Yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Güler'i tanıyalım...

AKP'nin Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirdiği Yaşar Güler, 2014 yılında Suriye'ye savaş açma planlarının yapıldığı toplantıda yer alan isimlerden biriydi... Toplantıda cihatçıların Hakan Fidan üzerinden silahlandırılmasını isteyen Güler'in konuşmaları, o dönem uzun süre gündem olmuştu. Güler, 15 Temmuz'da da Genelkurmay'da ilk derdest edilen isimlerden biriydi.

Yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Güler'i tanıyalım...

AKP'nin Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirdiği Yaşar Güler, 2014 yılında Suriye'ye savaş açma planlarının yapıldığı toplantıda yer alan isimlerden biriydi... Toplantıda cihatçıların Hakan Fidan üzerinden silahlandırılmasını isteyen Güler'in konuşmaları, o dönem uzun süre gündem olmuştu. Güler, 15 Temmuz'da da Genelkurmay'da ilk derdest edilen isimlerden biriydi.

Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
Mehmet Gültekin DuruşGazetesi
02 Ağustos 2017 Çarşamba 22:04
Yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Güler'i tanıyalım...

15 Temmuz'un üzerinden geçen bir yılın sonunda TSK'nın Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanları görevlerinden alındı.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Deniz Kuvvet Komutanı Koramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz oldu.

Bu üç isim arasında en dikkat çeken isim kuşkusuz Yaşar Güler oldu.

15 Temmuz'da Genelkurmay binasında ilk derdest edilen isimlerden biri olan Yaşar Güler'in adı, 2014 yılında sızdırılan Suriye'ye yönelik savaş planlarının yapıldığı toplantıyla gündeme gelmişti.

'MUHALİFLERİ SİLAHLANDIRIN...'

Davutoğlu başkanlığında yapılan toplantıda ısrarlı bir biçimde Suriye'deki cihatçıların MİT ve Hakan Fidan üzerinden silahlandırılmasını isteyen Yaşar Güler, bu konuda önemli destekler sunulması gerektiğini, yoksa bu silahlandırılan isimlerin geri gelerek Türkiye'ye yerleşeceğini söylemişti. Güler'in toplantı boyunca Hakan Fidan'la karşılıklı yakınlığı ve Davutoğlu'na tepkili sözleri dikkat çekmişti.

"İvedi olarak Hakan Beyin desteklenip silah ve mühimmatı muhaliflere ulaştırmasını sağlamamız lazım" diyen Güler, "Şimdi bakın efendim. MKE bizim sayın bakanın emrinde değil mi efendim? Yani efendim şu anda parayla Katar mühimmat arıyor. Peşin para, üretsin versinler. Sayın bakanın emrinde. Biraz önce konuştuk, biz şimdi efendim. 1000 kişilik bir ordu kuruyoruz diyelim orada. Biz bunun asgari 6 aylık mühimmatını burada depolamadan bu adamları oradaki muharebeye sokarsak sayın bakanım iki ay sonra bu adamlar bize döner. Evet, evet efendim. Bu iş sadece Hakan beyin sırtına kalmış bir konu olmuş yani. Olacak iş değil. Yani anlayamıyoruz biz yani. Neden?" ifadelerini kullanmıştı.

 

Toplantıda Hakan Fidan da meşhur, "4 tane adam gönderirim, 8 tane boş alana füze de attırırım. Problem değil o. Gerekçe üretilir" sözlerini söylemişti.

Ahmet Davutoğlu: Şeyi ben opsiyonel düşünüyorum da adamları ikna edemedik, biz tank tank sokma içeriye tahkim edeceğiz. O andan itibaren biz bir savaş halini göz önüne almak ve onu yapmakla savaşa girmek arasında harekat yapıyoruz.
Yaşar Güler: Direk savaş sebebi. Yani yapacağımız iş direk savaş sebebi...
Hakan Fidan: Ama şimdi ben şuna geliyorum,şimdi biz iki iki daha 4 eder biliyoruz. Şimdi eğer biz, orada ki şeyin bizim için anlamını stratejik manada yok, imaj vesaire var da ... Şimdi biz eğer savaşa gireceksek biz bunu baştan planlayalım ve girelim. Yani şimdi benim...
Yaşar Güler: Biz başından beri bunu söylüyoruz .
Hakan Fidan: Tani benim kabul edemediğim şey şu, şimdi biz silah kullanma, Süleyman Şah gibi bir türbe için silah kullanmayı göze alıyoruz. Yani işet vatan toprağının işte bu oda kadar yaklaşık 10 dönümlük bir yer için silah kullanmayı göz önüne alıyoruz. Orada ki 22-28 askerimizin şeyi için yahu kaç bin kilometre vatan toprağı var sınırda kaç milyon insan hayatı için almıyoruz. Bakın bu mantık değil. Onu söyleyeyim. Eğer biz silah kullanabilirsek baştan bunu yapalım
Feridun Sinirlioğlu: Şimdi bir gerekçesi var onun.
Hakan Fidan: Bunu gerekçe olarak kullanmak ayrı.
Yaşar Güler: Şimdi dışişlerimiz hiçbir zaman diğerine gerekçe bulamaz. Buna bular ama...
Hakan Fidan: Yav bakın ben size bir şey söyleyim.
Ahmet Davutoğlu: Laf aramızda başbakanda telefonda bu türbeye gerektiğinde bir imkan gibi değerlendirilmeli bu konjontürde dedi yani...
Hakan Fidan: Şimdi bakın komutanım ben öbür tarafa 4 tane adam gönderirim, 8 tane boş alana füze de attırırım. Problem değil o. Gerekçe üretilir. Olay böyle bir iradenin ortaya konması. Biz savaş iradesi ortaya koyuyoruz, her zaman yaptığımız şeyi, akıl yürütme hatasına düşüyoruz.

15 TEMMUZ VE YAŞAR GÜLER

Genelkurmay Başkanlığı'nın 2 numaralı ismi Yaşar Güler, kendi emir subayı Mehmet Akkurt tarafından 15 Temmuz'da makam odasında derdest edilmişti.

“Ben bunlardan bir tanesini tutarak diğer tarafa fırlattım ve yere düştü. Bunun üzerine daha büyük bir öfkeyle üzerime çullandılar ve yüzükoyun yere yatırdılar. İçlerinden bir tanesi kafama ayağı ile bastırdı. Derhal ellerimi arkadan bağladılar. O vaziyette dururken sivil kıyafetli biri sırıtarak omuzuma vurdu. "Komutanım merak etmeyin bu bir tatbikat" gibi alaycı ifadelerle konuşunca baktım ve benim emir subayım Mehmet Akkurt olduğunu gördüm" sözleriyle Akıncı'ya götürülüşünü anlatan Güler, darbe girişiminin ertesi günü Akın Öztürk tarafından çözülerek bırakılmıştı.

Güler, o anları ise şöyle anlatmıştı:

"16 Temmuz'un öğlen saatlerinde hapsedildiğim odanın kapısı açıldı ve tanıdık bir ses duydum. ‘Yahu Yaşar sen burada ne arıyorsun?' diyen bir ses. Yıllarca birlikte mesai yaptığım, ailecek görüştüğüm bir insan, bir havacı Orgeneral Akın Öztürk. Kelepçeli olduğum ortamda serbestçe geziyor. Emir astsubayı yanında, talimatlar veriyor ve orada olduğumdan haberi olmadığını söylüyor. Kelepçelerimi, gözümdeki bandı açtırdı, ailemle konuşturmayı teklif etti. Evimi aradılar, ben oturduğum yerden seslenerek iyi olduğumu söyledim. Öztürk ayrılırken kapıda nöbetçi olduğu konusunda beni ikaz etmeyi unutmadı. Karşımdaki insan yakın görüştüğüm, yıllara dayanan bir mesai birlikteliği yaptığımız bir orgeneraldi. Bu kadar yüksek bir eğitim ve uzun bir kariyerin sonucunda iyi polis-kötü polis taktiğinin iyi polis rolünü üstlenmiş. Bir generalin ne kadar uzun sürede yetiştiğini düşünün. Ama bu insanlar bu kadar uzun sürecin sonunda bir gece ansızın gelen talimatla tamamen bir robota dönüşmüşlerdir."

YAŞAR GÜLER KİMDİR?

1954’te Bayburt’ta doğan Orgeneral Yaşar Güler, 1974’te Kara Harp Okulu’ndan Muhabere Teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1984’e kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı muhabere birliklerinde takım ve bölük komutanlığı yaptı. 1986’da Kara Harp Akademisinden mezun olarak Kurmay Subay oldu ve çeşitli karargahlarda Plan Subaylığı ve Şube Müdürlüğü görevlerini üstlendi. Silopi’de İç Güvenlik Tabur Komutanlığı, Bosna-Hersek Türk Tugay Komutan Yardımcılığı, Başbakanlık Askeri Danışmanlığında Proje Subaylığı, NATO Güney Bölge Komutanlığında (Napoli/İtalya) Muhabere Başkan Yardımcılığı, Türk Silahlı Kuvvetleri Barış İçin Ortaklık Eğitim Merkezi Komutanlığı ve Genelkurmay Tatbikatlar Şube Müdürlüğü görevlerini yürüttü.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.