Şehir Plancılari Odası ; "Bilirkişileri Mercek altına aldı Ama Rantcı Plan müelliflerini görmüyor" Eleştirisi.

Şehir Plancılari Odası ; Bilirkişileri Mercek altına aldı. Ama Rantcı Plan müellifleri ile uğrasmıyor eleştirisi , odalara yöneltildi.

Şehir Plancılari Odası ; "Bilirkişileri Mercek altına aldı Ama Rantcı Plan müelliflerini görmüyor" Eleştirisi.

Şehir Plancılari Odası ; Bilirkişileri Mercek altına aldı. Ama Rantcı Plan müellifleri ile uğrasmıyor eleştirisi , odalara yöneltildi.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
13 Ağustos 2017 Pazar 20:13
Şehir Plancılari Odası ; "Bilirkişileri Mercek altına aldı Ama Rantcı Plan müelliflerini görmüyor"  Eleştirisi.

Kizilay bolgesindeki bir plan degişikligi  üzerine Mahkemeye giden ŞPO bilrkisi  raporlarını gorunce dehsete kapıldi ve  üyesi meslektaslarını onur kuruluna şikayet etti.


Alana ilişkin iki farklı kurum tarafından hazırlanan iki farklı plan değişikliği davasında da Ankara 11. İdare Mahkemesi üç şehir plancısından oluşan aynı teknik bilirkişi heyeti,  Sehir planciları odası tarafindan onur kurulan verildi.

Basın açıklamasında; 

Bilirkişi heyeti tarafından aynı gün gerçekleştirilen bilirkişi keşfi sonrasında iki ayrı rapor hazırlanmış ve her iki davanın da görüldüğü 11.İdare Mahkemesi‘ne sunulmuştur.

Söz konusu dava alanında Bölge Kat Nizamı Planı kapsamında Atatürk Bulvarına cepheli parselde 7 kat, Tunus Caddesine cepheli parsellerde ise 5 kat yapılaşma hakkı bulunmaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan ve 19.08.2015 tarihinde askıdan inerek resmileşen plan, alana ilişkin 4.24 Emsal ile ticari bir fonksiyon atfederken; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan ve 28.02.2016 tarihinde askıdan inerek resmileşen plan alana dair 1.9 Emsal ile sosyo-kültürel tesis kararı üretmiştir.

Teknik bilirkişiler Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan plana ilişkin davada 6306 sayılı yasa kapsamında (alanda daha önceden bulunan yapı, riskli yapı ilan edilerek yıkılmıştır.) ele alınan alanlarda Ankara Büyükşehir Belediyesinin planlama yetkisine haiz olmadığı, parsel bazında gerçekleşen plan değişikliğinin kamu yararı içermediği, plan değişikliğine esas bilimsel ve teknik açıklama raporunun bulunmadığı gerekçeleriyle lehimize bir rapor sunmuşlardır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan plana ilişkin davada ise aynı bilirkişiler alanın merkezi iş alanı içerisinde yer aldığını vurgulamışlar ve eskiyen merkezi alanlarda devletin gayrimenkul piyasasının güçlendirilmesi, kentsel mekânın pazarlanabilirliğinin artırılmasında yönlendirici olmasının kentsel mekânın neo-liberal kentleşme dinamikleri ile yeniden şekillenmesini olanaklı kıldığı belirtmişlerdir. Raporda bütüncül planlama yaklaşımları yerine kısa erimli ve parçacıl planlama yaklaşımlarıyla bütüncül planlama anlayışının maliyetinin azaltılabileceği savunulmaktadır. Ankara‘nın markalaşması, yatırımcı, alıcı ve turist çekmesi için konsept yapılara ihtiyaç duyulduğu belirtilmektedir. Bilirkişiler söz konusu plan değişikliğinin Atatürk Bulvarı üzerine getireceği trafik yüküne ilişkin alanın kent merkezine yakınlığı ve Atatürk Bulvarı‘nın toplu taşım güzergâhı üzerinde yer alması gibi sebeplerle trafik yoğunluğunun olmayacağı savunmuştur.

Son olarak raporda alanın yakınında İş Bankası Binası, ASO Binası, Liv Hospital Binası (Liv Hospital‘a şubemizce açılmış ve kazanılmış bir dava vardır fakat sağlık tesisi olması sebebiyle Danıştay plan değişikliğinde üstün kamu yararı görülerek yapılaşma gerçekleşmiştir.) gibi binaların bulunduğu ve planın adil olması gerekliliği sebebiyle söz konusu alana planda yer alan yapılaşma hakkının verilebileceğine kanaat getirmişlerdir. Özetle, tüm yapılan değerlendirmeler gerçekçi ve bütüncül olmayan bir yaklaşımla üretilmiştir. Kamu yararına bağlılığın esas olduğu mesleki pratiklerimizin, bilirkişilik görevi dahilinde yukarıda kısaca ifade edilen argümanlar çerçevesinde zedelendiğini belirtmek isteriz.

Bilirkişilik uygulaması bilgi üretim sürecinin yargı boyutunu oluşturmakta olup, mesleki ve kamusal yararların sağlanmasında, hukuki mücadelede önemli bir yer tutmaktadır. Dolayısıyla, bu uygulamanın esasını korumak meslek odamızın görevlerinden de biridir.

Aynı bilirkişilerce ortaya konan ve birbirleriyle çelişen bilirkişi raporlarının akademik ahlaka sığmaması ve Odamız Genel Kurulunca kabul edilen Mesleki Etik Kural ve İlkelere aykırı olması nedenleriyle söz konusu bilirkişiler hakkında Onur Kurulu süreçlerinin işletilmesi için gerekli prosedürü işleme koyduğumuzu üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyururuz. denildi.


Ancak Sehir planciları odasinin Ankara ulaşim ana plani muellifi olan ve Gulen cemaat zanlısı  ve Topçu kışlası  kurul imzacısı, vede aynı zamanda ODTU yolları müeĺlifi olan Metin Şenbil ile ilgili neden ayni prosedurun uygulamadiği sosyal medyada,  meslek camiası tarafindan eleştiri  konusu oldu.


Meslek odası başkanların doktoralarıni hangi universitede yaptıklari sorulari sorulurken, AUAP 2038 Gazi Universitesi ekibinden kac kisinin oda yönetim kurulunda olduğu ve oda ile bağlantiları  ve oda yönetiminin AUAP 2038 planı ve  ekibiyle ilişkilerı  sorgulanmasına rağmen;  Şehir plancıları odasından , iddialara bir cevap gelmedi.Ancak koruma kurulu uyeleri ve sipariş piyasaya plan çizen çok sayıda kamuda çalışan plancının  kendilerrini oda mesleki ve etik denetiminden kurtarabilmek için oda üyelikleri ile ilişkisini kestikleri biliniyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.