Hakan Fidan darbeyi 15 Temmuz’da mı öğrendi, 4 Temmuz’da mı?

Siz MİT olarak böyle bir 'BELGE' yayınlıyorsanız, bunu da darbe girişimi olarak başbakanlığa ve cumhurbaşkanlığına bildirmiyorsanız bu darbenin içindesiniz demektir.

Hakan Fidan darbeyi 15 Temmuz’da mı öğrendi, 4 Temmuz’da mı?

Siz MİT olarak böyle bir 'BELGE' yayınlıyorsanız, bunu da darbe girişimi olarak başbakanlığa ve cumhurbaşkanlığına bildirmiyorsanız bu darbenin içindesiniz demektir.

HÜSEYİN ÇETİN
HÜSEYİN ÇETİN
18 Kasım 2019 Pazartesi 08:23
Hakan Fidan darbeyi 15 Temmuz’da mı öğrendi, 4 Temmuz’da mı?

15 Temmuz darbe girişimine karşı yapılan darbe tüm gerçek delilleri ortaya çıkana kadar çok tartışılacak bir konu ve aynı ölçüde de gizemini koruyacak. Hele benim gibi darbeyi didik didik eden birisi varsa şüphe hiç bitmeyecek.

Biliyorsunuz, 15 Temmuz’da darbe yapılacağı daha önceden Recep Tamam Erdoğan’a bildirilmişti, bunun tutanağı da var, tamı tamına 40 gün önce Terörle Mücadele Şube Amirliği tarafından alınan bir ifade tutanağı var. Tutanakta ifadeyi veren başçavuş Hüseyin Gürler darbeyi önce tabip binbaşı Eray Yurdakul’la paylaştığını, onun da kendisini emekli tuğgeneral ve AKP milletvekili Şirin Ünal’la tanıştırdığını ve sonunda olayı Ahmet Albayrak’a anlattığını ve sonuçta tüm bilgi ve belgelerin 11 Haziran tarihinde Erdoğan’a ulaştığını söylüyor. İşte o yüzden Erdoğan’ın 15 Temmuz akşamı ve sonrası dahil olmak üzere 3-5 değişik saatte darbeyi eniştesinden öğrendiği haberi gerçekçi gelmiyor.

Erdoğan darbeyi eniştesinden öğrenirken akşam yemeğini MİT başkanı Hakan Fidan’la yiyen diyanet işleri başkanı Mehmet Görmez de darbeyi eşinden gelen telefonla öğreniyor. Saat 22.30 ve anlatımlara göre Hakan Fidan darbeyi 14.20’de MİT’e gelen bir binbaşıdan öğrenmiş, bunun üzerine bağlı bulunduğu başbakan Binali Yıldırım’ı aramak yerine dönemin genelkurmay başkanı Hulusi Akar’ın yanına gitmiş, onlara anlattıktan sonra geri dönmüş ve rahat rahat yemek yiyor. Görüşmede ilginç bir şekilde Suriyeli muhalif liderlerden Muaz el-Hatib de var.

Hakan Fidan konuklarına sadece “Ciddi bir ihbar söz konusu. Sizinle görüşmemi tamamlayamayabilirim” diye bir açıklama yapıyor ama kaçırılma olasılığını söylemiyor, oldukça rahat. Oldukça rahat ama cumhurbaşkanı Erdoğan o saatlerde hâlâ kendisine ulaşamıyor, haberi olduğu darbeyi kendisinden gizliyor, büyük olasılıkla Hulusi Akar henüz hangi taraftan yana tavır koyacağına karar vermemiş.

Peki, bu çelişkili açıklamaların hepsine “Evet” diyelim, peki o zaman aşağıda sunacağım 4 Temmuz 2016 tarihli MİT belgesi ne anlama geliyor. Belgede yazılanları okuyun, sadece yaşanacak olanın darbe olacağı yazmıyor ama 15 Temmuz gecesi ve 16 Temmuz’da ne olduysa hepsi olacaklar listesi olarak sıralanmış.

Yada soruyu değişik bir şekilde sorayım, siz MİT olarak böyle bir “BELGE” yayınlıyorsanız, bunu da darbe girişimi olarak başbakanlığa ve cumhurbaşkanlığına bildirmiyorsanız bu darbenin içindesiniz demektir ve aynı Hulusi Akar ve 2. Başkan Yaşar Güler gibi sessiz kalıyorsunuz. Bunu neye dayanarak söylüyorum, 4 Temmuz 2016’daki MİT belgesinde uyarı anlamında

  1. Belediyelerin çöp kamyonları,
  2. Komutanların kaçırılacağı,
  3. Sultanbeyli gibi yerlerde çatışma çıkacağı,
  4. Üs, liman, gemilere, resmi kurumlara ve lojmanlara saldırı olacağı yazılmış.

Raporda yazılmayan tek tümce bunun “DARBE” olduğu. Aşağıdaki metni bir de siz okuyun ve ona göre karar verin.

Benzeri bir belge daha var esasında, o da darbeden 5 gün önce Erdoğan’ın reklamcısı Erol Olçok tarafından yazılan 13 tweet. Kendisi köprüye çağrılıp, orada oğluyla beraber uzaktan açılan ateşle yaşamını yitirdikten sonra kaldırılan bu 13 tweet aynı bu MİT belgesi gibi, o gece ne yapıldıysa “Yapılacak” diye yazıyor.

Bu aralar darbeyi seyrek yazıyorum diye bitti yada çekiniyorum sanmayın, Kürtlere karşı savaş ve seçimler araya girince sadece seyrekleşti, devam edeceğim.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.