Tülay Hatimoğulları: Demokrasi İttifakı, AKP-MHP-Ergenekon ittifakını dağıtmalı

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, partisinin 4. Büyük Olağan Kongresi’nde Demokrasi İttifakı’nın ete kemiğe bürüneceğini belirtti.

Tülay Hatimoğulları: Demokrasi İttifakı, AKP-MHP-Ergenekon ittifakını dağıtmalı

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, partisinin 4. Büyük Olağan Kongresi’nde Demokrasi İttifakı’nın ete kemiğe bürüneceğini belirtti.

HÜSEYİN ÇETİN
HÜSEYİN ÇETİN
13 Şubat 2020 Perşembe 08:38
Tülay Hatimoğulları: Demokrasi İttifakı, AKP-MHP-Ergenekon ittifakını dağıtmalı

 

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 4. Büyük Olağan Kongresi’ne hazırlanıyor. HDP, 23 Şubat Pazar günü toplayacağı kongrede, yeni dönemi göğüsleyecek kadrolarını ve politikalarını belirleyecek.

Kongrenin odağında; 'Türkiyelileşme', 'demokrasi ittifakı', 'Kürdistani partilerle ittifak' gibi bir dizi tartışma konusu bulunuyor. İstanbul’da 31 Mart yerel seçimler ile yenilenen İstanbul seçiminde kritik bir rol oynayan HDP’nin Kongre’de alacağı kararlar da karanlık günlerden geçen Türkiye siyaseti bakımından önem taşıyor.

Artı Gerçek olarak, HDP içinden aktörlerle HDP’nin yeni dönem politikalarını konuştuk. Farklı siyasi çevrelere ise “nasıl bir muhalefet” sorusunu yönelttik.


Derya OKATAN


ARTI GERÇEK - HDP’nin 4. Büyük Olağan Kongresi’nde temel gündemlerden birisi Demokrasi İttifakı olacak. HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları’na göre, Demokrasi İttifakı kongrede ete kemiğe bürünecek. Hatimoğulları, Demokrasi İttifakı’nın temel hedefinin AKP-MHP-Ergenekon ittifakını dağıtmak olduğunu söyledi.

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları’nın Artı Gerçek’in sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

‘KONGREYİ OLAĞANÜSTÜ ŞARTLARDA TOPLUYORUZ’

HDP 4. Kongresi ile birlikte yeni bir dönem başlatmış olacak. Kongreden beklentileriniz nelerdir?

Kongremizi, Türkiye’nin olağanüstü şartlardan geçtiği bir dönemde yapıyoruz. Türkiye hiçbir zaman bir demokrasi cenneti olmadı, fakat 15 Temmuz askeri darbe girişiminden sonra Türkiye’de bir rejim değişikliği yaşanıyor. AKP’nin öncülük ettiği bu rejim değişikliğinde ısrar, bütün toplumsal kodları değiştirirken bir yandan da parti devletine doğru çok hızlı yol alınıyor.

Toplumda yaratılan çok derin yaralar var. Kızılay gibi birkurum, vergi kaçırmak için bir paravan kuruma dönüştürülmüş durumda ve AKP bunu savunabiliyor. Yine Elazığ’da deprem oluyor,İçişleri Bakanı depremi şova dönüştürebiliyor. Van’daki çığ felaketini şova dönüştürmeye kalkıyorlar. Bu kadar pervasızlıkla yüz yüzeyiz. Bunlar toplumsal yansımaları. Rejim değişikliği itibariyle de şu an bir parlamenter sistemden bahsetmeye imkân yok. Mecliste yapılan her düzenleme “cumhurbaşkanlığının yetkilendirilmesine…” diye devam ediyor. Tek adam rejimi kendini yaşamın her alanında dikte ediyor. Seçme ve seçilme hakkı bu ülkenin erkenzamanlarda kavuştuğu bir hak ama şimdi seçimleri gereksiz kılan uygulamalarla karşılaşıyoruz.

Bu olumsuzlukları yaşarken, mücadelenin doğan olanaklarını da görüyoruz. Muhalefetin önünün açık olduğunu belirtmemiz lazım. Bunu AKP de görüyor. Zayıflamaya başladığının farkında. Önü açık olan muhalefete karşı “önlemler” alıyor. Mesela şu an bekçi yasasını hedefliyorlar.Bekçi yasasını bir iç savaş hazırlığı olarak değerlendirebiliriz. İç savaşı kışkırtma ya da başka bir ülkeye savaş, tüm bunlar olası şeyler. İşte biz kongremizi böyle koşullarda topluyoruz.

Yine, kadınların her türlü ayrımcılığa uğradığı, cinayete kurban gittiği bir dönemdeyiz. Demokrasinin en küçük kırıntısının bile ortadan kaldırılmaya çalışıldığı, Kürt halkına dönük düşman siyasetinin uygulandığı, belediyelere kayyımların atandığı, açlık ve yoksulluktan insanların intihar ettiği, içeride ağır siyasal ve ekonomik koşullar yaşanırken bölgede savaşın devam ettiği koşullarda kongremizi topluyoruz.

‘DEMOKRASİ İTTİFAKI KONGREDE ETE KEMİĞE BÜRÜNECEK’

Kongremizde barış ve adil bir ekonomik sistemin kurulmasının plan ve programını üretmeyi hedefliyoruz. En geniş muhalefetin faşizme karşı birleşik demokratik mücadele sathında buluşmasını çok önemsiyoruz. Kongrede Demokrasi İttifakınınete kemiğe büründürülmesini, ülkede yaşanan sorunların çözümüne odaklanacak, faşizmi geriletecek plan ve programımızı açığa çıkarabilmeyi ve mücadele olanaklarını genişletmeyi hedefliyoruz.

‘DEMOKRASİ İTTİFAKI, AKP-MHP ERGENEKON İTTİFAKINI DAĞITMALI’

Demokrasi İttifakı konusunda farklı yaklaşımlar var. Sizin Demokrasi İttifakı tanımınız nedir?

Faşizmin kurumsallaşmasınaramak kaldığı bir dönemden geçiyoruz.Bizim bu koşulları tersine çevirmemiz lazım. AKP-MHP- Ergenekon ittifakının dağılması gerekiyor. Bize göre, Demokrasi İttifakı’nın en temel hedefi bu olmalı. İkincisi; demokratik bir anayasanın acil olarak gündeme gelmesi ve demokratik parlamenter sistemin inşası gerekiyor. Üçüncüsü; Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi. Mutlaka bu sorunun masaya yatırılması lazım. Bir diğer mesele; dünya ölçeğinde yaşanan bir ekonomik kriz var. Sermaye krizin faturasını işçiye, emekçiye,yoksulun sırtına yüklüyor. Buna karşı adil bir ekonomik programın hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu ülkede doğa ve canlıların yaşam alanları talan ediliyor, sermayeye peşkeş çekiliyor. Bunlar bir yanıyla ülke ekonomisine bir darbe ama en önemlisi ekolojik dengeye çok büyük bir darbe. Demokrasi İttifakı’nın önüne koyacağı temel hedefleriböyle sıralayabiliriz.

HDP’nin Demokrasi İttifakı çağrısı yeni değil. Hatta bu kapsamda çok sayıda kurum ile görüşmeler yapıldı. Bu çağrı karşılık bulmadı mı?

Türkiye genelinde bütün kurumlar ziyaret edildi, Demokrasi İttifakı ve demokratik anayasa konusunda sağlıklı tartışmalar yürütüldü. Belki ilk bakışta somut bir şey çıkmamış gibi görünebilir ama ben o görüşmelerin, Demokrasi İttifakını oluşturabilecek güçler arasındabir yakınlaşma ve daha çok dirsek temasının zeminini oluşturmasına katkı sağladığını düşünüyorum.

HDP’nin çağrısının yanıtsız kalması gibi öznel bir mesele değil bu, nesnel koşullar var. AKP, özellikle yerel seçimlere kadar bir şok doktrini uyguladı. Kitleler o şoktan çıkamadı. Fakat yerel seçimlerde güç birliği oluştu ve HDP’nin yerel seçim stratejisinin de etkisiyle bir başarı elde edildi, büyükşehirlerin çoğu AKP’nin elinden gitmiş oldu. Kitleler bundan moral aldılar, özgüven kazandılar. Demokrasi İttifakının seçimden önceki üzerine oturacağı zemin ile şimdiki arasında fark var. Böyle bir ittifakın ortaya çıkma potansiyeli iyice güç kazanmış durumda.

Yani yan yana gelişler bugün daha mı kolay?

Ben çok daha umutluyum. Çünkü kitleler üzerindeki ölü toprak yavaş yavaş kalkıyor. OHAL’den sonra muhalefetin içe büzülme halini şimdi yavaş yavaş dışa açılmaya bıraktığı bir evreden geçiriyoruz. Tabi burada politik öznelere, toplumsal dinamiklere çok büyük görev düşüyor. Örgütlü bir biçimde bu dışa açılmanın öncülüğü yapılabilir ve özneler ile doğru yerlerde buluşmayı sağlayabilirse başarı elde etme ihtimalimiz çok yüksek.

Moral almamızın bir sebebi de özgürlük talebiyle ya da ekonomik taleplerle 42 ülkede eylemler var. Türkiye’deki muhalefetin ve toplumsal dinamiklerin, ezilen ve sömürülen kesimlerin dünyadaki bu dalgadan etkilenmeme ihtimali yoktur, etkilenecektir. İçerideki bu moral ve dışarıdaki dayanışma ile ben önümüzdeki süreci daha umutlu görüyorum. Bizler kongremizde yapacağımız güçlü bir çıkışla Türkiye’nin bu atmosferden çıkması hususunda üzerimize düşen tarihsel misyonumuzuoynayabileceğimizi düşünüyorum.

‘KARMA ALANLAR KADIN HAREKETİNDEN ÖĞRENMELİ’

Çizdiğiniz çerçeveden Demokrasi İttifakı’nın sadece seçim odaklı düşünülmediğini anlıyoruz. Peki, bunun yaşamdaki yansıması, biçimi nasıl olacak?

Bunu dar bir forma sıkıştıramayız. Demokrasi İttifakını çok geniş bir yelpazede ele almak lazım. Mesela, Türkiye’deki kadın hareketini ben birçok oluşuma göre daha başarılı buluyorum. Kadın hareketi Demokrasi İttifakı kültürünü yıllardan beri tartışa tartışa, biriktire biriktirebir model haline dönüşmüştür. Karma alanın da bu modeli incelemesi lazım.Kadın hareketi bir amaç etrafında kenetlenmeyi başarabiliyor. İşte karma alanlar da bunu yapabilmeli. Mesela Kanal İstanbul başlığı etrafında ideolojik ayrıma bakmaksızın birleşmek gerçekten çok önemli. Mesela Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi için bütün toplumsal dinamiklerin farklı ideolojilerden de olsa, bu sorunTürkiye’nin demokratikleşmesinin önünde bir engeldir, ana fikrinde birleşip bir plan ve proje geliştirmek ve bunu kitleye yaymak çok önemli.

‘AKP’NİN KARŞISINDA EN GÜÇLÜ DURANLARDAN BİRİSİ HDP’

Bazı örgütlerin HDP ile yan yana gelmekten kaçındığını düşünüyor musunuz?

HDP’yemesafeli duran bir kesim yok mu, var. Solun içinde de var. “Misakı milli” ile yeterince hesaplaşmamış sol gruplar HDP’ye soğuk bakıyorlar. Ama şu vurguyu yapmayı önemsiyorum, bugün AKP karşısında en güçlü duran oluşumlardan biridir HDP. Çok yoğun baskılara, tutuklamalara, kayyımlara, ağır tehditlere rağmen demokrasi ve her alanda var olma mücadelesini elinden geldiğince yürütmeye çalışıyor. HDP’ninkriminalize edildiği bir dönemde HDP ile daha çok dayanışmak gerekiyor. HDP’nin yanından durursak zarar görürüz, yaklaşımından bir an önce kurtulmak lazım. Biz bu anlayıştan kurtulmazsak ezilenin, sömürülenin yanında durmak konusunda da başarılı olamayız. HDP’ninyanında durulması Türkiye’nin bir barış bahçesine, demokrasi bahçesine dönüşmesine de katkı sunacaktır.

‘KONGRENİN HEDEFLERİNDEN BİRİSİ GENİŞLEME’

HDP’nin Kürt sorunu konusunda yeterince politika üretemediği, diğer yandan tam olarak Türkiye partisi olamadığı eleştirileri var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürt sorunu bu coğrafyanın bir gerçekliğidir. Bu gerçeklikten kaçınılamaz. Tabii ki HDP’nin oy potansiyelinin çok önemli bir bölümü Kürt halkından gelmektedir. Ama HDP ve bileşenler olarak bizler de öyle düşünmekteyiz,bu ülkenin Kürt sorunu gerçekliği ileyüzleşmesi gerekiyor. HDP’nin Türkiye partisi olma iddiası önemli bir iddiadır.Mesela milletvekili profiline baktığımızda Türkiye’deki en renkli partidir. Attığı her adımda Türkiye partisi olduğu görülebilir. Tabii ki siyaset yapma biçimimizi de bu renkliliğe uyan bir şekilde geliştirmemiz lazım. Salt temsiliyetler üzerinden değil bu temsiliyetlerintoplumsal karşılığı ile buluşması çok önemli. Bizim bu kongremizde genişleme önümüze koyduğumuz hedeflerden birisidir. Tabi ki,HDP’ye dönük dost eleştirileri de olacaktır, bunların hepsi çok kıymetli. Organlarımızda detaylı değerlendirip varsa eksikliklerimiz gidermek ve böyle yol almak önemli.

Kongre için topluma bir çağrınız var mı?

Bizler kongremizde Türkiye’ye ve tüm bölgeye şu mesajı vermek istiyoruz; daha adil, daha özgür, daha demokratik, daha barışçıl ve kardeşlik içinde yaşayabileceğimiz bir düzeni kurmak bizlerin elindedir.Siyasal ve toplumsal dinamiklerin dayanışmasıTürkiye’de demokrasi zeminini daha fazla güçlendirecektir.O bakımdan herkesi kongremize davet ediyoruz, bu dayanışmayı karşılıklı bir biçimde hissetmek hepimize güç verecektir.

TÜLAY HATİMOĞULLARI KİMDİR?

Antakya/ Hatay doğumlu olan Tülay Hatimoğulları, Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldu. HDP’nin bileşenlerinden Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Başkanlığı yapan Hatimoğulları, 24 Haziran seçimlerinden Adana’dan milletvekili seçildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.