Kılıçdaroğlu: Beni susturamazsınız!

‘Adalet Yürüyüşü’nün ardından sokak muhalefetini sürdüreceğini söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidar yanlısı medyaya meydan okudu: “O beni susturmanın yolu olarak görülüyor iktidar tarafından. Uyarmak isterim; bu yol benim susturulacağım bir yol değil.”

Kılıçdaroğlu: Beni susturamazsınız!

‘Adalet Yürüyüşü’nün ardından sokak muhalefetini sürdüreceğini söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidar yanlısı medyaya meydan okudu: “O beni susturmanın yolu olarak görülüyor iktidar tarafından. Uyarmak isterim; bu yol benim susturulacağım bir yol değil.”

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
20 Temmuz 2017 Perşembe 11:19
Kılıçdaroğlu: Beni susturamazsınız!

Milliyet’ten Serpil Çevikcan’ın aktardığına göre Kılıçdaroğlu, eylemlere devam edeceklerini vurgularken, bunun nedeninin parlamentoda konuşma imkanlarının alınması olduğunu belirtti.

CHP lideri, “Eğer parlamentoda sizin konuşmanıza imkan verilmez, söz hakkınız kısıtlanırsa bunu kullanacağınız bir yer lazım. Nerede yapacağım konuşmaları ben; evde konuşmayacağım herhalde. Bir yerde konuşmam, anlatmam lazım. O nedenle içtüzük çalışmasını, muhalefetin söz hakkının kısıtlanmasını doğru bulmuyorum” dedi.

Yapacakları eylemin toplumsal destek bulması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Dolayısıyla bizim de yapacağımız bir eylem olursa toplumsal desteğinin olup olmayacağına bakacağız, ondan sonra hayata geçireceğiz. Yoksa ‘sabah gidelim eylem yapalım’ yok” diye konuştu.

“Türkiye süratle bir monarşiye doğru kayıyor. Ne Meclis Başkanı’nın ne Başbakan’ın ne de başka birinin herhangi bir iradesi yok” diyen Kılıçdaroğlu, ‘Sizi kriminal hale getirme çabası var mı?’ sorusu üzerine de şunları söyledi: “Onu görüyorum. Havuz medyasını izlediğiniz zaman belli bir merkezden talimatlarla bazı meselelerin yazıldığını biliyoruz. O beni susturmanın yolu olarak görülüyor iktidar tarafından. Uyarmak isterim; bu yol benim susturulacağım bir yol değil. Benim konuşmamı istemiyorsanız demokrasiyi süratle getireceksiniz. OHAL’i süratle kaldıracaksınız, adalete erişim hakkını getireceksiniz. O zaman ben de ‘haklılar, doğru şeyleri yapıyorlar’ derim.”

‘BAŞBAKAN DA AYNI KAYGILARI TAŞIYORSA’

CHP lideri, hakkında ‘FETÖ’cülük‘le ithama varan en şiddetli eleştirilerin geldiği ‘kontrollü darbe’ sözünün de arkasında durduğunu yineledi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Bilgiler ne bana ne de Cumhurbaşkanı’na itikal etmedi. MİT Müsteşarı da o anda darbeyle ilgili bir şey söylemedi” sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bir ülkenin Başbakanı’nı da benim taşıdığım kaygıları taşır noktaya gelmişse orada bir sorun var demektir. Çok karanlık noktalar var, aydınlatılmasını bilinçli olarak istemiyorlar, biz de aydınlatılmasını istiyoruz” dedi.

‘BİR KİŞİ TÜRKİYE'YE ÖFKE KUSUYOR’

CHP lideri, Yıldırım’ın ve bakanların üslubunda sorun görmezken, isim vermeden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tavrını eleştirdi.

“Ben, ‘Binali bey öfkeli konuşuyor’ dersem haksızlık yapmış olurum Binali beye. Eğri oturup, doğru konuşmak lazım. Aynı şey bakanlar için de öyle. Ben eleştiririm onlar da beni eleştirir. Ama bir kişi Türkiye’ye öfke kusuyor” diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Gerginlikten nemalanmak istiyor. Ama artık yeter yahu. O yüzden meydan okuyorum. Televizyonda gel kardeşim oturalım, iki medeni insan olarak konuşalım. Ben mi doğruyu söylüyorum sen mi söylüyorsun. Devletin bütün bilgileri senin elinde gel, oturalım konuşalım. Bu gerginlikten de millet kurtulmuş olsun. Memleketin huzura ihtiyacı var mı var; sağlayacak kişi kim? Herhalde anamuhalefet değil, yönetenler.”

’12 EYLÜL'DEN FAZLASI OLDU’

CHP lideri, iktidara eleştirilerinde olağanüstü halin kendisine verilen sözden çok daha uzun tutulduğunu belirtti ve ekledi: “OHAL’i üç aydan bile az bir süre uygulanacağını söylemişlerdi bana. Şimdi bir yılını doldurdu. Bir hükümet verdiği sözde durur. Bütün demokratik standartlarda geri gittik. 20 Temmuz’a boşuna sivil darbe demiyorum. 12 Eylül askeri darbesinde ne olduysa daha fazlası 20 Temmuz’dan sonra oldu. Örneğini de verdim. İbrahim Kaboğlu’nun ne günahı var Allah aşkına. Açlık grevini yapan iki öğretmeni terör örgütü üyesi diye hapse atmanın ne alakası var? Bizim Sakarya milletvekilimiz Engin Özkoç ile ilgili olarak 12 delil koymuşlar iddianameye, 12’si de yanlış. İddia edildiği gibi adam o tarihte orada yok, Sakarya’da.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.