KONDA Genel Müdürü: 3 parti baraj altında kalabilir

Konda Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, İYİ Parti, MHP ve HDP için baraj problemi olduğunu, bu üç partiden barajı aşma şansı en yüksek olanın ise HDP olduğunu belirtti

KONDA Genel Müdürü: 3 parti baraj altında kalabilir

Konda Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, İYİ Parti, MHP ve HDP için baraj problemi olduğunu, bu üç partiden barajı aşma şansı en yüksek olanın ise HDP olduğunu belirtti

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
15 Ocak 2018 Pazartesi 12:50
KONDA Genel Müdürü: 3 parti baraj altında kalabilir

Konda Araştırma'nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, "Ne İYİ Parti ne de Abdullah Gül meselesinin toplumda karşılığıyla medya ve görünür salonlarda ağırlığı arasında bir asimetri var. Gündelik hayatta burada göründüğü kadar bir ağırlığı yok" dedi. İYİ Parti, MHP ve HDP için baraj problemi olduğunu belirten Ağırdır, MHP ile AKP arasındaki 2019 seçimlerine yönelik yapılacak ittifaka ilişkin "Bu ittifaka 51-49’luk 16 Nisan referandumundan dolayı girdi. Bana kalırsa AK Parti, Saadet Partisi’nin o bir-iki puanlık desteğini almak için bile çaba içine girebilir" dedi. Ağırdır, CHP'ye ilişkin de "Dört seçim yapıldı ve CHP muhalefette. Böyle bir sonuç her partiyi değişime zorlar diye düşünüyordum. Ama CHP hiçbir şey olmamış gibi davranıyor" dedi.

Konda Araştırma'nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Hürriyet'ten İpek Özbey Şaka'nın sorularını yanıtladı.

'MHP'NİN DURUMU DÜNYA SİYASET BİLİMİNDE ÖZGÜN BİR ÖRNEK'

Ağırdır, Bahçeli’nin 'Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'ı destekleme kararı aldık' açıklamasına ilişkin 'Siyaset tarihinde ilk kez bir partinin genel başkanı, başka bir partinin genel başkanının ülkeyi yönetmesini istiyor. Doğru bir çıkış mıydı' sorusuna şöyle yanıt verdi;

"Sadece Türkiye siyaset tarihi değil, herhalde dünya siyaset bilimi için de özgün bir örnek. Geriye doğru bakalım: 2016’da başkanlık sistemini öne çeken de Devlet Bey’di, 7 Haziran’dan sonra seçimlerin yenilenmesine giden kapıyı açan da... 367 dönemi, türbanla ilgili anayasa değişikliklerinde, hatta daha geri gidelim 2001’de erken seçim yapılmasında da... MHP’nin kritik zamanlarda Türkiye’nin kaderini belirleyecek birtakım kavşaklarda hamleler yaptığını görüyoruz. Bunu kutsal, ulvi bakışlarıyla devletin bekası için yapıyor olabilirler. Ama ben 'şimdiki kararları ülkenin yararına mı oldu' diye baktığımda orada tartışmalı bir durum olduğunu görüyorum."

Röportajın öne çıkan bazı bölümleri şöyle;

'2019'DAN SONRA MHP'NİN VARLIĞINI SÜRDÜREMEME RİSKİ VAR'

Nedir tartışmalı durum?

Ana muhalefet partisi liderinin tutuklanıp tutuklanmayacağının tartışıldığı, bir başka liderin hapiste olduğu bir ortamda yerli ve milli söylemi, yangına gaz dökmektir. Kritik bir dönemde devletin bekası olarak bakıyor olabilirler ama basit bir hesap da mümkün.

Nasıl bir hesap?

MHP’nin kurumsal kimliğinin sürdürülmesi için yapıldığı izlenimi de var ve bunun aksini teyit edecek bir hamleleri görünmüyor. Baraj sorunu aynı zamanda Hazine yardımından yararlanamama riskini de getirebilir. Belki de 2019’dan sonra MHP, kendi varlığını sürdürememe riskiyle karşı karşıya kalabilir. İhtimal midir, ihtimaldir.

Karşı karşıya olduğumuz riskler karşısında böyle davranmış olmaları da bir ihtimal ama değil mi?

Bu riskler var mı, var. Dışarıdan da içeriden de. Ama bu risklerin ne kadarı ülkeyi yönetenlerin tercihlerinden dolayı var veya artıyor, bu kısmı da tartışmalı. Bu konuda hiçbir eleştiri getirmeden, 'Kayıtsız şartsız yanınızdayız' dediğiniz zaman riskleri de hesap ettiklerini düşünüyorum.

'AK PARTİ, SAADET'İN O 1-2 PUANLIK DESTEĞİNİ ALMAK İÇİN ÇABA GÖSTEREBİLİR'

AK Parti penceresinden bakarsak... Seçime neden MHP ittifakıyla gidiyor?

Bu ittifaka 51-49’luk 16 Nisan referandumundan dolayı girdi. Bana kalırsa AK Parti, Saadet Partisi'nin o bir-iki puanlık desteğini almak için bile çaba içine girebilir. Belediye başkanları operasyonunu da şöyle okumak mümkün: Olası riskli alanlarda temizlik yapmak, seçmenin önüne hem yerli ve milli hem de arınmış olarak çıkmak. Çok tartışılan Atatürk çıkışları da öyle. Tayyip Bey de Atatürk deyince Atatürkçülerin oyunu alamayacağını biliyor. Bu sözleri gri alana kayanlara.

'AKŞENER VE GÜL'ÜN GÜNDELİK HAYATTA BİR AĞIRLIĞI YOK'

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün parti içindeki özgül ağırlığını da sormak istiyorum.

Ne İYİ Parti ne de Abdullah Gül meselesinin toplumda karşılığıyla medya ve görünür salonlarda ağırlığı arasında bir asimetri var. Gündelik hayatta burada göründüğü kadar bir ağırlığı yok.

Bizim yarın sabaha dair yeni bir ütopyaya ve hikâyeye ihtiyacımız var. Ama bu ihtiyacı gidermek için yeniden Türkiye’yi düşünmemiz, bildiklerimizi yenilememiz lazım.

'CHP KAYBEDİYOR AMA HİÇ BİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANIYOR'

CHP'yi sormak istiyorum. Nasıl bir görüntü veriyor?

CHP bilgi üretmek meselesinde hiçbir çaba sarf etmedi. Dört seçim yapıldı ve CHP muhalefette. Böyle bir sonuç her partiyi değişime zorlar diye düşünüyordum. Ama CHP hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.

'HDP'NİN BARAJI GEÇME ŞANSI İYİ PARTİ VE MHP'DEN YÜKSEK'

HDP'de de sıcak günler yaşanıyor. Selahattin Demirtaş'sız bir HDP seçmen açısından ne ifade ediyor?

Selahattin Demirtaş, Türkiyelileşme politikasının gerçek bir yüzüydü. Bugün Demirtaş gibi bir aktör de ellerinde olmadığına göre sarsıntıyı atlatmakta biraz daha zorlanacaklar. Bir yenilenme umudu her partide olduğu gibi HDP'de de vardır ama hayat biraz onları köşeye sıkıştırıyor. Bu konuda da maharetleri yetersiz kalıyor. Eğer baraj problemini konuşacaksak bu, İYİ Parti için de, MHP için de, HDP için de vardır. Ama HDP’nin bütün zaaflarına rağmen barajı geçme şansı İYİ Parti ve MHP'ye göre daha yüksek.

Neden?

HDP oy alırken Kürtlerde bir dönüşüm oldu. Daha muhafazakâr olan, Kürt’üm demeden önce Müslüman’ım diyen ya da sisteme daha yakın duran kesimler bile Kobani süreciyle bir Kürt partisine sahip çıktı. Benim bu analizim doğruysa, oradan geri dönüş de o kadar kolay olmayacaktır.

'10 KÜRT SEÇMENDEN 7’Sİ HDP’YE 3’Ü AKP’YE GELDİ'

MHP ittifakı AK Parti’nin Kürt oylarını düşürür mü?

2011 seçimleri dahil, diyelim Türkiye’de 10 Kürt seçmen varsa bunun 5’i AK Parti’ye, 4’ü HDP’ye oy veriyordu, 1’i de zaten dağıldığı için oy veremiyordu. 2015’te değişen şey, bu 10 seçmenin 7’sinin HDP’ye, 3’ünün AK Parti’ye gelmiş olmasıdır. 'MHP işbirliği bu 3 Kürt'ü de kaçırır mı' diye soruyorsanız, cevabım belki 1’ini kaçırır, belki bu hendek meseleleriyle beraber o 3 oy, 4 de olabilir.  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.