Tahir Çalguner yazdı: EKOLOJI' NIN İKTİSADİ VE SOSYO-LOJİSİ ÜZERİNE...

Bu yazı Ekonomi ile iktisat arasındaki ve ekoloji ile çevre arasındaki derin anlam farkını bilmeyen pre- akademisyen öğretim elemanlarına adanmıstır.

Tahir Çalguner yazdı: EKOLOJI' NIN İKTİSADİ VE SOSYO-LOJİSİ ÜZERİNE...

Bu yazı Ekonomi ile iktisat arasındaki ve ekoloji ile çevre arasındaki derin anlam farkını bilmeyen pre- akademisyen öğretim elemanlarına adanmıstır.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
01 Eylül 2017 Cuma 00:26
Tahir Çalguner yazdı:  EKOLOJI' NIN  İKTİSADİ VE SOSYO-LOJİSİ ÜZERİNE...

Demokratik (empatik) insan toplumuna giden bir yolda, bilimin zorunlu (derin) güzergâhı olarak; 3.Bilim: “Sosyal Ekoloji Kuramı’’ []"Sosyal- Ekoloji" Kuramı Ekoloji" 'ye şu gözle, bu gözle bakmaktan ziyade yan gözle bakılmamalıdır. (Doğa(l) bilimler ve Sosyal bilimler kastediliyor. Son dönemlerde; birde, "Sosyal Ekoloji" olarak isimlendirilen, ortak (3.) bir alanda da bazı bilimsel bütüncü kuramlar geliştiriliyor. “Sosyal ekoloji”; bir bilme biçimidir. Bilimcilerin ekolojiyi anlaması gerekir, ama bunu felsefi bir şekilde algılamalı, yüzeyselliğinden arındırarak kavramalı ve yöntem bilimsel temellerini oluşturmalıdır. Eşyanın ontolojisi ile muhabbet etmeli ve ortak bir alanda farklı bir epistomoloji geliştirilmelidir."Çevreci-sosyal bilim" yaklaşımları ile “Sosyal Ekolojı” Bilimi arasındaki temel fark da budur. Zordur ama işi kapınca kolay olduğu görülecektir. ”Sosyal Bilimler ve (+) Çevre” alt başlığı ile “SOSYAL EKOLOJİ” bilim paradigması arasında; (muhteva ve biçim) epistomoloji açısından farklılıklar mevcuttur. “Çevre”; canlı-cansız-yapılı (built environment) varlıkların genel adıdır. “Sosyal Ekoloji”; Bilimin adıdır. “Toplumsal Ekoloji”; İdeolojinin ve felsefenin ve de bir siyasanın - hareketin-adıdır. (Her ikisinin de, şimdilik birbiriyle ilişkili olduklarını söylemekle yetinelim.) Geleneksel Sosyal Bilimlerin, Ekoloji anlayışının da "çevrecilik" olduğu ve dar bir kulvardan olaya yaklaştığı zaten bilinmektedir. Kapitalist uzantılı bir "resmi çevrecilik" anlayışını enine boyuna tartışmak; "olayı" anlamsız, totolojik kısır döngülere götürür. Öncelikle, "Ekolojist olabilmek" maddesi iyi hazmedilmelidir. Ekosisitemlere "ekolojist" bir düşünce ile mi yaklaşılıyor? Yoksa "çevreci" bir zihniyetle mi yaklaşılıyor? İşin bu püf noktası önemlidir. Her iki bilim alanında da; birbirinin dilinden anlayacak ve ortak yöntemde buluşacak bilimci ekipleri, belli bir alan bazında çalışmalar yapabilirler. Bütünleşme eklektik değil. Yapısal olmalıdır. Sözde! Değil, özde olmalıdır. Benim bildiğim kadarı ile Türkiye' de hiçbir sosyoloji bölümünde Ekoloji kürsüsü yoktur. Dolayısıyla, sorun kapsamlıdır. ''Sosyal Ekoloji kuramı'': Doğa (bir üst-bilinç kertesi) durumundaki insanin bilimidir. Ekolojik sistem yasam zincirlerinin ekosistemlerin paydası olan toplumun sosyo-ekonomik sistemleri ve organizasyonları ile karşılıklı bağıntıyı ve evrimsel süreçlerini, üç boyutlu bir epistomoloji için, temel bileşen olarak ele almaktadır. Dolayısıyla, yatayda yeşilin farklı tonlarını içeren (açıktan koyuya doğru) analitik bir yelpaze deseni; 'Cevre'' den 'Ekoloji' kavramına giden biçimsel bir değişim olarak görülmemelidir. Bu, yatay eksene bir hançer gibi dikeyde saplanan paradigmasal (yapısal) bir eksen kayması ve onun köklü bir epistomoloji dönüşümü olarak görülmelidir. Bu bağlamda; Özetlersek, gelişmişlik (bilimsellik derecesi) sıralamasına göre, dört (4) farklı evrimsel düşünce "mevzisi" vardır. a)"Sosyal bilgiler çevreciliği"! (''A.Gorzcu'' Totolojik çevrecilik yaklaşımları) b)Pozitivist Sosyal Bilimler ve Çevre Bilgisi c)Doğa(l) Bilimler ve Ekoloji (Kısmen çevre) d)"Sosyal Ekoloji" ve Ekoloji (Bağımsız Bilim Dalı 3. Bilim de denir.) Hangi düşünsel aşamada ve kulvarda bilgi üretiliyorsa ona göre bilimi yapılır. Çıktıları ve girdileri de doğal olarak farklılaşacaktır. Bazı akademisyenlerin, düşündüğü tartışma cephelerini iki (2)den" yatayda dörde çıkardık. Ancak ısınma turları için yararlı bir çerçeve ve "yol haritası" olduğunu düşünmekteyim. Merkezcilik!( o da neyse) yaklaşımlarına göre de, her bir cepheden iki tane (insan ve doğa mrkz. olmak üzere) dikeyde eksen ayrışması olduğunu varsayarsak; 4! / (4–2)! = 12 faktöriyel cephe eder. Dolayısıyla, böylesine mayınlı bir bilim coğrafyasında; indirgemeli bilim yaklaşımlarından, ziyade "bütüncül" epistomolojik(ontolojiyi de içeren) yaklaşımlara giden yeni bir "Ekoloji" tanımlamasının gerekliliği ortaya çıkacaktır. İşte bu noktada, "Yeni Ekoloji", artık geleneksel anlamda pozitivist "çevrecilik" değildir. Ekolojinin dilsel ve bilimsel karşılığının ise, "Çevrebilim"! Olarak algılanması ve inanç-ı sabit çevreciler tarafından (öyle imiş gibi) algılattırılması ise artık imkânsızlaşacaktır. Sonuç; Adına çevre adı verilen tekil bilimin (çevrebilim)! ne olmadığı konusu; Ekolojinin kavramsal açıdan ne olduğunu (ve çevre olmadığını) göstermesi açısından empatik önemdedir. Sosyal ekoloji bilim kuramını, yeşil düşünce felsefesi ile ve Avrupa ve Türkiye' deki "yeşiller" şubesi ile de karıştırmamak gerekir. Ekolojistler ile "çevreciler"! Arasındaki düşünsel farklılık; enaz "Yeşiller "ile olan, doğal ayrım kadardır. Asıl olan "Ekoloji " dir. Ekolojiyi 'Yeşil'! düşünce veya çevre ile taçlandırmak yerine Ekoloji’nin, ekoloji ile taçlandırılması gerekiyor. "Yeşil" liberal düşüncenin (Yeşillerin) ; "Ekolojizm" düşünce mertebesine, paradigmatik açıdan evrilmesi süreci ise, kısa erimde pek mümkün gibi görünmemektedir. Günümüzde, ‘sosyal devlet’ kavramın, ‘sosyal yardım!’ popülizmine indirgeyen zihinsel bir neoliberal refleks: Sosyal Ekoloji bilim kuramını, sahteci bir ‘çevreciliğe’ indirgeyen dizden aşağı bilgi sığlığı içindeki spekülatif bir felsefeyle de tamamen benzerlik gösteriyor. Ekolojik iktisat teorisi ise; “finans çevreciliği ekonomisi” gibi gösteriliyor. '' Ekolojizm , 'Çevrecilik'! üzerine sürülen bir krema değildir.. '' “Ekolojik İktisat Kuramı” (Ecological Economics) Temel Ekonomi Kuramları, tarihsel bir kronoloji dahilinde incelendiğinde, özetle; 1.Klasik ekonomi: (Adam Smith) Çevresel bozulmaları hesaba almayan rijid bir piyasal yapıyı öngörür. ( “Görünmez el” kabulü ) 2.Neo-Klasik ekonomi; “Ölçek ekonomileri” ve “dışsallıklar” üzerine kurulu “çevreci - neo-liberal”, totaliter bir ekonomik görüş sunar. İşletme ölçeğinde maliyet masraflarının düşürülmesi ve üretim fonksiyonu değişikliğini öngörür. Kalkınmanın sürdürülebilirliği ve “üretim ekonomisini” esas alır. 3.Ekolojik iktisat; Ekonomide ölçek (scale) olgusu ile ilgili yeni bir toplumsal ekolojik kuramdır. Geleneksel Ekonomide, sırasıyla üç aşama vardır: a) Allocation (Tahsis-yer seçimi) b) Distribution (Dağıtım) c) Scale (Ölçek) Neo Klasik ekonomi, (Çevre Ekonomisi) olarak bizlere, bağımsız bir disiplinmiş gibi hocalarımız tarafından öğretilen alan!) ilk iki madde ile ilgilidir. Bağımsız ve farklı bir kavram olan “Ekolojik Ekonomi” paradigmasının, Neo-Klasik Ekonomi ile ayrıldığı temel nokta ise “ölçek” tir. “Ekolojik İktisat” kuramında ;“ölçek” kavramının üç boyutu vardır. “Mekansal ekoloji” olarak ölçek; hem sosyal hem de ekolojik ölçek anlamında ve toplam makro ekonominin büyüklüğü olarak. Ancak burada bahsedilen “ölçek” ile , “ölçek ekonomileri” deyimi (Scale Economies) birbirine karıştırılmamalıdır. Geleneksel “Ekonomik akıl” ile karşılaştırıldığında; (R.Costanza ;1997 ;83) Ekolojik İktisat paradigmasının öncelik aşaması, aşağıdaki düzen içinde belirginleşmektedir (Bu sıralama , geleneksel ekonomi kuramının tam tersidir.) ?öyle ki; c) Sürdürülebilir ölçek; ekolojik taşıma kapasitesinin belirlenmesi ve ”mekansal ekoloji alan sınırı” b) Dağıtım: Adil bir dağılım, Ortak Toplumsal Mülkiyet hakkı ve transferini sağlayan Ekosistem Yönetimi. (S.T.Ö ve kamusal kurumlar vb.) a) Son olarak Yer seçimi; Kamusal ve özel girişimcilere, doğal kaynaklarının tahsisi (ekolojik teknoloji ve yatırımın türü, kapasitesi, Miktarı vb). Üretim (yatırım) noktalarının bir süreç dahilinde mekansal planlamasını içerir. “Ölçek ekonomilerinden” “Ekosistemlerin içsel iktisadı ölçeğine geçiş”: “Çevre Ekonomisinin” Eleştirisi ”Çevre Ekonomisi”; Marshal ve Pigou tarafından en son şeklini alan Neoklasik ekonominin, “dışsal ekonomiler” alt bölümünden başka bir şey değildir. Ekolojist Bilim Ekolü ışığında değerlendirildiğinde, Ekosistem Bilimi ile bağının zayıf olduğu söylenebilir. Neoklasik iktisat paradigmasına yönelik geliştirilen “çevre ekonomisi”, hukuksal düzlemde meşruiyetini, ÇED Yönetmeliğinde bulur. Klasik “ÇED” mühendislik ekonomi yaklaşımı bireysel işletme bazlı olup; birikimsel kirlilik açısından, ilgili ekosistemin ekolojik ve sosyal taşıma kapasitesini ihmal eder. “Önce yer SEÇ sonra Ç.E.D sonra da KİRLET ” çifte standartlı yaklaşımı; herhangi bir yatırımın, yerseçimi yapıldıktan sonraki aşamaları ile ilgilenen rutin bir mevzuat (yönetmelik) halini almıştır. Alıcı ortam standartları işleme alınmadığı gibi sadece deşarj ve optimal kirlilik standartları, arıtmada temel veri olarak kabul edilmektedir. “Sıfır büyüme”; ancak ve ancak ekonomik bir dil ile belirtecek olursak “Sıfır Yokoluş” noktasında olur. Neoklasik ekonominin diğer adı olan Çevre Ekonomisi, (Environmental Economies) “sıfır kirlenme”, sıfır büyüme gibi kavramların imkânsızlığı üzerinde dururken ,“Sıfır Yok oluş” kavramını ise sorgulamamaktadır. Ekolojik iktisat teorisi, bu bağlamda; Sosyal-ekonomik sistemlerin ve kültürel mekanizmalarının, bütüncü bir eko(lojik)sistem altlığında (kavranılabilir bir ölçekte) birlikte uyumlaşması,(Evliliği) evrilmesi ve güncellenen bir süreç içinde izlenmesidir. Yerel eko-bilgi ağında toplumsal-katılımcı sürekli bir yönetim ve de stratejik mekânsal planlanması gibi toplumsal duyarlılıklarından dolayı da, ”Çevre Ekonomisi” ile içeriksel açıdan farklılaşır. (Simülasyon Modelleri) Keskin hatlı doğrusal “ekonomi” grafiklerinin yerini artık, döngüsel (sinüsidal) ve tutarlı Ekolojik- iktisat grafiklerine bırakmasının zamanı yaklaşıyor…En azından Ekosistem ekolojilerinin sürdürülebilirliği ve insanın sürekliliği için de.! Dipnot: 1. Metin içinde geçen bazı kavramlar, a) İktisat (economics)-bir öğreti olarak- b) Ekonomi (economies) olarak farklı anlamlarda kullanılmıştır. 2. “Çevre” kelimesi, bir bilim olan Ekoloji ile aynı anlamda değildir. 3. Sosyal Ekoloji kuramı ile “Sosyo-Biyoloji” açılımı aynı kavram değildir. 4. Kavranabilir (bütüncü) bir ekosistem: Hassas mikro ekosistemlerden, akarsu havza sınırlarına kadar değişkenlik gösterebilir İlgili okuma listesi: 1. Çalgüner,Tahir., “Çevre mi ?!’ Ekoloji mi? Nobel yayıncılık, 2003. Ankara 2. Marten,Gerald., Human Ecology Earthscan, 2001. England 3. Costanza,Robert., Ecological Economics ISEE, 1997.Florida 4. Berkes,Fikret.,(edt) Linking Social and Ecological Systems Cambridge press ,1998. England

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.