CHP İzmir'de Danışma Kurulu mesaisi: Neler konuşuldu?

Kongreler sürecinin başlamasıyla birlikte ilçe danışma kurullarını gerçekleştiren İl Örgütü, bu kez il danışma kurulu toplantısı bir araya geldi. Zirvenin basına açık bölümünde partili yöneticiler birbirinden önemli mesajlar verdi.

CHP İzmir'de Danışma Kurulu mesaisi: Neler konuşuldu?

Kongreler sürecinin başlamasıyla birlikte ilçe danışma kurullarını gerçekleştiren İl Örgütü, bu kez il danışma kurulu toplantısı bir araya geldi. Zirvenin basına açık bölümünde partili yöneticiler birbirinden önemli mesajlar verdi.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
28 Mayıs 2017 Pazar 07:52
CHP İzmir'de Danışma Kurulu mesaisi: Neler konuşuldu?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Danışma Kurulu toplantısı gerçekleşti.

İlçe danışma kurulu toplantılarının ardından düzenlenen buluşmaya CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP İl Başkanı Asuman Ali Güven, il yönetim kurulu üyeleri, İzmir milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, PM üyeleri, YDK üyeleri, il gençlik ve kadın kolları başkanları, il eski başkanları, delegeler, kentteki STK temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.

- CHP İZMİR'DEKİ BÜYÜK ZİRVEDE KRİTİK TARTIŞMA: GENÇLİK'TEN ELEŞTİRİ!

Toplantının ilk bölümünde gerçekleşen açılış konuşmalarında basına mensuplarına yer verildi. Danışma Kurulu’nda 16 Nisan referandumu ve CHP’de 3 Mayıs’ta start alan olağan kurultay süreci masaya yatırıldı.

GAZETELERLE PROTESTO
Tamamen dolmayan salonda boş koltuklara Sözcü Gazeteleri yerleştirildi. Partililer program başlamadan önce gazeteleri havaya kaldırarak FETÖ operasyonuna tepki gösterirken tutuklanan gazetecilere destek oldu. Ayrıca salonda kısa süreli bir elektrik kesintisi yaşandı.

O BELGE ÜZERİNDEN SERT KONUŞTU: PAÇAVRA!
Genel Sekreter ve İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır yaptığı konuşmada parti içi mesajlar verirken iktidara göndermelerde bulundu. Sındır ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Darbe Araştırma Komisyonu Başkanı Reşat Petek’in açıklamaları üzerinden eleştiriler yaptı. 1967 yılına ait olduğu iddia edilen belgede FETÖ lideri Fethullah Gülen’in CHP’ye bağış yaptığını kamuoyuyla paylaşan Petek’e yüklendi. Belgenin sahte olduğunu ispatlamak için kürsüden bilgilendirme yapan Sındır, “Hepiniz gayet iyi biliyoruz ama belge diye ortaya koyduğu o kağıt parçasını… Ne yazık ki bu çabaları boşunadır. Çok yoğun bir gündemde günlerimiz geçiyor. Görünen o ki böyle geçmeye de devam edecek. Ülkemiz özgürlüklerin yaşandığı sürece değil karanlığa doğru gittikçe bizim yükümüz çok daha ağır hale geliyor. Bu danışma kurulunda konuşulacak her konu partimize, kentimize ve geleceğimize yön verecek her görüş çok önemlidir. 15 Temmuz darbe girişimi geride bırakıldı. FETÖ adlı bir çetenin devlet içinde yuva kurduğu ve bunun farkında olunduğu daha sonra kontrollü darbeye dönüştüğü hepimizce malum. Darbe Araştırma Komisyonu uzun dönemdir çalışma içinde. Raporu nerede derken geçtiğimiz gün komisyon Başkanı Reşat Petek’in bazı açıklamalar yaptığına şahit olduk. Gazi Meclisi’mizin çatısı altında darbeyi araştırmak için kurulan komisyonun başındaki Reşat Petek saçma sapan belgelerle milleti kandırmaya çalışmaktadır. Bu çabası FETÖ’nün devletimiz içinde yıllardır ve özellikle kendi iktidarları döneminde aynı mevzide yol almalarını gizlemektir. Eline ne olduğu belli olmayan bir belge alarak, salt çamur atma adına, salt siyasi sorumluluğunu kendi üzerinden atmak, kendi sorumluluğunu gizlemek ve başkalarına bulaştırmak adına TBMM çatısı altında bir komisyon başkanı bunları tüm millete göstermiştir. Fethullah Gülen’in sözüm ona CHP’ye bir bağışta bulunduğunu söyleme cüretinde bulunmuştur. Hiçbir gerçekliği olmayan paçavraların, devletimizin kurucu iradesi CHP’ye bu çamur yapışmayacaktır. Kendi üzerlerinden temizleyemeyeceklerdir. Bu komisyon darbe girişimini araştırmaktan çok geçiştirmekle gazi meclisimizin tarihine geçecektir” dedi.

 ARTIK BENİM CUMHURBAŞKANIM DEĞİL!
Referanduma ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’ye tekrar üye olmasına ilişkin konuşan Sındır, “Bir halk oylamasını geride bıraktık. Genel başkanımız başta olmak üzere il ve ilçe örgütlerimiz parti çıkarlarından önde tutarak milletimizin bekası adına, demokrasi barış adına bir araya gelen bir bloku hep beraber oluşturduk. Bunun için ciddi bir kampanya sürdürdük.  Bu bir son mu? Bu bir mühürsüz seçimdir. Tam kanunsuzluğun YSK tarafından, kanunun emrettiği hükümleri yok sayan, anayasa yetkisi üzerindeymiş gibi ortaya koyduğu mühürsüz bir seçimdir. Hepimiz gayet iyi biliyoruz ki sandığa giden seçmen büyük bir çoğunlukla hayır tercihini gerçekleştirmiştir. Yüksek bir katılım olduğu ifade edilse de yüzde 14.7 gibi bir kesimin sandığa gitmediğini biliyoruz. Bu oranın yüzde 1 için bile büyük bir oran oluşturduğunu biliyoruz. Bu kitle üzerinde İzmir’imizde de kazanmak zorundayız. Bir cumhurbaşkanımız var. Başkanımız diyemiyorum çünkü artık benim cumhurbaşkanım değil. Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milli birliğini temsil eder. TBMM adına başkomutanlık görevi yürütür. Bu tanıma bir de yürütmenin başı konulara, tarafsızlık yemini ettiği halde bir siyasi partinin genel başkanı olarak görev yapan cumhurbaşkanlığı makamını ihlal eden tarafsızlık yeminin ihlal emiş bir şahsiyettir. Siyasi parti kimliğiyle tarafsızlığını yitirmiş bir cumhurbaşkanı… Onun meşruiyetini ortadan kaldırmıştır” açıklamasını yaptı.

BEN DAHİL KİMSE NÜFUZUNU KULLANMAMALI!
Sındır parti içinde yaşanan süreçle ilgili de, “Kongreler süreci önümüzde. 3 Mayıs’ta bir karar verdik. Olağan kurultaya gidecek olan kongreler sürecini başlattık. Takvimler önümüzde. Kritik bir dönemden geçiyoruz. Parti içindeki kırgınlıkları hele hele bu dönemde hiçbir zaman aklımıza getirmemeliyiz. Hayır blokunu güçlü tutalım derken kendim içimizde saçma sapan nedenlerle birbirimizi ayrıştıran konular üzerinden siyaset yapmayalım. Önce bizim tek yumruk ve omuz omuza olmamız lazım. Biz bunu kendi içimizde yapamazsak bu hayır blokunu nasıl bir arada tutalım beklentisi içinde olacağız. Adaylar çıkabilir. Gönül ister ki kavga olmadan güç birliğiyle o yörede partimizi en güçlü şekilde temsil edelim. Ben dahil kimse nüfuzunu kullanarak değil örgütün kendi iradesiyle bu kongre sürecinin yürütülmesi lazım” dedi.

ANAYASA DİYE BİR ŞEY KALMADI
Sındır, “OHAL devam ediyor. Tamamen bir araç olarak kullanılıyor. Artık anayasa hak getire…Bir zamanlar bir siyasetçi ‘Anayasa bir kere delinse de bir şey olmaz’ demişti. Şimdi artık delikten dereler akıyor. Anayasa diye bir şey kalmadı. Onu tanıyan da kalmadı. Bir baskı bir zulüm OHAL üzerinden hepimizin yaşadığı bir hal alıyor” diye konuştu.

BU REFERANDUMU HAYIR CEPHESİ KAZANDI!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “16 Nisan referandumuna Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan bir çıkış bir moral bir toparlanma bir hedefe yürüme olarak görüyorum. Yüzde 49-51… Resmi sonuç bu… Hepimizin inancı belli. Hayır cephesi bu referandumu kazandı” dedi.

KOCAOĞLU’NDAN ÜLKE SİYASETİNE ANALİZ…
Türkiye’nin çeşitli sorunları olduğunun altını çizen Başkan Kocaoğlu, ülkeyi ilgilendiren makro politikalar üzerinden net mesajlar verdi. Kocaoğlu, “Kürt sorunu var. Kim çözecek bunu? Amerika mı çözecek. Biz çözeceğiz. Oturup Kürt kardeşlerimizle çözeceğiz. Çözmek zorundayız. Bunun AKP’nin elinde bir meta olarak kullanılmasından kurtarmak zorundayız. Biz açık bir şekilde Kürt politikasını bu milletin önüne koymak zorundayız.  Yurtta barış dünyada barış… Bizim kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok. Bizden de bir şey istenirse gözümüzü kırpmadan kurutuluş savaşını veririz.  Birinci körfez savaşına Toruntay istifa etti ve girmedik. Sonra Recep Tayyip Erdoğan tezkere getirdi. CHP ve AKP var. CHP hayır diyecek. Oyu yetmiyor. Ne oldu? 99 tane Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili hayır dedi. Ben Ortadoğu bataklığına girmek istemiyorum. Komşumla savaşmak istemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti üslerine, limanlarına 60 bin ABD askerini ve başka ordunun ülke topraklarını çiğnemesini istemiyorum dedi. 1 Mart tezkeresinin reddinin anlamı ve Toruntay istafasının anlamı budur.  Sonra bir başbakan çıktı Şam’da Cuma namazı kılacağım dedi ve biz Ortadoğu bataklığına girdik. Ve burada oyun kurucu olmaya kalktık. Dış politikamız iflas etti. Biz Suriye’den toprak mı alacağız? İşgal mi edeceğiz? Buna kim izin verir? Suriye senin komşun… Sınırın iki tarafında akrabalar bar. Aynı kültürün insanıyız. Komşu toprağında ne işimiz var? Atatürk’ün Kurtuluş savaşında koyduğu düstur ‘ben kimseye bulaşmayacağım’ demesidir.  O da Yurtta barış dünyada barıştır.” diye konuştu.

ELİMDE 300 BİN CV VAR!

Kocaoğlu eleştirilerini sıralarken ülkenin işsizlik sorunu yaşadığını da sözlerine ekledi. İzmir özelinde rakamlar veren Kocaoğlu, "İzmir’de sanayicilerin 83 bin açığı var. Sadece benim elimde 300 bin CV var. Bu işsizlik hükümetin ayıbıdır" dedi. 

BAŞKA TÜRLÜ BU İŞ OLMAZ
Partisi tarafından ilerleyen dönemde izlenmesi gereken yol haritasına ilişkin konuşan Kocaoğlu, “CHP referandumda hayır kampanyasında son derece başarılı bir politika izlemiştir. Bundan sonra yapılacak olanlara bakmak zorundayız. Tabi demokrasi, cumhuriyet, laiklik, insan hakları… CHP ve CHP’lilerin bunları söylemesinin hiçbir anlamı yoktur. Ben Atatürkçüyüm diye niye söyleyeyim? Kendimden şüphem mi var? Başka şeyler söylememiz gerekir. İki buçuk sene var. Uzun görülebilir ama kısadır. Çünkü eksiğimiz çok. Gerçekten çok büyük eksiklerimiz var. Bizim hayır cephesiyle birlikte ne yapmamız gerekir? Nasıl bir program ve öneri demetiyle, nasıl bir Türkiye hayaliyle halkın önüne çıkmamız gerekir? Bunu biz hazırlayalım ‘hayır’ cephesine sunalım değil, biz hazırlayalım hayır cephesine sunalım belki üzerinde konuşulacak konuların ana başlıklarını bir liste halinde yazmak gerekir. Gerisi STK’larla tartışarak gelir. Ne lazım? Yeni bir anayasa yazılacak, seçim yasası yazılacak, yeni bir siyasi partiler yasası yazılacak, yeni bir Türkiye Cumhuriyeti devlet yapılanması şekillendirilecek. Başka türlü bu iş olmaz. Bugün Türkiye’de birçok kurum yıpratıldı. Ama en büyük darbe yiyen devlet ve devlet kurumlarıdır. Ordusundan yargısına emniyetine mit tapu idaresine varıncaya kadar tüm devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması ve güçlendirilmesi bu metinler içinde yer almalıdır. Bunlar konuşulmalıdır. Bu işin idari boyutudur. Halka verilecek demokratik haklarının, hukuk devletinin kuralları yazılacaktır. Bunun dışında eğer ekmeğini büyütemiyorsanız bunu hedeflemiyorsanız, yol haritaları, projeler yapamıyorsanız, yapmıyorsanız, aklı ve bilimi rehber almıyorsanız yine iktidar olamazsınız. Yine başaramazsınız” açıklamasını yaptı.  

EVET CHP BU KADROYLA…
“Siyasetçi öncelikli olarak ekonomiye dayanmak zorundadır” diyerek konuşmasına devam eden Kocaoğlu, “Ekonomik modeli toplumun önüne koymak durumundadır. Önce üretim ve paylaşım. Bunlar zor şeyler değil. Bunları hayır cephesiyle beraber yapmak lazım. Ben büyüğüm, benim oyum şu kadar diyerek değil. Biz bir yola çıktık. Eşit şartlar altında bir araya gelip bu çalışmaların bilimsel olarak yapılması lazım. Sadece akademisyen, iş adamı, siyasetçi değil konunun hem pratikte hem teoride uzmanlarıyla bir araya gelip bunun başarılması gerekmektedir. Siyasetçi mutlaka sonunda buna bir siyasi şekil verecektir. Ama mutlaka doğru ve düzgün bir işin yapılması gerekmektedir. Bunun söylem birliği getireceğini, partiye yeni kadrolar getireceğini, gençlerin partiye geleceği, partinin ve hayır cephesinin önce güven vermesi gerekmektedir. İnsanların, ‘Evet CHP bu kadroyla hayır cephesiyle beraber Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kalkındırır. Dış politikasını, ekonomisini, Kürt problemini çözer’ demesi gerekir. Bunan inanması gerekir. Bunlar olursa umut olur. Umut olursa kadrolar gençleşir ve güçlenir. Sonrasında iktidar olur. Başka türlü olmaz” dedi.

KIRSAL VURGUSU…
Kocaoğlu, “Biz burada yerel yöneticiyiz. Bizler genel siyasete bakarak bir şeyler düşünüyoruz. Bunlar benim şahsi düşüncelerim. İzmir’e geldiğimizde… CHP İzmir dışında hiçbir ilde kırsaldan birinci parti olarak çıkmıyor. İzmir’de CHP kırsalda birinci parti çıkıyor. Açık ara… Yeni bağlanan ilçelere yeni girdik. İnanıyorum oralarda da 2019’da CHP’ye oy gelecektir. Niye? Parti aynı parti… Niye başka bir vilayette gelmiyor da İzmir’de geliyor? Biz sağcının da, kırsalın da, hizmet sektörünün de İzmir’de yaşayan tüm vatandaşlarımızın ekmeğini büyütmeye çalışıyoruz. Kazanılmayacak insan ve oy yok. Yeter ki çalışalım. Gittiğimizde ne vaat edeceğimizi ne yapabileceğimizi insanlarımıza anlatabilelim. Yerel yönetimlerin mutlaka ve mutlaka güçlendirilmesi gerekir. Tepeden demokrasi olmaz. Tepeden bu işlerin hiçbiri olmaz. Yerel ne kadar güçlü ise, yerelde demokrasi ne kadar güçlüyse o kadar demokrasi gelişecektir ve Atatürkçüler başarılı olacaktır. Bunun başka yolu yoktur. 13 senedir bir şeyleri başardık. Birçok da eksiğimiz var” diye konuştu.

SELİN HANIM’I O ZAMAN KORUDUM!
Genel başkan yardımcısı Erdal Aksünger referandum sonuçlarına ilişkin teknik olarak bilgi verdi. Daha sonra sine-i millet tartışmaları için çarpıcı açıklamalarda bulunan Aksünger, “Sine-i millet tartışmalarında o gün Selin Hanım’ı korudum. Çok da zorunluluğun yoktu ama… Bir muhabir ‘Mücadelenizde her türlü yolu deneyecek misiniz? diye sormuş.  O da ‘Evet’ demiş. Sine-i millet de buna dahil?’ diye sorunca o yine ‘evet’ demiş. Levent Bey’in kendisine söyledim ‘Yanlış yapmadınız ama eksik yaptınız’ dedim.  Çünkü bizim sine-i millete dönme kabiliyetimiz yok. Tüm milletvekilleri istifa etse erken seçime götüremiyorsunuz. Sizin böyle bir kabiliyetiniz yoksa sine-i millete dönemezsiniz. O zaman ne diye konuşuyorsunuz bunu? Vatandaş, CHP’lileri gördüğü zaman ‘Siz koltuklarınızı terk etmek istemiyorsunuz galiba’ diyor. Bu tartışma yanlış bir tartışmadır. Eksik bilgilendirilmiştir halk. Biz zaten bu matematiğe sahip değiliz. Böyle bir şey yok. Bilinçli bir adım olasılığı mı var diye düşünüyorum. Bu tartışmayı ne diye açıyorsunuz?” dedi.

ADAY OLACAK KİŞİNİN PARTİDEN İSTİFA ETMİŞ OLMASI LAZIM!
Aksünger 2019’da gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimi için ise net bir mesaj verdi. Aksünger, “Partili cumhurbaşkanına karşıyken parti içinden aday mı göstereceğiz? Bana göre aday olacak kişinin partiden istifa etmiş olması lazım. Bunu çekinmeden söylüyorum. CHP’liyken gidip cumhurbaşkanı adayı olabilir mi? Bence olmamalı. Hayır cephesi 2019’u referandum olarak görmek zorundayız” diye konuştu.

AKP’DEN HESAP SORACAĞIZ
İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven toplantıda yaptığı konuşmada, “16 Nisan’ı hep birlikte yaşadık. CHP İzmir örgütü tüm yöneticileriyle gücünü ortaya koymaya çalışarak, iyi niyetli şekilde genel başkanımızın doğru önderliğiyle güzel bir mücadele verdi. Sonuçları resmiyette farklı ama bizim için daha farklı olan bir sonuçla karşılaştık. Bu sonucu içimize sindirmemiz çok zor ve sindirmeyeceğiz. Bunun hesabını ilk seçimde hayır bloku ve CHP olarak AKP’den soracağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bize referandumda hile yapan, seçimin sonucunu değiştiren bu siyasi iktidardan mutlak hesabını soracağız. Sormak da zorundayız. Bu sorumlulukla siyaset yapmamız lazım. Elde ettiğimiz bir güç ve grup var. Hep birlikte büyük bir mücadele başlattık ve bunun ana omurgası olarak CHP bu işi taşımıştır. Bu bizim için çok büyük bir kazanım olmuştur. İzmir’de de büyük kazanım elde ettik. Bunu devam ettireceğiz” dedi.

30-0 YAPILACAK İL YEREL SEÇİMİN İŞARETİDİR
Referandum sonucunu kent özelinde değerlendiren Güven, “İzmir’de referandumda hedefimiz yüzde 70 demiştik. Siyasi iktidar o kadar büyük bir güçle İzmir’i ablukaya aldı ki, başbakan İzmir’i son hafta terk etmedi. Cumhurbaşkanı iki kez İzmir’e geldi. Her gün iki bakanı İzmir ağırladı. Bu kadar büyük bir iktidar baskısı altında CHP İzmir örgütü 68.8 oyla hedeflenen 70’in bir puan altında kalarak büyük bir başarıya imza attı. Matematik açık ortada. Biz başlarken rakamımız ortada, iktidarın rakamları ortadadır. Bu rakamları lehimize çevirebilmişizdir. Bunun böyle olmasında genel başkanımızın çok ciddi katkısı vardır. Onun belirlediği yol, pozitif siyaset yapma anlayışı ve mevcut anayasanın içeriğini anlatılması çabası ve İzmir örgütünün özellikle kadınlarımızın büyük emeği sonucunda bu oyu aldık. İzmir’in 30 ilçenin tamamında hayır çıkararak 30 0’lık sonuç aldık. Bu küçümsenmeyecek bir başarıdır. Bunun ileride siyasi sonuçlarını partimiz lehine almanın ışığını gördük. Elimizde olmayan 8 ilçemiz var. Bu ilçelerdeki ‘hayır’ın başarısı bizim için çok değerlidir. Bu ilk yerel seçimin işaretidir. Onu ateşlemek de CHP il örgütünün görevidir. İnanıyorum ilk yapılacak yerel seçimlerde o ilçelerde de belediye başkanlıklarını devralacağız” diye konuştu.  

İYİ Kİ İZMİR VAR!
Güven, “İzmir bu referandumda birçok boyutuyla güzel deneyimler kazanmıştır. Hataları da vardır, onları da görmüştür. Özeleştiri yapmamız da lazım. Sonuçta alınan netice başarılı bir neticedir. İyi çalışıp, mücadele edersek, siyaseti seçimden seçime değil sürekli yapılan iş haline dönüştürürsek inanıyorum İzmir layık olduğu daha da üst yere gelecektir. Tüm illerin moral kaynağı model kenti olacaktır.  Süreçte milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza yaptıklarından dolayı şükran duyuyorum. Gurur duyuyorum. İyi ki İzmir var. Onlar bizim yüz akımız. Parlamentoda ‘hayır’ın mücadelesini başlattlar. Orada İzmirli vekiller ve tüm CHP’liler direnmişlerdir. Eğer mücadelelerimizi taktir etmezsek onur duymazsak olmaz. Başarılı olamayız” açıklamasını yaptı.

HADİ İZMİR’DE HİLE YAPIN!
Referandum sürecinde örgütünün yürüttüğü teknik çalışmalara ilişkin konuşan Güven, “36 bin tane sandık müşahidimiz vardı. Bu bir ordu… Nerede hile yapacaksınız? İzmir buna müsaade eder mi? Bu kadar insan bunu yaptırır mı? Hadi yapın bakalım. ‘Türkiye İzmir olmalı’ diye boşuna demiyoruz. Seçimden seçime iş, siyaset yapmayacağız. Her gün çalışacağız, her gün örgüte gideceğiz. Şimdiden eğitim çalışmalarına başlayacağız. O konuda da örnek şehir İzmir’dir. Ama yeterli bulmuyoruz. Kardeş illerimize katkı koyacağız. Biz daha fazlasını yapmakla Türkiye’ye karşı sorumluyuz. Kadın kollarımıza ‘Siz nerede fazlaysanız orada oyumuz fazla. Lütfen nitelikli üye sayınızı ikiye katlayın’ dedim. Bunu yapmak zorundayız. Aynı durum gençlik kolları için de geçerli… Çalışarak nitelikli üye sayımızı arttırmalıyız” dedi.

GÜVEN’DEN PARTİYE NET MESAJ: CHP KURULTAYLAR PARTİSİ DEĞİLDİR!
Güven olağan kurultay dönemi hakkında parti içi mesajında ise, “CHP kurultaylar partisi değildir. Artık bu iş bitmiştir. CHP mücadele eden, iş yapan Türkiye siyasetine damga vuracak partidir. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek partidir. Kendi iç mücadelemizi artık istemiyoruz.  Önümüzde kongreler süreci var. Bu süreçten bizim olumsuz çıkmamızı bekleyen unsurlar var. Bunlara pirim vermemiz gerekiyor. İktidarın uşaklarına, imkan tanımayalım. Bu dönem özel bir dönemdir. Bu dönemi demokratik bir şekilde, güzel bir havada, en güzel şekilde atlatalım.  Delegelik sisteminde mümkün olduğu kadar koşan, emek veren, mücadele eden, işinden, zamanından, evinden her türlü fedakarlığı yapmış insanlara önem ve değer verelim. Koşan kadınlarımıza sahip çıkalım. Gençlerimize sahip çıkalım ve önlerini açalım. Yaş ortalamasını yukarı çıkarmaya çalışanlar var ama biz aşağıya çekelim. İlçe kongresi ve tabi ki il kongresi olacak. Bunları kardeşçe yapabileceklere devredelim” ifadelerini kullandı. GÜRSEL EROL’DAN ADAYLIK AÇIKLAMASI: ARTIK OLMAYACAĞIM!
PM Üyesi ve Tunceli Milletvekili Gürsel Erol da, “İzmir ve Tunceli’nin ortak özellikleri var. Mustafa Kemal ve AKP karşıtlığıdır. Siz referandumda başbakanın milletvekilli olduğu kent olarak ona kafa tuttunuz. Sandıktan çıkarmadınız. Benim Tunceli milletvekili olarak burada konuşmam farklı sorular akla getirebilir. 16 Nisan öncesinde ‘Bu referandumdan eğer evet çıkarsa siyaseti bırakacağım’ demiştim. Siyaset adamı verdiği sözün arkasında durmalı. Bundan sonra hiçbir ilden milletvekili adayın değilim. Artık davamın ve partimin sadece mücadele veren bir neferiyim” açıklamasını yaptı.

GENEL BAŞKANIMIZDAN BİLE ÖNCE GELİR!
Ayrıca partisine özeleştiriler getiren Erol, “CHP’nin kurumsal kimliği genel başkanımızdan bile önce gelir. Bu partide bir partililer bir de particiler var. Particiler gelip gidiyor. Genel başkan yardımcılığı, genel sekreterlik, PM üyeliği gibi görevlere geldiler. Ama şimdi neredeler? Biz 33 yıldır buradayız. Nerede Emine Ülken Tarhan, nerede Birgül Ayman Güler, nerede İhsan Özkes? Neredeler?” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.