Türkiye üç fidanı anıyor!

Üç fidan olarak adlandırılan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın aramızdan ayrılışlarının 44. yıl dönümü.

Türkiye üç fidanı anıyor!

Üç fidan olarak adlandırılan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın aramızdan ayrılışlarının 44. yıl dönümü.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
06 Mayıs 2016 Cuma 09:23
Türkiye üç fidanı anıyor!

 Cumhuriyet - 68 kuşağının Türkiye gençlik liderlerinden olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan 6 Mayıs 1972 tarihinde sıkıyönetim mahkemesince verilen idam cezası sonucunda Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde sabaha karşı infaz edilmişlerdir.

İdam edildiklerinde Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan ise 23 yaşındaydılar.

Deniz Gezmiş’in idam edilmeden önceki son sözleri “Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği” olmuştu.

Deniz'in babasına mektubu: Moralim iyi, parkamı getirin

Deniz Gezmiş’in Ankara Merkez Cezaevi’nden babasına elden yolladığı bir mektup, Hamdi Gezmiş-Can Dündar imzalı “Abim Deniz” kitabının yeni baskısında ilk kez yayımlandı. Ölümünün 44. yıldönümünde Deniz’leri anıyor, mektubunu yayımlıyoruz.

1968 kuşağının devrimci hareketinin simge isimlerinden Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in, ağabeyini anlattığı ve Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın kaleme aldığı “Abim Deniz” isimli kitabı hiç yayımlanmamış mektup ve fotoğraflarla “Abim Deniz” özel baskısıyla yeniden okuyucuyla buluştu. Kitapta Deniz Gezmiş’in hiç yayımlanmamış bir mektubu bulunuyor.

Deniz Gezmiş “Baba” diyerek başladığı mektubunda şunlar yazıyor:

“Mektubunuzu aldım çok teşekkür ederim. Size dün mektup yazmıştım. Moralim, rahatım ve sıhhatim iyidir. Benim askeri parkamı, kalın yün askeri gömleğimi, pantolonumu, iç çamaşırlarımı ve kazaklarımla gömleklerimi getirirseniz memnun olurum. Sizin, annemin ellerinden kardeşlerimin gözlerinden öperim. Deniz Gezmiş” diyor.

Gezmiş, yine bir başka mektubunda ise cezaevinde yaşanan bir olaydan bahsediyor: “Mektubunu aldım sevindim. Benim için burada endişelenecek bir durum yok. Her ne kadar kavga olduysa da bizim onlarla bir ilişkimiz yok. Kavga hükümlüde oldu. Ben ise müşahedede yatıyorum. Burada rahatım yerinde. Canım da sıkılmıyor. Bol bol kitap okuyorum. Tahliyeyi falan da düşündüğüm yok. Nasıl olsa bir gün tahliye olacağım. Benim için önemli olan sizin durumunuz. Siz iyiyseniz ben de iyiyim demektir. Sen de çok iyi bilirsin ki fedakârlık olmazsa devrim de olmaz. Şairin dediği gibi. Sen yanmazsan/Ben yanmazsam/ nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. Anneme Bora’ya Hamdi’ye selamlar. Ya vatan ya ölüm. Deniz Gezmiş.”

Acı küllenmedi

Hamdi Gezmiş kitap için kaleme aldığı önsözde özetle şunları yazdı: “Baharın en güzel ayı benim için de mayıs olabilirdi, eğer abim Deniz ve iki yiğit arkadaşı 72’nin 6 Mayıs’ında, kin ve intikam duygularıyla idam edilmeseydi. İzleyen yıllarda da içimizdeki acı küllenmedi, canlı kaldı hep ama geçen zaman içinde -yaşadığımız olumsuzluklara karşınher kesimden pek çok insanın abimlere daha çok sahip çıkması bizlere gurur verdi.

İnfazdan sonra abimin üstünden çıkan parka, postal ve diğer giysiler ile hücresinde bulunan eşyalar babama teslim edilmişti. Yine çeşitli yıllara ait abimle ilgili birçok fotoğrafı da albümler içinde dağıtmadan günümüze kadar korudum. Yakın zamanda annemin evinde sandık odasında bulduğumuz mektup, arkadaşlarından gelen kartpostal ve mektuplar ile bazı belgeleri de bu arşive dahil ettik.”

 

Son Güncelleme: 06.05.2016 09:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.