Alevi Kurum Başkanları Örgütsel Deneyim, Sorunlar Ve Çözümü Tartıştı

PİRHA- Narlıdere Cemevi’nde düzenlenen ‘Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler’ sempozyumunun dördüncü ve son oturumu ‘Örgütsel Karşılaşmalar’ başlığı ile devam etti. Alevi kurum başkanları Alevi mücadelesinin zor süreçten geçtiğini belirterek, Alevi kurumlarının yeni dönemdeki saldırılara karşı kendini yenilemesi ve pozisyon alması gerektiğini dikkat çekti.

Alevi Kurum Başkanları Örgütsel Deneyim, Sorunlar Ve Çözümü Tartıştı

PİRHA- Narlıdere Cemevi’nde düzenlenen ‘Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler’ sempozyumunun dördüncü ve son oturumu ‘Örgütsel Karşılaşmalar’ başlığı ile devam etti. Alevi kurum başkanları Alevi mücadelesinin zor süreçten geçtiğini belirterek, Alevi kurumlarının yeni dönemdeki saldırılara karşı kendini yenilemesi ve pozisyon alması gerektiğini dikkat çekti.

M.GÜLTEKİN
M.GÜLTEKİN
06 Ekim 2019 Pazar 00:03
Alevi Kurum Başkanları Örgütsel Deneyim, Sorunlar Ve Çözümü Tartıştı

Narlıdere Cemevi ve Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği, ‘Aleviler ve Sosyalistler’ teması kapsamında Narlıdere Cemevi’nde düzenlediği sempozyum dördüncü oturum ile devam etti. Alevi kurum başkanlarının panelist olarak katıldığı son oturumda örgütsel deneyimler, yaşanan sorunlar ve bu sorunlara ilişkin çözüm yolları tartışıldı.

Oturum başkanlığını Ayhan Yalçınkaya’nın yaptığı sempozyumun son oturumuna Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül panelist olarak katıldı.

“EŞİT YURTTAŞLIK TALEPLERİ GÜNCELLENMELİ”

Son oturumunda ilk söz alan ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevilerin yaşadıkları coğrafyada büyük zorluklar yaşadığını ve tüm bu yaşanmışlıklara rağmen yolun bugüne kadar geldiğine vurgu yaptı. Alevi kurumlarının birlikteliğinin ortak bir tutum ve eylem birlikteliğine dönüştüğünü ifade eden Güzelgül, sosyalist hareketlerin bu mücadele payı olduğuna dikkat çekti. Güzelgül şöyle konuştu:

“Halkı derdi için direnmeyenin tanrısı olmaz’ der Pir Sultan. İmam Hüseyin’in duruşu var. Zalimin zulmüne karşı direnmemek mazluma yapılacak en büyük kötülüktür diyen mirası var. Biat kültürü adına serini veren kültürü var. Gezi olaylarında Erdoğan’ın ‘bunların yüzde 60-70’i Aleviler’ sözü var. Yaşadığımız coğrafyada biz Aleviyiz diyemezdik. Köylerimiz vadilere, dağlara kurulmuştu. Hızır ayında bütün kış şartlarına rağmen cem tutulurdu. Biz bu durumdan bu günlere geldik. Bu yolu, erkanı bugün buraya getiren dedelerdir. Hakırullah alırlardı. Onlar olmadan bu yol yürümez. Cenazelerimizi yıkamayaz hale gelmiştik. Bundan sonra cemevi inşa etme kararı almıştık. Kendinden başka bir inancı kabul etmeyen bir zihniyet var. 12 bölgede toplantılar düzenledik. İkrarımız yoksa başaramayız. Bir birliktelik sağlandı. Diyanetin kaldırılmasını istiyorduk. Eşit yurttaşlık taleplerimizin güncellenmesi lazım. Tek başına verdiğimiz kararlar benliği temsil ediyor. Kurumlar olarak birlikteliği sağladık. Birlik olmaz isek bir hiçiz. 30 yıl daha mücadele versek taleplerimizden bir zırnık dahi alamayız. Sosyalistler ile mücadele vererek bu günlere geldik. Sadece inanç alanında mücadele ile de bunu başaramayız. Eleştirinin olmadığı yerde doğruyu bulamazsınız. Elbette eleştiri olacak.”

“ALEVİ ÖRGÜTLERİNDE HER YAPIDAN İNSAN VAR”

Alevi inancının toplum için mücadele edenlere sahip çıktığını aktaran PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi örgütlerinde her yapıdan insanların olduğunu belirtti. Kaplan, “Birlikte yürümekten onur da duyarız. Ama biz bir grubun orayı sahiplenmesi, bürosu gibi kullanmasına izin vermeyiz. Belediyeler de kendi Alevilerini yaratma gayretinde. Devrimcilerde bunu yapıyor” diye konuştu.

“ALEVİLER AÇISINDAN KLASİK DERNEKÇİLİK BİTMİŞTİR”

Kaplan, ülkenin en büyük sorunun demokrasi sorunu olduğunu belirterek, bu sorunun çözülmesi tüm kesimlerin sorunlarını çözeceğini kaydetti. “Hiç bir Alevi devlet aklı ile hareket edemez” diyen Kaplan şöyle devam etti:

“Devlet ilişkilerinde Alevilerin şeffaflığı şarttır. Sosyalist ve devrimci mücadele Alevilerde karşılık bulmuştur. Aleviler şehirlere yerleştiğinde bir yeri vardı, tapusu da devlete aitti. Bu ihtiyaçlardan devrimci mücadelelere gerek duyuldu. Alevi örgütlenmesini en büyük eksiği kendimizi Aleviliğin şu an ki durumuna karşı konumlandıramadık. Alevilerin bu konumuna göre şekillendirmemiz gerekiyor. 70’li yıllardan kalma sloganlarla örgütlerimizi götürüyoruz. Aleviler açısından klasik dernekçilik bitmiştir. Bir an önce tüm dernekler pozisyon almak durumunda.”

Alevi kurumlarının Alevi toplumunun yüzde 5’ini örgütleyebildiğine dikkat çeken Kaplan, şehir koşullarına göre öğretinin güncellemesi gerekliliğine vurgu yaptı.

“SİYASİ HASTALIKLARDAN VAZGEÇMELİYİZ”

30 yıllık ciddi bir örgütsel mücadelenin olduğunu belirten AKD Genel Başkanı Doğan Demir, bedel ödeyen bir topluluğun olduğunu belirterek mücadele yönteminde eksik kaldıklarını belirtti. Demir, “Alevi hareketini siyasete  angaje olduğunu belirten Demir, “Bizim işimiz sadece hizmet yürütmek. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığını onaylamadığımız için yuhalanmıştık. Aleviler bu ülkenin geleceğine yön veremez, yönetemez ise geleceğini inşa edemez.  Alevilerin darmadağın bir yapısı var. Türkiye’deki 7 örgütlü kurumu bir araya getirdik. Ama içini dolduramıyoruz. Cemevlerimizi belediyeler işletiyor. Cemevleri bizimdir. Siyasi irade olmadığımız için bu sıkıntıları yaşıyoruz. Siyasi hastalıklarımızdan vazgeçmek durumundayız” ifadelerini kullandı.

“SÖZ VE EYLEM BİRLİKTELİĞİ ÖNEMLİDİR”

Alevilerin toplumsal mücadele için birlikte hareket etmesi zorunluluğuna dikkat çekenDemir, Alevi kurumlarının devlet ile görüşmelerindeki duruşunun ve taleplerinin önemli olduğunun altını çizdi. Demir şöyle konuştı:

“Türkiye’de hak ihlalleri var. Birçok yerden Aleviler talepleri doğrultusunda Ankara’ya yürüdü. Alevi örgütleri ben küstüm oynamıyorum diyemez. Eksik de yapsa temsiliyet boyutunda muhatap alınmak durumunda. Bu sorunları çözmek için mutlaka görüşmek lazım. Mesele duruşunuzdur. Neyi talep ettiğinizdir. Biz toplumsal uzlaşı için birlikte mücadele etmek zorundayız. Söz ve eylem birliği yapmak zorundayız. Biz aynı zamanda azınlıkların talepleri konusunda da mücadele ediyoruz. Alevi örgütlerinin siyaset üstü bir konumu var. Kendimizi sorunlardan soyutlayamayız. Yeni bir karar aldık. Özellikle hayır yemeklerinin paraları ile bir burs komisyonu kurup öğrenci okutacağız. Buraları ağlama duvarları değil. Herkesin bu topluma nasıl hizmet edeceği, geleceğini nasıl inşa edeceği konusunda kendini sorgulaması lazım.”

“ALEVİ ÖRGÜTLERİ ZOR SÜREÇTEN GEÇTİ”

HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez de Alevi örgütlerinin zor bir süreçten geçtiğini belitti. Geçmez, köylerden kente göç eden Alevilerin zor şartlar altında mücadele ettiğini belirterek, “Özellikle Koçgiri, Dersim Alevilerinin yaşadığı ciddi sıkıntılar vardı. Onlar çok da isteyerek göç etmediler” dedi.

Sosyalist örgütlerin kurumlara ön yargı ile geldiklerini söyleyen Geçmez, Alevi kurumlarının ilkeli bir birlikteliği öne çıkarması çağrısında bulunarak, “Yaptığımız eylemlerden sonra bu arkadaşlarda bir farkındalık oldu. Yaptığımız kurultaylar devletin yaptığı kurultaylara cevap niteliğindeydi. Sosyalistlerin ezberlerini bozan şeylerdi. Avrupa Birliği’nin ilerleme raporları sosyalistlerin Alevi örgütlenmeleri yakınlaşmasına neden oldu. ilkeli bir birliktelikten yana olmak lazım. İyi nitelikli kadrolarla yola çıkmak lazım. Aleviler tabelalarının olduğu yerde kendilerini güvende hissetti. Alevi siyaset yapmalı ama devletli Alevilikten uzak durması gerekiyor. Devletli bakışı ortada. Devletin lanetlediği değerler ile hareket etmez zorundayız” diye vurguladı.

PİRHA/İZMİR























Son Güncelleme: 06.10.2019 21:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.