Kılıçdaroğlu'ndan flaş Suriye çıkışı ve partililere 6 görev

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin 36. Olağan Kurultayı'nda konuştu.

Kılıçdaroğlu'ndan flaş Suriye çıkışı ve partililere 6 görev

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin 36. Olağan Kurultayı'nda konuştu.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
03 Şubat 2018 Cumartesi 13:06
Kılıçdaroğlu'ndan flaş Suriye çıkışı ve partililere 6 görev

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kurultayda konuştu. Kılıçdaroğlu, "Açık ve net bir çağrıyı hükümete yapıyoruz. Suriye hükümetiyle derhal temasa geçiniz. Suriye'de toprak bütünlüğü sağlanacaksa Suriye devletiyle ilişki kurmak gerekiyor. Benzer ilişkiyi Irak hükümetiyle de kurmalıyız" dedi. Konuşmasında beş temel sorun sayan Kılıçdaroğlu, partililere 6 görev verdi. Kılıçdaroğlu, "Bu ülkenin darbe hukukundan arınmış toplumsal uzlaşmaya dayalı yeni bir anayasaya ihtiyacı var" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Türkiye tarihinin en zor koşulları içinde ve bir beka sorunu ile karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Cumhuriyet tarihimizin en zor süreçlerinden birini yaşıyoruz. Bu kurultay Türkiye'yi yaşanan sorunlardan çekip çıkarma kurultayıdır. Bu kurultay, Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırma kurultayıdır. Bu kurultay Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Dolmabahçe'den bakıp 'Geldikleri gibi gidecekler' dedikleri kurultaydır. Bu kurultay huzur isteyenlerin kurultayıdır. Sivas Kongresi'nin ruhunu taşıyanların kurultayıdır. Adalet için cesaretle yola çıkanları kurultayıdır. Bu kurultay Kuvayı Milliyecilerin kurultayıdır. Firavun karşısında Musa olnaların kurultayıdır. Zulmün karşsıında dilsiz şeytan olmayanların kurultayıdır...

Bu kurultay tanımında terör örgütü tarafından aldatılanlar yoktur.

Bu kurultay salonunda terör örgütleri ile pazarlık kuranlar yoktur.

Bu kurultay salıonunda terör örgütleri ile aynı menzile yürüyenler yoktur.
Devletin haremini yani namusunu terör örgütüne teslim edenler yoktur.

Bu kurultay salonunda terör örgütlerine "Ne istediniz de vermedik" diyenler yoktur.

Vatan toprağını terör örgütlerine teslim edip Süleyman Şah Türbesi'ni kaçıranlar yoktur.
Kendi vatanında vergi ödedememek için Man Adaları'nda şirket kuranlar yoktur...

Bu kurultay salonunda namussuzlar kadar cesur olmaya ant içmiş namuslular vardır.

Bu nedenle kurultayın adı 'Adalet ve cesaret'tir.

Adaleti ve cesaeri bir arada götüreceğiz.

Ülkemizin genel durumu şöyle. Bugün beş temel sorunla karşı karşıyayız. Karamsar bir tablo var. Bu tablo kaygıları derinleştiriyor. Oysa 2002'de iktidar olduklarında Türkiye'nin bir temel sorunu vardı. Bu bazen Kürt sorunu, bazen toplumsal barış, bazen Güneydoğu sorunu olarak dillendirildi. Demokrasi, ekonomi, eğitim ve dış politika sorunları eklendi. Sorunlar giderek derinleşmeketedir. Biz CHP solarak sadece sorunları dile getiren değil her sorunun üzerine kararlılıkla yürüyen bir partiyiz...

Ordu Mustafa Kemal'in ordusudur senin ordun değildir. Mücadele Türkiye içindir senin içindir.

"SURİYE VE IRAK HÜKÜMETLERİYLE TEMASA GEÇİNİZ"

Afrin milli bir duruşu öngörüyor. Biz de milli duruşumuzu açık ve net dile getirdik. Ama birileri Afrin'i partisinin bir kararı gibi topluma sunuyor. Ordu Mustafa Kemal'in ordusudur. Mücadele Türkiye içindir. Türkiye'de, 2002'de rahmetli Ecevit döneminde terörün beli kırılırken 2018'de terör nasıl bu kadar geniş bir coğrafyaya kimlerin desteği ve yanlış politikalarla yayıldı bunu düşünmek zorundayız. Türkiye'yi bu noktaya kimler taşıdı hep beraber düşüneceğiz. Açık ve net bir çağırıyı yapmak istiyorum. Suriye hükümeti ile temasa geçiniz. Suriye'de toprak bütünlüğü sağlanacaksa, akan kan duracaksa Suriye devleti ile hükümeti ile derhal ilişki kurmak gerekiyor. Benzer ilişkiyi Irak merkez hükümeti ile kurmak gerekiyor.

LOZAN ÇIKIŞI: SEN SEVRİ'İ Mİ ÖZLEDİN?

Dış politika milli olmak üzeredir. Lozan bu ülkenin tapu senedir. Lozan'ın tartışmaya açanlara açık ve net şu soruyu soruyurum: Sen Sevr'i mi özledin?

"EĞİTİM SİYASAL PARTİYE MİLİTAN YETİŞTİRMEK İÇİN YAPILMAZ"

3. sorun bir ülkenin geleceğini belirleyen eğitimdir. Eğitim de milli olmak zorundadır. Eğitim bir siyasal partiye militan yetiştirmek için yapılmaz. Eğitim, Türkiye'nin geleceği için verilir. Her bakana göre değişen bir eğitim politikası karşımıza çıktı. Bu ülkenin eğitim politikası yok. Kendi çocuklarını milli eğitimde denek olarak kullanan tek ülke Türkiye'dir. Bugün eğitim sisteminden aileler ve öğretmenler memnun değildir.

Öğretmen kardeşlerime sesleniyorum... Bütün öğretmenleri toplumun en saygın kişileri haline getireceğiz. Devlet memurları kanunudan ayrı, meslek kanunu çıkaracağız. Öğretmenler gelecek kaygısı taşımayacak. En düşük öğretmen aylığı açlık sınırının üzerinde olacak. Her öğretmene 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde birer maaş ikramiye vereceğiz.

Bütün organize sanayi bölgelerinde meslek lisesi olacak. İşsizler ordusu değil, çalışaınlar ve üreten ordusu kuracağız. Bizim kuşağımızda CHP iktidarında ailesinin görüşü ne olursa olsun geleceğimiz mimarı olacaktır. Üreten Türkiye'nin askerleri olacaktır.

EKONOMİ

Temel sorunlarımızdan birisi ekonomidir. Çiftçi, kamyon, tır ve taksi şoföre kardeşime sesleniyorum. Bunlar seni unuttu. Senin sorununu TBMM'de dile getiren CHP'dir. 15 yıldır hükümet rant ekonomisi uygularak rantiyeye hizmet ediyor. Bu iktidar faiz lobilerine iktidardır.
 

CHP entellerin partisi diyorlar. Senin dünyadan haberin yokken taşeron sorununu bu ülkenin gündemine hangi parti getirdi?

ORMAN KÖYLÜSÜ

Bu Ankara'da beyler orman köylüsünün sorunlarını biliyorlar mı? Orman köylüleri Türkiye'nin en yoksul köylüsüdür. Orman köylüsünün sorununa sahip çıkan yine biziz. Kamyon şoförünün çiftçinin, infaz koruma memurlarının dile getiren biziz. Kimin derdi varsa bize gelecek. Yanında duracağız. Derdi ile dertleşeceğiz.

 

DEMOKRASİ

5. temel sorunumuz demokrasi sorudur. Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız. Bu ülkü gencecik fidan gibi çocukları, başbakanları darağaçlarına gönderdi. Bu ülkede medya özgürlüğü sağlansın, yargı bağımsız olsun diye...Kimseye ayrıcalık tanınmasın diye. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi ise demokrasiye toprağın her alanına götürmek zorundayız.

Hepimiz 15 Temmuz darbe girişimine karşı ortak mücadele ettik.
Darbe gecesi hayatını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz.  15 Temmuz'dan söz etmemin nedeni halkın direnme hakkını kullanmasıdır. Halkın direnme hakkı vardır. Ve direnme hakkı kutsal bir haktır. Direnme hakkının kaynağını Mustafa Kemal'in Bursa Nutku'dur.

FETÖ ile mücadele adı altında iktidara ne kadar muhalif kişi varsa üzerine baskı ile gidildi.
Bu düzeni yıkmak Kuvayi Milliyecilerin namus borcudur. Suçun şahsiliği çiğnendi aile boyu suçlama getirildi. Öne parti devletine sonra hanedan devletine dönüştü.
FETÖ'nün siyasi ayağını ortaya çıkarın dedik. Her türlü numarayı çektiler. Aynı yolda paralel yürüyorlardı. Şimdi FETÖ ile ilgisi olmayanları suçluyorlardı.

"YURTDIŞINDA BİR GRUP TEFECİYE ÖDENEN FAİZ 148 MİLYAR DOLAR"

Şoför kardeşlerime sesleniyorum. Bunlar seni unuttu. Senin sorunlarını bütçe görüşmelerinde dile getiren parti CHP'dir. 15 yıldır Türkiye'yi üretimden kopardılar. 15 yıldır rant ekonomisi uygulanıyor. Çalışanlar vergi verirken rantiye sınıfına vergi ayrıcalığı getirildi. Bir masa, bir sandalye, elinde viski milyarları kazanıyorlar. Seni bu zilletten kurtaracak olan biziz kardeşim. Bugünkü iktidar, açık ve net söylüyorum, fazi lobisine hizmet eden iktidardır.

Yurtdışında bir grup tefeciye ödenen faizin miktarı 148 milyar dolardır. Peki içerde?.. İçerde de bir grup sermaye sahibine faizler ödediler: 689 milyar lira. 'Faiz yüksek, faiz yüksek...' İktidar değil misin? 'Faizi düşürelim' demekle faizler düşmez. Sen yakanı tefecilere kaptırmışsın. Sen tefecilere ve faiz lobisine hizmet eden bir anlayıştan geliyorsun. Biz ülkeyi üretim bandına alacağız. Herkesin işi herkesin aşı olacak. Herkes bunu çok iyi bilmeli.

Faiz lobisine hizmet edersen ne olur? İşsizlik olur. Türkiye bugün ciddi bir işsizlik sorunu ile karşı karşıya. İşsizler kendi dertlerini anlatmak için kendilerini yakmak zorunda kalıyorlar.

TAŞERON SORUNU...

Vicdan sahibi olan herkese sesleniyorum. Ankara'yı yönetenlerin vicdanı var mı? Bu açlık ve yoksulluk nedir diye biliyorlar mı? Kendi gelirlerini artırdılar, vatandaşı borç batağına soktular. CHP'ye zaman zaman haksız eleştiriler gelir. 'CHP vatandaşın sorunu ile ilgilenmiyor, CHP entellerin partisi' diyorlar. Onların yüzüne gözüne dursun. Senin haberin yokken taşeron sorununu kim gündeme getirdi? Onlarla 2013'ten itibaren bir olup onların derdini hangi parti dile getirdi. Asgari ücret kölelik düzeni idi. 'Asgari ücret 1500 TL olacak' dedik. Bizim bütün belediyeler bunu uyguladı. Türkiye Cumhuriyet Devleti para mı bulamayacak? Bu çarkı değiştireceğiz. Bu çarkı kıracağız, yeniden Türkiye'yi üretim bandına alacağız. 'Ne ezen ne ezilen, insanca hakça bir düzen' diyeceğiz.

Orman köylüsü... Bu Ankara'daki beyler hangi sorunları yaşadıklarını biliyor mu? Orman köylüsü en yoksul kesimdir. Bunların her birisini hükümet işveren olarak kabul ediyor. Orman köylüsünün sorununa sahip çıkan yine biziz. İnfaz koruma memurlarının derdini de dile getiren biziz. Kimin derdi varsa dergah buradadır. Kimin derdi varsa yanında duracağız. Derdi ile dertleşeceğiz ve sorununu çözeceğiz.

İnsan biraz utanır. 15 yıldır yoksulluğu bitiremediler.

Size sözüm söz, ilk bir yıl içinde yoksulluğu bu topraklarda tarihe gömeceğiz. Kimse 'Benim gelirim yok' demeyecek.

OHAL'İ KALDIRMA VAADİ...

OHAL'i kaldıracağız. Vatandaş yatırım yapacak. Rant ekonomisinden vazgeçip üretim ekonomisine döneceğiz. Dolayısıyla ekonomi poltiiaklarını tepeden tırnağa yeniden düzenleyeceğiz.
Üreten Türkyie anlayışı ile hareket edeceğiz. Ürtetim ekonomisinin gereği olarak asgari ücreti tamamen vergi dışına çıkaracağız.

Sadece sanayide üretim değil tarımda üreteceğiz. Türkiye'yi saman ithal eden ülke ayıbından kurtacağız. Kültürde, sanatta üreteceğiz.

Çiftçinin yüzde 1 olan kanuni hakkını vereceğiz.

5. temel sorunumuz demokrasi. 29 Ekim 1923'te kurduğumuz Cumhuriyeti tam demokrasi ile taçlandırmak kararındayız. Demokrasiyi kolay inşa etmedik. Gencecik fidan gibi çocuklarımızı darağacına gönderdik, başbakanları, bakanları darağacına gönderdik. Demokrasi için bedel ödenmemesi için, herkes düşüncesini özgürce ifade edebilsin diye, bu ülkede medya özgürlüğü sağlansın diye, yargı bağımsız olsun diye, hiçbir aileye zümreye ayrıcalık tanınmasın diye, kadın ikinci sınıf vatandaş kabul edilmesin diye, demokrasiyi savunuyoruz. Demokrasi milli iradeye yansısın diye çalışıyoruz. 'Yüzde 10 seçim barajı kalksın' diyoruz. Darbe hukukundan arınalım istiyoruz. Devlet içinde hiçbir kurum denetimsiz olmasın diye demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Hesap soran değil, vatandaşına hizmet soran ve hesabını veren bir devlet olsun diye demokrasiyi savunuyoruz.

15 TEMMUZ SONRASI ELEŞTİRİLERİ VE ADALET YÜRÜYÜŞÜ...

15 Temmuz şehitlerine Allah'tan rahmet diliyoruz. Demokrasi düşmanlarına karşı hep birlikte mücadelemizi yaptık. Direnmesini bildik ve direndik. Demokrasiyi askıya alma, direnme hakkını getirmiştir. Ben 15 Temmuz darbe girişiminden önce 'Demokrasiye karşı yapılan ihanetler karşısında direnme hakkını kullanacağım' dediğimde üstüme gelmişlerdi. Tarih bizim yanımızda. Kim despot yönetim istiyorsa halkın direnme hakkı vardır ve direnme hakkı kutsaldır. Mustafa Kemal Atatürk, Bursa nutkunda 'Türk genci devrimlerin ve Cumhuriyetin bekçisidir' der. Bunların doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. 'Bunları küçük düşürecek en küçük kıpırtı duyduğunda bu ülkenin ordusu ve polisi vardır demeyecektir. Elinde ne varsa onunla koruyacaktır' diyor.

Direnme hakkını kullanıp 15 Temmuz'u savuşturanlar 20 Temmuz'da bir sivil darbe ile karşı karşıya kaldılar. 1 milyonu aşkın mağdur aile yaratıldı. FETÖ ile mücadele adı altında iktidara ne kadar muhalif varsa tüm kurumların üstüne baskı ile gidildi. Akademisyenler tutuklandı, gazeteciler tutuklandı. Milletvekilleri tutuklandı. Grev hakkı yasaklandı. Binlerce kişi kamudan atıldı. 'Suçun bireyselliği' gözardı edildi. Aile boyu suçlama getirildi, insanlar sivil ölüme terk edildi. Belediye başkanları ya görevden alındı ya da zorla istifa ettirildi. Anayasa uygulanamaz hale geldi. Güçler ayrılığı ilkesi sona erdirildi. Önce parti devletine, şimdi hanedan devletine dönüştürüldü. Bu düzeni yıkmak bizim boynumuzun borcudur. Bu düzeni yıkmak Kuvayı Milliyecilerin namus borcudur.

FETÖ'nün siyasi ayağını ortaya çıkarmamak için her türlü numarayı çektiler. Yedikleri içtikleri ayrı gitmiyordu bunların. Haksızlığa uğradığına inandığımız kişilerin hakkını savunmak bizim görevimizdir. Nuriye ve Semih'in haklarını savunmak bizim namus borcmuzudur. 15 Temmuz gecesi boğazı kesilerek ya da öldürülen askerlerin hukukunu savunmak namus borcumuzdur.

Yenikapı'da onların yüzlerine karşı çözüm önerilerimizi ifade ettik. Tek adam rejimini hedefleyen anayasa değişikliğini kabul etmedik. Referandum sürecinde olağanüstü bir mücadele verdik. Referandumu biz kazandık. 80 milyon kazandı. Ama YSK içine yerleştirilen çete, mühürsüz bir seçimi yasal bir seçim haline getirdi. O çeteden de hesap soracağız. Yürürlükteki anayasa değişikliği gayri meşrudur.

Bir adalet yürüyüşü gerçekleştirdik. Yalnız olmadığımızı gördük. Yürüyemezsiniz dediler. Kızılcahamam'da durur. Bolu Dağı'nı çıkamaz dediler. Biz Köroğlu'yuz sen kim oluyorsun. Biz hakka hukuka ve adalet inanmış bir partiyiz."

(Kılıçdaroğlu'nun konuşması salondan gelen 'hak hukuk ve adalet' sloganları ile kesiliyor)

"Adalet yürüyüşünü böyle başlattık. Adaletin çürümüşlüğünü sadece Türkiye'ye değil bütün dünyaya gösterdik".

Bu arada Kılıçdaroğlu'nun adalet yürüyüşünde çalınan marş çalınırken yürüyüşle ilgili de bir klip gösterildi...

Her milimini onurla yürüdük. Dünyaya meydan okuduk. 'Adalet istiyoruz, hak istiyoruz, hukuk istiyoruz' dedik. Maltepe'de görkemli bir miting yaptık. Bütün dünyada haber oldu. Maltepe'de önümüzde bir duvar vardı. Şimdi kurultayda söz veriyorum; bu duvarı yıkacağız. Onların duvarı bize vız gelir. Bizden korkuyorlar, korkmakta da haklılar. Çünkü bütün baskılara direniyoruz. Çünkü sözümüzü açıkça dile getiriyoruz. Onlara ve onların feriştahlarına meydan okuyoruz...

Tutuklu gazetecilerin, milletvekillerin ve Nuriye ile Semih'in haklarını savunmak bizim namus borcumuzdur.
Referandumu biz kazandık, YSK'nın içine yerleştirilen çete mühürsüz oyları geçerli kıldı. O çeteden de hesap soracağız.

PARTİLİLERE 6 GÖREV

Bizden çekiniyorlar, korkuyorlar. Çünkü bütün baskılara direniyoruz. Çünkü açıkça onlara ve onların feriştahlarına meydan okuyoruz. Bu kurultayda binler bir aradayız. Kurultaydan sonra hepiniz Anadolu'ya dağılacaksınız. Sizlere çok büyük görevler düşüyor. Her birinize tek tek görev vereceğim. Birinci göreviniz bu ülkenin huzura ihtiyacı var. Huzuru her yerde savunacaksınız. İki, bu ülkenin adalete ihtiyacı var. Adaleti her yerde savunacaksınız. Üç, bu ülkenin demokrasiye ihtiyacı var. Dört, bu ülkenin darbe hukukundan arınmış toplumsal uzlaşmaya dayalı yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Beş, kimseyi ötekileştirmeden huzuru, adaleti, demokrasiyi ve yeni bir anayasa ihtiyacını her yerde seslendireceksiniz. Altı, ben değil biz ne olacağız diyenlerle mazlumun ve mağdurun yanında olacağız. Altı temel görevi yerine getirince tek adam rejimi yıkılacak ve cumhurbaşkanlığı kesinlikle tarafsız olacak.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.