Eğitim sen İzmir 6 Nolu şube Narlıdere emekçilerinin yargılanması süreci çökmüştür.

29 ARALIK EYLEMİNE İLİŞKİN GEREKÇELİ BERAAT KARARI ! Konfederasyonumuz KESK ve genel merkezimiz EĞİTİM SEN İN KARARINA İSTİNADEN 29 Aralık eylemine ilişkin siyasi iktidarca geliştirilen baskı, tehdit ve cezalandırma sistemi Eğitim sen İzmir 6 Nolu şube Narlıdere emekçilerinin yargılanması sürecinde çökmüştür.

Eğitim sen İzmir 6 Nolu şube Narlıdere emekçilerinin yargılanması süreci çökmüştür.

29 ARALIK EYLEMİNE İLİŞKİN GEREKÇELİ BERAAT KARARI ! Konfederasyonumuz KESK ve genel merkezimiz EĞİTİM SEN İN KARARINA İSTİNADEN 29 Aralık eylemine ilişkin siyasi iktidarca geliştirilen baskı, tehdit ve cezalandırma sistemi Eğitim sen İzmir 6 Nolu şube Narlıdere emekçilerinin yargılanması sürecinde çökmüştür.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
11 Mayıs 2017 Perşembe 22:13
Eğitim sen İzmir 6 Nolu şube Narlıdere emekçilerinin yargılanması süreci çökmüştür.

29 Aralık eylemine ilişkin daha önce muhakkikler görevlendirilmiş olup Kovuşturma ve soruşturma sonucuna ilişkin 29 Aralık eyleminin sendikal bir eylem olduğu kararına varılmıştır. Ancak şubemizden 47 eğitim ve bilim emekçisi Milli Eğitim Bakanlığının yönlendirmesi, İzmir Valiliği ve il milli eğitim müdürlüğünün zorlamalarıyla daha önce soruşturması yapılıp kapatılmış olmasına rağmen tekrar sendikal eylemimiz tartışmaya ve baskıya dönüştürmek amacıyla müfettişlerce soruşturma emir –komuta yöntemiyle sürdürülmüş ve emir alındığı şekliyle sonlandırılmıştır. Ayrıca bu soruşturmayı yürüten müfettişlerden bir tanesinin FETÖ kapsamında açığa alınıp soruşturması devam etmektedir. Yani 47 arkadaşımız haksız ve hukuksuz bir şekilde hem adli hem de idari soruşturmaya tabi tutulmuştur. Bu gün sizlerle paylaşacağımız bilgi de bu konuyla ilgilidir. Müfettişlerce hazırlanan soruşturma raporları
Sonucunda arkadaşlarımız yargılanmış ve İzmir 24 . Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını yayınlayarak bu hukuksuzluğu deşifre etmiş ve aynı zamanda eylemin tartışılmaz şüphe götürmez bir sendikal eylem olduğunu göstermiştir. 
MAHKEME DOSYAYI BÜTÜN OLARAK İNCELEME SONUCUNDA :
‘’Sanıkların tamamının kısa adı KESK olan, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na bağlı Eğitim-Sen isimli Sendikaya bağlı kamu emekçileri olduğu,
Sendika ve bağlı olduğu Konfederasyonun almış olduğu karar doğrultusunda, hizmet üretmekten gelen güçlerini kullanmak amacıyla, 29 Aralık 2015 tarihinde bir günlük iş bırakma eylemine katılarak görevlerine gelmedikleri,
Bu nedenle, haklarında "Kamu Kurumu Faaliyetini Cebir veya Tehdit Kullanarak Engellemek" suçundan TCY 113/1.b, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı görülmektedir.
SANIKLARIN BİR GÜNLÜK İŞE GELMEME EYLEMLERİNİN SUÇ OLUŞTURUP OLUŞTURMADIĞININ TARTIŞILMASI AÇISINDAN; 
Yukarıda da belirtildiği ve dosyaya yansıdığı gibi, sanıklar kısa adı KESK olan, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na bağlı Eğitim-Sen isimli Sendikaya bağlı kamu emekçileridir.
Kamu emekçilerinin sendika kurmalarında ve sendika faaliyetlerine katılmalarında yasal engel bulunmadığına ve bu husus hem yerel mahkeme, hem Yüksek Mahkemeler ve hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında bu husus istikrar kazanarak tartışmasız bulunduğuna göre, sanıkların bir günlük işe gelmeme eylemlerinin suç teşkil edip etmediği değerlendirilmelidir.


Sanıklar ve vekillerinin savunmalarında da belirtildiği gibi,
Danıştay 1. D. E.2001/3307, K.2001/4415, Danıştay 12. D. E.2004/4643, K.2005/313, Danıştay 12. D. E.2005/5767, K.2008/225 Sayılı kararları, 
Karaçay -Türkiye, Satılmış ve Diğerleri - Türkiye, Urcan ve Diğerleri - Türkiye, KESK üyesi Enerji Yapı Yol Sen - Türkiye kararlarında görüldüğü üzere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, AİHS'nin 11. maddesinin sendikanın yapacağı toplu eylemler yoluyla sendika üyelerinin mesleki çıkarlarını savunma özgürlüğünün güvence altına alınıp, gerçekleştirilecek eylemlere taraf devletlerin izin vermesi gerektiği, 11. maddede grev yapma hakkı açık bir şekilde ifade edilmemişse de bu hakkın tanınmasının, en önemli sendikal haklardan biri olduğu, genel bir grev yasağının Sözleşmenin 11. maddesinin ihlali anlamı taşıdığı, sendika üyelerinin grev ve eylemlere katıldıkları için disiplin cezası ile cezalandırılmalarının sendikal hakları kullanmaya yönelik caydırıcı bir niteliğe sahip olduğu, yasaklama ve engellemelerin demokratik bir toplumda gerekli olmadığına vurgu yapıldığı dikkate alındığında, 
Doğu ve Güneydoğu illerinde terörle mücadele nedeniyle meydana gelen çatışma ortamında öğrenim hakkı engellenen öğrencilerin bu haklarının korunması ve öğretmenlerin de can güvenliklerinin sağlanmasına dikkat çekmek amacıyla, Sendika'nın aldığı karara uyarak bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştiren sanıkların eylemlerinde suç unsuru bulunamamıştır.
Kaldı ki, sanıklara iddianame ile yüklenen suç "Kamu Kurumu Faaliyetini Cebir veya Tehdit Kullanarak Engellemek" olarak tanımlanmış ve TCY.113/1-b maddesinde düzenlenmiştir. 
Sanıkların eylemlerinde kullanıldığı ileri sürülen cebir ya da tehdidin hangi şekilde olduğu iddianamede belirtilmediği gibi, dosya içinden de bu yönde bir tesbit yapılamamış, 
Salt bir günlük iş bırakma eyleminde de yukarıda açıklandığı gibi suç unsuru bulunmadığından sanıkların beraatlerine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: GEREKÇESİ AÇIKLANDIĞI ÜZERE:
Sanıkların unsurları oluşmayan atılı suçtan CMK.223/2-a maddesi uyarınca AYRI AYRI BERAATLERİNE ‘’karar vermiştir.

Maalesef bu mahkeme kararına rağmen kör, sağır, dilsizi oynayan bakanlık, valilik ve milli eğitim yöneticilerimiz var. Beraat eden 47 arkadaşlarımızdan 44 kişinin idari soruşturması da ısrarla inatla devam ettirilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulundan savunmaları alınmaktadır.
İlk celsede beraat eden ve hukuki olmayan bir soruşturma raporuna istinaden eğitim bilim iş kolundaki çalışanların huzuru neden kaçırılıyor?
Mevcut dava kararlarına il disiplin kurulları neden kendilerini kapatıyorlar?
Bu soruşturmalarla mücadele azmi ve kararlılığımızı kıracaklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar.
Tekrar vurgulamak gerekir ki bu mahkeme kararı KESK üyelerini hedefe koyarak, sendikal faaliyetleri illegal bir eylem gibi gösteren yöneticilerin aslında siyasi davrandığını bir kez daha göstermiş oldu. Bu kararın takipçisi olacağız ve yöneticiler hakkında hukuki olarak gerekeni yapacağız. Mücadelemizi de büyüterek sürdüreceğiz.

Eğitim Sen İzmir 6‘Nolu Şube Yürütme Kurulu

Son Güncelleme: 11.05.2017 22:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.