Türkiye 15 Temmuz dan bu yana olağanüstü koşullar yaşıyor. 15 Temmuz da yaşanan darbe girişimi sıradan bir girişim değildir. 27 Mayıs 1960 Darbesi bile 40 civarında albay ile gerçekleştirildiği düşünüldüğünde şu anda sadece 150 general darbeden tutuklu olduğuna göre tutuklu alt düzey subay ve ast subayları da dikkate aldığınızda hatta henüz niyeti tesbit edilemiyen subayları da saydığınızda son derece önemli ve ciddi bir darbe girişimi ile karşı karşıya olduğumuz ortadadır.
 Darbe girişiminin kim taraından yapıldığı gerek Devlet, gerek muhalefet gerekse toplum açıkça bilinmektedir. Bu darbe girişimi Fetullah çı örgüt tarafından gerçekleştirildiği net bir biçimde ortadadır. Bu darbe girişiminin hedefi öncelikle ittfiakları  bozulan ve savaşa dönüşen AKP iktidarı olduğu halde hem CHP, hem HDP hem de MHP darbeye karşı tavırlarını ilk andan itibaren koymuşlardır.

Ancak bu darbe girişimine karşı başlatılan OHAL yasası ile çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler darbecileri aşıp, darbe karşıtlarını da içine alan, hatta darbecilerden çok darbe karşıtı olanları mağdur eden bir noktaya ulaşmıştır.

Barış bildirisi yayınlayan öğretim üyeleri görevden atılıp bir kısmı tutuklanmış, Fetö örgütüne karşı duruşu net biçimde belli olan Eğitim Sen üyesi 10 bin öğretmen görevden alınarak sokağa konulmuş, Fetö karşıtı basın ve yayın organlarının kapısına kilit vurulmuş. Türkiye tamamen demokrasi kurallarının dışına çıkarılarak adaletsizlik, hukuksuzluk baskı ve zulüm Ülkenin rejimi haline getirilmiştir.

EĞİTİM SEN E BÜYÜK DARBE

Benim de iki dönem şube başkanlığını yaptığım EĞİTİM SEN Darbe sonrası sürecin en çok zarar gören kurumu haline gelmiştir. Eğitim Sen üyesi on bin öğretmen haksız, hukuksuz, adaletsiz bir şekilde görevlerinden alınmıştır. Öğretmenlerin alınış gerekçeleri geçen 29 Aralık ta yaptıkları grev olarak belirlenmiş, bir kısmı da her hangi bir dayanağı olmayan, her hangi bir mahkeme kararı bulunmayan örgüte destek gerekçesi bahane edilmiştir.

Bir Hukuk devletinde yasalarda yazmayan ceza uygulanması olanaklı olmadığı halde Türkiye de tamamen hukuksuz bir yöntem uygulanmaktadır.

Sendikalar üyelerinin ekonomik ve demokratik haklarını savunmak için kurulurlar. Bu çerçevede yasalar çerçevesinde her türlü eylem ve etkinliği yapar. Bir günlük uyarı niteliği taşıyan iş bırakma eylemi de sendika üyelerinin meşru hakkı olduğu birçok mahkeme kararlarına yansımıştır. Kaldı ki bu eylemin en büyük cezası yasada 30/1 maaş kesim cezası dır. Bunu göreve son vermeye dönüştürmek açık hukuksuzluktur.

AKP darbeden yararlanma, darbeyi fırsata dönüştürme politikası izlemektedir. Kendisine biat etmeyen herkesi baskı altına almak, açlığa terk etmek, yaşam hakkı vermemek istiyor.

Eğitim Sen Demokratik Öğretmen hareketinin 115 Yıllık mücadelesinin günümüze taşıdığı bir örgüttür.

1908 den bu yana devam eden Demokratik Öğretmen Örgütlülüğü ne Padişahlık döneminde, ne de Cumhuriyet döneminin hiçbir aşamasında bu kadar saldırıya uğramamıştır. Öğretmen hareketinin mücadele direnci ve kazanımlarını hazmedemeyen AKP iktidarı Olağan Üstü yasadan yararlanarak öğretmenlerden intikam almak istemektedir. Ama kayaya çarpmış gözükmektedir. Öğretmenlere yönelik bu saldırı sendika üyesi olmayan, hatta başka sendikaların üyesi olan öğretmenlerin de tepkisi ile karşılanmış, öğrenci velilerinin ve toplumun diğer kesimlerinin tepkisi çığ gibi büyümektedir.

Eğitim sen saldırılara ve baskılara boyun eğecek bir örgüt değildir. Öğretmen hareketinin tarihi birçok saldırıyı geri püskürttüğü mücadelelerle doludur.

Eğitim Sen e saldırıların esas amacı Eğitim Sen in Çağdaş, Demokratik, bilimsel ve Laik eğitimden yana olması, herkesin ana dil hakkını özgürce kullanması özgürlüğünü savunmasıdır.

Eğitim sen bu saldırıları durduracak ve bu mücadeleyide kazanacaktır. Bu haklı ve meşru mücadelesinde hepimiz Eğitim Sen in haklı mücadelesinin yanında olacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.