‘Alevilik Reddedilmedi Ama Görünmez Kılındı’

PİRHA- Narlıdere Cemevi ve Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği’nin İzmir’de düzenlediği, ‘Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler’ sempozyumunun ikinci oturumu ‘Mekansal Karşılaşmalar’ başlığı ile devam etti.

‘Alevilik Reddedilmedi Ama Görünmez Kılındı’

PİRHA- Narlıdere Cemevi ve Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği’nin İzmir’de düzenlediği, ‘Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler’ sempozyumunun ikinci oturumu ‘Mekansal Karşılaşmalar’ başlığı ile devam etti.

M.GÜLTEKİN
M.GÜLTEKİN
05 Ekim 2019 Cumartesi 23:59
‘Alevilik Reddedilmedi Ama Görünmez Kılındı’

Narlıdere Cemevi ve Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği, ‘Aleviler ve Sosyalistler’ teması kapsamında Narlıdere Cemevi’nde düzenlediği sempozyum ikinci oturum ile devam etti.

Oturum başkanlığını Mehmet Ertan’ın yaptığı sempozyumda Gazeteci Yazar Kelime Ata, “Kızıldan Yeşile Bir Alevi Mahallesinde Siyasallaşmadan Dinselleşmeye”, Doktorant Fikriye Yücesoy, “Bir Dinsel Mekan Hangi Noktada Bizim Olur”, Yelda Yürekli, “Mekanın Aleviliği” konularında sunumlarını gerçekleştirdi.

“SİVAS, İLK SOSYALİST HAREKETLERİN MEKANI OLDU”

İkinci oturumda ‘Kızıldan Yeşile Bir Alevi Mahallesinde Siyasallaşmadan Dinselleşmeye’ sunumunu yapan Gazeteci-Yazar Kelime Ata, Sivas’ın toplumsal yapısı ve tarihi ile bir çok hareketi etkilediğine dikkat çekerek, Sivas’ın 1920-1960 yılları arasında ilk sosyalist hareketlerin mekanı haline geldiğini söyledi.

Tarih boyunca Sivas’ın bir uç şehir olduğunu ve toplumsal hareketleri etkilediğini belirten Ata, ilk sol hareketlerin 1920 yıllarına dayandığını söyledi. 1920 yılları sol hareketlerinin Aleviler ile bir diyaloğunun gerçekleşmediğine ve çok zayıf kaldığına değinen Ata, “Aleviler ile sosyalist hareketindeki ilk temas çok zayıftır. Türkiye İşçi Partisinin kuruluşuna denk geliyor. Sivas gibi bir bölgede bunu yapmak daha zor. TİP’in aydınları açılım döneminde avukatlara yöneliyor ama uzun süreli bir ilişki sürdürülemiyor. TİP ve Alevilerin çok buluştuğunu söyleyemiyoruz. Hatta işçiler ile buluşması bile çok zayıftır. TİP’in çok güçlü olması gerekiyor iken çok zayıf kalmış” diye konuştu.

“ALEVİLER REDDEDİLMEDİ AMA GÖRÜNMEZ KALDI”

“Alevilerin ve solun ihtiyaçları onları bir araya getirmiştir” diyen Ata, sosyalist hareketlerin Alevileri reddetmediğini ancak görünmez kıldığına dikkat çekti. Alevilerin sınıfsal kimliğinin solda yer aldığına dikkat çeken Ata, “Sivas’ta kurulan derneğin 6 kişiden 5’i Alevi. 60 yıllarda Alevilerin şehre gelmesi ile birlikte işçi sayısı artıyor ve sosyalizm bilinci ortaya çıkıyor. 1974 sonrası ise solun kitleselleştiği dönem. Bazı örgütlerin özel olarak Alevi mahallesine yöneldiğini görüyoruz. Halka açılmak ve Alevi gençlere sunduğu imkanlar ile mahalleye dahil oluyor. Solun güçlenmesi ile baskıların azaldığını söyleyenler var. Alevilerin reddedilmesi söz konusu değil. Daha çok görünmez kılındığını söylemek doğru. Bu insanların sınıfsal kimlikleri onların solda olmasını gerektiriyor. Özünde bir muhaliflik, direniş, mücadeleci bir gelenek var” ifadelerini kullandı.

“ALEVİLER VE SOSYALİSTLER DENDİĞİNDE HERKESİN KAFASI KARIŞIYOR”

Doktorant Fikriye Yücesoy, “Bir Dinsel Mekan Hangi Noktada Bizim Olur” konusunu anlattı. Yücesoy, yaptığı alan çalışmalarından örnekler vererek mekanların önemine değindi. Kentlerdeki cemevlerinin durumuna değinen Yücesoy, mekanın siyasallaştığını belirtti.

Bir diğer panelist Yelda Yürekli, “Mekanın Aleviliği” başlığı üzerine konuştu. Yürekli, Ankara Tuzluçayır ve İstanbul Gazi Mahallesi’nde yaptığı saha çalışmalarından yolla çıkarak anlatımlarda bulundu. Alan çalışması yaparken konuştuklarımın aklında da Aleviler ve sosyalistleri sorduğumda herkesin kafasının karışık olduğunu gördüğünü belirtti. Yürekli, Alevilik ve mekan söyleminin yeni olduğunu kaydetti.











 

Son Güncelleme: 06.10.2019 00:02
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.