Tahir Çalgüner yazdı: BİLİMDE: ALGI BÜYÜLERİ Mİ OLGUSAL GERÇEKLER Mİ?..

Olgu; en kapsamlı anlamıyla, masum, yalın (olmuş olan) bir gerçeklik alanıdır. Bu tür olgunun, varlıksal alanında da bir bilgi algısı saklıdır. Aslında bu varlık alanı, objektiviteye daha yakın ve geliştirilmeye müsait bir bilgi alanıdır da.

Tahir Çalgüner yazdı: BİLİMDE: ALGI BÜYÜLERİ Mİ OLGUSAL GERÇEKLER Mİ?..

Olgu; en kapsamlı anlamıyla, masum, yalın (olmuş olan) bir gerçeklik alanıdır. Bu tür olgunun, varlıksal alanında da bir bilgi algısı saklıdır. Aslında bu varlık alanı, objektiviteye daha yakın ve geliştirilmeye müsait bir bilgi alanıdır da.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
15 Mayıs 2017 Pazartesi 11:12
Tahir Çalgüner yazdı: BİLİMDE: ALGI BÜYÜLERİ Mİ OLGUSAL GERÇEKLER Mİ?..


Toplumlardaki algısal olguların toplamının, kamusal bir alanda hakim (geçerli) olması ise, iki şekilde mümkündür.



a) Tarihsel süreçte ve kendi doğal akışı içinde dışarıdan müdahale de olmaksızın samimi bir süreç sonunda, toplumsal akıl ve toplum vicdanında objektif bir görüş olarak kabul edilebilir… edilemeyebilir de.


b) Olguların orasını burasını eğerek bükerek topluma algılatılması ile, sübjektif ve şekilci bir alan yaratarak , yapay ve ancak etkin bir yöntem kullanılıyorsa; ve de bu, psikolojik yöntemlerle cilalanıyorsa oluşturulmaya çalışılan algı, sanki olgunun tam da kendisiymiş gibi kısa süreli bir “gerçeklik” alanı yaratır.



Hipnoz altında, yanlış bilgi alt beyine kaydedilir. Türkçesi düzgün operatif bir psikiyatrist tarafından üstün bir anlatım dili ile alt beyin uyarılır.



Günümüzde, bir kavramı yüceltmek gündeme getirmek istiyorsanız ya da tam tersine o kavramı gözden düşürmek, içini boşaltmak istiyorsanız, bir yedeğini oluşturmalısınız.



Örneğin ; “Demokrasi” bir ideoloji değildir. Hedeftir. Amaçtır. Demokraside yolda olmak önemlidir. Siz bu kavramı, her türlü ideolojinin sonunu hazırlamaya yönelik çamurlama gayreti ve amacı için de kullanılabilirsiniz. Çok partili demokratik rejimlerden, ikili bir sisteme geçer ve bunu da demokrasinin bir zaferi olarak algılatabilirsiniz.



Nasıl ki;



Marksizm, sosyalizm yedeği ile



Liberalizm, neo- liberalizm yedeği ile,



Kemalizm, İnönü Atatürkçülüğü ile,



Ekolojizm , çevre(bilim)çilik algısı ile,



gözden düşürüldü ise;



Orijinal gerçeklik alanı ile algılatılan yedekleri(sahtesi) birbirinden nasıl anlaşılır ?.



A) İki söylem arasında, satır aralarında ciddi çelişkiler vardır.



B) Söylem sahiplerinin bizzat kendiler incelenebilir.



C) Konuyu araştırmak gerekir.



D) Bilinçlilik hali ve yurttaşlık bilincinin başat olması.





Olgu; Bilgedir. Sessizdir.Saptamadır. Masumdur. İzler…



Algılatan; Sesli, gürültülü ve çirkeftir. Aynı zamanda nazik ,mağmur ve kibar!! görünümündedir. Şapkadan tavşan çıkarır.



Algılatılan; Olgunun kendisi değildir .Saplantıdır.



Algılayan; Şaşkındır. Mağdurdur.





Eğer toplum olarak, belli bir bilinç düzlemine kendimizi getiremezsek, maalesef bize algılatılan gerçeklik alanları önce ön-yargılarımız haline gelir …sonra ön yargılarımızın da zamanla kireçlenmesi ile kemikleşmiş yargılara sahip oluruz.Yani algılatılan olgu, artık bizim yeni olgumuz ve gerçekliğimiz haline gelmiştir..



Böylelikle, Bilincimizi ve benliğimizi kaybeder , yok oluruz..Bilinci kapalı, yarı narkozik etkide yaşayan toplumları aslında kendilerine getirecek şey bir “ŞOK” tur.Bu şoka bağlı normal yollarla oluşan ancak bir hipnoz, size bu algılamayı yaptıran önceki psikiyatristiniz ile sizi yüzleştirebilir...



Gerçekliği, işte o zaman saf bilinç düzleminde algılamaya başlarız. Burada artık algılattırma diye bir şey olmaz…sadece algılamadan bahsedilir.…saf ve tam algı da, işte böyle bir şeydir.Ontolojik ve bir o kadar da epistomolojiktir.



Böylelikle, yıllardır üzerine toprak atılan, beton dökülen çelik kafese ulaştığımızda, “ben”imizle karşılaşırız ve zihinlerimizin derinliklerindeki farkındalığı fark ederiz. Kapalı bilincimizi bir şok ile geri getirir, bilinçleniriz.Algılarımızın saf gerçeklik alanı ile temasa geçmesi ile özgürleşiriz.Kendimize gelir.Miskinlikten kurtulur, ezberlerimizi bozarız.



Kavramların, "yedek"lerinden! vazgeçer,olguları daha iyi algılarız.
Son Güncelleme: 15.05.2017 11:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ebru 3 ay önce

meslek odalari bugun meclis camiine dava acmis anlayana!