ZULME DÖNÜŞEN 65 YASAKLARI

Küresel nitelik taşıyan Covid 19 salgını Dünyayı kasıp kavurmaya başlayınca Ülkemizde 11 Mart 2020 tarihinde ilk ölümün gerçekleşmesi ile birlikte alınmaya başlanan tedbirler arasındaydı 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkma yasağının başlaması.

ZULME DÖNÜŞEN 65 YASAKLARI

Küresel nitelik taşıyan Covid 19 salgını Dünyayı kasıp kavurmaya başlayınca Ülkemizde 11 Mart 2020 tarihinde ilk ölümün gerçekleşmesi ile birlikte alınmaya başlanan tedbirler arasındaydı 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkma yasağının başlaması.

M.GÜLTEKİN
M.GÜLTEKİN
08 Haziran 2020 Pazartesi 23:46
455 Okunma
ZULME DÖNÜŞEN  65 YASAKLARI

Başlangıçta sanki bu virüs sadece yaşlıları vuracak, sadece onlara bulaşacak mış gibi davranıp bir anda yaşlılara yönelik acıma eksenli sempati oluşturup, Tüm Devlet birimlerini, Belediyeleri, gönüllü vatandaşları ve muhtarları seferber edip, yaşlıların evine onların parası ile fasulye, soğan taşıdılar.
Sonra da hayat eve sığar gibi hayali bir sloganı herkese tekrarlattırıp, yaşlıların   fasulye, soğan patates, ekmek gibi günlük ihtiyaçlarından da elini eteğini çektiler.
Önce yaşlılara cazip gelen bu uygulama giderek karşı karşıya kaldıkları sorunlar çoğaldıkça çekilmez hale gelmeye başladı.
Yaklaşık sayıları 8 Milyonu bulan 65 Yaş üstü vatandaşların tamamı emekli değil. Hala her hangi bir sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olmayan, olsa da serbest çalıştığı için sigortalı günü tamam olmayanlar vardır. Bunlar yaşamlarını çalışarak sürdürmekte, keza emekli olanların da çoğunluğu açlık sınırının altında maaş aldığı için yaşamını ek çalışma ile sürdürmek zorunda olanlardır.
İlk günlerde önemsemedikleri yasaklar aylar geçmeye başlayınca zulüm e dönüşmüş, yaşlılar için yaşam çekilmez hal almıştır.
Bu yasaklar hükümet tarafından 65 Yaş üstü nü korumaya yönelik olduğu,  gerekçesi  zaten yasaklardan bir süre sonra çökmüştür. Çünkü bu yasaklar onları virüsten korumuşumudur  bilemeyiz ancak bu yasaklar yaşlıların yaşamını oldukça zorlaştırmıştır.
Onların sadece evden çıkması yasak değil; aynı zamanda Devlet kurumlarında işlerini takip etmesi yasak, maaşını Bankadan çekmesi yasak, Bankalardan havale alıp, havale göndermesi yasak, PTT den mektup atması yasak, gelen gönderiyi alması yasak, alış veriş yapması yasak, kuaföre gidip traş olması yasak,  çocuklarınızı, torunlarınızı görmeniz yasak, hatta hastalanmanız yasak.
Yanlış duymadınız  eğer krona virüs hastası değilseniz Devletin hastaneleri size bakmıyor. Sizden izin belgesi istiyor, eğer izin alıp gitmemişseniz sizi ne kadar hasta olursanız olun kabul etmiyor. Özel Hastaneler de bu yasak uygulanmadığı için 65 yaş üstü vatandaşlar üstü örtülü biçimde oralara yönlendirilip 55 TL. den başlayan katkı payı ödemek zorunda bırakılıyor.
Bu yasaklar; nereden bakarsanız bakın hem hukuk dışıdır, hem de toplumun bir kesimine yönelik ayrımcı, ötekileştirici bir anlayışın ürünüdür. Onları korumak değil sosyal yaşamdan tavsiye etme anlamı taşımaktadır
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, zorunlu olarak sokağa çıkanlara da emekli maaşlarının iki katı ceza yazıp, maddi olarak ta büyük yıkıma tabi tutulmaktadır.
Dünya Ülkeleri için kendi yaşlılarının değeri ve önemi vardır. Gücü ve enerjisi yerinde iken Ülke Ekonomisine katkı koyan, Ülkenin geleceğine tırnakları ile kazıyarak emeğini veren bu insanlar için Devlet Kurumları seferber olmakta, sağlıklı ve kaliteli yaşam geçirmeleri için sosyal yaşamdan koparılmamaktadır.
Dünyanın Hiçbir Ülkesinde toplumun bir kesimine ayrıcalıklı bir yasak uygulanmaz.
Dünyanın hiçbir yerinde Toplumun bir kesiminin hak ettikleri maaşlarını kendilerinin çekmeleri, onu ihtiyaçları için kendilerinin harcaması engellenemez.
Dünyanın hiçbir yerinde Yaşlıların Devlet Dairelerinde, Kamu kurumlarında kendi işlerini takip etmesi yasaklanamaz.
Dünyanın hiçbir yerinde toplumun bir kesiminin sen yasaklısın diye postaneden her hangi bir işlem yapması, kendisi olmadan verilmeyen e-devlet şifresi alması yasaklanamaz.
Dünyanın hiçbir yerinde hastalanan bir yaşlı hastaneye gittiğinde sen izinsiz dışarı çıkmışsın biz sana bakamayız denmez.
Bunlar olmuyor demeyin kendimden örnek vereyim.
Ben 65 Yaş üstü, hak ve hukukunu savunmayı  başaran biriyim.
Narlıdere Semt Polikliniğinde göz doktoru olmadığı için özel bir hastaneye gittim. Kimse benden sen 65 yaş üzerisin izin kağıdı ver demedi ama muayene için 55 TL. katkı payı istedi. Verdim ve muayene oldum.
Daha sonra başka bir dalda muayene için Narlıdere semt polikliniğine gittim. Sen 65 Yaş üzerisin muayene olamazsın, muayene olman için izin belgesi getirmek zorundasın denildi. Uzunca tartıştım sa da kabul ettiremedim ve muayene olmadan ayrılmak zorunda kaldım.
Hastalanmanın bile yasak olduğu bir süreç yaşıyor 65 yaş üzeri vatandaşlar.
Elbette Küresel bir pandemi varsa Devlet tedbir almalıdır. Ancak, hayatın tecrübesini yaşamış, nasıl yaşaması gerektiğini, kendisini nasıl koruyacağını, bu işin ciddiyetini yaşam tecrübesi ile en iyi bilen bu kesime haksızlık edildiğini düşünüyorum. Bu yasaklar kaldırılmalıdır. Görülecektir ki onlar kurallara herkesten çok uyar.
Bir de Kronik Hastaların çıkış yasağı var ya, işte ben ona takıntılıyım. Sokağa çıktığında 65 Yaş üstü olanı az çok tahmin ediyorsunuz, olmadı kimliğine bakıyorsunuz. Ama merak ediyorum, kronik hasta olanları nereden anlıyorsunuz? 
 
 

Son Güncelleme: 08.06.2020 23:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.