmenlerin yarattığı sürkülasyon, Uçakların Dünyanın her yerinden kontrolsüz yolcu taşıması, Kabe ziyaretinin engellenmemesi salgının yayılmasına neden olmuştur.
Bu gün hızla yayılan virüs karşısında alınan tedbirler yetersiz kalmakta, parakendeci anlayışla alınan tedbirler sorunu çözmemektedir.
Türkiye de anlaşılmıştır ki Covit-19 Yoksul hastalığıdır. Yoksulların da güçsüz olanlarını öldürmektedir. Yani yaşlılar,  kronik hastaların yaşama şansları azdır.
Yoksul hastalığı dedik bu yanlış anlaşılmasın varlıklılara bulaşmaz demiyorum. Virüs elbette ki zengin fakir ayırmaz. Ama virüsün varlıklı insanları yakalama şansı zayıftır. Varlıklı insanlar ekonomik sorunları olmadığı için evlerinde oturmakta ve rahatça korunmaktadır.
Emeği ile çalışan ve çalıştığı sürece evine ekmek götüren insanlara her ne kadar evinde otur deseniz de ekmeksiz evde oturması olanaksızdır. Zorunlu çıkmaktadır. İş yeri kapatıldığı için iş aramaktadır, iş bulursa çalışmak zorunda kalmaktadır. Yaşama dair sorunları olan insanlar emekçiler olduğu için virüs en çok onları bulmaktadır.
Bu nedenle virüsün önlenmesi de zorlaşmaktadır. Bu dönemlerin en önemli destekçisi Sosyal Devlettir. Sosyal Devle in birikmiş fonları, birikmiş yedek akçeleri vardır. Doğal afetlerde ve salgın hastalıklarda anında harekete geçirilmeli, herkesin evinde rahatça oturabilmesi için sosyal devletin yanında olduğunu görebilmesidir.
Oysa Ülkede Devlet topladığı fonları başka yerlere harcadığı için Devletin yedek akçeleri ve birikmiş fonları ortada olmayınca yoksullar ve emekçiler Devlet desteğinden yoksun kalmıştır. Ne 1999 dan bu yana toplanan Deprem vergileri ortadadır, ne de İşsiz kalan işçiler için ödenecek işsizlik fonu ortadadır, ne de Ülkenin zor zamanlarda kullanacağı yedek akçeleri ortadadır, ne de zor koşullar için harcanması için konulan örtülü ödenek kalmıştır.
Ortada sadece BİZ BİZE YETERİZ duygusal sözcüğü üzerine açılmış bir kampanya vardır. Halktan para istenmektedir. Halktan Para isteyen Dünya da iki Ülke vardır. Birisi Türkiye diğeri Sudan dır. Sudan bölünmüş  ve ekonomisi zayıf olan bir ülkedir. Oysa bizzat Cumhurbaşkanı nın ağzından duyduk İnsani yardım yapan Dünya da birinci ülkeyiz. Anlaşılan bu yardımları sadece dışarıya yapıyoruz. Öyle ya itibardan tasarruf olmaz!
 
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.