YİNE ATEŞLE OYNUYORLAR!

KUTSALIMIZA DOKUNMAYIN! ALEVİ-BEKTAŞİ TOPLUMUNUN KALBİNE DOKUNMAYIN! KUTSALIMIZA SALDIRMANIZA İZİN VERMEYECEĞİZ!

YİNE ATEŞLE OYNUYORLAR!

KUTSALIMIZA DOKUNMAYIN! ALEVİ-BEKTAŞİ TOPLUMUNUN KALBİNE DOKUNMAYIN! KUTSALIMIZA SALDIRMANIZA İZİN VERMEYECEĞİZ!

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
20 Kasım 2017 Pazartesi 09:13
YİNE ATEŞLE OYNUYORLAR!

20 Eylül 2017’de Dergâhımıza Kepçeyle Girdiniz, Biz Provokasyonu Engelledik…
Hacıbektaşlıların gözleri önünde, 07 Kasım 2017’de Nevşehir, Kayseri ve Hacıbektaş’taki yetkilileriniz ile birlikte dergâhta değişiklik adı altında, yeniden hazırlıklarınızı(!) yapmaya başladınız…

Kamuoyuna!
Hacıbektaş Halkına,
Alevi Bektaşi Federasyonu Yöneticilerine, 
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yöneticilerine,
Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi Yöneticilerine,
Bağımsız Alevi-Bektaşi Dernekleri Yöneticilerine,
Siyasi Parti Temsilcilerine,
Sivil Toplum Örgütü Temsilcilerine,
Alevi Ocak Dedelerine, Taliplere ve Cümle Canlara,

Bizler hiçbir siyasi parti, örgüt, hareket ve ideolojik yapılanmaya bağlı olmayan, bağımsız, hukukun evrensel ilkelerine, temel hak ve özgürlüklere bağlı ve bu ilkeleri her koşulda savunanlarız.
Bizler insan haklarından yana olan, insan haklarını, düşünce ve inanç özgürlüğünü savunan, yaşamı kutsayan ve evrendeki tüm varlıkların birlikteliğine inananlarız.
Bizler; Rızalık Şehri kuramıyla, insanların barış içinde, eşit koşullarda, birlikte yaşamını savunuruz, şiddete ve savaşlara karşıyız, bütün inançlara saygılıyız, insanlar arasında renk, ırk ayırımı yapmayız ve ötekileştirmeyiz. 
Halklar ve kültürler arasında dostluğu, kardeşliği, eşitliği ve dayanışmayı bir düstur olarak kabul ederiz ve yaşarız. Her türlü haksızlığa karşıyız. Biat kültürünü reddederiz. Kadının toplumda eşitliğini savunur. 
Bizler; demokrasi penceresinden bakan, Etnik ve inanç aidiyeti ne olursa olsun; Ülkemizde yaşayan tüm yurttaşların kardeşçe, barış içinde yaşadığı “Tam demokratik ve laik Türkiye”yi savunanlarız…

Sizleri hem bilgilendirmek, Alevi-Bektaşi Toplumu Temsilcilerini ibadet merkezinize sahip çıkmaya çağırmak ve hangi inançtan ve etnik kökenden olunursa olunsun düşünce ve inanç özgürlüğünü savunan herkesi duyarlı olmaya ve bu provokasyon girişimini boşa çıkarmak için demokratik tepki vermeye ve tavır almaya çağırıyoruz…

Kutsalımıza Dokunma!
Hünkarımıza Dokunma!
Dergahımıza dokunma!
Kutsalımıza saldırmanıza izin vermeyeceğiz!

UYARIYORUZ!
20 Eylül’de Dergâhımıza Kepçeyle Girdiniz, Biz Provokasyonu Engelledik…
Yeniden Dergâhımıza Müdahaleye Hazırlanmakla Kime Hizmet ediyorsunuz!
Türkiye’nin İçinde Bulunduğu Koşullarda, Yeniden Kutsalımıza dokunma Hazırlıkları Yapmakla Provokasyon Yapıyorsunuz!
Biz Camiye de, Kiliseye de, tüm inanç merkezlerine de saygılıyız, bizim İbadet merkezimize de saygılı olmanızı istiyoruz. 
Ateşle oynuyorsunuz, aklınızı başınıza alın!

KUTSALIMIZA DOKUNMAYIN!
PROVOKASYON YAPIYORSUNUZ!
ATEŞLE OYNUYORSUNUZ!
BU KİRLİ TEZGÂHTAN VAZGEÇİN!
UYARIYORUZ!

HACIBEKTAŞ ALEVİ-BEKTAŞİ TOPLUMUNUN İNANÇ MERKEZİDİR!

Hacı Bektaş Veli Dergâhı Alevilerin En Kutsal Yeridir, 
Yolun Asıl Kaynağıdır, Yolun En Ulu Piridir. 
Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin Dünyaya Işık Saçtığı Yerdir. 
Hünkârımızın inancı ve felsefesi; dinler savaşı yaşanan bugünün dünyasında, İŞİDÇİ katillerin ve aynı zihniyette olan iğrenç yaratıkların insanlığı katlettiği günümüzde, barışın sevginin, hoşgörünün, insanları eşit tutan anlayışının dünyayı aydınlatandır, ışık saçandır, yol gösterendir, ayrımcı değil, birleştirendir.
Hacıbektaş Mustafa Kemal’in Cumhuriyet’in kurulacağını ilk kez Hacaı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Cemalettin Çelebi’ye açıkladığı kutsal yerimizdir… 
Hacıbektaş Alevi-Bektaşi Toplumu’nun inanç merkezidir. Hacı Bektaş-i Veli Dergâhı Alevilerin en kutsal yeridir, ALEVİLERİN SERCEŞMESİDİR…

ANLAYIN ARTIK!
20 Eylül 2017’de Dergâhımıza Kepçeyle Girdiniz, Biz Provokasyonu Engelledik…
Hacıbektaşlıların gözleri önünde , 07 Kasım 2017’de Nevşehir, Kayseri ve Hacıbektaş’taki yetkilileriniz ile birlikte dergâhta değişiklik adı altında, yeniden hazırlıklarınızı(!) yapmaya başladınız. 
Dergâhta ilk önce “Çocuk bakım yeri, çocuk emzirme yeri, şadırvan ve lavoba yapacağız” diyerek 20 Eylül’de kepçe ile kazılan yere baktınız. Daha sonra üçler çeşmesinin sol tarafındaki çift kanatlı bir kapının olduğu yerden, eskiden Baba Köşkleri olarak kullanılan, halen temelleri belli olan yerde incelemelerde bulundunuz, buradan üçler çeşmesinin sağında, dergahımıza girer girmez sağ tarafta bulunan ilk kapının olduğu yere, eskiden “Ekmek Evi” olarak kullanılan yere gittiniz ve “Çocuk bezi değiştirme yeri yapacağız, çocuk bakım yeri yapacağız, lavabo yapacağız. Pencere açacağız, açtığımız pencereden müze için diğital malzemeleri vereceğiz” diyerek, burada değişiklik yapmaya karar verdiniz.

Biz Dergâhımıza Sahip Çıktık, Bundan Sonra da Sahip Çıkacağız!
Biz tüm inanç merkezleri gibi camiye de saygılıyız, siz de bizim ibadet merkezimize saygılı olun. “Çocuk bakım yeri, çocuk emzirme yeri, şadırvan ve lavoba yapacağız” diyerek, amacınız ve niyetiniz ne olursa olsun, dergâhımızda hiçbir değişimin yapılmasını istemiyoruz. 
Ekteki resimde göreceğiniz gibi, 1995 yılında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu organlarından Kadınlar Kolu tarafından yaptırılan, belediyece kiraya verilen, “Çocuk bakım yeri, abdest olma yeri, lavoba, tuvaletler” Dergahın dışında ve duvarın dibinde. Sizin “ihtiyaç” diye ifade ettiğiniz herşeyi orada yapabilirsiniz, insanlar ihtiyaçlarını orada, o WC’de karşılayabilirler. 
Anlayın artık! 
Dergâhımızda hiçbir değişiklik yapılmasını istemiyoruz!

T.C. ANAYASASINI VE İMZALADIĞINIZ ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ÇİĞNİYORSUNUZ!

Siz, kutsalımıza dokunmak isteyenler! Sizlere yeni anayasanın maddelerini hatırlatalım:
Anayasanın 24. Maddesinde “ Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.” diyor.
İlgili maddede “…dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz” deniyor.
Siz istismar ediyorsunuz. Biz inancımız gereği camiye, kiliseye ve tüm inanç merkezlerine saygı duyarken, siz bizim kutsalımızdan ne istiyorsunuz?
Dergahımıza müdahale etmek, dergahımızın içinde, birinci avluda, üçler çeşmesinin sağında, dergahımıza girer girmez sağ tarafta bulunan ilk kapının olduğu yere, eskiden “At Evi” olarak kullanılan yere, “Çocuk bezi değiştirme yeri yapacağız, çocuk bakım yeri yapacağız, lavabo yapacağız. Pencere açacağız, açtığımız pencereden müze için dijital malzemeleri vereceğiz” diyerek ve asıl amacınız olan şadırvan yapma isteğinizi gizleyerek, bizlerin en kutsal yerimiz dergâhımızda değişim anayasaya göre “istismar etmek “değil midir?
İMZA ATTIĞINIZ ULUSLARARASI SÖZLEŞMEYE UYMUYORSUNUZ!
Dünya Kültürel Ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesini
14.04.1982 tarih ve 2658 sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan bu Sözleşme, 23.05.1982 tarih ve 8/4788 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 14.02.1983 tarih ve 17959 sayılı Resmî Gazete'de yayınlan,
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü Genel Konferansının 17 Ekim-21 Kasım l972 tarihleri arasında Paris'te toplanan on yedinci oturumunda, imza attığınız. Bu sözleşmenin ilgili maddelerini buraya aldık.

Bakın bu sözleşme ne ifade ediyor, kültürel ve doğal miras ne anlama geliyor?

Kültürel ve Doğal mirasın herhangi bir parçasının bozulmasının veya yok olmasının, bütün dünya milletlerinin mirası için zararlı bir yoksullaşma teşkil ettiğini göz önünde tutarak, Bu mirasın ulusal düzeyde korunmasının, korumanın gerekli kıldığı kaynakların genişliği ve kültürel varlığın toprakları üstünde bulunduğu ülkenin ekonomik, bilimsel ve teknik kaynaklarının yetersizliği nedeniyle çoğu kez tamamlanmamış olarak kaldığını göz önünde tutarak,
Örgüt yasasının, dünya mirasının muhafaza ve korunmasını sağlamak ve ilgili milletlere gerekli uluslararası sözleşmeleri tavsiye etmek suretiyle bilgi muhafazasını, arttırmayı ve yaymayı öngördüğünü hatırlatarak,
Kültürel ve doğal varlıklara ilişkin mevcut uluslararası sözleşme, tavsiye ve kararların hangi halka ait olursa olsun bu eşsiz ve yeri doldurulmaz kültür varlıklarının korunmasının dünyanın bütün halkları için öneminigösterdiğini göz önünde tutarak, Kültürel ve doğal mirasın parçalarının istisnaî bir öneme sahip olduğunu ve bu nedenle tüm insanlığın dünya mirasının bir parçası olarak muhafazasının gerektiğini göz önünde tutarak,
evrensel değerdeki kültürel ve doğal mirasın korunmasına iştirakin, bütün milletlerarası camianın ödevi olduğunu göz önünde tutarak,
Bu amaçla, daimi bir temel üzerine ve modern bilimsel yöntemlere uygun olarak, istisnaî değerdeki kültürel ve doğal mirasın kolektif korunmasına matuf etkin bir sistemi kuran yeni hükümleri, bir sözleşme biçiminde kabulünün zorunlu olduğunu göz önünde tutarak,
Onaltıncı oturumunda bu sorunun uluslararası bir sözleşme konusu yapılmasına karar vermiş olarak, 16 Kasım 1972 tarihinde bu sözleşmeyi kabul eder.

I- Kültürel ve Doğal Mirasın Tanımları
Madde 1.- Bu sözleşmenin amaçları bakımından aşağıdakiler "kültürel miras" sayılacaktır:
Anıtlar: Tarih, sanat veya bilim açısından istisnaî evrensel değerdeki mimari eserler, heykel ve resim alanındaki şaheserler, arkeolojik nitelikte eleman veya yapılar, kitabeler, mağaralar ve eleman birleşimleri. Yapı toplulukları: Mimarileri, uyumlulukları veya arazi üzerindeki yerleri nedeniyle tarih, sanat veya bilim açısından istisnaî evrensel değere sahip ayrı veya birleşik yapı toplulukları.
Sitler: Tarihsel, estetik, etnolojik veya antropolojik bakımlardan istisnaî evrensel değeri olan insan ürünü eserler veya doğa ve insanın ortak eserleri ve arkeolojik sitleri kapsayan alanlar.
Madde 2.- Bu Sözleşmeye göre aşağıdaki eserler "doğal miras" sayılacaktır:
Bilim, muhafaza veya doğal güzellik açısından istisnaî evrensel değeri olan doğal sitler veya kesinlikle belirlenmiş doğal alanlar.
7. Komite, bu Sözleşmenin amaçlarına benzer amaçları olan, uluslararası ve ulusal örgütler ve hükümetler arası veya hükümet dışı örgütlerle işbirliği yapacaktır. Komite, programlarının ve projelerinin uygulanması için, bu tür örgütlere özellikle Kültürel Varlıkların Muhafazası ve Restorasyonu Çalışmaları Uluslararası Merkezi'ne (Roma Merkezi), Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'ne (ICOMOS) ve Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'ne (IUCN) ve ayrıca resmi ve özel kurum ve kişilere çağrıda bulunabilir.

İLGİLİ MADDELER NE ANLAMA GELİYOR? SİZ NE YAPIYORSUNUZ?
A- İMZALADIĞINIZ SÖZLEŞME NE DİYOR? Sözleşmede “ “Kültürel ve Doğal mirasın herhangi bir parçasının bozulmasının veya yok olmasının, bütün dünya milletlerinin mirası için zararlı bir yoksullaşma teşkil ettiğini göz önünde tutarak”, “dünya mirasının muhafaza ve korunmasını sağlamak” yazıyor.
SİZ NE YAPIYORSUNUZ? Dergahta değişiklik yapma hazırlığında olmakla “kültürel ve doğal mirasın parçalarının bozulmasının ve yok olmasının dünya milletleri için zararlı bir yoksullaşma olduğunu “ kabul etmiyor, tersini yapıyorsunuz, yani bozulmasını ve yok olmasını istiyorsunuz!
B- İMZALADIĞINIZ SÖZLEŞME NE DİYOR?“…hangi halka ait olursa olsun bu eşsiz ve yeri doldurulmaz kültür varlıklarının korunmasının dünyanın bütün halkları için önemini gösterdiğini göz önünde tutarak, Kültürel ve doğal mirasın parçalarının istisnaî bir öneme sahip olduğunu ve bu nedenle tüm insanlığın dünya mirasının bir parçası olarak muhafazasının gerektiğini göz önünde tutarak,”,
“…evrensel değerdeki kültürel ve doğal mirasın korunmasına iştirakin, bütün milletlerarası camianın ödevi olduğunu göz önünde tutarak”, "kültürel miras" sayılacaktır: 
Anıtlar: Tarih, sanat veya bilim açısından istisnaî evrensel değerdeki mimari eserler, heykel ve resim alanındaki şaheserler, arkeolojik nitelikte eleman veya yapılar, kitabeler, mağaralar ve eleman birleşimleri. 
Yapı toplulukları: Mimarileri, uyumlulukları veya arazi üzerindeki yerleri nedeniyle tarih, sanat veya bilim açısından istisnaî evrensel değere sahip ayrı veya birleşik yapı toplulukları.
Sitler: Tarihsel, estetik, etnolojik veya antropolojik bakımlardan istisnaî evrensel değeri olan insan ürünü eserler veya doğa ve insanın ortak eserleri ve arkeolojik sitleri kapsayan alanlar.”
SİZ NE YAPIYORSUNUZ? 
Dergahımıza müdahale etmekle, dergahımızın dünya mirasının bir parçası olduğunu kabul etmiyorsunuz,muhafaza etmek yerine değiştirmek istiyorsunuz. Sözleşmede ifade edilenin aksine dergâhın korunmasının ödeviniz(!) olduğunu unutmuşsunuz! 
İnancımızın merkezi olan dergahımızı değiştirmek istiyorsunuz.
Sözleşmede yer alan “ hükümet dışı örgütlerle işbirliği yapacaktır." cümlesini pek okumamışsınız(!).

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER EĞİTİM, BİLİM VE KÜLTÜR ÖRGÜTÜ UNESCO İLE 17 EKİM 2003’DE İMZALANAN SÖZLEŞMEYE DE UYMUYORSUNUZ!

Kısaltarak yazdığımız bu sözleşme ne ifade ediyor?
Sözleşmede yer alan “Somut olmayan kültürel miras” ne anlama geliyor?

Somut Olmayan Kültürel Miras: 
Toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler -ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekanlar- anlamına gelir. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu somut olmayan kültürel miras, toplulukların ve grupların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerine bağlı olarak, sürekli biçimde yeniden yaratılır ve bu onlara kimlik ve devamlılık duygusu verir; böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunur. İşbu Sözleşme bağlamında, sadece, uluslararası insan hakları belgeleri esaslarına uyan ve toplulukların, grupların ve bireylerin karşılıklı saygı gereklerine ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine uygun olan somut olmayan kültürel miras göz önünde tutulacaktır.

1989 UNESCO Geleneksel Kültür ve Folklorun Korunması Tavsiye Kararında, 2001 UNESCO Kültürel Çeşitlilik Evrensel Bildirgesinde ve Kültür Bakanları Üçüncü Yuvarlak Masa Toplantısında kabul olunan 2002 İstanbul Bildirgesinde
vurgulandığı gibi, somut olmayan kültürel mirasın, kültürel çeşitliliğin potası ve sürdürülebilir kalkınmanın güvencesi olarak önemini gözönünde tutarak,
Somut olmayan kültürel miras ile somut kültürel ve doğal miras arasındaki köklü karşılıklı bağlılığı göz önünde bulundurarak,
Küreselleşme ve sosyal değişim süreçlerinin, topluluklar arasında diyalogu yenileme koşullarını oluşturmakla birlikte,
Hoşgörüsüzlük olgusunun yaptığı gibi, özellikle korumaya yönelik kaynakların yetersizliğinden dolayı, somut olmayan kültürel mirasla ilgili bozulma, yokolma veya yıkılma gibi ciddi tehditleri arttırdığını kabul ederek,
İnsanlığın somut olmayan kültürel mirasının korunması konusunda evrensel istenç ile bir ortak kaygının varlığının farkında olarak, Toplulukların, özellikle yerli toplulukların, grupların ve bazı durumlarda bireylerin somut olmayan kültürel mirasın üretimi, korunması, bakımı ve yeniden yaratılması konusunda önemli rol oynadıklarını, böylece kültürel çeşitliliği ve insan yaratıcılığını zenginleştirdiklerini kabul ederek, UNESCO’nun, başta 1972 tarihli Dünya Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Sözleşmesi olmak üzere kültürel mirasın korunması konusunda norm oluştuırucu belgeler hazırlama yolundaki çalışmalarının geniş etkileri bulunduğunu not ederek,
Somut olmayan kültürel mirasın önemi ve korunması konusunda, özellikle yeni kuşakların daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini göz önünde bulundurarak,
Uluslararası topluluğun, Sözleşmeye Taraf Devletlerle birlikte işbirliği ve karşılıklı yardımlaşma ruhu içinde bu mirasın korunmasına katkıda bulunması gerektiğini göz önünde bulundurarak,
UNESCO’nun somut olmayan kültürel mirasla ilgili programlarını, özellikle İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirasının Başyapıtları Bildirgesini hatırlayarak,
Somut olmayan kültürel mirasın, insanları birbirlerine yakınlaştırıcı ve onlar arasında değiş tokuşu ve anlayışı sağlayıcı, paha biçilmez rolünü gözönünde bulundurarak, 2003 Ekim’inin on yedinci gününde işbu Sözleşmeyi kabul etmiştir.
I. Genel Hükümler
Madde 1: Sözleşmenin Amaçları
İşbu Sözleşmenin amaçları şunlardır:
a)somut olmayan kültürel mirası korumak;
b)ilgili toplulukların, grupların ve bireylerin somut olmayan kültürel mirasına saygı göstermek;
c)somut olmayan kültürel mirasın önemi konusunda yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde duyarlılığı arttırmak ve
karşılıklı değerbilirliği sağlamak;
d) uluslararası işbirliği ve yardımlaşmayı sağlamak.
1. “Somut olmayan kültürel miras” toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler -ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve
kültürel mekanlar- anlamına gelir. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu somut olmayan kültürel miras, toplulukların ve grupların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerine bağlı olarak, süreklı biçimde yeniden yaratılır ve bu onlara
kimlik ve devamlılık duygusu verir; böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunur.
İşbu Sözleşme bağlamında, sadece, uluslararası insan hakları belgeleri esaslarına uyan ve toplulukların, grupların ve bireylerin karşılıklı saygı gereklerine ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine uygun olan somut olmayan kültürel miras göz
önünde tutulacaktır.
2. Yukarıda 1. fıkrada tanımlanan “somut olmayan kültürel miras”, özellikle aşağıdaki alanlarda belirir:
a) Somut olmayan kültürel mirasın aktarılmasında taşıyıcı işlevi gören dille birlikte sözlü gelenekler ve anlatımlar;
b) Gösteri sanatları;
c) Toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler;
d) Doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar;
e) El sanatları geleneği.
3. “Koruma” terimi, somut olmayan kültürel mirasın yaşayabilirliğini güvence altına alma anlamına gelir; buna kimlik saptaması, belgeleme, araştırma, muhafaza, koruma, geliştirme, güçlendirme ve özellikle okul içi ya da okul dışı eğitim aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarma olduğu kadar, bu kültürel mirasın değişik yanlarının canlandırılması dahildir.
4. “Taraf Devletler” Sözleşmeyle bağlı olan ve Sözleşmenin yürürlükte bulunduğu Devletlerdir.
5. Sözleşme 33. maddede gönderme yapılan ve işbu Sözleşmeye o maddede belirtilen koşullara uygun biçimde Taraf olan topraklara aynen uygulanır. Bu bağlamda “Taraf Devletler ” terimi mezkur topraklara da atıfta bulunmaktadır.
III. Ulusal Düzeyde Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması
Madde 11: Taraf Devletlerin Rolü
Her Taraf Devlet,
a. Kendi toprağı üzerinde bulunan somut olmayan kültürel mirasın korunmasını güvence altına almak için gerekli önlemleri alacaktır;
b. 2. maddenin 3. fıkrasında belirtilen koruma önlemleri arasından, kendi toprağı üzerinde bulunan somut olmayan kültürel mirasın çeşitli öğelerini grupların, toplulukların ve ilgili Hükümet dışı kuruluşların katılımıyla, belirleyecek ve tanımlayacaktır.
Madde 15: Topluluk, Grup ve Kişilerin Katılımı
Her Taraf Devlet, somut olmayan kültürel mirasın korunması etkinlikleri çerçevesine, toplulukların, grupların ve gerekli
durumlarda bu mirası yaratan, sürdüren ve nakleden bireylerin, mümkün olan en geniş biçimde katılımlarını sağlamaya ve bunların yönetime etkin olarak iştiraklerini gerçekleştirmeye gayret eder.

UNESKO İLE YAPTIĞINIZ ANLAŞMANIN TAM TERSİNİ YAPIYORSUNUZ?

Dergahta değişiklik yapmak girişimi ile “Somut Olmayan Kültürel Miras” diye tanımlanan toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler -ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekanlar’ın değişmesine hizmet ediyorsunuz ve girişiminiz imzalanan anlaşmaya uymadığı gibi asimilasyona hizmet ediyor.
Siz imzaladığınız anlaşma metninde ifade edilen “Kuşaktan kuşağa aktarılan bu somut olmayan kültürel miras, toplulukların ve grupların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerine bağlı olarak, süreklı biçimde yeniden yaratılır ve bu onlara kimlik ve devamlılık duygusu verir; böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunur. İşbu Sözleşme bağlamında, sadece, uluslararası insan hakları belgeleri esaslarına uyan ve toplulukların, grupların ve bireylerin karşılıklı saygı gereklerine ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine uygun olan somut olmayan kültürel miras göz önünde tutulacaktır”ın tam tersini yapıyorsunuz. Tarihimizle etkileşimimizi ortadan kaldırmak istiyorsunuz ve uluslararası insan haklarına uymuyorsunuz.

KÜLTÜR BAKANLIĞI VE KÜLTÜR BAKANLIĞINA BAĞLI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN GÖREVİ TAŞINMAZ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ KORUNMASINI SAĞLAMAKTIR, GÖREVLER YASAYI İSTEDİĞİ GİBİ YORUMLAYARAK ASİMİLASYON OLAMAZ!
AYRICA YAPMAK İSTEDİKLERİNİ AÇIKÇA DUYURMALARI ZORUNLUDUR! TİRE YENİ PROJE YAPIMI İŞ DANIŞMANLIK HİZMET İŞİ’Nİ DUYURUYORSUNUZ DA NİYE DERGAH İLE İLGİLİ DUYURU YAPMIYORSUNUZ!

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün Görevlerini de hatırlatalım!

29 Nisan 2003 tarih ve 25093 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’da Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün görevleri aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:
a) Yurdumuzdaki korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının arkeolojik araştırma vekazılarla açığa çıkarılmasını, korunmasını, değerlendirilmesini ve tanıtılmasını sağlamak, tahribini ve kaçırılmasını
önleyici tedbirleri almak,
b) Gerekli görülen yerlerde müzeler, rölöve ve anıtlar müdürlükleri, restorasyon ve konservasyon laboratuvarları kurulmasını teklif etmek ve bunların idare ve ihtisas işlerini düzenlemek ve yürütmek, özel müzelerin kurulmasına rehberlik etmek, desteklemek ve belirli esaslar çerçevesinde bunları kontrol altında bulundurmak,
c) Millî sınırlarımız dışında kalan, korunması gerekli, ata yadigârı taşınmaz kültür varlıklarını tespit etmek, karşılıklı
kültürel anlaşmalar ve kültürel mübadele programları çerçevesinde bunların bakım ve onarımlarını sağlayıcı
tedbirleri almak,
d) Müzelerin geliştirilmesi, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bakımı ve restorasyonu konularında gerekli tedbirleri almak ve uygulamak,
e) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu
ve koruma kurullarına verilen görevlerin yerine getirilmesini sağlamak amacıyla araştırma, inceleme, tespit,
değerlendirme ve planlamaya yönelik hizmetleri yapmak veya yaptırmak,
f) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve koruma kurulları kararlarının alınmasına ve uygulanmasına dair işlemlerin yürütülmesini ve koordinasyonunu sağlamak,
g) Gerekli görülen yerlerde kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulları ile büro müdürlükleri kurulmasını Bakanlık makamına teklif etmek ve bunların idare ve ihtisas işlerini düzenlemek ve yürütmek,
h) Her türlü imkân ve araçtan faydalanarak, koruma kültürünün geliştirilmesini sağlamak, (Ek ibare: 14/7/2004- 5225/13 md.) kültür yatırımları ve girişimlerinin belgelendirme işlemlerini ilgili birimlerin koordinasyonunda
yürütmek, bunların faaliyetlerini denetlemek, kültür varlıklarının tahsis, restorasyon, restitüsyonlarıyla ilgili ihale ve kontrollük işlerini yapmak veya yaptırmak,
ı) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.

GÖREV YAPMAK İSTİYORSANIZ HACIBEKTAŞ’TA KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ YEL DEĞİRMENİ’NİN DE ARALARINDA OLDUĞU ÇOK SAYIDA DURUMU İYİ OLMAYAN ANITSAL KÜLTÜR VARLIĞI VAR…

“ACİL- KIRMIZI LİSTE” DİYE ADLANDIRDIĞINIZ IRAK’IN TEHLİKE ALTINDAKİ KÜLTÜR VARLIKLARI DİYE YAYINLADIĞINIZ VE “YILLARDIR DÜNYA IRAK’A AİT ZENGİN KÜLTÜR VARLIKLARININ YOK OLUŞUNU İZLEMEKTADİR” DİYE ULUSLARARASI KURULUŞLAR “U.S. Department of State Bureau of Educational and Cultural Affairs Washington”, "EMBASSY OF THE UNITED STATES-ANKARA", VE "AMERİCAN RESEARCH INSTITUTE IN TURKEY" VE "ICOM-INTERNATİONAL COUNCİL OF MUSEUMS" İLE BİRLİKTE ORTAK METİNE İMZA ATIYORSUNUZ…
AMA DİĞER TARAFTAN TÜRKİYE’DE ALEVİ-BEKTAŞİ TOPLUMUNUN KUTSALINA DOKUNMAK İSTİYORSUNUZ!

KUTSALIMIZA EL ATACAĞINIZA, YEL DEĞİRMENİ’NİN DE ARALARINDA OLDUĞU YERLERİ ONARIN, ESKİ HALİNE GETİRİN, ORALARI TEMİZLEYİN, KORUYUN!

İŞTE LİSTELER!
HACIBEKTAŞ’TA SİZDEKİ KAYITLARA GÖRE ANITSAL KÜLTÜR VARLIKLARI OLARAK SIRALANANLAR…
1- HACIBEKTAŞ KÜLLİYESİ
2- BEKTAŞ EFENDİ TÜRBESİ
3- 3KADINCIK ANA TÜRBESİ
4- CUMA CAMİ
5- DİRLİ DEDE HAZİRESİ
6- AKPINAR ÇEŞMESİ
7- ÜÇ CAMİ
8- HOCA FAKIH ÇEŞMESİ
9- SAVAT ÇEŞMESİ
10-FEYZULLAH BABA ÇEŞMESİ
11-TAŞ KÖPRÜ
12-YEL DEĞİRMENİ
13-BABA PINAR ÇEŞMESİ
14-DEDEBAĞI ÇEŞMESİ
15-DEDEM ÇEŞMESİ
16-ZEMZEM PINARI
17-ARICI BABA TÜRBESİ
18-OTMAN BABA MEZARI
19-ÇİLEHANE TEPESİ

HACIBEKTAŞ’TA SİZDEKİ KAYITLARA GÖRE ARKİOLOJİK SİT ALANI OLARAK SIRALANANLAR…

1-SULUCA KARAHÖYÜK
2-ABDAL KALESİ
3-KARABURNA KALESİ
4- HASANLAR’DAKİ HASANLAR HÖYÜK
5-İLİCEK’TEKİ İLİCA HÖYÜK
6-MİKAEL’DEKİ YER ALTI ŞEHRİ
7-YENİCE’DEKİ YENİCE HÖYÜK

HACIBEKTAŞ’TA SİZDEKİ KAYITLARA GÖRE 3 KONUTUN DIŞINDA SİVİL MİMARI KÜLTÜR VARLIKLARI OLARAK SIRALANANLAR…

1- ULUSOY EVİ
2- ATATÜRK EVİ
3- CEMALETTİN ULUSOY EVİ

20 EYLÜL’DE NE OLMUŞTU?
ATEŞLE OYNAMIŞLARDI!
DERGÂHIMIZA SAHİP ÇIKMIŞTIK!

Alevi Bektaşi Toplumu’nun İnanç Merkezi Hacıbektaş’taki kutsalımız Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergâhımızın bahçesine, dergâhın içinde 1834 de 2. Mahmut döneminde yapılan camide namaz kılanlara abdest almak isteyenler için abdesthane yapılmak istenmişti. Dergâhımızın bahçesine kepçe ile girmişlerdi. Hünkâr Hacı Bektaş Veli Derneğimizin girişimi ile engellemiştik. Provokasyonu engellemiş ve bir tek kişinin burnu kanamamıştı.
Dergâhımızın bahçesinde abdesthane için kazılan yerleri 75 YAŞINDAKİ BEYAZ ANA, ENGELLİ KARDEŞİMİZ VE ÇOCUKLARIN DA ARALARINDA OLDUĞU YAŞLI, GENÇ VE ÇOCUKLARDAN OLUŞAN halkımız kovalarla toprak getirerek doldurmuştu. Bizim camiye de kiliseye de inanç merkezlerine saygılı olduğumuzu, inanç merkezimize de saygılı olunmasını istemiştik. Ateşle oynadıklarını, provokasyon yaptıklarını ve akıllarını başlarına almalarını söylemiştik. 
Provokasyonu engelledikten sonra gelişmeden rahatsız olan ve bu girişimden daha önce haberdar olan sünni inancına mensup kardeşlerimiz tarafından “Biz dergâhın içine şadırvan yapılmasının yanlış olduğunu söylemiştik.” denilmişti. Yazılı ve görsel medyada dergâha kepçe girdiği yazılmış ve kepçenin dergâhın bahçesine girmesi ve orada şadırvan yapılması girişimi tepki ile karşılanmıştı.
Türkiye ve Avrupa’da faaliyet gösteren Alevi-Bektaşi Toplumunun Kurumları da sert tepki göstermiş, yaptıkları yazılı basın açıklamaları, telefon ve mesajlarla yanımızda olduklarını belirtmişler ve şöyle konuşmuşlardı:
“Hünkâr Hace Bektaş Veli Dergahı’mıza 1834 cami papılarak asimilasyona başlamış, şimdi de abdesthane yaparak, adeta kutsalınızı tanımıyoruz, diyorsunuz. İnkarci, asimilasyoncu bu zihniyeti kınıyoruz. Abdesthane ile asimilasyona devam ediyorlar. Hacı Bektaş Veli Dergâhı’na yapılacak ciddi bir müdahale Aleviler tarafından intihale neden olacaktır. Kutsallarımıza dokundurtmayız. Alevilerin kutsallarına yönelik bir müdahaledir. Bir toplumun kutsalları ile oynamak çok tehlikeli ve ateş ile oynamak gibidir. Gerekirse orada bedenimizle siper olacağız. 
Hacı Bektaş Dergâhı, Alevilerin serçeşmesidir. Alevilerin serçeşmesi olan bir dergâha ve üstelik Alevilerin kutsal yas günleri içerisindeyken; dozerlerle girmek, toplumsal barışı provoke etmeye yönelik bir hareket ve çok ciddi bir sorumsuzluktur. Bu işin sorumlularını, siyasal iktidarı ve yetkileri
bir an önce bu tutumlarından vazgeçemeye çağırıyoruz.
Öte yandan Osmanlıdan bu yana dergâhlarımız üzerindeki yıkıcı, yok edici ve dönüştürücü asimilasyon politikalarının devam ettiği görülmektedir.
Alevi inancını, ibadethanelerini yok sayan bu zihniyetten bir an önce vazgeçilmelidir. Yüz yıllardır bunun bir çözüm olmayacağı görülmüştür. Toplumu ayrıştırmak dışında bir işe yaramamaktadır. Bir yandan; birlikten, beraberlikten, toplumsal barıştan söz ederken; uygulamada tersi olan politikaların çeliştiğini tüm Alevi toplumu görebilmektedir.

Hacıbektaş Halkı gerekli tepkiyi gösterecektir!
Bu arada yüreği Hacıbektaş için çarpan, Hacıbektaş’ın kültürüne ve geçmişine sahip çıkan, Hacıbektaş’ın yozlaşmasına, yalnızlaşmasına sessiz kalamayacaklarını vurgulayan Hacıbektaşlıların olması hepimizi sevindiriyor. Olumsuzluklar ve umut kırıcılıklar arasında umudu yaşamak, geleceğe yönelik adımlar atmak isteyen insanlarımızın olması insanı heyecanlandırıyor. Geçmişe saygı temelinde geleceğe hazırlık için böyle bir güven ve umudun duyulup-duyumsanması ne kadar güzel… 
Hacıbektaş Halkı gerekli tepkiyi gösterecektir!

Mihmani dizeleriyle inancımızı şöyle anlatıyor…

Paydos eylemişiz pula paraya
Ne lüzum var padişaha saraya
Biz bir hak düzeni kurduk buraya
Nefsi benlik yoktur özümüz birdir

Dükkanımız var türlü gevher satarız
Biz insanı insanlıkla tartarız
Mektep kurduk ilim irfan okuruz 
Cehalete karşı kozumuz birdir.

Hiç gitmedik el yurdunu talana
Meyil etmedik ikiliğe yalana
Yuh çekeriz kul hakkını çalana
Çalışırız bizim nazımız birdir

Dostlukla kalın, dostça kalın... 
Sevgiyle ve can cana kalın…
Recai Aksu
Hünkar Hacı Bektaş Veli Derneği Danışma Kurulu Başkanı













Anahtar Kelimeler:
YİNE ATEŞLE OYNUYORLAR!
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.