VELİ KARAKURT YAZDI: BABASINI, KARDEŞLERİNİ VE 40 BİN ALEVİYİ KATLETTİĞİ SÖYLENEN YAVUZ SULTAN SELİM ADINA KÖPRÜ

Türkiye Özellikle 15 Temmuz dan sonra Tek siyasal partinin egemenliğine girmiş durumdadır. İşin garibi bu egemenlik son 20 yılın siyasal birlik ve beraberlik şarkılarının söylendiği döneme rastlıyor.

VELİ KARAKURT YAZDI: BABASINI, KARDEŞLERİNİ VE 40 BİN ALEVİYİ KATLETTİĞİ SÖYLENEN YAVUZ SULTAN SELİM ADINA KÖPRÜ

Türkiye Özellikle 15 Temmuz dan sonra Tek siyasal partinin egemenliğine girmiş durumdadır. İşin garibi bu egemenlik son 20 yılın siyasal birlik ve beraberlik şarkılarının söylendiği döneme rastlıyor.

28 Ağustos 2016 Pazar 14:09
VELİ KARAKURT YAZDI: BABASINI, KARDEŞLERİNİ VE 40 BİN ALEVİYİ KATLETTİĞİ SÖYLENEN YAVUZ SULTAN SELİM ADINA KÖPRÜ

 Türkiye’nin solcuları, demokratları, yurtseverleri bu Ülkede 20 yıldır F tipi örgütlenmeden söz etti. Fetullahçıların F tipi örgütlenme ile devlete yerleştirildiği, Yargıyı, emniyeti ve Milli Eğitimi özellikle egemenlikleri altına almak için yoğun çaba içine girdiği söylendi. Söylendi söylenmesine ama özellikle AKP nin 13 Yıllık iktidarı döneminde bunlara ısrarla ve inatla sahip çıkılarak bunları söyleyenlere yönelik saldırı ve komplolar kuruldu. Bunları söyleyenler yerinden yurdundan edilip zindanlara dolduruldu. Yargı, emniyet ve bazı diğer kurumlar gönüllü olarak teslim edildi. Milli Eğitimin Resmi kesiminin içinde fazla etkinlik gösteremeseler de kurdukları özel okullar ve Dershaneler yoluyla öğrencilerin önemli bir bölümünü etkilemeyi başardılar. Ne zaman AKP Hükümeti dershaneleri kaldırma kararı aldı esas savaş o zaman başladı. Önce MİT operasyonu, sonra da 17-25 Aralık rüşvet ve Yolsuzluk operasyonları ortaklığı bozdu. 15 Temmuz Darbe girişimi ile de Net ve kesin bir düşmanlığa dönüştü.

15 Temmuz Darbe girişiminin önlenmesi Türkiye için bir dönüm noktasıdır. F tipi örgütlenmeye dikkat çeken sol düşünceye sahip insanlar bu tehlikenin farkındaydı. Çünkü Dünyanın önünde Din eksenli bir İran Darbesi yaşandı. Orada da Dini lider yurt dışında sürgünde yaşıyordu, onlar da darbeyi yapıncaya kadar sol ile işbirliği yapmışlardı. Ancak Darbe tamamlanıp Fransa da yaşayan Dini lider Humeyni İran a geldiğinde işin rengi değişti. Önce Şah yanlılarını öldüren Humeyni rejimi sonra solculara döndü ve bir bir solcuları da katletti. Üstelik tüm bunları din adına yaptı. Türkiye Böylesi bir tehlikeden kurtuldu.

15 Temmuz Darbesi Önlendikten sonra birçok kahraman yaratıldı. Ama Darbenin önlenmesinde ki en büyük rol Medyanın oldu. O güne kadar her gün tehdit edilen, yazarları, programcıları kıskaç altına alınan, hatta patronlarına darbeci denilen Aydın Doğan medyası sahneye çıkarak başlattığı darbe karşıtı yayın ve daha da önemlisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan a halkı sokağa çağırma şansı vermesi, 1.Ordu Komutanının Darbecileri güçsüz gösterecek canlı yayına sokulması darbenin engellenmesine neden olmuştur. Eğer bu Ülkede sadece TRT olsaydı bu darbe başarılı olma şansına sahip olacaktı. Çünkü Darbecilerin bildiri okuttuğu tek yayın organı Devletin yayın organı TRT oldu.

Türkiye ilk kez iktidarı ve muhalefeti ile bir darbeye top yekun karşı duruş gösterdi. Darbe önlendi, büyük bir tehlike ortadan kalktı. Madem ki top yekun karşı çıkıldı ve başarıldı, darbe girişiminin verdiği sıkıntılı süreç te birlikte aşılmalıydı. Ne yazıkki öyle olmadı. AKP hem darbeyi hem de darbe sonrası oluşan birlik ve beraberlik ruhunu istismar ederek sadece kendi lehine kullanmaya başladı.

Normal süreçte çıkaramadığı yasaları 15 bakanın iradesine teslim ederek çıkarmaya, AKP li olmayan kadroları temizlemeye, yargıyı, emniyeti, kamu kurumlarını kendine göre dizayn etmeye başladı. Zaten yedek güç haline getirdiği ve her yaptığı icraatı koşulsuz destekleyen Devlet Bahçeli ye Kemal Kılıçdaroğlu nun iyi niyetli ülke sevdası eklenince dikensiz gül bahçesi yaratan AKP her istediği yasayı olağanüstü hal den yararlanarak 10 dakikada çıkarmış, on binlerce kamu personelini yargı kararı olmadan sokağa koymuştur. Fetocu adı altında yapılan temizlik fırsat olarak kullanılıp Feto ile ilgisi olmayan  insanları da kapsamı içine almıştır.  Sadece iyi niyet ve dinsel inanışla Fetullah gülen e sempati duyan yada dyduğu ihbar edilen binlerce insan düşman muamelesi görmüş, ya işinden ekmeğinden edilmiş ya da ceza evlerine hapsedilmiştir. Oysa bunların bir çoğu geçmişte duydukları sempatiyi 15 Temmuzda terk ederek demokrasiden tavır olmuş insanlardır. Devleti yönetenlerin aldatılma hakkı varda vatandaşın aldatılma hakkı yok o da anlaşılır değildir. Kaldı ki şiddetin yanında olmayan, şiddeti onaylamayan insanların sadece düşüncelerinden dolayı bunca cezaya tabi tutulması demokrasinin ruhuna aykırıdır. Umut ediyorum birlik ve beraberliğin kalıcı hale gelmesi için her düşünce nin ortaklaşacağı bir sürece dönülür.

YAVUZ SULTAN SELİM

Yavuz Sultan Selim 1470 de doğmuş, 1520 de ölmüştür. Darbeci bir padişahtır. Hemde darbeyi babası 2.Beyazit e karşı yapan, babasını öldürtüp tahta çıktığı, saltanatı önünde engel olmasın diye 8 Kardeşini öldürdüğü tarihçiler taraından söylenen bir padişahtır. Osmanlı Padişahları içinde en çok alevi düşmanı olan 40 bin aleviyi katleden bir padişahtır. Üstelik bunları sadece iktidarda kaldığı 7 yıl içinde yapmış bir padişahtır. Türkiye de yaşayan yaklaşık 20 milyon alevinin nefretini kazanmış bir padişahtır.

Böylesi Darbeci bir isim Alevilerin yoğun tepkisine rağmen Darbe hassasiyeti nedeniyle binlerce insanın tutuklandığı, görevden atıldığı bir süreçte 3. Boğaz köprüsüne adı inat ve israrla verilmiştir. Üstelik birlik ve beraberlik şarkılarının koro halinde söylendiği süreçte.

Tarihin hiçbir döneminde kin, nefret ve ötekileştirme ile belki iktidar kazanılmış olsa da asla sürdürülememiştir. Eğer Aleviler tamamen ötekileştirilmek istenmiyorsa, Durum yeniden gözden geçirilmeli Köprünün adı ortak değerlerimizi içeren bir isimle değiştirilmelidir.

DARBE GİRİŞİMİNİN GETİRDİĞİ DUYARSIZLIK

15 Temmuz darbe girişiminden sonra halkın tüm dikkatlerinin darbe ve Feto tartışmalarına çevrilmesi Ülke Üzerinde ki kara bulutların görülmesini engellenmekte, hızla artan asker ve polis kayıplarını dikkatlerden kaçırmaktadır. 15 Temmuz dan bu güne yani bir ay  içinde şehit sayısı sivillerle birlikte 100 e yaklaşmıştır. Bir günde Gazi Antep te 30 dan fazla insan öldürülmüş 3 gün sonra unutulmuştur. Bir günde 6 asker, bir günde 11 polis katledilmiş hiçbir şey olmamış gibi devlet törenleri devam etmiştir.Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanına aynı güzergahta iki kez suikast düzenlenmiş, saldırganlar elini kolunu sallayarak ortadan kaybolmuştur. Bu duyarsızlık darbe girişiminin en üst gündemde tutulmaya devam edilmesinden kaynaklıdır. Artık Türkiye kendi gündemine dönmeli, Türkiye barışını gündemleştirip, kardeş kavgasına son verecek çaba içine girmelidir. Gittikçe ayrılık derinleşmekte bir arada yaşama kültürü yok olmaktadır.

PKK bu saldırılardan sonuç alamayacağını, bu saldırıların belki de çözüm sürecini daha da geriye atacağını, Toplumda kin ve nefreti derinleştireceğini görmelidir. Derhal kanlı eylemlerini durdurmalı ve barışa fırsat vermelidir. PKK Şayet barış ve çözümden yanaysa.

 

Son Güncelleme: 28.08.2016 14:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nazım KUŞ 3 yıl önce

i̇yi de kardeşim i̇ktidar uğruna babasını ve kardeşini öldüren adamı bu kadar niye ilahlaştırıllar bilmem.

Avatar
Kazım narcı 3 yıl önce

Hani darbeciler hain di.

Avatar
Tahir Kul 3 yıl önce

yavuz sultan selim köprüsünden ben ismi kaldıkça geçmeyeceğim.