Tahir Çalgüner yazdı: Bürokratlaştırılan Yargıdaki sözde Biat : Yargının kendini Siyasallaştırma Beklentisinden mi?

Hakim ve savcılar bilerek ve bile bile, 1000'lerce hukusuz ve içtihat kararlarına aykırı dosyaların altına imza atmaların sebebi Sadece Hükümet baskısından mı ? Hiç sorguladınız mı ? Hakim savcı milletinin bir B planı var mı?

Tahir Çalgüner yazdı: Bürokratlaştırılan Yargıdaki sözde Biat : Yargının kendini Siyasallaştırma Beklentisinden mi?

Hakim ve savcılar bilerek ve bile bile, 1000'lerce hukusuz ve içtihat kararlarına aykırı dosyaların altına imza atmaların sebebi Sadece Hükümet baskısından mı ? Hiç sorguladınız mı ? Hakim savcı milletinin bir B planı var mı?

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
26 Haziran 2017 Pazartesi 14:45
Tahir Çalgüner yazdı: Bürokratlaştırılan Yargıdaki sözde Biat  : Yargının kendini Siyasallaştırma Beklentisinden mi?

Yollarda adalet arayanlar bir gün gelir yargı göreve derse karşımızda nasıl bir yargı buluruz? Yargı devleti ve hakim savcı milleti.....biraz beyin fırtınası yapalım ve düşünelim bakalım  ramazan bayramı akşamı..


Yargı tarafsız ve hukuk devletinin bir parçasıdır.Bundan gayri özerklik ve bağımsızlık olmaz.


Mahkemelerin bağımsızlığı:


MADDE 138.  Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.


Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.


Yukarıdaki anayasa maddesi çok açık nettir.Vatandaş Devlet ile bu hükümle sosyal kontratını kurar.Bu ikili bir roplumsal sözlesme kontrattır.Dolayısıyla mahkeme kararları: madde 138 'in  tüm gereklerini yerine getirtikten ve buna uygun olarak karar verir.Aksi halde taraflardan biinin bile kontratı fesih  ve dava hakkı vardır.


Bir yargı kararı bu dört hükmü içermiyorsa;verdiği karar tek taraflı bir hakim hükmünü içerir.

Dolayısıyla hem davacı hemde davalı taraf verilen karara  vicdanen ve aklen itiraz edemeyecek açıklıkta ve dayanakta olmalıdır ki; karar cümlesinin başında  ; anayasaya gereği "Türk milleti" adına  başlanabilsin ve  vatandaş nezlinde "yok hükmünde" olmasın.


Hukuk devletinde ve hukuki kararlarda durum budur.Bunun dışındaki, hakimin kendi kafasına göre verdiği her karar,  bürokratik yargı faaliyetine girerki; suç teşkil eder.


Yargının siyasileşmesından çok daha yıkıcı etkileri olan bu durumun fiili bir durum ve çtiat olarak  olarak oluşturulması gibi olası faaliyet içinde olan her olay bizi yargı devletine bir adım daha yaklaştırır. Böylesine bir  olası gidişat kontrosüz gücü getirir.Siyasal erkde dolaylı olarak  ve bilmeyerek 

bu duruma  teveccühde  bulursa.Vah halimize vah.


Hakimin, Yürütme ve yasama üzerinde bir 3. güç haline gelmesi; Hakim-başkanlık sistemi ile tanışırız ki; birbirine paralel güçler, birbirini ağırlar arasında vatandaşlarımış yeni bir kavram ile tanışır: "SİYASAL YARGI". Yani,  Millete paralel " Yüksek Hakim - savcı milleti" ...mülkün, gücün  ve adaletin temeli! Hukuku ise, lütufu.


Yargının siyasileşmesinden başka birşeydir  kuluçkaya yatmış  "Siyasal Yargı".  Gelecekteki  sivil  demokratik siyasetin de başının belası .Hukuk devletine sızan, ve onu kemiren paralel yapı misali.


Erdoğan da çok çekti geçmişte bu işlerden, 

Anlar ne demek istediğimden,

Boynuz kulağı geçerse, kulak kalır boynuz altında,

Hukuka sahip çıkan, Yargısına da sahip çıkar.

Hukuka sahip çıkmayan yargıda çıkar kontrolden.

Fetö'ye bile muhtaç olmadan....kendi kafasına göre!!!!!

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.