İşte AKP içindeki kavgadan sızıntılar: Erdoğan, Davutoğlu'nu neden istemiyor?

AKP içindeki kavga MKYK toplantısından sonra iyice gün yüzüne çıkarken şimdi de Erdoğan'a yakın bir ismin paylaştığı tahmin edilen Davutoğlu notları sızdırıldı. "Pelikandosyasi" adlı blog üzerinden paylaşılan notlar oldukça dikkat çekici.

İşte AKP içindeki kavgadan sızıntılar: Erdoğan, Davutoğlu'nu neden istemiyor?

AKP içindeki kavga MKYK toplantısından sonra iyice gün yüzüne çıkarken şimdi de Erdoğan'a yakın bir ismin paylaştığı tahmin edilen Davutoğlu notları sızdırıldı. "Pelikandosyasi" adlı blog üzerinden paylaşılan notlar oldukça dikkat çekici.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
02 Mayıs 2016 Pazartesi 10:06
İşte AKP içindeki kavgadan sızıntılar: Erdoğan, Davutoğlu'nu neden istemiyor?

 AKP'de bir süredir devam eden tartışma şimdi de "Pelikan Dosyası" ile farklı bir boyuta taşındı. AKP içinden gelen sızıntılarla süren kavganın notları Erdoğan'a yakın bir isim tarafından paylaşıldı.

27 maddede paylaşılan notlardan öne çıkanlar şöyle:

GÜL BİRİNCİ SIRADAYDI: Temayül yoklamalarında 1. Gül, 2. Yıldırım, 3. Davutoğlu çıktı. Buna rağmen REİS hocayı parti başkanı yaptı. Gül’ün çok yakışıklı İngiliz arkadaşları, bir de REİS’ten ve ailesinden nefret eden, ancak Hürriyet’e de pek aşık, ‘intifada’cı bir hanımı vardı. REİS Gül’ü başkan yapmadı. Yıldırım REİSçiydi. Falsosu yoktu. Başarılıydı. Parti tarafından seviliyordu. Ama yeterince karizmatik değildi. Kukla muamelesi yapacaklardı. REİS Yıldırım’ı da başkan yapmadı. Davutoğlu güzel konuşuyordu. Hocaydı. Ayrıca, görece tazeydi. Uzun yıllar REİS’le de çalışmıştı. Evet kibirliydi. Hem de çok. Her şeyi o bilirdi. Ama teorik olarak. Pratikte genelde çuvallardı. Örnek; Suriye. “6 ayda Esed devrilir” dedi. Demekle de yetinmedi, bütün planlarını buna göre yaptı. B planı yoktu. Çünkü çok emindi. Kendinden. Zekasından. Bilgisinden. Okumasından. Esed kaldı. Hoca çuvalladı. Sonra bir sürü sıkıntı. REİS yine de hocayı başkan yaptı. Neden mi? a) REİS hocanın, Suriye ve Filistin politikalarından hareketle, kendini devirmek isteyen Batı’yla uzlaşmayacak bir politikacı çıkacağını umuyordu. “Bu hoca, Batı’yla da, onun ülkemizdeki truva atları olan paralellerle ve Doğan medyasıyla uzlaşmaz” diye düşünüyordu. b) Başkanlık sistemine geçerken argüman üretir, akademik karizmasını, taze politikacı kimliğini bu yolda işlevsel hale getirir diye düşünüyordu. Kendisinden bu iki konuda söz aldı. “Temayül yoklamalarını biliyorsun, seni BEN başkan yapıyorum! Ama bu iki konuda söz vermen şartıyla” dedi.

Son Güncelleme: 02.05.2016 10:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.