Suat Çağlayan yazdı: Herkes MHP'deki muhalifleri konuşuyor peki ya CHP

Suat Çağlayan yazdı; CHP içinde tehlikeyi görenler –şimdilik- etkili bir hareket başlatabilecek sayı ve etkinliğe ulaşamamış. Ancak...

Suat Çağlayan yazdı: Herkes MHP'deki muhalifleri konuşuyor peki ya CHP

Suat Çağlayan yazdı; CHP içinde tehlikeyi görenler –şimdilik- etkili bir hareket başlatabilecek sayı ve etkinliğe ulaşamamış. Ancak...

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
13 Mayıs 2016 Cuma 14:32
Suat Çağlayan yazdı: Herkes MHP'deki muhalifleri konuşuyor peki ya CHP

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın otoriter bir rejim hayallerine karşı, TBMM’deki iki muhalefet partisinin ikisi de umut vermiyor;

Ne Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığındaki CHP ve ne de Bahçeli’nin MHP’si…

İkisi de partilerini ileri götürebilecek etkinliğe ve bireysel yetkinliğe sahip değil…

İkisi de, erimekte olan partilerini umursamadan yapıştıkları koltuklarını koruma çabası içinde…

Yalnız, iki parti arasında çok önemli bir fark var;

 CHP içinde tehlikeyi görenler –şimdilik- etkili bir hareket başlatabilecek sayı ve etkinliğe ulaşamamış…

Oysa MHP içindeki muhalif hareket umut verici boyutlarda Türkiye’yi sallamaya başlamış görünüyor.

Bu açıdan, MHP’nin geleceğinin oldukça parlak göründüğünü söyleyelim ve bu konuyu başka bir yazıya bırakarak CHP’ye dönelim.

ÖNCE BİR ARAYA GELMEK

Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin, hiçbir umut vermediği gibi giderek güç kaybettiğini söyleyenler az değil. Üstelik, sadece sokaktaki insanlar değil, CHP’nin her kademesinde görev almış –ve almakta- olanlar da bu partinin güç ve saygınlık yitirmekte olduğunun inancını taşıyorlar.

Herkes, saygın birinin ortaya çıkarak bir hareket başlatmasını bekliyor. Daha dün, CHP’de çeşitli görevler almış bir arkadaşım şunları söylüyordu;

“Giderek kötüye gidiyoruz. Birileri çıkmalı ve CHP’yi bu yönetimden kurtarabilecek hareketi başlatmalı. Yoksa ilk seçimde hüsran kaçınılmaz olur!”

CHP’nin iç yapısını iyi bilen o arkadaşım, Ankara’da böyle bir hareketin başlamış olduğunu belirterek, ‘gerçek’ CHP’yi temsil eden o arkadaşlarımıza destek verilmesi gerektiğinin altını çizdi ve şunları ekledi;

 “CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP’nin tükenmesi pahasına koltuğuna yapıştığına göre, onun istifasını beklemek boşuna. Normal zamanında yapılacak kurultayı beklemek de, CHP’nin erimesine razı olmak demek! Öyleyse, geç kalmadan bir hareket başlatmak veya başlatılan hareketleri bir araya getirerek büyük bir güç oluşmasını sağlamak gerekir!”

ORHAN BİRGİT

Böyle bir harekete, işaret fişeği ile ivme kazandıran kişinin kim olabileceğini konuşurken aklıma Orhan Birgit geldi.

Çünkü, CHP’nin yaşayan en büyük çınarı olarak bilinir Sayın Birgit. Rahmetli Ecevit önderliğinde CHP’nin zirve yaptığı dönemde onun oynadığı rol çok büyüktü. Kendisini telefonla arayarak görüşünü sordum.

Aldığım izinle, söylediklerinden bazılarını sizinle de paylaşıyorum;

CHP’NİN ÇINARI

“Ben doksanına yaklaşmış, on sekiz yaşımdan beri CHP’li olan bir partiliyim,” dedi. “CHP’de çeşitli kademelerde yöneticilikler, milletvekilliği ve bakanlık görevlerinde bulundum. Ancak partim hakkında, bugünkü kadar kaygı duyduğum olmamıştı.”

Orhan abinin ses tonu giderek sertleşiyordu;

“CHP gün geçtikçe gerçek kimliğinden uzaklaşırken, gerçek CHP’lilerin sessiz kalışını aklım almıyor! ‘Yeni CHP’ adını verdikleri şey, CHP’yi ilkelerinden uzaklaştırmaktan başka bir şey değildir.”

Aynı rahatsızlığı duymakta olan CHP’lilerin, Ankara’da bir araya gelmeye başladığını kendisine anımsatınca, ses tonu biraz yumuşadı.

“Elbette, bu bile hiç yoktan iyidir. Ancak böyle bir hareketin hızla ivme kazanması ve Genel Merkezi zorlayacak düzeye çıkması gerekir. CHP’nin zarar görmesi, Türkiye’nin zarar görmesi demektir. CHP elimizden kayıp gidiyor!” dedi.

“BÜYÜKERŞEN’İN KAPISINI ZORLAYIN!”

Orhan Abi önemli bir konuya daha değindi.

“Mutlaka, Eskişehir’le temasta olunmalı!” dedi. “Yılmaz Büyükerşen, sadece CHP içinde değil tüm Türkiye’de ağırlığı olan bir isim. Sanıyorum, CHP’nin bugünkü durumundan o da çok rahatsızdır. Çünkü o da, gençlik yıllarından beri CHP’ye emek vermiştir!”

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in adını duymak elbette heyecan verici. Çünkü onun destek vereceği bir hareketin başarıya ulaşma şansının yüksek olacağı bir gerçek. Orhan Abiye;

“Siz Büyükerşen’i yakından tanırsınız. Böyle bir hareketin neresinde rol alır?” diye sorduğumda;

“O tam bir CHP’lidir” dedi. “CHP elden giderse, Atatürk ilkelerinin kalmayacağını bildiğinden, başlatılacak olan ‘CHP’yi Kurtarma Hareketi’ne kayıtsız kalmayacaktır!”

Sanıyorum Orhan Birgit’in söyledikleri, bugünkü ‘Yeni’ CHP yönetiminden rahatsız olanlar için umut niteliğinde.

Anlaşılan şu; sadece konuşmak yetmiyor! CHP içinde bir hareketin başlatılması için herkes üzerine düşeni yapmak zorunda!

Suat Çağlayan

Odatv.com

Son Güncelleme: 13.05.2016 14:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.