“Gaziemir’de toprağa gömülü nükleer atık var!”

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)’in önce “Evet belirli bir tehlike var” diyerek açıklama yaptı daha sonra “Tehlike yok” dedi. Derken Çevre Bakanlığı Gaziemir Belediyesi’ne nükleer tehlike olduğu gerekçesiyle 6 Milyon Lira ceza kesti.

15 Temmuz 2014 Salı 11:27
“Gaziemir’de toprağa gömülü nükleer atık var!”

Tehlikenin kaynağı kurşun fabrikasına yakın okulda Türkiye ortalamasının üzerinde zeka geriliğinin olduğu iddia ediliyor.

Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol, bütün yetkili kurumları göreve çağırdı ve “Gaziemir’de toprağa gömülü nükleer atık olduğunu düşünüyorum” açıklamasını yaptı. Üniversitelerin ve Sağlık Bakanlığı’nın bölgede kanser taraması yapmasını isteyen Başkan, tehlikeyi ortaya çıkaracak ve temizleyecek teknolojiye sahip tek kurumun TAEK olduğunu ifade etti.



GAZİEMİR’DE RADYOAKTİF ATIK BİLMECESİ

Gaziemir’de nükleer atık tehlikesine yönelik bilmece ile ilgili olarak Sayın Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol ile yaptığımız röportajı sunuyoruz:

“Gaziemir’de kanser tehlikesi var, ilgili kurumları önlem almaya davet ediyorum”

Ş. ERDİKİCİ - Efendim bölgedeki kurşun fabrikası kapandı ancak tehlike devam ediyor…

H.İ. ŞENOL - Kurşun fabrikası konusu ilginç bir konu. Oradaki biz tehlikeli ortamı belediye başkanı olmadan önce de ilçe başkanımız, ilçe yönetimimizle beraber basına yansıtmıştık.

Yani oradaki insanların risk altında olduğunu söylemiştik. Çünkü orada bilinen bazı şeyler var. Özellikle okullarda yapılan incelemede diğer bölgelere göre iki kat daha fazla sıkıntılı çocuklarımız.


Kurşun ağır metal çünkü, çok tehlikeli bir metal. Ama o fabrika 70 yıllık bir fabrika. Biz bu tehlikeyi belirtmiştik. Ama o zaman birçok yerden işte özellikle Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan evet belirli bir miktarda bir tehlike söz konusu falan denmişti. Sonra belediye başkanı seçildik. Biz izmir’de bulunan üniversitelere yazdık, Sağlık Bakanlığı’na yazdık. Sanayi Bakanlığı’na yazdık. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’na yazılar yazdık. Gelin bölgeyi inceleyin, ne yapılması gerekiyorsa yapın diye.

Ama tabi tek ciddi cevabı Ege Üniversitesi’nden aldık. Evet tehlike söz konusudur.

Buranın elden geçirilmesi lazım, temizlenmesi lazım diye Ege Üniversitesi’nden cevap aldık. Diğer kurumlar duyarsız kaldılar. Ama gelinen noktada şu var. TAEK geldiği zaman tehlike yok dedi. Yani nasıl dört yılda yok oluyorsa ben bilmiyorum tabi. Yani çünkü Türkiye’de en yetkili kurum Türkiye Atom Enerjisi Kurumu.

İzmir’de hiçbir üniversitede böyle bir teknoloji yok. Türkiye’de böyle bir teknolojiye sahip tek kurum TAEK. Ondan tehlike yoktur dedim ben. Ondan sonra bir baktık ki, daha bir sene olmadan Çevre Bakanlığı 6 milyon Lira’ya yakın yani eski parayla altı trilyona yakın ceza kesti.


Hem tehlike yok diyorsunuz, hem ceza kesiyorsunuz. Astronot kıyafetleriyle inceleme yaptılar.

Tabi ben o arazinin incelemesini yapabilmem için elimde benim belediyemin böyle bir teknoloji yok. Büyükşehirin de yok, hatta üniversitelerin de yok. Tek yetkili, TAEK. 70 yıllık bir fabrika. Buradan çıkan atıklar Türkiye’de sadece Kocaeli’nde bir fabrikada yok edilebiliyor. Temizlenebiliyor. Tabi bu pahalıya mal oluyor bana göre. Tabi bir kısmını yasa gereği gösteriyorlar büyük bir ihtimalle, biz oraya götürüyoruz malzemeleri diye.


TEHLİKELİ MADDELER GAZİEMİR'DE TOPRAĞA MI GÖMÜLÜYOR?

Bir kısmını da toprağa gömdüklerini düşünüyorum. O çok kıymetli bir arazi. Sadece bu yönden de bakmamak lazım. Burada bazı rant savaşları da var. Tabi isim veremiyoruz. Ben hep aynı şeyleri söylüyorum. Gazetecilerin detaya inmesi lazım. Biz çok fazla detaya inemiyoruz. Çünkü bir yere kadar kısıyoruz. Sadece çalışma yapabiliyoruz.

BÖLGEDE YAŞAYAN İNSANLAR TARAMADAN GEÇİRİLMELİ...

Ama o arazinin kesinlikle temizlenmesi lazım. Özellikle bölgedeki insanların taramadan geçirilmesi lazım. Üniversiteler tarafından, sağlık kuruluşları tarafından. İlgili kuruluşlar tarafından. Bir çok şeyin ortaya çıkacağını düşünüyorum. Bugün maalesef Türkiye’de insanlar bu tür kötü olayları, felaketleri, depremleri çok çabuk unutuyorlar. Yine uzun süredir unutuldu, yine herkes bir kenara çekildi.

Burada bir sıkıntı yaşıyoruz. Çözümü bir an önce bulmak zorundalar. Dediğim gibi bu işi yapabilecek tek kurum TAEK. Bakanlık bu işe el atmak zorunda. Bu iş savsaklanacak bir iş değildir. İnsan sağlığı çok önemlidir bizim için. Bunları her zaman dediğim gibi davet ediyorum bir an önce önayak olmaları lazım. Bizim bir şey yapma yetkimiz de yok. Bir şey da yapamıyoruz.


Orayı tel örgüye almakla geçiştirme şansı kimsenin yoktur. Onun için çok ciddi devlet bu işe bakmak lazım. Her şeyin önünde halkın sağlığı önemli. İlk yapılması gereken şey sağlık taraması. Mevcut durum nedir ona bakmak lazım. İkincisi atıkların bertarafı ile ilgili ama bu hem havayoluyla hem yer altı sularıyla tehlike saçmaya devam ediyor. Bunu atıkların bertarafı da hem belediyeye hem büyükşehir teknolojisi yok. Artı orada cevabı bulunmayan bir şey var. Kimse de çok fazla üstüne gitmedi. Ama orada bir nükleer atık var.


Türkiye’de nükleer çalışma, nükleer teknoloji yok ama. Burada zamanında üretmek adına yurt dışından getirilmiş. Kurşun plakalar üretiliyordu. Gelişmiş ülkelerden geldi.

Ş. ERDİKİCİ - Ceza kesildi dediniz başkanım. Bununla ilgili TAEK’e başvurunuz oldu mu?

H.İ. ŞENOL - Hayır, hiçbir cevap yok, geçiştirilen yazılar var. Başka bir şey yok.

Ş. ERDİKİCİ - Yani diyorsunuz ki, bu işin üzerine gidilmeli. Halkın sağlığı açısından bu önemli.

H.İ. ŞENOL - Gidilmeli. Ben şunu duydum. Ege Üniversitesi bundan 8 - 10 yıl önce bölgede sağlık taraması ile ilgili bir çalışma başlattı. Ve çocuklarda zeka geriliğinin Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu tesbit etti ve o araştırmanın yarım kaldığını biliyoruz. Oraya yakın bir yer olan Aydın Mahallesi’ndeki okulda da benzer sorun var ama,özellikle kurşun fabrikasının yanında bir okul var. Orada çok fazla var. Şimdi zeka geriliği yaşayan çocukların sınıflara dağıtım problemi her okulda vardır. Yani eşit şekilde dağıtmaya çalışırlar. Öğretmenler kendisine çok fazla gelmesini istemezler. Aydın Mahallesi’nde bir sınıfa iki düşüyorsa orada beş altı tane düşüyor. Öyle bir durum var. Bunun da sebeplerini araştırmasını üniversiteler yapacak. Ya da işte Sağlık Bakanlığı yapacak.

Ş. ERDİKİCİ - Belediyenin tedbir amaçlı çalışmaları var mı?

H.İ. ŞENOL - Yok yani, öyle bir teknolojimiz de yok. Önlem alma şansımız da yok. Büyükşehirin de üniversitenin de yok. Tehlikeli atık bunlar yani. Tek teknoloji Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nda var. Yani aynı durum burada kimyasal atık, nükleer sıkıntı var diyen aynı kurum, yok diyen de aynı kurum. Raporu veren de aynı kurum. Yoktur denilirken bir de Çevre Bakanlığı’nın kestiği bir ceza var. Artı bu fabrika Torbalı’ya taşındı. Üretimi devam ediyor. İçindeki teknolojiyi nasıl kullanıyor onu bilemeyiz. Burada çalışma yok zaten faaliyeti durdurduk. Toprak altında zaten o. Kendiliğinden yok olacak bir şey değil o.

Ş. ERDİKİCİ - Teşekkür ederiz.
H.İ. ŞENOL - Ben teşekkür ederim.

ŞERİF ERDİKİCİ / YERELGUNDEM.COM - İZMİR

Son Güncelleme: 15.07.2014 11:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.