Soma davasında savcı mütalaasını açıkladı

Manisa'nın Soma ilçesinde, 13 Mayıs 2014'te 301 madencinin yaşamını yitirdiği kömür ocağı faciası davasında açıklanan ara kararın ardından savcı mütalaasını okudu. Savcı, mütalaasında Can Gürkan, Efkan Kurt ve Adem Ormanoğlu’nun bilinçli taksirle çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmalarını, Haluk Evinç’in ise beraatini istedi.

14 Nisan 2021 Çarşamba 12:07
Soma davasında savcı mütalaasını açıkladı

Manisa'nın Soma ilçesinde, 13 Mayıs 2014'te meydana gelen maden kazasında, 301 madenci hayatını kaybetti. Faciadan sonra başlatılan adli süreçte, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ile İşletme Müdürü Akın Çelik'in de aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu 8 kişi için, 'olası kastla öldürme' suçundan 301 kez 20-25 yıl, 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istedi. Tutuksuz 38 sanık için de 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma' suçundan 2-15 yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Ancak bu kişilerden, 25'inin cezalarının, kusur durumundan dolayı 3'te 1 oranında artırılması talep edildi. Bilirkişi raporundaki suçlamalardan dolayı, Alp Gürkan, Hayri Kebapçılar, Mustafa Yiğit, Murat Bodur, Haluk Sevinç, hakkında 'bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten' 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada karar verildi. Mahkeme heyeti, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ın da bulunduğu tutuklu 5 sanık için 15 yıldan 22 yıl 6 aya kadar, 9 tutuksuz sanık için de 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezaları verdi. Şirketin patronu Alp Gürkan'ın da aralarında bulunduğu 37 sanık ise beraat etti.

Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi, 'olası kastla insan öldürme' suçundan ceza alan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, yönetim kurulu üyesi Haluk Evinç ve mühendisler Efkan Kurt ile Adem Osmanoğlu'nun 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma' suçundan cezalandırılmalarını istedi. Bunun üzerine sanıklar yarın Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden hakim karşısına çıkacak.

DURUŞMA ÖNCESİ BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

Polis, duruşmanın yapılacağı Bülent Ciğeroğlu Kültür Salonu'nun çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Salonun etrafı bariyerlerle çevrilirken, araçların bölgeye girişine de izin verilmiyor. Duruşma öncesinde, ölen madencilerin aileleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Şehit Murat Öztürk Caddesi'ndeki yeşil alanda toplandı. 'Soma için adalet. Hemen şimdi', '301'i unutmadık' ve Soma'daki maden faciasında yaşamını yitiren 301 madencinin isimlerinin yazılı olduğu pankartlar açtı. Gruba, CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Akhisar Belediye Başkanı CHP'li Besim Dutlulu da destek verdi. Grup adına basın bildirisini kazada hayatını kaybeden madenci Erdoğan Köse'nin oğlu Berkan Köse okudu. Köse, "Babalarımızın, abilerimizin, amcalarımızın ekmek davası mücadelesinde hayatlarını, canlarını ortaya koyarak bedel ödedikleri bu katliamın adalet arayışını sürdürmekteyiz. 301 canımızı yitireli 7 yıl oldu. Yargıtay'ın kararı bizleri derinden yaraladı. Ne olursa olsun adalet sağlanana kadar buradayız. Alın teri dökmüş, emeklerinin karşılığını alamayan işçilerin karanlık bir geleceği olsun istemiyoruz. Bizler, dik duruşumuzla davamızı takip edeceğiz" dedi.

Ardından grup, yaklaşık 100 metre yürüyerek duruşmanın yapılacağı salonun önüne geldi. Grup, daha sonra izlemek için dağıldı. Duruşmayı izleyecek olanlar, HES kodları sorgulandıktan sonra tek tek içeri alındı.

MADENCİLERİN YAKINLARINDAN GÜRKAN’A TEPKİ

Duruşma öncesinde mahkeme başkanı tarafından, salondakilere koronavirüs hatırlatması yapıldı. Salona telefonlar alınmazken, maske takmanın zorunlu olduğu vurgulandı. Salonda ölen madencilerin aileleri, yakınları ve avukatları yer alırken, tutuksuz sanıklar SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Mahkeme başkanı, duruşma geçmişini okuduktan sonra, ölen madencilerin yakınlarının avukatları sanıkların SEGBİS ile bağlanmasına tepki gösterdi. Madencilerin duruşmayı izleyen aileleri de bulundukları yerden bu karara alkışla tepki gösterirken, salonda kısa süreli gerginlik yaşandı. Mahkeme başkanı, ilk sözü Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a verdi. Meydana gelen olay sebebiyle büyük üzüntü yaşadığını belirten Gürkan, "Aradan geçen 7 yılda biz de aileler gibi tarifsiz üzüntüler yaşıyoruz. Geçmiş celselerde uzun uzun savunmalar yapmıştım. Beraatimi istiyorum" dedi. Gürkan’ın konuşması sırasında izleyiciler bir kez daha tepki gösterdi ve salonda tartışma yaşandı. Gürkan’ın avukatları da müvekkillerinin beraatini talep etti.

Yaşamını yitiren madencilerin avukatlarından Can Atalay, Yargıtay 12’nci Dairesi’nin davanın yeniden görülmesi için verdiği kararı eleştirdi. Atalay, “Bu kararı tanımıyoruz. Biz, sanıklara olası kasttan ceza verilmesini istiyoruz" dedi. Duruşma sürüyor.

'ORTA OYUNU OYNANMAKTADIR'

CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Soma'daki 301 madencinin yaşamını yitirdiği kömür ocağı faciası davasında, 'olası kastla insan öldürme' suçundan ceza alan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, yönetim kurulu üyesi Haluk Evinç ve mühendisler Efkan Kurt ile Adem Osmanoğlu, Yargıtay 12'nci Dairesi'nin ocak ayında verdiği karar doğrultusunda 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma' suçundan yeniden yargılandığı davaya verilen arada açıklamalarda bulundu. Şu an pandemi koşuları olduğuna dikkati çeken Özel, "Bu dava ilk başladığında kilometrelerce kuyruklar vardı. Kamuoyunun en üst düzeyde duyarlılığı vardı. Dünya basını buradaydı. O zamanki duygu ile mahkeme salonunda Soma için adaletin sağlanması inancı ile ailelerden yana, Soma mağdurlarından yana bir atmosferle başlamıştık. Burada, 22 blok dava izledik. Günlerce ve yıllarca buradaydık. En sonunda kamuoyunun duyarlılığının azalması ve mahkeme heyetine yönelik önce içerideki tehditler, baskılar sonra da mahkeme başkanını tam karardan önce değiştirilmesiyle burada adalet arayışı noktasında, annelerin ve balaların umutları tükenmeye başlamıştı. Mahkeme verdiği kararda 301 hayatını kaybeden kişi için ayrı ayrı karar vermek yerine taksirle, basit taksirle  kararlar vererek 5 sanık haricindekileri tahliye ederek beklentilerin çok altında cezalarla davayı tamamladı. İstinaf bazı şeyleri değiştirdi ama Yargıtay geçen eylül ayında 5 üyesinin oy birliğiyle 'Olmaz öyle şey' dedi. 'Böyle bir davada olası bir kast yoksa hangi davada olacak' dedi. Milyonlarca sayfalık evrağı inceleyen 5 üye verdikleri karar ile buradaki kararı bozdular ve 'Siz 301 kişiyi olası kastla öldürme suçundan ve 162 kişiyi olası kastla yaralama suçundan yargılamayı tekrarlamalısınız' dediler. Dosya buraya gelmek yerine Yargıtay Başsavcılığı'nda tutuldu. O sırada 5-0 karar veren üyelerden 3'ü değiştirilip yerine Kenan İpek, yani daha önce Adalet Bakanlığı müsteşarlığı da yapan ve Adalet Bakanlığı görevini de belli bir süre yapan son derece siyasi kişilik olan ve kürsüden gelmeyen bürokrasiden gelen bir kişi ve iki de uzun süredir yargılama yapmayan, bürokrasiden gelen hakim getirildi. Bu üçünün kararıyla kendi kararları 3'e 2 bozduruldu. Buraya tekrar yollandı. 'Basit suçlardan ufak ihmallerle bu işi halledin' diye. Somalı anaların, babaların ve çocukların haklarını yiyen o el, adalete müdahale eden o el bugün içerde hala faaliyette. Soma'nın failleri hem de kendileri dahi talep etmeden 'Bu salona gelmeyin. Bulunduğunuz yerde kamerayla ya da bulunduğunuz yerde talimatla mahkemeye katılabilirsiniz' dediler. İçerde bir yargılama yerine saray rejiminin bir orta oyunu oynanmaktadır. Sanıklar yoktur. Anneler ve babalar, avukatlar salondadır. Karşı tarafta sembolik bir avukat oturmuş, pişkin pişkin gülmektedir. Soma'yı unutursak diyenler, o günlerde timsah gözyaşı dökenlerin yürekleri kuruduğu içerde bir kez daha tescillenmiştir" dedi.

'BU DAVAYI BURADA BIRAKMAYIZ'

Özel, şöyle devam etti:

Her yerin MOBESE'sini bilen, her binanın güvenlik kameralarına erişebilen, bir bildiri yayınlanınca gece yarısı sabaha kadar çalışabilen İçişleri Bakanlığı'na sesleniyoruz. İddia o dur ki, Yargıtay'daki 5 hakimden yeni gelen ve bu anne ile babaları yeniden ağlatan 3 hakimin Soma A.Ş.'nin İstanbul'da İstinye Park'ı yakınlarındaki dev gökdelenine son zamanlarda çıktıkları iddia edilir. MOBESE kameralarını ve o binanın kameralarını geriye dönük 6 ay geriye dönük inceleyecek bir baba yiğit var mıdır? O binadaki mülkiyet değişimlerini, hani yazılı bildiri yapan amiralleri annelerine, babalarına ve kuzenlerine kadar araştıran sabaha kadar Süleyman Soylu hangi partiye ait diye, o binada yeni mülk edinmiş kişileri birinci, ikinci, üçüncü derece akrabalıklarla araştırıp da o kararı değiştirenleri araştırabilecek midir? Bunlar yapılmazsa Soma'daki anneler ve babalar haklarını helal etmeyecek. Soma davasına müdahale edenlerin el uzatanların ve şirketten yana ailelerin aleyhine manipülasyon yapanların elleri kırılsın. Yürekleri kurumuş. Biz bu davayı burada bırakmayız. Burada alınacak karar ne olursa olsun, görünen o ki öyle büyük bir plan ve tertip yapılmış ki şu an ki o karardan sonra buradaki mahkemede bozma kararına direnmeyip uyarak bir karar verecek. Ardından artık Yargıtay'a gitme imkanı da kalmayan bu karar bu şekilde kesinleşecektir. Oyun büyüktür. Plan büyüktür. Operasyon büyüktür. Bu kadar kötücül bir cesaretin karşısında ürpermemek elde değildir. Yazıklar olsun."

'HESAP SORACAĞIZ'

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise, "Tecrübeli bir hukukçuyum ve baro başkanlığı yaptım. Türkiye yargı tarihini iyi bilirim. Ama böyle bir rezaletle Türkiye yargısı karşılaşmamıştır. Yani bir dairenin kompozisyonu değiştirilerek o dairenin kararını kaldırıldığı bir kararın verildiği başka bir ortam yoktur. Yargıtay'da dosyanın 4 ay kadar savcılar tarafından tutulduğu ve mahkemesine gönderilmediği başka bir ortam yoktur. Çok göz önünde rezalet ve kepazelik yaşanmıştır. Biz balık hafızalı değiliz. O 3 savcıyı da biliyoruz. Zamanı geldiğinde hukuk kuralları içinde ve adil bir biçimde hesaplarını soracağız"diye konuştu.

SAVCI, MÜTALAASINI AÇIKLADI 

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın ardından 3 tutuksuz sanığın ifadelerini yazılı olarak verdiği belirtildi. İşçilerin avukatları, Yargıtay 12’nci Dairesi’nin kararını eleştirirken, duruşmada söz alan madencilerin yakınları, ‘adalet’ vurgusunda bulundu. 

Madende oğlu Kader Yıldırım’ı kaybeden anne Elmas Kaya, “7 kat yerin altında kim kaçabilirdi? İlahi adaletin tecelli edeceğine inancım tam. Orada 301 kişi değil, 5 bin kişi öldü. Ben de oğlumla beraber toprağa girdim" diye konuştu. 

Gözyaşları içinde konuşan ve kazada Mustafa Kaya’yı kaybeden Naciye Kaya, “Eşim son aylarda gazdan zehirlenip eve geliyordu. Kömürü ellerine alamayacaklarını ve madenin yanacak kadar sıcak olduğunu söylüyordu. Benim eşim göz göre göre öldü. 301 kişi için 6 gün yattılar. Bu adalete nasıl güveneceğiz" dedi. 

Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı olan ve kazada ölen Uğur Çolak’ın babası İsmail Çolak, “Verdiğimiz adalet mücadelesinde göçük altında kaldık. Lütfen kararınızı elinizi vicdanınıza koyup da verin. Adalet, arkanızdaki yazıda kalmasın" diye konuştu. 

MÜTALAA GERGİNLİĞİ YAŞANDI 

Mahkeme heyeti, Yargıtay 12’nci Dairesi’nin bozma kararına uyma kararı verdiğini açıkladı. Heyete verdikleri karar sebebiyle tepki gösteren maden işçilerinin avukatları, tanıkların tutuklanmalarını, bir sonraki celselerde de duruşma salonuna getirilmelerini talep etti. 
Taleplerin ardından mahkeme başkanı, savcıya esas hakkındaki mütalaasının hazır olup olmadığını sordu. Savcı, esas hakkındaki mütalaasının hazır olduğunu söyleyince taraf avukatları duruma itiraz etti. İşçilerin avukatları, dosyada eksikler olduğunu, sanıkların kendilerini ‘bilinçli taksirle öldürme ve yaralama’ suçlarından savunmadıkları gerekçesiyle ek savunma yapılması gerektiğini ve mütalaaya ilişkin beyan verilmediğini söyledi. Bunun yanı sıra avukatlar, Anayasa Mahkemesi’ne yapılan itirazların da sonuçlarının beklenmesi gerektiğini belirterek heyetten ara karar talep etti. Heyet, esas hakkında mütalaada bulunulmasına engel bir durum olmadığı kararını verdi. 

HALUK EVİNÇ İÇİN BERAAT İSTENDİ 

Açıklanan ara kararın ardından savcı mütalaasını okudu. Savcı, mütalaasında Can Gürkan, Efkan Kurt ve Adem Ormanoğlu’nun bilinçli taksirle çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmalarını, Haluk Evinç’in ise beraatini istedi. 

Mütalaanın okunmasının ardından taraf avukatları, mütalaanın uzun olması sebebiyle savunma için süre talep etti. 

Mahkeme heyeti; sanıkların tutuklanma taleplerinin reddine, duruşma salonuna getirilmesi taleplerinin reddine karar verdikten sonra taraf avukatlarının mütalaa için süre taleplerinin kabulüne ve yeni tanıkların dinlenmesine hükmederek duruşmayı 24 Mayıs’a erteledi. 

Tolga TAHÇI- Ersan ERDOĞAN/AKHİSAR (Manisa),(DHA)

‘BU İŞ BİTTİ DİYE DÜŞÜNMEYİN’

Mağdurların avukatı Can Atalay, ertelenen Soma davası kararı ardından açıklama yaptı. Atalay, "Adalet dediğimiz şey, yoksul insanların emeğiyle geçinen insanların kaybolacağı, kaybedilmeye çalışılacağı bir şey değil. Adalet ya vardır ya yoktur. Adalet zengin için varsa adalettir, zengin olmayan maden işçisinin karısı, babası, oğlu olan ne yaparsa diyerek bu işten çıkılamaz. Eylül’de Yargıtay 5 yargıç ile bir karar verdi. Bunların 301 kere insan öldürmeden ceza alması gerekir dedi. Yargıtay’ın bu kararı ardından Yargıtay Başsavcısı Ekim’de, Kasım’da, Eylül’de, Aralık’ta itiraz etmedi. 3,5 ay bekledi. Yargıtay’ın 5 üyesinden 3’ünün değiştirilmesini bekledi. O 3 üye milyonlarca sayfa belgeyi sadece Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin 6094 sayfa gerekçesini 5 günde okuduğunu söyleyerek o kararı kaldırdı. Türkiye’de hukuken bir sürü rezalet gördük ama böylesini daha önce görmedik. Unutursak kalbimiz kurusun denmişti 7 ay önce. Burada ne kadarız görüyorsunuz. Eğer kalbi kurumadıysa 24 Mayıs’ta burada olmamız lazım. Olanın ne olduğu açık, bundan sonra olabilecek olanı ancak biz sökebiliriz. Bu iş bitti ve bir şey olmaz diye düşünmeyin. Daha önce buraya söke söke geldik. Bundan sonra da devam edeceğiz. Buradaki insanlar kaybettiklerini yerine koyamayacaklar, ateş düştüğü yeri yakar. Bu insanların davası bundan sonra kimse ekmeğini kazanırken öldürülmesindir" diye konuştu.


Tolga TAHÇI- Ersan ERDOĞAN/AKHİSAR (Manisa), (DHA)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.