Polis eylemciyi 'öteki' görüyor

Gezi eylemlerinde görev alan polisler eylemcileri ahlaki açıdan sorunlu’, ‘yabancı’ ‘öteki’ ve ‘sanki başka bir dünyadan’ görüyor. Polis Akademisi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Koca, Gezi eylemlerinde görev alan polislerle görüştü. Polisler eylemcileri, ‘ahlaki açıdan sorunlu’, ‘yabancı’ ‘öteki’ ve ‘sanki başka bir dünyadan’ sözleriyle tarif etti.

Polis eylemciyi 'öteki' görüyor

Gezi eylemlerinde görev alan polisler eylemcileri ahlaki açıdan sorunlu’, ‘yabancı’ ‘öteki’ ve ‘sanki başka bir dünyadan’ görüyor. Polis Akademisi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Koca, Gezi eylemlerinde görev alan polislerle görüştü. Polisler eylemcileri, ‘ahlaki açıdan sorunlu’, ‘yabancı’ ‘öteki’ ve ‘sanki başka bir dünyadan’ sözleriyle tarif etti.

duruş gazetesi
duruş gazetesi
02 Şubat 2015 Pazartesi 12:04
Polis eylemciyi 'öteki' görüyor
 Polis Akademisi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Koca, Gezi eylemlerinde görev alan polislerle görüştü. Polisler eylemcileri, ‘ahlaki açıdan sorunlu’, ‘yabancı’ ‘öteki’ ve ‘sanki başka bir dünyadan’ sözleriyle tarif etti.

Polis Akademisi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Erkan Koca’nın Gezi eylemlerinde görev alan polislerle görüşerek hazırladığı çalışma, orantısız güç olarak yansıyan müdahalelerin zihinsel arka planına ilişkin ilginç tespitleri barındırıyor. Birçok polisin Gezi eylemlerine katılanları “ahlaki açıdan sorunlu” olarak nitelediğine dikkat çeken Doç. Dr. Koca, “Pek çoğuna göre Gezi’ye katılanlar, ‘onlara benzemeyen’ veya ‘onların dünyasının dışında olanları’ temsil etmekteydi. Konuşulmayan ama bilindiği hissettirilen bir kurallar bütünü varmış ve eylemciler sadece yasalarda yazanları değil bu kuralları da ihlal ediyorlarmış gibi bir histe olduklarını düşündürüyorlardı” tespitlerinde bulundu.

Geleneksel polis değişmeli

Doç. Dr. Koca’nın hazırladığı “Düzen ve Kargaşa Arasında Toplumsal Eylem Polisliği-Polis Açısından Gezi olayları” başlıklı 100 sayfalık araştırmada, Gezi eylemlerinde görev yapan memur ve amirlerin anlatımlarına yer verildi.

Doç.Dr. Koca’nın tespitlerinden biri şöyle:
“Toplumsal olaylar, haksızlık duygusundan hareket eden insanların adalet arayışı olarak karşımıza çıkıyor. Polis ise yaptığı iş gereği toplumun gerisinde kalmaya mahkûm durumda. Toplumsal hareketler, mevcut yasaların yetmediğini söylerken, emniyet güçleri yetmediği söylenen kurulu yasalarla hareket ediyor. Bu durum çatışma ortamını yaratıyor. Çatışmanın yaşanmaması için polisin yasacı tutumdan, demokratik değerlere bağlı insan odaklı yapıya dönüştürülmesi gerekiyor. Polis teşkilatının iç yapısı çoğulcu olmadığından, militer iç kültür hakim. Bu durum halkın polisi dediğimiz yapıya ket vuruyor. Gezi, geleneksel polislik metodunun masaya yatırılması gerektiğini göstermiştir.”

‘Biz’ ve ‘öteki’ ayrımı

Koca, polislerin Gezi eylemcilerine bakışıyla ilgili ise şu sonuçlara ulaştı:
“Pek çoğuna göre Gezi’ye katılanlar, ‘onlara benzemeyen’ veya ‘onların dünyasının dışında olanları’ temsil etmekteydi. Konuşulmayan ama bilindiği hissettirilen bir kurallar bütünü varmış ve eylemciler sadece yasalarda yazanları değil bu kuralları da ihlal ediyorlarmış gibi bir histe olduklarını düşündürüyorlardı. Bir kısmı ise ‘milliyetçi’ duygularla duygularını açıktan ‘aksi savunulmaz’ bir vurguyla dile getiriyordu. ‘Biz’; yerli ve milli, dini ve ahlaki, memleketçi ve devletçi bir içeriğe sahipken; ‘Onlar’ ise ‘yerli, milli ve dini değerleri güçlü olmayan, ahlaki açıdan ‘sorunlu’ bu memleketin kaderiyle kendi kaderini ‘bir’ görmeyenleri ifade ediyordu.”

‘Gezmeyi tozmayı seven insanlar’

Çalışmada, üniversitede sosyoloji okumuş ve okul yıllarında sol grupların düzenledikleri etkinliklere katıldığını belirten bir polis memurunun Gezi için söyledikleri şöyle yer alıyor: “Bakıyorum da bunlar, çoluğu çocuğu olmayan, gelecek kaygısı duymayan insanlar. Bu insanların memleketin değerleriyle sorunları var. Geziciler aslında gerçekten de gezici insanlar. Gezmeyi tozmayı seven çalıp oynayan bir halleri var. Vur patlasın çal oynasın bir dünya. Buralı değiller. Bizden değiller. Milli ve dini ne varsa hepsi alerji yapıyor. İyi baksalar polisin eylemler boyunca ‘ağaç’ olduğunu görecekler. Aç susuz, uykusuz dikildik günlerce ve karşılığında ne onursuzluğumuz kaldı ne faşistliğimiz. Kibirli insanlar aynı zamanda. Polisin şiddete başvurduğu denen şey bu insanların aşağılayıcı kibrinin geçersiz kılındığı durumlarda ortaya çıkan yıkıcılıktan başka bir şey değil.”

Bir polis ise “Polis simit sat onurlu yaşa” sloganı için şunları söyledi: “Asıl ezenler bu insanlar. Kendileri gibi olmayanları bir şekilde ezmenin yolunu buluyorlar. Bizi nasıl küçümsediklerini, görmeliydiniz.”
Milliyet

Son Güncelleme: 02.02.2015 12:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.