Halkın çılgın projeye ihtiyacı yok!

Kanal İstanbul güzergâhındaki mahallelerde yaşayan yurttaşlarla konuştuk. Bölgede arazi fiyatlarının fırladığını belirten yurttaşlar, Kanal İstanbul Projesi’nin bölgeye zarar vereceğini belirterek “Cumhurbaşkanı Erdoğan halkla inatlaşıyor” diyor. TMMOB Başkanı Koramaz, “Geri adım atmayacağız ve ülkemize yapılmaya çalışılan bu kötülüğe izin vermeyeceğiz. Bu proje derhal durdurulmalıdır” dedi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da iktidarın Kanal İstanbul’la İSKİ’ye 50 milyar liralık bir maliyet yüklemeye çalıştığını açıkladı.

26 Haziran 2021 Cumartesi 15:01
Halkın çılgın projeye ihtiyacı yok!

İsmail ARI

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “İnadına yapacağız” dediği rant projesi olarak nitelendirilen “Kanal İstanbul Projesi’nin ilk köprüsünün temel atma töreni” bugün düzenlenecek. Ancak, temel atma töreni yapılacak köprünün Kanal İstanbul Projesi’yle bir ilgisi bulunmuyor. Temeli atılacak köprü, yap- işlet –devret modeliyle Saray’ın müteahhidi olarak bilinen Rönesans Holding’e Kuzey Marmara Otoyolu’nun 8’inci kısmı adı altında yaptırılıyor.

Kanal İstanbul Projesi güzergâhında yer alan önemli yerleşim yerlerinden olan Arnavutköy'e bağlı Dursunköy, Boyalı, Baklalı, Terkos, Durusu, Yeniköy ve Karaburun mahallelerinde bir gün geçirerek yurttaşlarla konuştuk. 2012 yılında Büyükşehir Yasası ile köyden mahalleye dönüştürülen bölgede yaşayan yurttaşlar tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağladıkları için kendilerini hâlâ köylü olarak tanımlıyor. Yurttaşlar, bölgenin önce 3. Havalimanı Projesi’yle büyük zarar gördüğünü, şimdi de Kanal İstanbul Projesi’yle tahrip edileceğini belirterek projeye karşı çıkıyor. Mahallelerdeki emlakçıların camlarına asılan “Kanal İstanbul manzaralı satılık arazi” ilanları da hemen dikkatimizi çekiyor.

BÖLGE ABLUKADA

Kanal İstanbul Projesi’nin yapılması planlanan bölgeye ulaştığımızda yoğun bir jandarma kontrolü olduğunu gördük. Jandarma ekiplerinin engelleme girişimlerine rağmen emlakçılarla, Kanal İstanbul bölgesinden arazi satın alan bir yurttaşla, bahçesinde çalışan, ahırda hayvanlarıyla ilgilenen, çobanlık yapan ve kahvehanede oturan yurttaşlarla konuştuk. Bölgede gezerken dikkatimizi çeken bir başka şey de sık sık duyduğumuz uçak sesleri oldu. Hatta uçak sesleri nedeniyle zaman zaman yurttaşlarla konuşmamıza ara vermek zorunda kaldık. Yurttaşlar 3. Havalimanı’nın çok yakına inşa edilmesi nedeniyle sık sık uçak sesi duyduklarını, sesin çok yüksek olduğunu, özellikle geceleri yataklarından sıçrayarak uyandıklarını ve psikolojik olarak etkilendiklerini ifade ediyor.

JANDARMA BASKISI

Kanal İstanbul Projesi’nin çok fazla zararı olduğunu ve yapılmasını istemediğini belirten Terkos Mahallesi’nde yaşayan Zehra Dalmaz isimli yurttaş, “Bu proje su kaynaklarımızı kurtaracak. Bölgede birçok iş makinesi çalışacak. Karaburun Sahili bu projeyle yok olacak. Çıkarılan hafriyatın Karaburun Sahili’ne döküleceği söyleniyor. Tarım arazilerimiz yok olacak” dedi.

“3. Havalimanı da bizi çok etkiledi. Bahçelerimizde eski verim yok ve çok şey yetişmiyor artık. İki, üç senedir çok fazla sivrisinek peydah oldu. Bahçelerimizde sincaplar, kirpiler, domuzlar geziyor. Hayvanların yuvalarını yıktılar başlarına onlar da buraya kaçtı. Bu ve bunun gibi olaylar Kanal İstanbul’la kat ve kat artacak” diyen Dalmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Jandarma bölgedeki köylere gazetecileri almıyor. Köyün girişinde jandarma kontrol noktası var gazetecileri köye almıyorlar. Köylüler gazetecilerle gizli gizli röportaj yapıyor. Jandarma bu şekilde baskı kuruyor. Yasal olarak yapabileceğimiz her şeyi yapıyoruz. Bu ülke hepimizin ve bu projeden bir an önce vazgeçsinler.”

HALKIYLA İNATLAŞIYOR

Yeniköy Mahallesi’nde yaşayan ve esnaflık yapan Gökmen Altunbaş da yapılması planlanan Kanal İstanbul Projesi’nin Yeniköy’ün yaklaşık 1 kilometre uzağına inşa edileceğini belirterek, “Ben 45 yaşındayım ve doğduğumdan beri bu köydeyim. Kanal İstanbul güzergâhı hemen dibimizde. Kanal İstanbul’un ülke açısından zararları var. Bunu bilim insanları da söylüyor. Ben köyümü, doğduğum toprakları kaybetmek istemiyorum. Nişantaşı'nda otur deseler oturmam. Ben bu temiz havayı kaybetmek istemiyorum. Halkıyla inatlaşan bir Cumhurbaşkanı’mız var. Biz köylü olarak Kanal İstanbul’u istemiyoruz” dedi.

“3. Havalimanı yapılırken kamulaştırmalarla arazilerimiz çok ucuza gitti ve verilen hiçbir söz tutulmadı” diyen Altunbaş şöyle devam etti: “Kanal İstanbul için hiç kimse fikrimizi sormadı. Köyün girişinde arazilerimizin metrekare fiyatı 10-15 kat arttı ama her şey para değil. Kimse bizi yerimizden etmesin. Projeyi istemiyoruz elimizden geleni yapıyoruz ama ne yapacağız? Kadıyı kadıya mı şikâyet edeceğiz?"

KÖYÜMÜZÜ KATLETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Durusu Mahallesi’nde karşılaştığımız üniversite öğrencisi Ebrar Kolçetin de “21 yaşındayım ve 21 senedir de bu gölede yaşıyorum. Bu proje bize ve topraklarımız çok fazla zarar verecek” ifadelerini kullandı. Kolçetin, “İnsanların Kanal İstanbul’a dair kaygıları var. Burada insanların büyük bir kısmı çiftçilikle geçiniyor. Bu bölge değerli bir yer ve sahil kasabası sayılır. Burada turizm yatırımları yapılabilir. Eğlence yerleri, oteller yapılabilir. O zaman buranın esnafı da rahat eder ama çılgın projeler bu bölgenin yapısını gerçekten bozar. Burada halkın çılgın projeye ihtiyacı yok” dedi.

“Yakınımıza havalimanı yaptılar. Sabah altıda uçak çok alçaktan geçti ve uçaklar burayı bombalayacak sandım. Çok korktum ve korkarak uyandım” diyen Ebrar Kolçetin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kanal İstanbul yapılırsa burada bu insanlar yaşamayacak. Biz öyle düşünüyoruz, insanlar taşınacak başka yerlere. Senelerdir yaşadığınız toprakları terk etmek zorunda kalmak çok acı bir şey. Kent yaşamı bizi boğuyor. Biz burada özgürüz. Toprakla uğraşıyor, tarım yapıyoruz. Burada insanların geçim kaynağı çiftçilik. Devlet büyüklerinin halka gerekli açıklamaları yapması gerekiyor. 3.Havalimanı yapılırken de yerli halka, ‘köyün gençleri işe girecek’ dendi. Biz bu havalimanın bizi rahatsız edeceğini biliyorduk ve karşı çıktık. 3. Havalimanı açıldı verilen sözler ve vaatler tutulmadı. İstanbul’da neredeyse hiç köy kalmadı ve bizim köyümüz gibi güzel bir köyü neden katletmeye çalışıyorlar?”

ALTI SENEDİR MAHKEMELERDE SÜRÜNÜYORUZ

Yeniköy Mahallesi’nde yaşayan Haluk Kolçetin isimli bir başka yurttaş da “Bölge halkı olarak Kanal İstanbul Projesi’ne karşı İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne toplam 12 bin itiraz dilekçesi verdik. Mahallemiz Kanal İstanbul planlarında önce lojistik alan ilan edildi ardından da konut alanına dönüştürüldü. Mesela bu değişiklik neden yapıldı bilmiyoruz. Bu son imar planlarına yine 700 civarında itiraz dilekçesi verdik ama askı sürecinin ve geri dönüş sürecinin bitmesine rağmen bize bir dönüş yapılmadı. Şu an da dava açma hakkımız var ve plana itiraz edip dava açacağız. Kanal İstanbul mahallemizin yerleşim alanından büyük bir bölgeyi alıyor, yerleşim alanımızı da etkileyecek” diye konuştu.

Yeniköy Mahallesi’nin 27 bin dönümlük arazisinin de 3. Havalimanı ile kamulaştırıldığını vurgulayan Haluk Kolçetin şöyle devam etti:

“Yaklaşık 3 bin 500 dönüm tapulu arazinin 2015 yılından bu yana ödemesi yapılmadı. TOKİ ve Hazine hep itiraz ediyor. Bir tane tarlaya dört sefer keşfe gelindi. Yaklaşık altı senedir mahkemelerde sürünüyoruz. Yani acele kamulaştırma yapıldı ama tam altı senedir bedeli ödenmedi. Kanal İstanbul Projesi’yle de arazilerimiz elimizden alınacak. Ben 40 yaşındayım tarım ve hayvancılık yapıyorum ama bu saatten sonra nereye gideceğim?3. Havalimanı için buraya gelen eski İBB Başkanı Kadir Topbaş, havalimanıyla buradaki köylüleri istihdam edeceğiz demişti ama baktığımızda dört, beş köyden toplam 16 kişi istihdam falan istihdam ediliyor. Bu sözler nerede kaldı? Tüm projeler bu şehrin buradaki köyleri üzerinde yapılıyor. Bu köyleri rahat bırakın. Bu köyler üretiyor. Bizi rahat bıraksınlar istiyoruz. Katarlılar bu bölgeden arazi satın alıyor. Yarın bina konduracaklar o arazilere. Biz o binalara bekçi, kapıcı mı olacağız? Biz Kanal İstanbul’a karşıyız. Biz kanal İstanbul’un hiç kimseye fayda getirmeyeceğini düşünüyoruz.”

HER ŞEYE ZARAR VERECEK

1999 ile 2003 yılları arasında bölgedeki Çatalca ilçesine bağlı olan Durusu Beldesi’nin Belediye Başkanlığını yapan Ercan Avcı, “Ben başkan olduğumda şu an Arnavutköy’e bağlı olan Durusu Mahallesi bir beldeydi. Kanal İstanbul yalnız tarım alanlarına değil her şeye zarar verecek. Bu proje kuşlara, balıklara ve ektiğimiz ekinlere zarar verecek. Yapılması planlanan kanal da bir tane tanker patlasa burada kıyamet kopar. Buraya kanal yapılması, doğanın bitmesi, suyun kirletilmesi ve buranın katledilmesi anlamını taşır” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.