İzmir 14
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur

Başkan Soyer İskoçya Parlamentosu’nda konuştu: İklim kriziyle mücadelede çok katmanlı işbirliğine ihtiyaç var

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) kapsamında Dünya Parlamenterler Birliği’nin davetiyle Edinburgh’ta İskoçya Parlamentosu’nda yapılan GLOBE COP26 Yasama Zirvesi’ne katıldı. Edinburgh Belediye Başkanı Frank Ross ev sahipliğinde yapılan zirvede konuşan Soyer, iklim stratejileriyle ilgili yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde çok katmanlı işbirliğine ihtiyaç olduğunu belirterek “Ayrıca İklim Acil Durumu ilan eden ve iddialı iklim eylemleri taahhüt eden belediyeler için daha fazla kaynak seferber edilmelidir” dedi.

08 Kasım 2021 Pazartesi 08:12
Başkan Soyer İskoçya Parlamentosu’nda konuştu: İklim kriziyle mücadelede çok katmanlı işbirliğine ihtiyaç var

Dünya Belediyeler Birliği Encümen Üyesi, Sürdürülebilir Kentler Ağı Küresel Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) kapsamında Edinburgh’ta İskoçya Parlementosu’nda üst düzey katılımla yapılan GLOBE COP26 Yasama Zirvesi’ne katıldı. Edinburgh Belediye Başkanı Frank Ross ev sahipliğinde yapılan zirvede konuşan Başkan Tunç Soyer, iklim stratejileri konusunda yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde çok katmanlı işbirliğinin önemine değindi. Başkan Soyer, İklim Acil Durumu ilan eden ve iddialı iklim eylemleri taahhüt eden belediyeler için daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini de vurguladı. Zirvede Başkan Soyer ile Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Özel Temsilcisi Mami Mizutori, Brezilya Parlamentosu Temsilciler Meclisi Üyesi Viviane da Costa Reis ve Avustralya Başkent Bölgesi İklim Eylemi ve Çevre Gölge Bakanı, Yasama Meclisi Üyesi Elizabeth Lee konuşma yaptı. Küresel iklim eyleminde yeni bir dönem İnsanlığın önemli bir yol ayrımında olduğunu söyleyen Başkan Tunç Soyer, “Birleşmiş Milletler'in kuruluşundan 75 yıl, Stockholm Çevre ve Vancouver Habitat konferanslarından 50 yıl, Dünya Zirvesi'nden 30 yıl sonra ve hatta Paris Anlaşması'ndan beş yıl sonra nerede olduğumuz konusunda gerçekçi olalım. Zorluklar katlanarak artarken, çözümlerimiz kademeliydi. Son iki yıllık COVID-19 pandemisi bize bir gerçeği hatırlattı: 21. yüzyılın dünyasında kentler arasında işbirliği olmazsa küresel zorlukların üstesinden gelemeyiz. Gerçekten de beş yıl önce Paris Anlaşması, yerel yönetimlerin katılımının önemini kabul ederek küresel iklim eyleminde yeni bir dönem başlattı. Burada Glasgow'da şimdi bunu pratiğe dönüştürmenin zamanı geldi” dedi. “Yerel yönetimler ile işbirliği önemli” 2015'ten bu yana yaklaşık 200 ülkeden sadece 80'inin ulusal iklim hedeflerini arttırdığını vurgulayan Başkan Soyer, “ABD ve Ruanda, Japonya ve Dominik     Cumhuriyeti bunlardan bazıları ve hepsinin ortak bir noktası var: Yerel yönetimleriyle yakın çalıştıkları için ulusal iklim hedefleri arttı. Şimdi her zamankinden daha açık bir gerçek var: 21’inci Yüzyıl’da kentlerin dünyasında, döngüsel kültür tarafından desteklenen çok katmanlı işbirliğine ihtiyaç var. Sanayi Devrimi’nin doğum yeri olan Glasgow, yeni nesil dönüştürücü iklim eyleminin başladığı yer olarak kabul edilmelidir” ifadelerini kullandı. Glasgow'da COP26'nın ilk gününün ilk kez 31 Ekim Dünya Şehirler Günü ile aynı zamana denk geldiğini söyleyen Soyer,  iklim stratejileri konusunda çok katmanlı eylem döneminin ancak yerel ve ulusal düzeydeki ortak çabalar, yasama ve yürütme organları arasındaki işbirliği ile sürdürülebilir olacağını vurguladı.

Dünya Belediyeler Birliği Encümen Üyesi, Sürdürülebilir Kentler Ağı Küresel Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) kapsamında Edinburgh’ta İskoçya Parlementosu’nda üst düzey katılımla yapılan GLOBE COP26 Yasama Zirvesi’ne katıldı. Edinburgh Belediye Başkanı Frank Ross ev sahipliğinde yapılan zirvede konuşan Başkan Tunç Soyer, iklim stratejileri konusunda yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde çok katmanlı işbirliğinin önemine değindi. Başkan Soyer, İklim Acil Durumu ilan eden ve iddialı iklim eylemleri taahhüt eden belediyeler için daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini de vurguladı. Zirvede Başkan Soyer ile Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Özel Temsilcisi Mami Mizutori, Brezilya Parlamentosu Temsilciler Meclisi Üyesi Viviane da Costa Reis ve Avustralya Başkent Bölgesi İklim Eylemi ve Çevre Gölge Bakanı, Yasama Meclisi Üyesi Elizabeth Lee konuşma yaptı. Küresel iklim eyleminde yeni bir dönem İnsanlığın önemli bir yol ayrımında olduğunu söyleyen Başkan Tunç Soyer, “Birleşmiş Milletler'in kuruluşundan 75 yıl, Stockholm Çevre ve Vancouver Habitat konferanslarından 50 yıl, Dünya Zirvesi'nden 30 yıl sonra ve hatta Paris Anlaşması'ndan beş yıl sonra nerede olduğumuz konusunda gerçekçi olalım. Zorluklar katlanarak artarken, çözümlerimiz kademeliydi. Son iki yıllık COVID-19 pandemisi bize bir gerçeği hatırlattı: 21. yüzyılın dünyasında kentler arasında işbirliği olmazsa küresel zorlukların üstesinden gelemeyiz. Gerçekten de beş yıl önce Paris Anlaşması, yerel yönetimlerin katılımının önemini kabul ederek küresel iklim eyleminde yeni bir dönem başlattı. Burada Glasgow'da şimdi bunu pratiğe dönüştürmenin zamanı geldi” dedi. “Yerel yönetimler ile işbirliği önemli” 2015'ten bu yana yaklaşık 200 ülkeden sadece 80'inin ulusal iklim hedeflerini arttırdığını vurgulayan Başkan Soyer, “ABD ve Ruanda, Japonya ve Dominik     Cumhuriyeti bunlardan bazıları ve hepsinin ortak bir noktası var: Yerel yönetimleriyle yakın çalıştıkları için ulusal iklim hedefleri arttı. Şimdi her zamankinden daha açık bir gerçek var: 21’inci Yüzyıl’da kentlerin dünyasında, döngüsel kültür tarafından desteklenen çok katmanlı işbirliğine ihtiyaç var. Sanayi Devrimi’nin doğum yeri olan Glasgow, yeni nesil dönüştürücü iklim eyleminin başladığı yer olarak kabul edilmelidir” ifadelerini kullandı. Glasgow'da COP26'nın ilk gününün ilk kez 31 Ekim Dünya Şehirler Günü ile aynı zamana denk geldiğini söyleyen Soyer,  iklim stratejileri konusunda çok katmanlı eylem döneminin ancak yerel ve ulusal düzeydeki ortak çabalar, yasama ve yürütme organları arasındaki işbirliği ile sürdürülebilir olacağını vurguladı.      Yasama Zirveleri Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP) ile eş zamanlı olarak neredeyse 30 yıldır yapılan Yasama Zirveleri, yasa yapıcıları bir araya getirmesi, inovasyon ve iyi uygulamaların paylaşılması ve tüm insanlığı ilgilendiren ortak gündemler üzerine strateji geliştirilmesi açısından büyük öneme sahip. Yasama Zirveleri Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP) ile eş zamanlı olarak neredeyse 30 yıldır yapılan Yasama Zirveleri, yasa yapıcıları bir araya getirmesi, inovasyon ve iyi uygulamaların paylaşılması ve tüm insanlığı ilgilendiren ortak gündemler üzerine strateji geliştirilmesi açısından büyük öneme sahip.

Başkan Soyer Glasgow Belediyesi Meclisi’nde “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonunu anlattı Dünya Belediyeler Birliği Encümen Üyesi, Sürdürülebilir Kentler Ağı Küresel Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) kapsamında Glasgow Belediyesi Meclisi’nde konuştu. Başkan Soyer İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmaları anlattı. Soyer, bugün Edinburgh’ta İskoçya GLOBE COP26 Yasama Zirvesi’ne de katılacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çeşitli temaslarda bulunmak, Glasgow’daki 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'na (COP26) katılmak ve İzmir’i temsilen dört oturumda konuşma yapmak üzere gittiği Birleşik Krallık’ta “Glasgow Gıda ve İklim Deklarasyonu: COP26’da Gıda ve İklim Üzerine Yerel Liderliğin Kutlanması” etkinliğinde konuşma yaptı. Başkan Soyer, Glasgow Belediyesi Meclisi’nde İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmalardan söz etti. Glasgow Belediye Başkanı Susan Aitken’in de katıldığı törende Başkan Soyer’e İskoçya Kentleşme Bakanı Shona Robison katılım sertifikası verdi. Kuraklık ve yoksullukla mücadele İskoçya’yı Beslemek (Nourish Scotland), Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uzmanları Uluslararası Paneli (IPES-Food), Sürdürülebilir Kentler Ağı (ICLEI) ve C40 tarafından, İskoçya Hükümeti ve Glasgow Deklarasyonu partnerleri ile işbirliği içinde düzenlenen etkinlikte konuşan Başkan Soyer konuşmasına “Biz Başka Bir Tarım Mümkün vizyonumuz doğrultusunda hem yoksullukla mücadele etmeyi, hem de iklim dirençli gıda sistemlerini ve eşit yurttaşlığı desteklemeyi amaçlıyoruz” diyerek başladı. Soyer, “Bu politika ile iki temel soruna odaklanıyoruz; yoksulluk ve iklim krizinin İzmir’deki doğrudan yansıması olan kuraklık. Kuraklıkla mücadele kapsamında, yağmur suyuyla beslenen, ya sulama gerektirmeyen ya da düşük sulama ile büyüyebilen tarımsal ürünlere öncelik veriyoruz. İzmir’in iklim koşulları altında sürdürülebilir olan stratejik ürünleri teşvik ediyoruz. Bu şekilde havza planlamasıyla yani doğru ürünü doğru yere ekerek tarımsal sulamada kullanılan su miktarını en az yüzde 50 azaltmayı hedefliyoruz. Bunu aynı zamanda vahşi sulama yerine modern teknikleri teşvik ederek destekliyoruz. Yoksullukla mücadelede, tarımı, tohum aşamasından başlayarak son tüketiciye uzanan ve tarım sektörünün tüm halkalarını içeren bir süreç olarak destekliyoruz. Bu yeni politika, planlamadan tarımda ürün desenine, lojistik, markalaşma, satış, ihracat ve eğitim faaliyetlerine çok boyutlu bir süreci kapsıyor” dedi. İklime dayanıklı gıda vizyonu Başkan Soyer, İzmir’de iklime dayanıklı gıda vizyonu kapsamında uyguladıkları iki önemli projeden de söz etti. Halkın Bakkalı adıyla tarımsal kalkınma ve üretim kooperatiflerinin ürünlerini pazarlayabildiği, vatandaşların sağlıklı, uygun fiyatlı adil gıdalara ulaşabileceği ortak bir satış alanı oluşturduklarını vurgulayan Soyer, yerel üretici pazarlarıyla da İzmir’in dört bir yanından gelen köylü ve çiftçiyi her hafta düzenli olarak İzmirliler ile aracısız buluşturduklarını anlattı. Soyer, “Bu sayede hem yerel üreticiyi destekliyor hem de tüketicilerin sağlıklı ve ekonomik ürünlere kavuşabilmesine olanak sağlıyoruz. Bu projelerin her ikisinin de bu kadar hayati olmasının nedeni, vatandaşlarımızın her adımda iklim değişikliğine karşı dirençli olmayı seçmelerine yardımcı olabilmemiz. İklime dayanıklı yiyecekler üretebilir ve tüketebilirler” diye konuştu. Başkan Soyer’den İzmir’de 2022’de Terra Madre Anatolia’ya davet "Başka Bir Tarım Mümkün" vizyonu ile küçük ölçekli işletmeleri fırsat eşitliği ile güçlendirdiklerini belirten Soyer, “Politikalarımız çiftçilerimiz için refahın istikrarını sağlamayı da amaçlıyor. Bu, elbette tüketicinin sağlıklı ve sürdürülebilir, uygun fiyatlı gıdalara ulaşmasını sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi çiftçiye sadece pazar fırsatları yaratmakla kalmıyor, satış garantisini de gündemine alıyor. Satış garantisinde en önemli hedefimiz ihracatı sağlamak. İZFAŞ'ın düzenlediği fuarlar, üretici ve çiftçilerin dünyanın dört bir yanından alıcılara ulaşmasını sağlıyor” dedi. Başkan Soyer İzmir’de 2022’de düzenlenecek Terra Madre Anatolia’ya katılım çağrısı yaparak, “Türkiye'nin tek zeytin ve zeytinyağı fuarı Olivtech, Türkiye'nin tek organik ürünler fuarı Ekoloji İzmir ve Türkiye'de ilk kez 2022 yılında düzenlenecek olan Terra Madre Anatolia gibi uluslararası fuarlarımızla küçük üreticilerin doğrudan ihracatçı olmalarını mümkün kılacağız. Küçük ölçekli işletmeleri iklime dayanıklı ve adil gıdalar üretebilmeleri için desteklemeye devam edeceğimizi vurgulayarak bitirmek istiyorum. Üreticilerimizin emeklerin karşılıksız kalmaması desteklemeyi ve sektörü güçlendirmeyi hedefliyoruz. Böylece yoksullukla her adımda dayanışma içinde mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu. “Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” Başkan Soyer, toplantıda 2050 gıda sistemi vizyonu ve 2030 hedefleri kapsamında ise İzmir’de üretilen hem doğaya saygılı hem de insan sağlığını koruyan stratejik ürünlere olan talepten söz etti. Soyer, “Bu talep, İzmir'de olduğu gibi dünya tarım ve gıda pazarında da artıyor. Hepimizin bildiği gibi ‘Yeşil Mutabakat’ tam olarak bu amaç için tasarlandı. Dolayısıyla bundan elde ettiğimiz avantajla İzmir tarım ürünlerini sadece iç piyasaya değil ihracata da özellikle yaklaşan ‘Yeşil Mutabakat’ mevzuatına uygun olarak üretiyoruz. Bunun için İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası ve Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir'de bu konuda çalışmalar yapan fuar şirketimiz İZFAŞ gibi önemli kuruluşlarla çalışıyoruz. Bu diyaloğun ortak düzenleyicisi ICLEI ve Slow Food International, stratejimizi uygulamak için diğer kilit ortaklarımızdır. İzmir Tarımı ile buğday, koyun, keçi, sığır, armut, kiraz, üzüm, incir, zeytin ve daha birçok verimli ürünün anavatanında Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” diye konuştu. Deklarasyon, ortak eylem mekanizmalarını teşvik ediyor İzmir’in de onayladığı Gıda ve İklim Deklarasyonu, büyük şehirlerden bölgelere kadar her tür ve büyüklükteki yerel yönetimi, sürdürülebilir gıda politikaları geliştirme taahhütlerini yenileme konusunda ortak eylem mekanizmalarını teşvik etmek ve ulusal hükümetleri iklim acil durumu politikalarına gıda ve tarımı da dahil etmeye çağırmak için bir araya getiriyor. Deklarasyon Londra (İngiltere), Paris (Fransa), Washington DC (ABD), São Paulo (Brezilya), Solo (Endonezya) ve Antananarivo (Madagaskar) gibi altı kıtadan 100 yerel yönetimi bir araya getiriyor. Kimler konuştu? Birleşmiş Milletler Gıda Hakkı Özel     Raportörü Hilal Elver (2014-2020) moderatörlüğünde yapılan etkinliğe Katalonya’dan İklim Eylemi, Gıda ve Kırsal Gündem Bakanı Teresa Jorda I Roura, Zimbabve’den YOUNGO Gıda ve Tarım Çalışma Grubu ve İklim Değişikliği Afrika Gençlik Girişimi Eşbaşkanı Elizabeth Gulugulu Machache, Rythu Sxadhikara Samstha'nın Başkan Yardımcısı T. Vijay Kumar konuşmacı olarak katıldı. Endonezya’dan Gıda ve Tarım Diröktörü Ir. R.Anang Noegroho Setyo Moeljono, Sao Poula’dan Uluslararası İlişkiler Sekreteri Marta Suplicy ise çevrim içi olarak yer aldı.Başkan Soyer Glasgow Belediyesi Meclisi’nde “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonunu anlattı Dünya Belediyeler Birliği Encümen Üyesi, Sürdürülebilir Kentler Ağı Küresel Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) kapsamında Glasgow Belediyesi Meclisi’nde konuştu. Başkan Soyer İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmaları anlattı. Soyer, bugün Edinburgh’ta İskoçya GLOBE COP26 Yasama Zirvesi’ne de katılacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çeşitli temaslarda bulunmak, Glasgow’daki 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'na (COP26) katılmak ve İzmir’i temsilen dört oturumda konuşma yapmak üzere gittiği Birleşik Krallık’ta “Glasgow Gıda ve İklim Deklarasyonu: COP26’da Gıda ve İklim Üzerine Yerel Liderliğin Kutlanması” etkinliğinde konuşma yaptı. Başkan Soyer, Glasgow Belediyesi Meclisi’nde İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmalardan söz etti. Glasgow Belediye Başkanı Susan Aitken’in de katıldığı törende Başkan Soyer’e İskoçya Kentleşme Bakanı Shona Robison katılım sertifikası verdi. Kuraklık ve yoksullukla mücadele İskoçya’yı Beslemek (Nourish Scotland), Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uzmanları Uluslararası Paneli (IPES-Food), Sürdürülebilir Kentler Ağı (ICLEI) ve C40 tarafından, İskoçya Hükümeti ve Glasgow Deklarasyonu partnerleri ile işbirliği içinde düzenlenen etkinlikte konuşan Başkan Soyer konuşmasına “Biz Başka Bir Tarım Mümkün vizyonumuz doğrultusunda hem yoksullukla mücadele etmeyi, hem de iklim dirençli gıda sistemlerini ve eşit yurttaşlığı desteklemeyi amaçlıyoruz” diyerek başladı. Soyer, “Bu politika ile iki temel soruna odaklanıyoruz; yoksulluk ve iklim krizinin İzmir’deki doğrudan yansıması olan kuraklık. Kuraklıkla mücadele kapsamında, yağmur suyuyla beslenen, ya sulama gerektirmeyen ya da düşük sulama ile büyüyebilen tarımsal ürünlere öncelik veriyoruz. İzmir’in iklim koşulları altında sürdürülebilir olan stratejik ürünleri teşvik ediyoruz. Bu şekilde havza planlamasıyla yani doğru ürünü doğru yere ekerek tarımsal sulamada kullanılan su miktarını en az yüzde 50 azaltmayı hedefliyoruz. Bunu aynı zamanda vahşi sulama yerine modern teknikleri teşvik ederek destekliyoruz. Yoksullukla mücadelede, tarımı, tohum aşamasından başlayarak son tüketiciye uzanan ve tarım sektörünün tüm halkalarını içeren bir süreç olarak destekliyoruz. Bu yeni politika, planlamadan tarımda ürün desenine, lojistik, markalaşma, satış, ihracat ve eğitim faaliyetlerine çok boyutlu bir süreci kapsıyor” dedi. İklime dayanıklı gıda vizyonu Başkan Soyer, İzmir’de iklime dayanıklı gıda vizyonu kapsamında uyguladıkları iki önemli projeden de söz etti. Halkın Bakkalı adıyla tarımsal kalkınma ve üretim kooperatiflerinin ürünlerini pazarlayabildiği, vatandaşların sağlıklı, uygun fiyatlı adil gıdalara ulaşabileceği ortak bir satış alanı oluşturduklarını vurgulayan Soyer, yerel üretici pazarlarıyla da İzmir’in dört bir yanından gelen köylü ve çiftçiyi her hafta düzenli olarak İzmirliler ile aracısız buluşturduklarını anlattı. Soyer, “Bu sayede hem yerel üreticiyi destekliyor hem de tüketicilerin sağlıklı ve ekonomik ürünlere kavuşabilmesine olanak sağlıyoruz. Bu projelerin her ikisinin de bu kadar hayati olmasının nedeni, vatandaşlarımızın her adımda iklim değişikliğine karşı dirençli olmayı seçmelerine yardımcı olabilmemiz. İklime dayanıklı yiyecekler üretebilir ve tüketebilirler” diye konuştu. Başkan Soyer’den İzmir’de 2022’de Terra Madre Anatolia’ya davet "Başka Bir Tarım Mümkün" vizyonu ile küçük ölçekli işletmeleri fırsat eşitliği ile güçlendirdiklerini belirten Soyer, “Politikalarımız çiftçilerimiz için refahın istikrarını sağlamayı da amaçlıyor. Bu, elbette tüketicinin sağlıklı ve sürdürülebilir, uygun fiyatlı gıdalara ulaşmasını sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi çiftçiye sadece pazar fırsatları yaratmakla kalmıyor, satış garantisini de gündemine alıyor. Satış garantisinde en önemli hedefimiz ihracatı sağlamak. İZFAŞ'ın düzenlediği fuarlar, üretici ve çiftçilerin dünyanın dört bir yanından alıcılara ulaşmasını sağlıyor” dedi. Başkan Soyer İzmir’de 2022’de düzenlenecek Terra Madre Anatolia’ya katılım çağrısı yaparak, “Türkiye'nin tek zeytin ve zeytinyağı fuarı Olivtech, Türkiye'nin tek organik ürünler fuarı Ekoloji İzmir ve Türkiye'de ilk kez 2022 yılında düzenlenecek olan Terra Madre Anatolia gibi uluslararası fuarlarımızla küçük üreticilerin doğrudan ihracatçı olmalarını mümkün kılacağız. Küçük ölçekli işletmeleri iklime dayanıklı ve adil gıdalar üretebilmeleri için desteklemeye devam edeceğimizi vurgulayarak bitirmek istiyorum. Üreticilerimizin emeklerin karşılıksız kalmaması desteklemeyi ve sektörü güçlendirmeyi hedefliyoruz. Böylece yoksullukla her adımda dayanışma içinde mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu. “Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” Başkan Soyer, toplantıda 2050 gıda sistemi vizyonu ve 2030 hedefleri kapsamında ise İzmir’de üretilen hem doğaya saygılı hem de insan sağlığını koruyan stratejik ürünlere olan talepten söz etti. Soyer, “Bu talep, İzmir'de olduğu gibi dünya tarım ve gıda pazarında da artıyor. Hepimizin bildiği gibi ‘Yeşil Mutabakat’ tam olarak bu amaç için tasarlandı. Dolayısıyla bundan elde ettiğimiz avantajla İzmir tarım ürünlerini sadece iç piyasaya değil ihracata da özellikle yaklaşan ‘Yeşil Mutabakat’ mevzuatına uygun olarak üretiyoruz. Bunun için İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası ve Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir'de bu konuda çalışmalar yapan fuar şirketimiz İZFAŞ gibi önemli kuruluşlarla çalışıyoruz. Bu diyaloğun ortak düzenleyicisi ICLEI ve Slow Food International, stratejimizi uygulamak için diğer kilit ortaklarımızdır. İzmir Tarımı ile buğday, koyun, keçi, sığır, armut, kiraz, üzüm, incir, zeytin ve daha birçok verimli ürünün anavatanında Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” diye konuştu. Deklarasyon, ortak eylem mekanizmalarını teşvik ediyor İzmir’in de onayladığı Gıda ve İklim Deklarasyonu, büyük şehirlerden bölgelere kadar her tür ve büyüklükteki yerel yönetimi, sürdürülebilir gıda politikaları geliştirme taahhütlerini yenileme konusunda ortak eylem mekanizmalarını teşvik etmek ve ulusal hükümetleri iklim acil durumu politikalarına gıda ve tarımı da dahil etmeye çağırmak için bir araya getiriyor. Deklarasyon Londra (İngiltere), Paris (Fransa), Washington DC (ABD), São Paulo (Brezilya), Solo (Endonezya) ve Antananarivo (Madagaskar) gibi altı kıtadan 100 yerel yönetimi bir araya getiriyor. Kimler konuştu? Birleşmiş Milletler Gıda Hakkı Özel     Raportörü Hilal Elver (2014-2020) moderatörlüğünde yapılan etkinliğe Katalonya’dan İklim Eylemi, Gıda ve Kırsal Gündem Bakanı Teresa Jorda I Roura, Zimbabve’den YOUNGO Gıda ve Tarım Çalışma Grubu ve İklim Değişikliği Afrika Gençlik Girişimi Eşbaşkanı Elizabeth Gulugulu Machache, Rythu Sxadhikara Samstha'nın Başkan Yardımcısı T. Vijay Kumar konuşmacı olarak katıldı. Endonezya’dan Gıda ve Tarım Diröktörü Ir. R.Anang Noegroho Setyo Moeljono, Sao Poula’dan Uluslararası İlişkiler Sekreteri Marta Suplicy ise çevrim içi olarak yer aldı.

Başkan Soyer Glasgow Belediyesi Meclisi’nde “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonunu anlattı Dünya Belediyeler Birliği Encümen Üyesi, Sürdürülebilir Kentler Ağı Küresel Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) kapsamında Glasgow Belediyesi Meclisi’nde konuştu. Başkan Soyer İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmaları anlattı. Soyer, bugün Edinburgh’ta İskoçya GLOBE COP26 Yasama Zirvesi’ne de katılacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çeşitli temaslarda bulunmak, Glasgow’daki 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'na (COP26) katılmak ve İzmir’i temsilen dört oturumda konuşma yapmak üzere gittiği Birleşik Krallık’ta “Glasgow Gıda ve İklim Deklarasyonu: COP26’da Gıda ve İklim Üzerine Yerel Liderliğin Kutlanması” etkinliğinde konuşma yaptı. Başkan Soyer, Glasgow Belediyesi Meclisi’nde İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmalardan söz etti. Glasgow Belediye Başkanı Susan Aitken’in de katıldığı törende Başkan Soyer’e İskoçya Kentleşme Bakanı Shona Robison katılım sertifikası verdi. Kuraklık ve yoksullukla mücadele İskoçya’yı Beslemek (Nourish Scotland), Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uzmanları Uluslararası Paneli (IPES-Food), Sürdürülebilir Kentler Ağı (ICLEI) ve C40 tarafından, İskoçya Hükümeti ve Glasgow Deklarasyonu partnerleri ile işbirliği içinde düzenlenen etkinlikte konuşan Başkan Soyer konuşmasına “Biz Başka Bir Tarım Mümkün vizyonumuz doğrultusunda hem yoksullukla mücadele etmeyi, hem de iklim dirençli gıda sistemlerini ve eşit yurttaşlığı desteklemeyi amaçlıyoruz” diyerek başladı. Soyer, “Bu politika ile iki temel soruna odaklanıyoruz; yoksulluk ve iklim krizinin İzmir’deki doğrudan yansıması olan kuraklık. Kuraklıkla mücadele kapsamında, yağmur suyuyla beslenen, ya sulama gerektirmeyen ya da düşük sulama ile büyüyebilen tarımsal ürünlere öncelik veriyoruz. İzmir’in iklim koşulları altında sürdürülebilir olan stratejik ürünleri teşvik ediyoruz. Bu şekilde havza planlamasıyla yani doğru ürünü doğru yere ekerek tarımsal sulamada kullanılan su miktarını en az yüzde 50 azaltmayı hedefliyoruz. Bunu aynı zamanda vahşi sulama yerine modern teknikleri teşvik ederek destekliyoruz. Yoksullukla mücadelede, tarımı, tohum aşamasından başlayarak son tüketiciye uzanan ve tarım sektörünün tüm halkalarını içeren bir süreç olarak destekliyoruz. Bu yeni politika, planlamadan tarımda ürün desenine, lojistik, markalaşma, satış, ihracat ve eğitim faaliyetlerine çok boyutlu bir süreci kapsıyor” dedi. İklime dayanıklı gıda vizyonu Başkan Soyer, İzmir’de iklime dayanıklı gıda vizyonu kapsamında uyguladıkları iki önemli projeden de söz etti. Halkın Bakkalı adıyla tarımsal kalkınma ve üretim kooperatiflerinin ürünlerini pazarlayabildiği, vatandaşların sağlıklı, uygun fiyatlı adil gıdalara ulaşabileceği ortak bir satış alanı oluşturduklarını vurgulayan Soyer, yerel üretici pazarlarıyla da İzmir’in dört bir yanından gelen köylü ve çiftçiyi her hafta düzenli olarak İzmirliler ile aracısız buluşturduklarını anlattı. Soyer, “Bu sayede hem yerel üreticiyi destekliyor hem de tüketicilerin sağlıklı ve ekonomik ürünlere kavuşabilmesine olanak sağlıyoruz. Bu projelerin her ikisinin de bu kadar hayati olmasının nedeni, vatandaşlarımızın her adımda iklim değişikliğine karşı dirençli olmayı seçmelerine yardımcı olabilmemiz. İklime dayanıklı yiyecekler üretebilir ve tüketebilirler” diye konuştu. Başkan Soyer’den İzmir’de 2022’de Terra Madre Anatolia’ya davet "Başka Bir Tarım Mümkün" vizyonu ile küçük ölçekli işletmeleri fırsat eşitliği ile güçlendirdiklerini belirten Soyer, “Politikalarımız çiftçilerimiz için refahın istikrarını sağlamayı da amaçlıyor. Bu, elbette tüketicinin sağlıklı ve sürdürülebilir, uygun fiyatlı gıdalara ulaşmasını sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi çiftçiye sadece pazar fırsatları yaratmakla kalmıyor, satış garantisini de gündemine alıyor. Satış garantisinde en önemli hedefimiz ihracatı sağlamak. İZFAŞ'ın düzenlediği fuarlar, üretici ve çiftçilerin dünyanın dört bir yanından alıcılara ulaşmasını sağlıyor” dedi. Başkan Soyer İzmir’de 2022’de düzenlenecek Terra Madre Anatolia’ya katılım çağrısı yaparak, “Türkiye'nin tek zeytin ve zeytinyağı fuarı Olivtech, Türkiye'nin tek organik ürünler fuarı Ekoloji İzmir ve Türkiye'de ilk kez 2022 yılında düzenlenecek olan Terra Madre Anatolia gibi uluslararası fuarlarımızla küçük üreticilerin doğrudan ihracatçı olmalarını mümkün kılacağız. Küçük ölçekli işletmeleri iklime dayanıklı ve adil gıdalar üretebilmeleri için desteklemeye devam edeceğimizi vurgulayarak bitirmek istiyorum. Üreticilerimizin emeklerin karşılıksız kalmaması desteklemeyi ve sektörü güçlendirmeyi hedefliyoruz. Böylece yoksullukla her adımda dayanışma içinde mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu. “Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” Başkan Soyer, toplantıda 2050 gıda sistemi vizyonu ve 2030 hedefleri kapsamında ise İzmir’de üretilen hem doğaya saygılı hem de insan sağlığını koruyan stratejik ürünlere olan talepten söz etti. Soyer, “Bu talep, İzmir'de olduğu gibi dünya tarım ve gıda pazarında da artıyor. Hepimizin bildiği gibi ‘Yeşil Mutabakat’ tam olarak bu amaç için tasarlandı. Dolayısıyla bundan elde ettiğimiz avantajla İzmir tarım ürünlerini sadece iç piyasaya değil ihracata da özellikle yaklaşan ‘Yeşil Mutabakat’ mevzuatına uygun olarak üretiyoruz. Bunun için İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası ve Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir'de bu konuda çalışmalar yapan fuar şirketimiz İZFAŞ gibi önemli kuruluşlarla çalışıyoruz. Bu diyaloğun ortak düzenleyicisi ICLEI ve Slow Food International, stratejimizi uygulamak için diğer kilit ortaklarımızdır. İzmir Tarımı ile buğday, koyun, keçi, sığır, armut, kiraz, üzüm, incir, zeytin ve daha birçok verimli ürünün anavatanında Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” diye konuştu. Deklarasyon, ortak eylem mekanizmalarını teşvik ediyor İzmir’in de onayladığı Gıda ve İklim Deklarasyonu, büyük şehirlerden bölgelere kadar her tür ve büyüklükteki yerel yönetimi, sürdürülebilir gıda politikaları geliştirme taahhütlerini yenileme konusunda ortak eylem mekanizmalarını teşvik etmek ve ulusal hükümetleri iklim acil durumu politikalarına gıda ve tarımı da dahil etmeye çağırmak için bir araya getiriyor. Deklarasyon Londra (İngiltere), Paris (Fransa), Washington DC (ABD), São Paulo (Brezilya), Solo (Endonezya) ve Antananarivo (Madagaskar) gibi altı kıtadan 100 yerel yönetimi bir araya getiriyor. Kimler konuştu? Birleşmiş Milletler Gıda Hakkı Özel     Raportörü Hilal Elver (2014-2020) moderatörlüğünde yapılan etkinliğe Katalonya’dan İklim Eylemi, Gıda ve Kırsal Gündem Bakanı Teresa Jorda I Roura, Zimbabve’den YOUNGO Gıda ve Tarım Çalışma Grubu ve İklim Değişikliği Afrika Gençlik Girişimi Eşbaşkanı Elizabeth Gulugulu Machache, Rythu Sxadhikara Samstha'nın Başkan Yardımcısı T. Vijay Kumar konuşmacı olarak katıldı. Endonezya’dan Gıda ve Tarım Diröktörü Ir. R.Anang Noegroho Setyo Moeljono, Sao Poula’dan Uluslararası İlişkiler Sekreteri Marta Suplicy ise çevrim içi olarak yer aldı.Başkan Soyer Glasgow Belediyesi Meclisi’nde “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonunu anlattı Dünya Belediyeler Birliği Encümen Üyesi, Sürdürülebilir Kentler Ağı Küresel Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) kapsamında Glasgow Belediyesi Meclisi’nde konuştu. Başkan Soyer İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmaları anlattı. Soyer, bugün Edinburgh’ta İskoçya GLOBE COP26 Yasama Zirvesi’ne de katılacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çeşitli temaslarda bulunmak, Glasgow’daki 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'na (COP26) katılmak ve İzmir’i temsilen dört oturumda konuşma yapmak üzere gittiği Birleşik Krallık’ta “Glasgow Gıda ve İklim Deklarasyonu: COP26’da Gıda ve İklim Üzerine Yerel Liderliğin Kutlanması” etkinliğinde konuşma yaptı. Başkan Soyer, Glasgow Belediyesi Meclisi’nde İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmalardan söz etti. Glasgow Belediye Başkanı Susan Aitken’in de katıldığı törende Başkan Soyer’e İskoçya Kentleşme Bakanı Shona Robison katılım sertifikası verdi. Kuraklık ve yoksullukla mücadele İskoçya’yı Beslemek (Nourish Scotland), Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uzmanları Uluslararası Paneli (IPES-Food), Sürdürülebilir Kentler Ağı (ICLEI) ve C40 tarafından, İskoçya Hükümeti ve Glasgow Deklarasyonu partnerleri ile işbirliği içinde düzenlenen etkinlikte konuşan Başkan Soyer konuşmasına “Biz Başka Bir Tarım Mümkün vizyonumuz doğrultusunda hem yoksullukla mücadele etmeyi, hem de iklim dirençli gıda sistemlerini ve eşit yurttaşlığı desteklemeyi amaçlıyoruz” diyerek başladı. Soyer, “Bu politika ile iki temel soruna odaklanıyoruz; yoksulluk ve iklim krizinin İzmir’deki doğrudan yansıması olan kuraklık. Kuraklıkla mücadele kapsamında, yağmur suyuyla beslenen, ya sulama gerektirmeyen ya da düşük sulama ile büyüyebilen tarımsal ürünlere öncelik veriyoruz. İzmir’in iklim koşulları altında sürdürülebilir olan stratejik ürünleri teşvik ediyoruz. Bu şekilde havza planlamasıyla yani doğru ürünü doğru yere ekerek tarımsal sulamada kullanılan su miktarını en az yüzde 50 azaltmayı hedefliyoruz. Bunu aynı zamanda vahşi sulama yerine modern teknikleri teşvik ederek destekliyoruz. Yoksullukla mücadelede, tarımı, tohum aşamasından başlayarak son tüketiciye uzanan ve tarım sektörünün tüm halkalarını içeren bir süreç olarak destekliyoruz. Bu yeni politika, planlamadan tarımda ürün desenine, lojistik, markalaşma, satış, ihracat ve eğitim faaliyetlerine çok boyutlu bir süreci kapsıyor” dedi. İklime dayanıklı gıda vizyonu Başkan Soyer, İzmir’de iklime dayanıklı gıda vizyonu kapsamında uyguladıkları iki önemli projeden de söz etti. Halkın Bakkalı adıyla tarımsal kalkınma ve üretim kooperatiflerinin ürünlerini pazarlayabildiği, vatandaşların sağlıklı, uygun fiyatlı adil gıdalara ulaşabileceği ortak bir satış alanı oluşturduklarını vurgulayan Soyer, yerel üretici pazarlarıyla da İzmir’in dört bir yanından gelen köylü ve çiftçiyi her hafta düzenli olarak İzmirliler ile aracısız buluşturduklarını anlattı. Soyer, “Bu sayede hem yerel üreticiyi destekliyor hem de tüketicilerin sağlıklı ve ekonomik ürünlere kavuşabilmesine olanak sağlıyoruz. Bu projelerin her ikisinin de bu kadar hayati olmasının nedeni, vatandaşlarımızın her adımda iklim değişikliğine karşı dirençli olmayı seçmelerine yardımcı olabilmemiz. İklime dayanıklı yiyecekler üretebilir ve tüketebilirler” diye konuştu. Başkan Soyer’den İzmir’de 2022’de Terra Madre Anatolia’ya davet "Başka Bir Tarım Mümkün" vizyonu ile küçük ölçekli işletmeleri fırsat eşitliği ile güçlendirdiklerini belirten Soyer, “Politikalarımız çiftçilerimiz için refahın istikrarını sağlamayı da amaçlıyor. Bu, elbette tüketicinin sağlıklı ve sürdürülebilir, uygun fiyatlı gıdalara ulaşmasını sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi çiftçiye sadece pazar fırsatları yaratmakla kalmıyor, satış garantisini de gündemine alıyor. Satış garantisinde en önemli hedefimiz ihracatı sağlamak. İZFAŞ'ın düzenlediği fuarlar, üretici ve çiftçilerin dünyanın dört bir yanından alıcılara ulaşmasını sağlıyor” dedi. Başkan Soyer İzmir’de 2022’de düzenlenecek Terra Madre Anatolia’ya katılım çağrısı yaparak, “Türkiye'nin tek zeytin ve zeytinyağı fuarı Olivtech, Türkiye'nin tek organik ürünler fuarı Ekoloji İzmir ve Türkiye'de ilk kez 2022 yılında düzenlenecek olan Terra Madre Anatolia gibi uluslararası fuarlarımızla küçük üreticilerin doğrudan ihracatçı olmalarını mümkün kılacağız. Küçük ölçekli işletmeleri iklime dayanıklı ve adil gıdalar üretebilmeleri için desteklemeye devam edeceğimizi vurgulayarak bitirmek istiyorum. Üreticilerimizin emeklerin karşılıksız kalmaması desteklemeyi ve sektörü güçlendirmeyi hedefliyoruz. Böylece yoksullukla her adımda dayanışma içinde mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu. “Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” Başkan Soyer, toplantıda 2050 gıda sistemi vizyonu ve 2030 hedefleri kapsamında ise İzmir’de üretilen hem doğaya saygılı hem de insan sağlığını koruyan stratejik ürünlere olan talepten söz etti. Soyer, “Bu talep, İzmir'de olduğu gibi dünya tarım ve gıda pazarında da artıyor. Hepimizin bildiği gibi ‘Yeşil Mutabakat’ tam olarak bu amaç için tasarlandı. Dolayısıyla bundan elde ettiğimiz avantajla İzmir tarım ürünlerini sadece iç piyasaya değil ihracata da özellikle yaklaşan ‘Yeşil Mutabakat’ mevzuatına uygun olarak üretiyoruz. Bunun için İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası ve Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir'de bu konuda çalışmalar yapan fuar şirketimiz İZFAŞ gibi önemli kuruluşlarla çalışıyoruz. Bu diyaloğun ortak düzenleyicisi ICLEI ve Slow Food International, stratejimizi uygulamak için diğer kilit ortaklarımızdır. İzmir Tarımı ile buğday, koyun, keçi, sığır, armut, kiraz, üzüm, incir, zeytin ve daha birçok verimli ürünün anavatanında Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” diye konuştu. Deklarasyon, ortak eylem mekanizmalarını teşvik ediyor İzmir’in de onayladığı Gıda ve İklim Deklarasyonu, büyük şehirlerden bölgelere kadar her tür ve büyüklükteki yerel yönetimi, sürdürülebilir gıda politikaları geliştirme taahhütlerini yenileme konusunda ortak eylem mekanizmalarını teşvik etmek ve ulusal hükümetleri iklim acil durumu politikalarına gıda ve tarımı da dahil etmeye çağırmak için bir araya getiriyor. Deklarasyon Londra (İngiltere), Paris (Fransa), Washington DC (ABD), São Paulo (Brezilya), Solo (Endonezya) ve Antananarivo (Madagaskar) gibi altı kıtadan 100 yerel yönetimi bir araya getiriyor. Kimler konuştu? Birleşmiş Milletler Gıda Hakkı Özel     Raportörü Hilal Elver (2014-2020) moderatörlüğünde yapılan etkinliğe Katalonya’dan İklim Eylemi, Gıda ve Kırsal Gündem Bakanı Teresa Jorda I Roura, Zimbabve’den YOUNGO Gıda ve Tarım Çalışma Grubu ve İklim Değişikliği Afrika Gençlik Girişimi Eşbaşkanı Elizabeth Gulugulu Machache, Rythu Sxadhikara Samstha'nın Başkan Yardımcısı T. Vijay Kumar konuşmacı olarak katıldı. Endonezya’dan Gıda ve Tarım Diröktörü Ir. R.Anang Noegroho Setyo Moeljono, Sao Poula’dan Uluslararası İlişkiler Sekreteri Marta Suplicy ise çevrim içi olarak yer aldı.Başkan Soyer Glasgow Belediyesi Meclisi’nde “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonunu anlattı Dünya Belediyeler Birliği Encümen Üyesi, Sürdürülebilir Kentler Ağı Küresel Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) kapsamında Glasgow Belediyesi Meclisi’nde konuştu. Başkan Soyer İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmaları anlattı. Soyer, bugün Edinburgh’ta İskoçya GLOBE COP26 Yasama Zirvesi’ne de katılacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çeşitli temaslarda bulunmak, Glasgow’daki 26. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'na (COP26) katılmak ve İzmir’i temsilen dört oturumda konuşma yapmak üzere gittiği Birleşik Krallık’ta “Glasgow Gıda ve İklim Deklarasyonu: COP26’da Gıda ve İklim Üzerine Yerel Liderliğin Kutlanması” etkinliğinde konuşma yaptı. Başkan Soyer, Glasgow Belediyesi Meclisi’nde İzmir’de “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla yaptıkları çalışmalardan söz etti. Glasgow Belediye Başkanı Susan Aitken’in de katıldığı törende Başkan Soyer’e İskoçya Kentleşme Bakanı Shona Robison katılım sertifikası verdi. Kuraklık ve yoksullukla mücadele İskoçya’yı Beslemek (Nourish Scotland), Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uzmanları Uluslararası Paneli (IPES-Food), Sürdürülebilir Kentler Ağı (ICLEI) ve C40 tarafından, İskoçya Hükümeti ve Glasgow Deklarasyonu partnerleri ile işbirliği içinde düzenlenen etkinlikte konuşan Başkan Soyer konuşmasına “Biz Başka Bir Tarım Mümkün vizyonumuz doğrultusunda hem yoksullukla mücadele etmeyi, hem de iklim dirençli gıda sistemlerini ve eşit yurttaşlığı desteklemeyi amaçlıyoruz” diyerek başladı. Soyer, “Bu politika ile iki temel soruna odaklanıyoruz; yoksulluk ve iklim krizinin İzmir’deki doğrudan yansıması olan kuraklık. Kuraklıkla mücadele kapsamında, yağmur suyuyla beslenen, ya sulama gerektirmeyen ya da düşük sulama ile büyüyebilen tarımsal ürünlere öncelik veriyoruz. İzmir’in iklim koşulları altında sürdürülebilir olan stratejik ürünleri teşvik ediyoruz. Bu şekilde havza planlamasıyla yani doğru ürünü doğru yere ekerek tarımsal sulamada kullanılan su miktarını en az yüzde 50 azaltmayı hedefliyoruz. Bunu aynı zamanda vahşi sulama yerine modern teknikleri teşvik ederek destekliyoruz. Yoksullukla mücadelede, tarımı, tohum aşamasından başlayarak son tüketiciye uzanan ve tarım sektörünün tüm halkalarını içeren bir süreç olarak destekliyoruz. Bu yeni politika, planlamadan tarımda ürün desenine, lojistik, markalaşma, satış, ihracat ve eğitim faaliyetlerine çok boyutlu bir süreci kapsıyor” dedi. İklime dayanıklı gıda vizyonu Başkan Soyer, İzmir’de iklime dayanıklı gıda vizyonu kapsamında uyguladıkları iki önemli projeden de söz etti. Halkın Bakkalı adıyla tarımsal kalkınma ve üretim kooperatiflerinin ürünlerini pazarlayabildiği, vatandaşların sağlıklı, uygun fiyatlı adil gıdalara ulaşabileceği ortak bir satış alanı oluşturduklarını vurgulayan Soyer, yerel üretici pazarlarıyla da İzmir’in dört bir yanından gelen köylü ve çiftçiyi her hafta düzenli olarak İzmirliler ile aracısız buluşturduklarını anlattı. Soyer, “Bu sayede hem yerel üreticiyi destekliyor hem de tüketicilerin sağlıklı ve ekonomik ürünlere kavuşabilmesine olanak sağlıyoruz. Bu projelerin her ikisinin de bu kadar hayati olmasının nedeni, vatandaşlarımızın her adımda iklim değişikliğine karşı dirençli olmayı seçmelerine yardımcı olabilmemiz. İklime dayanıklı yiyecekler üretebilir ve tüketebilirler” diye konuştu. Başkan Soyer’den İzmir’de 2022’de Terra Madre Anatolia’ya davet "Başka Bir Tarım Mümkün" vizyonu ile küçük ölçekli işletmeleri fırsat eşitliği ile güçlendirdiklerini belirten Soyer, “Politikalarımız çiftçilerimiz için refahın istikrarını sağlamayı da amaçlıyor. Bu, elbette tüketicinin sağlıklı ve sürdürülebilir, uygun fiyatlı gıdalara ulaşmasını sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi çiftçiye sadece pazar fırsatları yaratmakla kalmıyor, satış garantisini de gündemine alıyor. Satış garantisinde en önemli hedefimiz ihracatı sağlamak. İZFAŞ'ın düzenlediği fuarlar, üretici ve çiftçilerin dünyanın dört bir yanından alıcılara ulaşmasını sağlıyor” dedi. Başkan Soyer İzmir’de 2022’de düzenlenecek Terra Madre Anatolia’ya katılım çağrısı yaparak, “Türkiye'nin tek zeytin ve zeytinyağı fuarı Olivtech, Türkiye'nin tek organik ürünler fuarı Ekoloji İzmir ve Türkiye'de ilk kez 2022 yılında düzenlenecek olan Terra Madre Anatolia gibi uluslararası fuarlarımızla küçük üreticilerin doğrudan ihracatçı olmalarını mümkün kılacağız. Küçük ölçekli işletmeleri iklime dayanıklı ve adil gıdalar üretebilmeleri için desteklemeye devam edeceğimizi vurgulayarak bitirmek istiyorum. Üreticilerimizin emeklerin karşılıksız kalmaması desteklemeyi ve sektörü güçlendirmeyi hedefliyoruz. Böylece yoksullukla her adımda dayanışma içinde mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu. “Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” Başkan Soyer, toplantıda 2050 gıda sistemi vizyonu ve 2030 hedefleri kapsamında ise İzmir’de üretilen hem doğaya saygılı hem de insan sağlığını koruyan stratejik ürünlere olan talepten söz etti. Soyer, “Bu talep, İzmir'de olduğu gibi dünya tarım ve gıda pazarında da artıyor. Hepimizin bildiği gibi ‘Yeşil Mutabakat’ tam olarak bu amaç için tasarlandı. Dolayısıyla bundan elde ettiğimiz avantajla İzmir tarım ürünlerini sadece iç piyasaya değil ihracata da özellikle yaklaşan ‘Yeşil Mutabakat’ mevzuatına uygun olarak üretiyoruz. Bunun için İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası ve Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir'de bu konuda çalışmalar yapan fuar şirketimiz İZFAŞ gibi önemli kuruluşlarla çalışıyoruz. Bu diyaloğun ortak düzenleyicisi ICLEI ve Slow Food International, stratejimizi uygulamak için diğer kilit ortaklarımızdır. İzmir Tarımı ile buğday, koyun, keçi, sığır, armut, kiraz, üzüm, incir, zeytin ve daha birçok verimli ürünün anavatanında Anadolu tarımını yeniden büyütüyoruz” diye konuştu. Deklarasyon, ortak eylem mekanizmalarını teşvik ediyor İzmir’in de onayladığı Gıda ve İklim Deklarasyonu, büyük şehirlerden bölgelere kadar her tür ve büyüklükteki yerel yönetimi, sürdürülebilir gıda politikaları geliştirme taahhütlerini yenileme konusunda ortak eylem mekanizmalarını teşvik etmek ve ulusal hükümetleri iklim acil durumu politikalarına gıda ve tarımı da dahil etmeye çağırmak için bir araya getiriyor. Deklarasyon Londra (İngiltere), Paris (Fransa), Washington DC (ABD), São Paulo (Brezilya), Solo (Endonezya) ve Antananarivo (Madagaskar) gibi altı kıtadan 100 yerel yönetimi bir araya getiriyor. Kimler konuştu? Birleşmiş Milletler Gıda Hakkı Özel     Raportörü Hilal Elver (2014-2020) moderatörlüğünde yapılan etkinliğe Katalonya’dan İklim Eylemi, Gıda ve Kırsal Gündem Bakanı Teresa Jorda I Roura, Zimbabve’den YOUNGO Gıda ve Tarım Çalışma Grubu ve İklim Değişikliği Afrika Gençlik Girişimi Eşbaşkanı Elizabeth Gulugulu Machache, Rythu Sxadhikara Samstha'nın Başkan Yardımcısı T. Vijay Kumar konuşmacı olarak katıldı. Endonezya’dan Gıda ve Tarım Diröktörü Ir. R.Anang Noegroho Setyo Moeljono, Sao Poula’dan Uluslararası İlişkiler Sekreteri Marta Suplicy ise çevrim içi olarak yer aldı.

Son Güncelleme: 08.11.2021 08:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.