Başkan Balcı güven tazeledi

CHP İzmir Kadın Kolları İl Kongresinde 3 aday yarıştı. Gün boyu süren kongrede birlik mesajları verilirken kongrede İl Başkanı Nurşen Balcı 167 oy ile güven tazeledi.

Başkan Balcı güven tazeledi

CHP İzmir Kadın Kolları İl Kongresinde 3 aday yarıştı. Gün boyu süren kongrede birlik mesajları verilirken kongrede İl Başkanı Nurşen Balcı 167 oy ile güven tazeledi.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
21 Ocak 2018 Pazar 20:59
Başkan Balcı güven tazeledi

CHP İzmir Kadın Kolları İl Başkanı seçimlerinde sandıkların açılması sonrası 304zarfa karşılık 303 imza atıldığı ortaya çıktı. Ayrılan zarflar sonrası yapılan oy sayımlarında İl Başkanı Nurşen Balcı’nın beyaz listesi 167 oy ile güven tazelerken , İl eski Başkanı Özgün Utku’nun pembe listesi 35 oy, İl eski yöneticisi Saniye Bora Fıçı’nın mavi listesi ise 95 oy aldı. Sayımlarda 1 oy iptal edildi.

Sayım sırasında 1 zarftan 2 oy pusulası çıkması ardından tansiyon kısa süreli yükselirken İkiside beyaz liste (Nurşen Balcı) olan oylardan biri kabul edildi diğeri sayıma dahil edilmedi.

CHP İzmir Kadın Kolları Kongresi çoğunluğun sağlanmasıyla saat 12.00’de divan kurulmasıyla başladı. Divan Başkanlığına CHP Kadın Kolları Genel Sekreteri Ayfer Yılmaz Cömert seçildi. İzmir Milletvekilleri Mustafa Balbay, Atilla Sertel, Özcan Purçu, Musa Çam, PM Üyesi Mustafa Moroğlu, YDK üyesi Şehrazat Mercan, Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, İl Başkan Yardımcısı Ali Çalışkan, Bornova İlçe Başkanı Nevzat Kavalar, Narlıdere İlçe Başkanı Şahin Fırat, İzmir İl Sekreteri Birgül Değirmenci de kadınları yalnız bırakmadı. 

İŞTE ADAYLARIN LİSTELERİ

İl Kadın Kolları başkan adayları, kürsüye çıkarak hedeflerini ve projelerini anlattı. 

“İDEOLOJİMİZİ HAYATA YANSITIRIZ”

Kadın Kolları İl Başkan Adayı Özgün Utku küsünden delegelere seslendi. Utku önceki yıllarda başkanlık yaptığı süreçte yaptıklarının bundan sonraki sürece ışık tutacağını ifade etti, ülkeyi basıkın seçimin beklediğini belirterek hazır olunması gerektiği konusunda uyardı. Utku şöyle konuştu:

"Öncelikle  neden aday olduğumu açıklamak istiyorum. Yılbaşından önceki pazartesi günü 696 sayılı KHK yayınlandığı ana kadar adaylığa dair bir fikir yoktu. Bunu kabul etmek, yolda giderken sadece demokratik protesto hakkımızı kullanıyoruz diyen bir vatandaşın bizi çat diye alnımızdan vurmasına razı olmamız demektir. O adamın elini kolunu sallayarak özgürce gezmesi demektir. PM üyelerimizin ifadeye çağırılması kararı, iki belediye başkanımıza yapılanlar, bize koşar adım gelen bir şeyi tarif ediyor. Çok zor mücadele ile geçecek, gerçek ideoloji isteyen, dik duruş isteyen, kolkola yola çıktığımızda yanımızdakinin durmayacağını dönmeyeceğini, sendelemeyeceğini bildiğimiz uzun yol arkadaşlığı isteyen günler geliyor. Bu göreve adayım. Çok zor geçecek uzun kara günlerde bu örgütü bir yerden bir yere taşımak üzere gece gündüz 24 saat oturmaksızın çalışmak, alanda olmak için adayım."

Önceki başkanlığı dönemindeki çalışmalarını anlatan Utku, gençlik kollarıyla kadın kollarının ayrılmaz parçalar olduğunu anlattı,  "CHP İzmir’de iktidarda fakat 8 belediye bizde değil. Haftada en az bir gün belediyemiz olmayan ilçelerde kız kardeşerlimizle alan çalışması yapacağız. Belediyesi olmayan ilçelerde genişletilmiş kadın toplantılarımızı yapacağız. Kendilerini asla yalnız hissetmeyecekler. Kurultay delegelerimizi daha aktif kullanmak için 26 kişilik listeden komisyon kuracağız. Baskın seçime karşı pazartesi sabahından başlamak üzere hazırlığımıız yapacağız ve alana çıkacağız" dedi. 

ŞORT DA GİYERİZ TÜRBAN DA TAKARIZ

Sadece ülkenin genel sorunları değil, parti içinde kadın kollarının sorunlarının çözümü için çalışmalar yapacağını belirten İl Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı da,  kadın kimliği ile ve kadın bedeni üzerinden yapılan siyasetin herkes tarafından farkında olunduğunu ifade ederek KHK ile yönetilen bir ülkede yaşanıldığını hatırlatıp çalışmalar için pazartesi gününden itibren çalışmalara başlayacağını ve ilk iş olarak burada rakip olduğu isimleri partiye çağırarak birlikte yol haritası çizeceklerini söyledi. Fıçı şöyle devam etti: 

"Ülkemizde cinsel kimlik ve kadın bedeni üzerinden yapıalan siyasetin hepimiz farkındayız. Yüreğimizle bedenimizle İzmirli kadın kimliğimizle sokaklarda olacağız. Şort da giyeriz türban da takarız diyerek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Önümüzde 2019 miladı var. 1.5 yıldan beri KHK ile yönetiliyoruz.  İzmirli kadın olmanın rahatlığı ve özgürlüğü Anadolu’nun hiç bir yerinde yok. İnsanlar tek başına sokakta can güvenliği korkusuyla yürüyor. Biz lüks içinde keyifle kılık kıyafetimize kimse karışmadan sokaklarda dolaşıyoruz. Bu kongreyi kim kazanırsa, Pazartesi'den itibaren çalışmalara başlamak zorunda. 

Kendi adıma şunun sözünü veriyorum. Ben ipi göğüslersem önce Nurşen hanım ve Özgün hanımı davet edip basına o fotoğrafı vereceğim. Örgütün hiç bir kademesi küslük, dargınlık, listede varım yokum deme lüksünü yaşayamayız. Birlik olmak zorundayız. 8 ilçeyi almak kolay değil. Salı ve çarşamba günü 3 günlük çalıştayımızı gerçekleştireceğiz. Birbirimizi İzmir kadını olarak başkan ve yöneticileiryle geçmiş dönem başkan ve yönetimlerle bir araya gelip biz neyiz neresindeyiz bu sürecin ilçeler bazında sorunlar nedir masaya yatırıp çalışma programı oluşturamazsak hiç bir şey fark etmeyecek. . 30 ilçe bir arada bölgesel sorunları tartışıp masaya yatırmazsak 2019 biraz sıkıntılı geçer. Ben salonda ve sokakta görüyorum. 1919 ruhunun 2019 yılına taşınmasını sağlamadığımız sürece hiç kusura bakmayın, bir şey yapamayız. 5 Aralıkta Genel Başkanımız Fatma Köse konuşmasında ‘Ben salona girdiğimde kendimi çiçek bahçesinde 16 yaşında bir genç hissettim. CHP’li kadınlar 2019 yılına damgasını vurcak’ dedi. Bu söylem Genel Başkanımızın kadına verdiği değerin ayrıca bir göstergesi. Hepimiz söz verdik. Tutmak zorundayız. Kendim ve ekibim adına söz veriyorum. Eğer etnik kimlik üzerinden kadının kişisel özellikleri üzerinden ya da insan hakları üzerinden siyaset yaparsak sonuç elde edemeyiz. Öncelikle buna dur deyip birleştirici olmamız gerekiyor. İzmir kadınını örgütlemek için adayım. Ne genel siyasette, ne de yerelde burayı bir basamak olarak kullanmak gibi bir derdim yok. Hiç bir yere aday değilim. Kendi içimize kadın politikası konusunda yetiştirmemiz gerekiyor. Cinsiyet kotasına uyulmasını sağlamamız gerekiyor. Neden 30 ilçenin 10’u kadın başkan değil. Neden bizim öz kadın arkadaşlarımız yeterli sıraya neden yerleşemiyor. Şapkayı önümüzde koyacağız, masaya yatıracağız. Kadınlara da örgütsel anlamda sıkıntımız var. Planımızı buna göre yapmalıyız. Broşür dağıtmanın dışına çıkmalıyız. Tüm kadınların insana değebilmeyi öğrenmesi gerek. Çalışma ve eğitimleri tamamlamadığımız sürece sokağa çıkmamızın anlamı yok. Broşürü aracın silgecine koyup alan çalışma yaptığımız düşünürsek böyle olmaz. Broşürlerimizin yere atılmasından esef duyuyorum. Broşürde ne yazdığını okuyacak. Kişinin ihtiyacını belirlemez ve ona dokunamazsak emekli bir insana biz ülke ekonomisinden söz edersek boş. Ama emekliye partimizin emeli maaşı ile ilgili programını anlatabilirsek o insan sirayet edecektir. Sempati duyduğu siyasi partiye oy vermekle başlamak lazım. 24 yönetim kurulu, 26 kurultay delegesi toplam 50 kişi tüm ilçelere yetişmek zorundayız. Ağımızı genişletmek zorundayız. Geçmiş  geçmişte kaldı. Kimsenin hiç kimsenin kadın ya da erkek işaret ettiği bir aday değilim. 30 ilçenin 30’unu da tek başıma eşimle dolaştım. İnsanlar beni bir yerelere angaje etmesinler diye. Kadınların bu kez, özgür iradeleriyle karar vereceğine olan inancım sonsuz. Dayatmalara karşı çıkmadığımız sürece salonda kim kazanırsa kazansın hiç bir şey değişmeyecek. Erkek kadın yan yana yürüyeceğiz. Gençlik yanımızda olmazsa asla olmaz”

“100 YIL ÖNCE DE DENEDİLER”

Türkiye’nin 100 yıl önceki gibi bölünmesi için müdahaleler olduğunu ancak Türkiye‘nin güçlü bir birlikteliğe sahip olduğunu belirten Mevcut Başkan Nurşen Balcı da "Hiç bir şeyden korkmadan kapı kapı dolaşarak partimizi ve CHP iktidarında neler yapacağımızı anlatıyoruz“ diyerek şöyle devam etti; 

"CHP'nin atom karıncıları olan değerli kadınlarımız, Türkiye yüzyıl öncesinde olduğu gibi yine zor günler geçiriyor. Ülkemiz yine parçalanma tehdidi ile yüzyüze ve bu kez saldırı toprağına değil  saldırı kardeşlik bağlarına. Bu defaki saldırının planlayıcıları da aynı. Bunların dünkü adları yedidüveldi. Bugünkü adları ise emperyalizm. İsimleri önemli değil  niyetleri hiç değişmedi. Hesap edemedikleri ise kimi Rumeli'den kimi Karadeniz'den kimi Diyarbakır ve Siirt'ten kimi Kayseri kimi Erzurum ve Kars'tan kimi İzmir'den bir araya gelmiş dilleri ayrı olsa da gönülleri vatan için atan Mehmetçik ve tarihin bu vatana emanet ettiği Mustafa Kemal Atatürk'tür. Atatürk 'Ben size taarruz etmeyi emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum' sözleri ile yalnızca düşmanı yenmemiş farklı kültürleri bir araya getiren bir ulus yaratmıştır. 
Kemal Atatürk'ün  bu mücadeleyi yaparken onunla birlikte ön saflarda yer alan çok sayıda kadınlarımız da vardı. Ruhları şad olsun. İşte şimdi; bizlerin onlara layık torunlar olduğumuzu göstermenin tam zamanı. 
Bugünde ülkemiz ateş çemberi ile kuşatılmış durumda. İktidara sahip olanlar ise gaflet içindeler. İktidar sahiplerinin bilgisiz vizyonsuz para ile ifade edilen şeyleri her türlü değerin üstünde gören açgözlülüklerini ve bir gün fazla iktidarda kalabilmek için vermeyecekeleri taviz olmayan bu iktidar sahipleri ülkemizi uçurumun kenarına getirmiştir. AKP iktidarı bu günahlarının bedelini ödememek için hukuku rafa kaldırmış, demokrasiyi askıya almış, ülkeyi KHK'lar ile sonu belirsiz bir karanlığın içine sokmuştur. Oysa ki AKP iktidara geldiğinde 3 Y ile mücadelle edeceğini söylemişti. Yolsuzluk, Yasaklarla mücadele ve yoksulluk. Ülkemizi getirdikleri nokta apaçık ortada. Çıktıkları tv'lerde yüz ifadelerinden de ne kadar korktuklarını görüyoruz. Niye bizden korkuyorlar? Çünkü bizler partimizin ilkelerine sonsuz sevgi ile bağlıyız. Hiç bir şeyden korkmadan kapı kapı dolaşarak partimizi ve CHP iktidarında neler yapacağımızı anlatıyoruz. Biz kadınlar karıncalar gibi çalışıyoruz. Bizlerden ne kadar koktuklarının en somut örneği de Sayın Canan Kaftancıoğlu'na yaptıkları saldırılardır. Bizler İzmirli kadınlar olarak Kaftancıoğlu'nın her zaman yanında olacağız. CHP'nin iktidar olabilmesi için bütün sosyolojik ve siyasi koşullar mevcuttur. Yeter ki birbirimize güvenelim.  
Nerede CHP etkinliği var ise bizler oradayız. Bu nedenledir ki AKP iktidarı, CHP'li kadınlardan korkuyorlar. 2019'da CHP'nin altıoklu bayrağını iktidarın zirvesine bizler dikeceğiz. Bu inançla birlikte yarışacağımız arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Kazanan CHP olacaktır."

“YURTTA SULK CİHANDA SULH”

Milletvekili Mus Çam Kent Konseyi Kadın kolları Başkanı Kızbes Seyhan Aydın’ın mor şapkasını takarak kürsüye çıktı. Çam bu şapkayı takmaktan gurur duyduğunu  söyledi, “Dün geceden beri TKS sınır ötesi operasyon yapıyor. Bugün hava-kara destekleniyor. Yurtta sulh, cihanda sulh ilkesi şiarımızdır. Kuşkusuz gelecekte ülkemize yapılacak saldırılara karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi önlemini alması önemlidir. Ancak Suriye’nin birlik ve bütünlük halinde bir ülkeyken sokulan çomaklarla oradaki tarikat ve cemaat örgütlerine silah vererek karıştırmasından dolayı bölünmüş parçalanmış bir ülke olmuştur. Bunun sonucunda da 3.5 milyon Suriyeli bize sığındı. Bugün İzmir’de avcunu açıp dilenen, lambalarda mendil satan çocuklar varsa bunlar Suriyeli çocuklarımızdır. Bizim yurtta sulh cihanda sulh ilkesini savunmamız ve barış ve kardeşliği egemen kılmamız gerekiyor.  400'e yakın kadın öldürüldü. Bunu öldürenlerin tamamı erkekler. Yapılan incelemelere göre kadın ölümlerinde dünyada birinciyiz. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Ne yazık ki erkeklerin kullandığı silahtır. Türkiye’de  önüne gelen herkes silahlanıyor. Buna dur dememiz gerekiyor. Birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Çocuk istismarı, ENSAR, TÜRGEV gibi vakıflarda cemaat yurtlarında kalan yoksul çocuklara neler yapıldığını görüyoruz. Süleymancılar vakfında 2 çocuğa tecavüz edildiğini gördük, gittik inceledik. Birlikte mücadele etmeliyiz. Yüzde 33 kadın kotasını kabul etmiyoruz. Eğer nüfusumuzun yarısı kadınsa bunun yüzde 50 olması gerekiyor. Bu tüzükle olacak iş değil. Bunun kavgasını vermemiz gerekiyor. 1980 öncesi kadın, gençlik kollarının oy hakları vardı. Bugünkü tüzükte oy hakkı yok. Bunun değişmesi lazım. Kadın ve gençlerin ana kademede oy haklarının olması gerekli. Kadın ve gençlik kolları yan değil esas örgüttür. Bunu egemen kılmalıyız. Bunu en çok da siz kadınlar savunacaksınız. Direne direne kazanacaksınız.” dedi. 

“NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ”

Kadın kollarının yan kol olması ve genel kurultaylarda oy kullanamamasından dolayı kendisini suçlu hissettiğini dile getiren İzmir Milletvekili Özcan Purçu da “Kendimi kürsüde suçlu hissediyorum. Bu partinin bir mensubu olarak sizlerden özür diliyorum. Sizin için ne yapılacaksa elimden geleni yapacağımı ve yanlış sistemin değiştirilmesi için gereken neyse yapacağıma söz veriyorum. Şunu savunuyorum, keşke belediyelerimizin yüzde 50'sinde kadınlarımız olsa,  milletvekillerimizin yarısı kadın olsa. Bunu samimiyetle söylüyorum. Hakkınız çok fazla, ödeyemeyiz. Hele İzmir’de hiç ödenmez. Ama kongreye gelindiğinde haklısınız. Bunun değiştirilmesi için ne gerekiyorsa emrinizdeyim. Genel Başkan'a da söyleyeceğim. Herkes ön seçimi savunuyor. Ben kontejdandan geldim.  Ön seçimi ben de savunuyorum. Hak hukuk adaletin teslimi açısından önemli. Kontenjandan gelmiş biri olarak önümüzdeki seçimlerde ön seçim olsun ben de gireceğim. Ülkenin durumu malum. Çok üzülüyorum. Ben yarını göremiyorum. Meclise gidiyorum bir şeyler yapalım diyoruz sanki elimiz ayağımız bağlı. 1 metre ileri gidemiyoruz. Kanun teklifi veriyoruz geliyor, soru önergesi araştırma önergesi veriyoruz geri geliyor. Sayımız az. Onlar çok fazla. Bir oylama yapılıyor bitiyor. Vatandaşa meclisi şikayet ettim. Beni halk buraya hizmet için gönderdi. A partisi B partisi demeden vatandaşın çıkarına herkes çalışsın diyorum. Orada beyinleri kiraya vermişler oylamıyorlar. Olumlu ne varsa reddediyorlar. Böyle bir ortamdayız. 2019 son şansımız. Ya kazandık ya bittik. Yarın bir gün belediye başkanlıkları da bitecek. Parlamento yok şu anda. KHK'lar var. Cumhurbaşkanı ne derse oluyor. Bakanlar da hikaye. Fiili olarak başkanlık sistemine çoktan geçildi. Bir kişi KHK ile yönetiyor. 2019'a çok çalışacağız. Genel Başkan'a da söyledim. İzmir’in enerjisini İç Anaolu'ya götürmemiz lazım. İzmir iyi. Bize görev verin. Hatay'a, Şırnak'a, Kastamonu'ya gidelim, ikna edelim dedim. Böyle bir çalışma yapmak lazım.  Sizlere çok iş düşüyor.  Sizlerden beni seviyorsanız bir şey rica edeceğim. Kavga tartışma olmasın. Sevgi saygı duyalım. Dedikodu yapmayalım. Heyecanımızı yitirmeyelim. Kendimizi geri çekmeyelim. Ben 15 yıl önce üniversiteyi bitirdiğimde milletvekili olacağımı biliyordum. Ben şimdi de söylüyorum 2019’da iktidar olacağız diyorum. Bu ülkeye borcumuzu iktidar olup ödeyeceğiz" diye konuştu. 

SERTEL'DEN ÖN SEÇİM VURGUSU

Milletvekili Atila Sertel de "Sizler isterseniz Türkiyeyi aydınlığa çıkarırsınız" diyerek “İzmir’in tüm güzelliklerini Türkiye’ye yansıdığı bir kurultay olmasını diliyoruz. Partimizde cinsiyet kotası yeterli değil. CHP’de sayısı erkeklerin bir tık önde olan kadınların ön seçimlerde kadın yoldaşlarını koruyup kollama özelliği olmalı. Zaten kadınlarımız Cumhuriyetin öncüsü oluyorlar. Oylamada da öncü olmalı. CHP’de kadınların başarısının en önemli özelliklerindendir biri İstanbul’da taçlandı. Canan Kaftancıoğlu kimseden icazet almadan, hiç kimseye muhtaç olmadan aslanlar gibi çıkmış ve Türkiye’de kadınların gururu olmuştur. Tarihinde seçimle gelen ilk kadın il başkanı olarak Cumhuriyet tarihine geçmiştir. Ona yönelik saldırılar seçim bittiği andan itibaren başladı. Geçmişte attığı atmadığı tweetlerle Canan Kaftancıoğlu yıldırılmaya çalışıldı. Türkiye’de hiç bir zaman bir partinin genel başkanı bir il başkanıyla muhatap olmamıştır, hiç bir şekilde düzeyine inmemiştir. AKP Genel Başkanı, Canan Kaftancıoğlu'ndan öyle korkmuştur ki Cumhurbaşkanı sıfatını Genel Başkan sıfatıyla örtüştürerek açıkça savaş başlatmıştır. Bizim korkumuz yok. İstanbul’a ihanet ettiklerini söyleyenler rantı boğazlarından geçirmekle kalmayıp yurtdışına götürenler, İstanbul’u, Ankara’yı kaybetmişlerdir. İzmir’i asla alamamışlardır. Sizler siyasetin önderlerisiniz. Kimsenin size yön vermeye hakkı yok. Ama bir arkadaşınız olarak ön seçimleri savunun diyorum. Önce parti içi demokrasiyi savunmalıyız. İzmir pek çok insanın Ankara’da siyaset yapmasını sağlar. İzmir’in genci kadını var. Onların ön seçimden çıkıp Ankara’da savunacağı sistemi koruyun. 1 kontenjan İzmir’e yeter. Örgütün seçtiğini demokrasiyle taçlandırmalıyız. Ayrıca yerel yönetimlerde belediye başkan adaylarımızı da örgüt seçmelidir. Bunu da açık yüreklilikle söylüyorum. Yolunuz açık olsun” şeklinde konuştu.

BALBAY: KADINA ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR”

"CHP’de barış ve yarış istiyoruz. Her ikisi de olacak" diyen Milletvekili Mustafa Balbay "15 yıllık AKP karanlığını birlikte kadınların mücadelesiyle aşacağız" dedi. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun iç açıcı olmadığını vurgulayan Balbay, “Dünyanın neresinde bir insan ölmüşse, bir çocuk ağlıyorsa bir de kadın ağlıyordur derler. Orada süren savaş sadece orada değil gençlerin annelerinin, babalarının, bacılarının olduğu evlerde devam ediyor. Her şeyden önce hem ülkemizde hem çevremizde barış olsun. Dünyanın hiç bir ülkesinde kadınların katılmadığı bir mücadele başarılı olmamıştır. Beşik sallayan kadın dünyayı da sallar. Her şeyden önce gücmüze ve yapacağımıza inanmalıyız. Son dönemde bana nasılsın diye sorduklarında iyiyim diyorum. Suçlar gibi bakıyorlar. Bu koşullarda, mücadele  gücümüzü kaybetmeyecek, iyi olacağız. İzmir’den çıkacak ses önemli. Omuz omuza verilecek mesaj her şeyden önemli. Bu iktidarın en büyük zararı kadınlara oldu. Kadınların her şeyden önce can güvenliği sorunu var. 2017'de 406 kadın cinayete kurban gitti. Bunun için kadınlar mücadele ediyor ama yetmez. Buradan açıkça vurguluyorum, bu sorun, kadın cinayetleri bir erkek sorunudur. Bu iktidarın yarattığı erkek egemen tablonun sonucu olarak yaşam sorunuyla karşı karşıyasınız. Bizim tarihimizde kadınlarımız Kurtuluş Savaşından itibaren yaşamın her alanında yer aldı. Önümüzdeki dönemi omuz omuza aşacağımıza inanıyorum. Mesajımız ‘Adalet ve cesaret Kurultayı’. Hiç birimiz hepimiz kadar güçlü değiliz. Omuz omuza olmaya, CHP içinde tek yürek olmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç var. CHP’ye önümüzdeki kurultayda çok şey vurgulayacağız. Her şeyden önce Türkiyeye ilan edeceğiz ki CHP olarak hepimiz aynı gövdenin dallarıyız. Hepimiz biriz ve gelecek için mücadele edeceğiz” diye konuştu.

KAZANANI OLMAYACAKTIR

Kadın Kolları İl Başkanı Nurşen Balcı açış konuşmasında “Bu kongrelerin kazananı ya da kaybedeni yoktur. Kazanan CHP olacaktır. Hepimiz CHP’liyiz. Buradan kongre sonrası kolkola çıkacağız. Bizim hedefimiz 2019 seçimlerinde İzmir’de en iyi sonucu almak Birlik içinde olursak AKP İktidarını sandığa gömeceğiz” dedi.

GENEL BAŞKAN: HİZMET İÇİN YARIŞIYORUZ

Genel Başkan Fatma Köse konuşmasında, demokratik seçimlerin hizmet yarışı olduğunu ve ayrışma olmaması gerektiğini belirterek bu ülkenin geleceği için birlik ve hizmet için yarıştıklarını söyledi. "Ayrışmayın" mesajı veren Köse konuşmasında Anadolunun gözünün İzmir'de olduğunu vurguladı. Köse kongre sonunda güçlü bir ses çıkmasını istediğini ve mücadeleye emek verilmesi gerektiğini de söyleyerek kadınlara birlik çağrısında bulundu. Köse şunları söyledi:

“İçinden geçtiğimiz karanlık dönemin hepimiz farkındayız. 15 yılda kadın adına yaşadıklarımızın hepiniz farkındasınız. Kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği, taciz ve tecavüzlerin devam ettiği ne yazık ki son dönemlerde küçük yaşta kadınların evlilik ve hamileliklerinin arttığı çok karanlık bir dönem yaşıyoruz. Bu nedenle bu ülkenin geleceğine yönelik endişesi olan biz kadınlara en büyük görev düşüyor. Farkındayız. 2019’a giderken, bizim bu ülkenin geleceğine borcumuz var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize verdiği haklar için borcumuz var. Kazandığımız haklardan vazgeçmeye niyetimiz yok. Biribirimizden güç alarak mücadelemizi büyüterek, dedikodudan beslenmeden yolumuza devam etmek zorundayız. 2019 var olma mücadelesi. Ya hep birlikte var oalcağız ya hep birlikte yok olacağız. Bu seçimler gelip geçici. Benim sizden ricam bu kadrolara ben çalışamam, benim engelim var diyen, bahane üreten arkadaşlar aday olmasın. 2019'a gidiyoruz. Biz kurtuluş mücadelesi veriyoruz. Bu mücadelede ayrışmaya, dedikodularla yol almaya kimsenin hakkı yok. Haddi de değil. Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi o dönemdeki kadınların da ne maddi gücü ne de desteği vardı. Ama davaya inandılar ve başarılı oldular. Benim isteğim lütfen davaya inanın. Davaya inanmayanlar alana çıkmasın. Eğer bu davaya inanıyorsanız, yer almak istiyorum, gücüm var, CHP ilkelerine inanıyorum diyorsanız alanlara çıkın. Koltuk savaşında olanlar lütfen alanlara çıkmasın. İnanmadığınız davada başarılı olmazsınız. İyi bir siyasetçi ne söyleyeceğinden çok ne söylemeyeceğini bilir. Alanlara çıktığınızda doğru bilgiyle çıkın. Genel Başkanımızın dediği gibi 2019 seçimleri bizim elimizde şekillenecek. Kadınların sorumluluğu büyük. Bu güç ve sorumluluk bizde var. Gücünüze inanın. Tek bir kişi kalıncaya dek umudumuz var. İzmir’den çıkacak bir kadın gücü Anadolu’ya dalga dalga yayılacaktır. Bugün Anadolu'da  tek başına kadına arkadaşlarımız var. Sandalyesi olmayan kadın kardeşlermiz var. Bugün Şırnak'ta tek başına bir kadın mücadele ediyorsa bizim buralarda şımarıklık yapmaya hakkımız yok. Bugün Hakkari'de bir kadın CHP bayrağı dalgalandırıyorsa, İstanbul, Ankara İzmir’in şımarıklık yapmaya hakkı yok. İzmir’İn gücü çok kıymetki ve önemli. buradan çıkacak bir Birlik ve beraberlik örgütlü mücadele ile yolumuza devam edersek başarı bizimdir. İzmir’in tüm ilçeleri CHP’nin olmalı. bu kadar kadın gücü var. Dedikoduları bir tarafa bırakarak, koltuk kaygısını bir tarafa bırakarak güçlü bir şekilde yola devam edersek başarı gelecek. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet var olmak zorunda. Bizler ve kadınlar için. Bu ülkenin karanlık düzenden kurtulması için hayatımızı ortaya koymak zorundayız. Hepimiz dava adamı olmak zorundayız. Bana yorulmuyor musunuz diyorlar. 24 saat bana yetmiyor size de yetmesin. 2019 bir var olma seçimi ya var olacağız ya da hep bilrikte yok olacağız. Güçlü gelmelisiniz. 3 adayımız demokrasi gereği yarışacak. 3 pırıl pırıl arkadaşımız yarışacak. Bitince hep birlikte kazanan arkadaşımızla yol almalıyız."

KADINI İKİNCİ SINIF GÖREN ANLAYIŞ... 

Divan Başkanı Cömert de yaptığı konuşmada, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartların kadınlara tarihini sorumluluk yüklediğini vurguladı. Cömert, "Bugün kadınların durumuna baktığımızda neden çok mücadele gerektiğini görüyoruz Kadını ikinci sınıf gören anlayış yüzünden Türkiye her alanda geriye gitmiştir. Adalet Türkiye’de uzun süredir görmezden gelinen kavram olmuştur. Buna dur demek kadın siyasetiyle mümkündür. Kadın sorunları ortaktır. Ortak çözümler bulacağız ayrıştırmayacağız. Kazandığımız hakları asla kaybetmemek bizim sorumluluğumuzdur. Mücadelemizdir. CHP kadın kolları bu anlayışla çalışmaya devam edecektir. Hedefimiz yerel seçimler ve  2019 dur. Hep birlikte örgütlenerek ben yerine biz diyeceğiz. Çünkü biz özgürlük eşitlik ve Adalet istiyoruz. CHP üyeleri için siyasal yaşamda görev almak onurlu bir görevdir" dedi.

KOLKOLA ÇIKACAĞIZ”

CHP İzmir İl Sekreteri Birgül Değirmenci OHAL’in uzatılmasına tepki gösterdi. Tek adam rejimine doğru yapılanmanın söz konusu olduğunu söyleyen Değirmenci “18 aydan beri OHAL ile ülke yönetilmekte. KHK ile haklarımız elimizden alınmakta. OHAL koşulları anayasada açıkça belli. Anayasa yok sayılmış durumda. Anaya Mahkemesi kararları yok hükmünde. 2019’a giriyoruz. OHAL gölgesinde gireceği belki. Referandumu da OHAL gölgesinde yaptık. Bu süreçte ne yazık ki her türlü devlet yetkisi kullanılarak seçim ihlal edildi. Tanımadık. AİHM'E başvurduk. Kadın erkek demeden kamu çalışanlarında ihraçlar gündeme geldi. Okullar kapatıldı . Eğitim imam hatipleştirildi. Üniversiteler kapatıldı. Şu anda fiili tek adam diktatörlüğü yaşıyoruz. Dünyanın yarısını kadınlar oluşturuyor. Mücadele içinde yer alırsak eminim ki biz her şeyi başaracak güçte olacağız.  Burada yapılacak seçimde sadece İzmir kazanmayacak, Türkiye kazanacak. Kimsenin rakip olmadığını göstereceğiz” ifadelerini kullandı.





Son Güncelleme: 21.01.2018 21:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.