İş Bankası tartışması ne anlama geliyor? Atatürk'ün vasiyetine 3. kez mi ihanet edilecek?

14 Şubat 2020 Cuma 10:17
İş Bankası tartışması ne anlama geliyor? Atatürk'ün vasiyetine 3. kez mi ihanet edilecek?

Cumhuriyert Halk Partisi'nin İş Bankası'ndaki hisselerinin Hazine'ye devredilmesi tartışması Erdoğan'ın verdiği talimatla yeniden başladı. Bu tartışmanın aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk'e ve onun mirasına yönelik bir saldırı olduğunun altını çizen Cumhuriyet yazarı Emre Kongar, AKP iktidarının hangi dönemlerde Atatürk'e saldırdığına da dikkat çekti.

Kongar'ın "İş Bankası: Atatürk’e ne zaman saldırılır?" başlıklı yazısı şöyle:

Önce başlıktaki soruya yanıt arayalım:

İktidar, “İki ayyaş” gibi söylemler veya eylemlerle, Atatürk’e, onun mirasına, Çağdaş ve Laik Cumhuriyet’e, ne zaman açıkça saldırıyor diye baktığımızda tek bir yanıtla karşılaşıyoruz:

İşler sarpa sardığında!

***

Peki o zaman ikinci soru:

“İşlerin sarpa sardığı” ne zaman fark ediliyor; geniş kitleler tarafından ne zaman görülüyor...

Yani iktidar ne zaman paniğe kapılıyor?

1) İç ve dış politikadaki yanlışların birikimi şehit cenazelerini artırdığında.

2) Yağmacı, hazır yiyici, borca dayalı ekonomik politikaların sonucu olarak hazine boşaldığında, işsizlik arttığında, enflasyon yükseldiğinde, ekonomi duvara tosladığında ve insanlar geçinememeye başladığında.

3) Haksızlık ve hukuksuzluklar ayyuka çıktığında ve geniş kitleleri etkilediğinde.

4) İktidarın oy tabanı zayıfladığında ve “Gidiş Çanları” çalmaya başladığında.

***

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İş Bankası hisselerine el koyma hareketi yeniden gündeme getirildiğinde bakın neler oluyor:

1) Atatürk’ün hatırasına saygısızlık yapmanın yanında hukuksal olarak özel vasiyeti de yok sayılıyor ve Atatürkçüler arasında büyük bir infial başlıyor.

2) İş Bankası en büyük özel banka olduğu için, Türkiye’deki tüm bankacılık sistemi için bir tehdit algısı yaratılıyor ve bankacılık sistemi tehlikeye atılıyor.

3) Tüm mali ve ekonomik piyasalar olumsuz etkileniyor.

4) Suriye’deki haksız savaşta verilen şehitlerin yarattığı isyan unutturulmaya çalışılıyor.

5) KHK’lıların sorunları, hem ekonomik hem de siyasal kayyım atamaları, öteki haksızlık ve adaletsizliklerle birlikte, olağanlaştırılmak isteniyor.

6) İnsanların ekonomik sıkıntıları, işsizlik ve geçim derdi gündemden düşürülmek isteniyor.

7) Tüketilmiş olan kamu fonlarına, yeni kaynaklar bulunmaya çalışılıyor.

8) Giderayak, hem “Ben daha buradayım” mesajı verilmek ve hem de baskı ve yağma artırılmak isteniyor.

***

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 5 Eylül 1938’de Dolmabahçe’de vasiyetini yazdı 6 Ekim 1938’de İstanbul 6. Noteri İsmail Kunter’e verdi.

Vasiyet, 28 Kasım 1938’de Ankara Üçüncü Sulh Hukuk Hâkimliği’nde açıldı.

Bu vasiyetinde Atatürk:

“Malik olduğum bütün nukut ve hisse senetleri ile Çankaya’daki menkul ve gayrimenkul emvalimi, Halk Partisi’ne atideki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum...

Nakit ve hisse senetleri şimdiki gibi İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır” diyordu.

Atatürk’ün vasiyetine göre; İş Bankası’ndaki yüzde 28’lik hisselerinin geliri, 6 manevi kızına “yaşadıkları sürece” miktarları belirtilen aylıklar verildikten sonra, TTK ve TDK arasında paylaştırılacaktı.

Vasiyete göre CHP’ye herhangi bir gelir kalmıyordu; parti sadece Atatürk’ün hisselerinin yönetiminden sorumluydu; bu sorumluluğunu, yönetim kuruluna soktuğu üyelerle yürütüyordu.

***

Atatürk’ün vasiyetine karşı ilk hareket 1950’deki “Karşıdevrim” atılımında yaşandı:

Adnan Menderes/DP iktidarı, Atatürk’ün tüm varlıklarını, 14 Aralık 1953 tarihli ve 6195 sayılı kanunla Hazine’ye devretti.

Ama Anayasa Mahkemesi, on yıl sonra, 11 Ekim 1963 tarihli bir kararla bunun, “Atatürk’ün vasiyetinin iptali” anlamına geldigˆini belirterek bu varlıkları CHP’ye iade etti.

***

İkinci hareket “Karşıdevrimi” kurumlaştıran 12 Eylül askeri Darbesiyle yaşandı:

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi tüm siyasal partileri ve onlarla birlikte CHP’yi de kapatınca İş Bankası’ndaki Atatürk hisselerinin yönetimi Hazine’ye geçti.

Böylece ikinci defa Atatürk’ün vasiyeti iptal edilmiş oldu.

Ayrıca vasiyet bir kez daha çok ciddi biçimde ihlal edildi ve TTK ve TDK, özerklikleri kaldırılarak 1982 Anayasası’nın 134. maddesi ile kurulan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu kapsamına alındı.

Siyasal partilerin açılmasına izin verilince 9 Eylül 1992’de CHP de açıldı.

Böylece İş Bankası’ndaki Atatürk hisselerinin yönetimi yeniden CHP’ye geçti.

(Ama 82 Anayasası ile kaldırılan TTK ve TDK’nın özerkliği hâlâ gasp edilmiş durumda.)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.